‘Uluslararası/Ulusötesi Bağlamda ABD ESG Düzenlemesi’ [Kitap Bölümü]

Son yıllarda, iklim riskini ve diğer ‘çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim’ (environmental, social, and governance-ESG) faktörlerini dikkate alan yatırım ürünlerine olan talep katlanarak artmış; bu da düzenleyici otoriteler arasında yeşil aklama endişelerini artırarak dünya çapındaki hükümetlerin yatırımcıların ESG bilgilerine erişimini iyileştirme çabalarını teşvik etmiştir. Avrupa Birliği ve Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (European Union and International Sustainability Standards Board), bu hedeflere ulaşılmasına yardımcı olmak için hâlihazırda sürdürülebilirlik ile ilgili kamuyu aydınlatma standartlarını (sustainability disclosure standards) uygulamaya koymuştur. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (United States Securities and Exchange Commission) da, 06 Mart 2024 tarihinde aynı şeyi yaparak ABD sermaye piyasalarında kurumsal iklimin kamuya açıklanmasını zorunlu kılan nihai kuralları kabul etmiştir.

Uluslararası düzeyde, ESG düzenleyici girişimleri içerikleri ve amaçları bakımından daha da geniş kapsamlıdır. Varlık yöneticileri ve diğer finansal aracıların yanı sıra belirli yatırım ürünleri, fonlar ve faaliyetleri hedef alan önlemler de dâhil olmak üzere hem kurumsal hem de hissedar düzeylerine yöneliktir. Bunların birçoğu, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için sermayenin daha verimli bir şekilde yönlendirilmesine olanak tanıyarak ‘yeşil’ finansal sistemlere yönelik daha geniş çabalara katkıda bulunmaktadır. Bu nedenle ESG düzenlemesi, uzun süredir devam eden düzenleyici ortamlara (silos) karşı baskı yapmakta ve birçok yargı bölgesinde finansal düzenleyici makamların iklim, çevre veya işgücü ile ilgili konulara ilişkin kuralları benimseme yetkisi ve kapasitesi hakkında sorunlar ortaya çıkarmaktadır.

Dolayısıyla bu çabalar, özellikle ESG’nin yaygınlaştırılması ve ESG yanlısı düzenlemelerin ilerlemesi konusundaki yoğun kamuoyu tartışmasının her düzeydeki düzenleme çabalarını daha da karmaşık hale getirdiği ABD’de giderek daha tartışmalı duruma gelmiştir. Bazı hallerde temel kaygılar ABD dışında da yankı bulmakta, ancak birçok açıdan ABD’deki tartışmalar, kendi iç hukuk ve siyasi ortamının benzersiz yönleriyle bağlantılı meseleler ile yönlendirilmektedir.

‘Uluslararası/Ulusötesi Bağlamda ABD ESG Düzenlemesi’ başlıklı bir kitap bölümünde [Corporate Purpose, CSR and ESG: A Trans-Atlantic Perspective (Jens-Hinrich Binder, Klaus J. Hopt ve Thilo Kuntz eds.), Oxford 2024], ABD federal ve eyalet ESG (ve ESG karşıtı) düzenlemeleri hakkındaki tartışmayı körükleyen bazı yasal, kurumsal ve politik faktörler tanımlanmaktadır. Yeni gelişmelerin hızı göz önüne alındığında, bu kapsamlı bir şekilde yapılmaya çalışılmıyor ancak bu bölüm Atlantik’in diğer yakasındaki ve diğer yerlerdeki okuyuculara ABD’nin ESG kavramlarını yeni veya mevcut mevzuata bütünleştirmeye yönelik reform çabalarının neden uluslararası gelişmelerin gerisinde kaldığının açıklanması amaçlanıyor. Bu bağlamı anlamak, ABD’de ESG uyumunun nerede ilerleyebileceğinin yanı sıra, daha temel normatif değişikliklere veya yasal reformlara nerede ihtiyaç duyulabileceğinin açıklığa kavuşturulmasına da yardımcı olabilir.

Söz konusu kitap bölümünde, ABD ESG tartışmasının merkezinde temel bir kurumsal yönetim sorusunun yattığı ileri sürülüyor: ‘Kimin sesi dikkate alınmalıdır?’ Hissedarların mı yoksa yöneticilerin mi? Hissedarların mı yoksa ortakların mı? Hangi hissedarlar -kurumsal mı yoksa bireysel mi, kısa vadeli mi uzun vadeli mi, mevcut mu yoksa gelecekte mi? İkame (tradeoff) kaçınılmaz olduğundan, bu soruların yanıtlanması aynı zamanda firmalar içinde ve sektörler arasında hangi ESG sorunlarının öncelikli olacağını da belirleyecektir. Bu seçimlerden çok azı mevcut tartışmaların varsaydığı kadar katıdır. Ancak yine de bu soruların nasıl yanıtlanacağı, kurumsal amacın, yönetim kurulunun ve yatırımcının vekâlet görevlerinin ve yönetimsel teşviklerin nasıl anlaşılması ve hukuka yansıtılması gerektiği hakkındaki temel normatif konumlara bağlıdır. Bu bölümde aynı zamanda ABD bağlamında ESG düzenlemesinin bu birçok sorundan hangisinin federal veya eyalet düzeyinde uygun şekilde çözüldüğü ve hangisinin tamamen piyasaya bırakılması gerektiği konusunda önemli kurumsal ve hatta anayasal soruları gündeme getirdiği vurgulanmaktadır. Bu nedenle Atlantik’in her iki yakasında da ESG’ye yönelik farklı düzenleyici yaklaşımların ortaya çıkması şaşırtıcı değildir. ABD’deki düzenlemelerin bu ülke içi zorluklara yanıt vermesi ve aynı zamanda hızla değişen uluslararası/ulusötesi düzenleme bağlamını da hesaba katması gerekmektedir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.