
1. Giriş
Milton Friedman’ın “işletmelerin bir ve tek sosyal sorumluluğu vardır ki, oyunun kuralları içinde kaldığı, yani aldatma ve hile olmaksızın açık ve serbest rekabet içinde olduğu sürece kaynaklarını kullanmak ve karını artırmaya yönelik faaliyetlerde bulunmak” (there is one and only one social responsibility of business””to use its resources and engage in activities designed to increase its profits so long as it stays within the rules of the game, which is to say, engages in open and free competition without deception or fraud) şeklinde iddialı bir sözü vardır.
Bu görüş, yarım asır önce iktisat alanına hakim olan ve iktisatçıların kamu yararına hizmet eden sonuçlar elde etmek için “serbest piyasaya” (the free market) olan güvenini haklı çıkaran tam rekabetçi piyasalar vizyonu ile tutarlıdır. İş dünyası “oyunun kurallarını” dışsal olarak verili olarak alırsa ve onları şekillendirmede hiçbir rol oynamazsa, Friedman’ın konumu güçlüdür.
Ancak bugün Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) iş dünyası, kampanya finansmanının önemli bir kaynağı ve ABD’de lobicilikte baskın güçtür. İş dünyası bu kuralları hangi temelde etkilemelidir? Bugün işletmeler, kendi uzun vadeli hedeflerini desteklemek için ihtiyaç duydukları piyasa ve toplum yanlısı politikalar ile yakın vadede daha doğrudan sonuç verebilecek daha dar iş yanlısı politikalar arasında giderek daha zorlaşan dengelerle karşı karşıyadır.
Ayrıca, mevcut kampanya faaliyetlerinin çoğu ve lobicilik etkisinin içeriği kamuoyundan gizlenmiştir. İş, oyunun kurallarını şekillendirmek için kapalı kapılar ardında faaliyet gösterdiğinde, piyasaların “özgür” (free) olduğu ve sadakatle kamu çıkarına hizmet ettiği varsayımları artık geçerliliğini yitirmektedir.
Kamuoyu ve akademik araştırmalar, siyasi harcamaların etkisinin ve kapalı kapılar ardındaki lobiciliğin, hükümete karşı tehlikeli derecede yüksek düzeyde güvensizliğin başlıca itici güçleri olduğunu giderek daha fazla öne sürüyor. Bu güvensizliğe cevaben, şirketler, toplumsal sorunları çözmek için devreye girme konusunda artan bir baskıyla, siyasi faaliyetlerinin daha fazla incelenmesiyle ve son zamanlarda siyasi bağlantılarının meşruiyeti ile ilgili ciddi sorularla karşı karşıya kalıyorlar.
Mevcut eğilimler devam ederse, bu çelişkili zorunluluklar ve serbest piyasa kapitalizmine ve anayasal demokrasiye yönelik daha geniş tehditler göz önüne alındığında, işletmeler, yatırımcılar ve paydaşlar partizan olmayan bağımsız kılavuzlar arıyor. ABD Kongresi’nin paradan vazgeçme eğilimi göstermemesi veya Yüksek Mahkeme’nin Citizens United kararında onayladığı (ancak gerektirmediği) saydamlığı talep etmemesi nedeniyle, özel sipariş ileriye dönük bir yol sunuyor. Michigan Üniversitesi’ndeki Erb Enstitüsü, 2021 yılından bu yana Kurumsal Siyasi Sorumluluk Görev Gücü (Corporate Political Responsibility Taskforce; CPRT) aracılığıyla bir grup iş liderini, geniş çapta benimsendiği takdirde kurumsal siyasi etkinin meşru olmasını ve kamu yararına hizmet etmesini sağlayacak bir dizi korkuluk oluşturmak için bir araya getirdi. İlkeler, 7 Mart 2023 tarihinde[1] Washington DC’de halka açıldı ve metinleri aşağıda yeniden üretildi. Gelecek yıl için Kurumsal Siyasi Sorumluluk Görev Gücü, İlkelere anlamlı bir bağlılık gösteren somut eylemlere odaklanmaktadır; bunların ilk üçü, Kurumsal Siyasi Harcamalar için CPA (Center for Political Accountability; Siyasi Hesap Verebilirlik Merkezi)-Zicklin Modeli Davranış Kurallarını[2], GRI (Global Reporting Initiative; Küresel Raporlama Girişimi) Standardı 415: Kamu Politikasını[3] veya şirket hazine fonlarının seçimle ilgili harcamalar için kullanılmasını yasaklayan, kamuya açıklanmış bir politika[4] benimsemektedir.
2. Kurumsal Siyasi Sorumluluk İlkeleri
2.1. Meşruiyet (legitimacy)
Firmaların politik faaliyetleri, kaynakların ve yetkinin meşru kullanımını ve katılım için otantik bir temeli yansıtır. Bu, firmaların aşağıdakiler de dahil olmak üzere belirli temel sorumlulukları olduğu anlamına gelir:
a) Şirket kaynaklarının veya yönetim yetkisinin kullanıldığı her türlü siyasi faaliyet, yöneticinin veya yetkilinin bireysel görüşlerini değil, şirketin görüşlerini yansıtır ve siyasi faaliyetlerle ilgili tüm yasa ve yönetmeliklere uygundur.
b) Şirketler, siyasi faaliyetlerde bulunurken çalışanlara, hissedarlara veya diğer menfaat sahiplerine baskı yapmaz veya zorlamaz.
c) Şirketler, aşağıdaki ölçütlerden yararlanarak, kamu politikası ve toplumsal konuların temel meselelerine ilişkin özgün bir temel oluşturur:
- Katkı (contribution): Firmanın soruna neden olduğu veya katkıda bulunduğu veya ürünleri, uygulamaları veya insanları aracılığıyla dahil olduğu veya
- Taahhütler (commitments): Sorun, firmayı veya işini etkiliyor, kilit paydaşlar üzerinde önemli bir etkisi var veya amacı veya taahhütleri ile ilgili veya
- Sonuç (consequence): Sorun, ekonominin, toplumun veya yaşamın bağlı olduğu temel sistemlere yönelik bir tehdit oluşturuyor ve şirketin yardım etme kapasitesi vardır.
Bir firma, bağlılık için otantik bir temele sahip olduğunu belirlerse, geri kalan hesap verebilirlik, sorumluluk ve saydamlık ilkeleri, bunun sorumlu bir şekilde nasıl yapılacağının ana hatlarını çizer.
2.2. Hesap Verebilirlik (accountability)
Firmalar amaçlarına, değerlerine, belirtilen amaçlarına ve paydaşlarına olan taahhütlerine uyum sağlamak için aktif olarak çabalayarak siyasi faaliyetlerinden sorumludur. Bu, firmaların aşağıdakiler de dahil olmak üzere belirli temel sorumlulukları olduğu anlamına gelir:
a) Şirketler, siyasi faaliyetleri (ticari birliklerin ve onlar adına etkide bulunan diğer üçüncü tarafların faaliyetleri de dahil) ile amaç, değerler, belirtilen hedefler ve paydaşlara yönelik taahhütleri arasında uyum sağlamak için aktif olarak çaba gösterir.
b) Şirketler, önemli ölçüde etkilenecek olan paydaşlara danışmak için, firmaya yönelik riskleri en aza indirmek, maddede ana hatlarıyla belirtilen uyumu ilerletmek için, siyasi faaliyetlerini denetlemek amacıyla entegre yönetişim süreçleri oluşturur (ticari birliklerin ve onlar adına etkide bulunan diğer üçüncü tarafların faaliyetleri de dahil) ve (a)’dan (d)’ye kadar olan sorumluluk maddelerini değerlendirir.
c) Şirketler, yukarıdaki a) maddesinde ana hatlarıyla belirtildiği gibi siyasi faaliyetlerindeki herhangi bir yanlış hizalamayı ele almak için anlamlı ve proaktif adımlar atmayı taahhüt ederek, paydaş endişelerini dinlemek ve etkilenen paydaşlar üzerindeki etkiye dayalı olarak önceliklendirme yapmak için mekanizmalar sağlar.
Firmalar ayrıca liderlik sergilemek için isteğe bağlı fırsatlara sahiptir, örneğin:
d) Şirketler, politik öncelikleri, pozisyonları ve faaliyetleri planlarken geniş bir yelpazedeki paydaşları belirleyip onlara danışarak ve onların ilgi alanlarını ve endişelerini göz önünde bulundurarak yanıt verebilirlik ve kapsayıcılığı modellerler.
2.3. Sorumluluk (responsibility)
Firmaların politik faaliyetleri, ekonominin, toplumun ve yaşamın bağlı olduğu sistemlere aktif desteği göstermektedir. Bu, firmaların aşağıdakiler de dahil olmak üzere belirli temel sorumlulukları (foundational responsibilities) olduğu anlamına gelir:
a) Şirketler, kalite, fiyat ve uzun vadeli değer temelinde rekabeti teşvik eden, diğer paydaşlara dışsallaştırılan maliyetleri en aza indiren ve özel çıkarları daha geniş kamu yararıyla uyumlu hale getiren sağlıklı piyasa “oyununun kurallarını”(healthy market rules of the game) savunur.
b) Şirketler Amerika’nın anayasal demokrasisini; hukukun üstünlüğünü; sivil özgürlükleri; etkili, saydam ve hesap verebilir sivil kurumları ve tüm uygun katılımcılar için sivil ve siyasi süreçlere eşit erişimi, destekliyor ve koruyor.
c) Şirketlerin politika oluşturmaya ve sivil söyleme katkıları, kanıta dayalı ve bağımsız, akran denetiminden geçmiş bilime saygıya dayalı olarak iyi niyetle yapılır.
d) Şirketler, siyasi faaliyetlerinin çevresel sürdürülebilirlik, insan hakları veya kamu yararı üzerinde olumsuz etkilere neden olmamasını veya bunlara katkıda bulunmamasını sağlamaya çalışır.
Firmalar ayrıca liderlik sergilemek için isteğe bağlı fırsatlara sahiptir, örneğin:
e) Şirketler, paydaş seçimine saygı duyan tarafsız yollarla bunu yaparlarsa sivil katılımı teşvik edebilirler.
f) Şirketler, bu ilkeler kapsamındaki temel sorumluluklarına uygun olarak kamu yararını netleştirmek ve ilerletmek için sivil söylemlere katılabilir.
2.4. Saydamlık (transparency)
Firmalar, bilinçli paydaş karar verme sürecini ve kamu güvenini teşvik etmek için siyasi faaliyetleri hakkında açık ve dürüst bir şekilde iletişim kurar. Bu, firmaların aşağıdakiler de dahil olmak üzere belirli temel sorumlulukları olduğu anlamına gelir:
a) Şirketler, Kurumsal Siyasi Sorumluluk gözetim süreçleri ve politikaları, tüm doğrudan siyasi harcamalar, ticaret odaları veya onlar adına etkide bulunan diğer üçüncü taraflar aracılığıyla yapılan harcamalar ve “hesap verebilirlik” başlığının (c) kapsamındaki yanlış hizalamalara yönelik eylemler hakkında kamuya açık raporlama yaparak siyasi faaliyetlerinde saydamlık sağlar.
b) Şirketler, güveni artırmak ve paydaşların bilgiye dayalı kararlar almasını sağlamak için ölçütleri, sorunları, pozisyonları, hedefleri, paydaş danışma süreçlerini ve bağlantılarını ana hatlarıyla belirterek siyasi etki yaklaşımları hakkında açık bir şekilde iletişim kurar.
c) Şirketler, tamamen bilgilendirilmiş, etkili politika oluşturmayı desteklemek için gerektiği şekilde, hükümetin her seviyesindeki seçilmiş temsilcilere zamanında, doğru bilgi ve uzmanlık sağlar.

[1] İlkeler için bkz. < https://erb.umich.edu/wp-content/uploads/2023/03/Erb-Principles-for-CPR_v1_0.pdf >
[2] “CPA-Zicklin Modeli Davranış Kuralları” için bkz. < https://www.politicalaccountability.net/wp-content/uploads/2022/06/CPA-Zicklin-Model-Code-of-Conduct-for-Corporate-Political-Spending.pdf >
[3] “GRI Standardı 415: Kamu Politikası” için bkz. < https://www.globalreporting.org/standards/media/1030/gri-415-public-policy-2016.pdf >
[4] Bu konuda bkz. < https://www.politicalaccountability.net/cpa-zicklin-index/ >
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
