

Giriş
“Hargreaves Property Holdings Ltd. v HMRC [2024] EWCA Civ 365” davasına[1] ilişkin son İngiliz Temyiz Mahkemesi kararında, Birleşik Krallık yerel vergi hukukunda gerçek yararlanıcının (intifa hakkı sahibinin) anlamı ile “gerçek yararlanıcı/intifa hakkı sahibi” ifadesi bir kez daha incelenmiştir. Bu, gerçek yararlanıcı ve vergiden kaçınma (beneficial ownership and tax avoidance) hakkındaki önceki iki yazımızda[2] tartışılan “Husky Energy Energy Inc. v The King, 2023 TCC 167” davasındaki Kanada Vergi Mahkemesi kararından kısa bir süre sonra gelmektedir.
Söz konusu dava, Birleşik Krallık’ta yerleşik bir şirketin, Guernsey[3] anonim şirketine yapılan faiz ödemeleri üzerinden vergi stopajı yapmasının gerekip gerekmediğini içermektedir. Birleşik Krallık şirketi, Birleşik Krallık’ta taşınmaz mallara yatırım yapan Birleşik Krallık’ta yerleşik şirketlerden oluşan bir emlak yatırım grubunun ana şirketi idi. Anılan Grup, grup yöneticilerinden, kurucu ana şirket üyelerinden, kurucular tarafından kurulan Cebelitarık’ta yerleşik vakıflardan ve grubun finanse edilen onaylanmamış emeklilik yardım planından alınan krediler ile finanse edilmiştir.
1. Stopaj vergisinden kaçınma [withholding tax avoidance]
Bahsi geçen Grubun, borç verenlerin aldıkları ödemeler üzerinden vergilendirilmeden kredilerin faiz giderlerini (vergi matrahından) düşmeye devam edebilmesi için vergi özelgesi istihsal edildi. Planın başarısı kısmen borçlunun faiz ödemeleri üzerinden vergi kesme (stopaj/tevkifat) yükümlülüğünden iç hukukta muafiyet sağlanmasına bağlıydı ki; bu da kimin faiz ödemesine “yararlanıcı olarak hak kazandığı”nı (beneficially entitled) ortaya çıkarmıştır.
Mezkûr Plan, kredi koşullarındaki değişiklikleri ve ardından kredi verenlerin, krediler geri ödenmeden kısa bir süre önce alacaklı haklarını üçüncü taraflara devretmesini ve orijinal kredi verenlerin daha sonra bu kredileri yeniden avans vermesini içeriyordu. İlk Derece Mahkemesi (first-tier tribunal), yeniden finansman yapısının vergi avantajı dışında herhangi bir ticari amacı olmadığını tespit etmiştir.
2. “Yararlanıcı olarak hak kazanan”ın anlamı [meaning of beneficially entitled]
Mahkeme, hem gerçek yararlanıcı yasası hem de Birleşik Krallık yerel vergi yasasındaki ilgili “gerçek yararlanıcı/intifa hakkı sahibi” ifadesini ve Indofood International Finance v JP Morgan Chase Bank ([2006] EWCA Civ 158) davasındaki[4] İngiliz kararını inceledikten sonra, Endonezya’nın Mauritius ve Hollanda ile yaptığı antlaşmalara ilişkin olarak bu terimlerin anlamlarına dair bir dizi gözlemde bulunmuştur.
- Kesin olarak bir teknik terim olmasa da, gerçek yararlanıcı/intifa hakkı sahibi kavramı (artık) iyice yerleşmiştir. Özünde, söz konusu kişinin yararına sahiplik anlamına gelir.
- Gerçek faydalanıcı mülkiyeti ile adil mülkiyet[5] (örf ve adet hukuku sistemlerinin bir özelliği) arasında önemli derecede bir örtüşme vardır. Ancak kavramlar tamamen aynı kapsamlı değildir. Bunun bir nedeni, gerçek yararlanıcı kavramının, medeni hukuk mülkiyeti kavramlarını benimseyen İskoçya da dâhil olmak üzere, aynı hukuki geleneklere sahip olmayan hukuk sistemlerinde işleyebilmesi gerekmesidir.
- Gerçek faydalanıcı kavramının iyice yerleşmiş olması, yasal yapıya yönelik olağan yaklaşımın göz ardı edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Mevzuatın, işleme uygulanmak istenip istenmediğini belirlemek için gerçekçi bir şekilde yorumlanması gerekir.
- Bir mülkün yasal sahibi, gerçekte mülkiyetin herhangi bir avantajına sahip değilse, yani sadece “yalnızca yasal bir gövde”ye (mere legal shell) sahipse, o mülkün gerçek yararlanıcısı/intifa hakkı sahibi olmayacaktır. Bu, söz konusu kişinin menfaatine sahip olma veya “avantajlı mülkiyet” (ownership with benefits) temel şartı ile tutarlıdır.
- Yasal bir mülk sahibinin, başka bir yere hak kazanmadan gerçek mülkiyete sahip olmaması veya bu mülkiyeti kaybetmesi mümkündür.
- “Yararlanma hakkı” (beneficial entitlement), gerçek faydalanıcı kavramını dikkate alan otoriteler açısından yorumlanmalıdır. Dolayısıyla geniş anlamda “yararlanmaya hak kazanma” (entitlement with benefits) olarak yorumlanabilir. Eğer söz konusu kişi gerçekte bu hakkın normalde getireceği faydalardan hiçbirine sahip değilse, bu kişi gerçek anlamda hak sahibi olmayacaktır.
- Bununla birlikte, Temyiz Mahkemesi (Court of Appeal), Indofood davasında Temyiz Mahkemesi’nin benimsediği yaklaşıma uygun olarak yararlanma hakkını/intifa hakkını yorumlamayı, Indofood vakasında benimsenen “uluslararası mali anlam” (international fiscal meaning) değil, yerel vergi yasalarının söz konusu olduğu temelinde yorumlamayı reddetmiştir.
Mahkeme, bu ilkeleri davaya uygularken, Guernsey şirketinin işlemler sonucunda faizden yararlanma hakkına sahip olmadığı sonucuna varmıştır. Şirket, düzenlemelere katılımından herhangi bir anlamlı faiz veya başka bir kâr elde ettiği görülmediyse, alınan fonları işlemlerin başka bir amacı için kullanamaz veya başka herhangi bir şekilde faydalanamaz. Onun yararlanma hakkı tamamen geçiciydi ve söz konusu kredilerin geri ödenmesinden çok kısa bir süre önce birbirini takip eden faiz tahsisleri ile sınırlıydı. Ödenebilecek tutar açısından risk altında olduğuna, kendisine tahsis için fon sağlanamayacağına ya da faturanın beklenenden daha yüksek olmasından faydalanabileceğine dair bir öneri yoktur. Kendisine tahsis edilen kredi katılım paylarını ödeme yükümlülüğünün tamamen faizin alınmasına bağlı ve onunla eş kapsamlı olduğu ortaya çıkmıştır.
3. Vergi antlaşmasının etkileri [tax treaty implications]
Her ne kadar mahkeme, antlaşmalarda (Birleşik Krallık’ın taraf olmadığı antlaşmalar olsa da) gerçek mülkiyete ilişkin Birleşik Krallık’ın tek kararı olan Indofood vakasını uygulamayı açıkça reddetse de, karar, antlaşmaların yorumlanması hakkında bilgi verecektir.
Bunlardan birincisi, davanın gerçekleri, planın Kanada stopaj vergisini düşürmeyi planladığı Husky Energy davasındakilerle benzerdir. Yasal mülkiyet çok sınırlı bir süre için geçerliydi ve sözleşmeye bağlı olarak aynı tutarı ödeme yükümlülüğü de beraberinde geliyordu. İkincisi, deneyimli bir vergi uygulayıcısı olan yargıç Sarah Falk’ın muhakemesi, aynı zamanda deneyimli bir vergi uygulayıcısı olan Kanada Vergi Mahkemesi yargıcı John Owen’ınkinden farklı değildir: Yasal sahibinin Hargreaves’e katılımı Husky Energy’de “geçici” (ephemeral) olarak tanımlanmış, düzenleme “geçici” (transitory) olarak tanımlandığından yasal mal sahibi, alınan ödemelerin “geçici sahipliğinden başka hiçbir şeyden yararlanamamıştır (enjoyed nothing more than temporary custodianship).”
İkincisi, her iki mahkeme tarafından da belirtilmese de kararlar, örneğin Model Antlaşmanın “alıcının temettüyü kullanma ve temettüden yararlanma hakkı, alınan ödemeyi başka bir kişiye devretmeye ilişkin sözleşmeden doğan veya yasal bir yükümlülük ile sınırlıdır” (that recipient’s right to use and enjoy the dividend is constrained by a contractual or legal obligation to pass on the payment received to another person) biçimindeki 10. maddesine ilişkin OECD Görüşünün 12.4. no.lu paragrafı ile tutarlıdır.
Üçüncüsü ise, gerçek faydalanıcı ile yararlanıcı olarak hak kazanan arasındaki benzerlik, vergi antlaşmalarının 10, 11 ve 12. maddelerindeki gerçek faydalanıcı hakkının, bu antlaşmaların 3(2) no.lu maddesinin uygulanmasıyla ulusal anlam referans alınarak yorumlanmasının gerekip gerekmediği sorusunu gündeme getirmektedir. Alman Federal Vergi Mahkemesi (Bundesfinanzhof), terimin antlaşma anlamını vermek için Federal Vergi Yasası’nın 39(2) no.lu maddesini uyguladığı 02 Şubat 2022 tarihli kararında[6] bu yaklaşımı benimsemiştir. Bu madde, mülkiyeti, yasal sahibi dışında, bir varlık üzerinde, sahibini, varlığın normal kullanım süresi boyunca etkilemesini ekonomik olarak engelleyecek şekilde etkin bir kontrol uygulayan bir kişiye atfeder.
4. Gerçek yararlanıcı ve vergiden kaçınma
Temyiz Mahkemesi, Ramsay Prensibi olarak adlandırılan yasal yorum ilkesini uygulamıştır. Bu, gerçekçi bir şekilde bakıldığında, mevzuatın işleme uygulanmak istenip istenmediğini tespit etmek için amaca yönelik olarak yorumlanmasını gerektirmektedir[7].
Mahkeme, Parlamentonun, muafiyetin Guernsey şirketi konumundaki, tamamen vergi saikli adımlarla geçici olarak müdahil olan ve ödediği faizden gerçek anlamda bir fayda sağlamayan bir şirkete kadar genişletilmesi niyetinde olmadığına karar vermiştir. Bu şirketin yararlanma hakkının yalnızca ticari bir amacı yoktu, aynı zamanda pratik veya gerçek bir etkisi de yoktu. Bu yaklaşımın karara çok az katkısı olmuş gibi görünmektedir.
[1] Bkz. <http://www.bailii.org/ew/cases/EWCA/Civ/2024/365.html>.
[2] Anılan yazılar için bkz. <https://kluwertaxblog.com/2024/02/12/stock-lending-beneficial-ownership-and-tax-avoidance-again/> ve <https://kluwertaxblog.com/2024/04/02/stock-lending-beneficial-ownership-and-tax-avoidance-again-part-2/>. Çevirenin Notu: Söz konusu yazılar da tarafımıza Türkçeye çevrilmiş olup yandaki linklerden erişilebilir: <https://legal.com.tr/blog/ekonomi/yine-hisse-senedi-odunc-islemleri-gercek-yararlanici-ve-vergiden-kacinma-hadisesi/> ve <https://legal.com.tr/blog/ekonomi/yine-hisse-senedi-odunc-islemleri-gercek-yararlanici-ve-vergiden-kacinma-hadisesi-bolum-ii/>.
[3] Çevirenin Notu: “Guernsey”, Normandiya’daki Cotentin Yarımadası’nın 27 mil (43 km) batısında bulunan Kanal Adaları’ndaki ikinci büyük adadır. Guernsey, İngiliz Kraliyetine bağlı kendi kendini yöneten Guernsey Bailiwick’in bir parçası olarak yönetilmektedir. Bu nedenle ada Birleşik Krallık’ın bir parçası değildir, ancak Birleşik Krallık hükümetinin Bailiwick’e karşı belirli sorumlulukları vardır. Britanya kralı devletin başıdır ve hükümetin başı da Politika ve Kaynaklar Komitesi’nin başkanıdır. Guernsey’in en büyük sektörü finansal hizmetler olup bunu turizm ve tarım takip etmektedir.
[4] Bkz. <https://www.bailii.org/ew/cases/EWCA/Civ/2006/158.html>.
[5] Gerçek faydalanıcı mülkiyeti ile adil mülkiyet: [“beneficial ownership and equitable ownership”].
[6] Bkz. IR 22/20, ECLI:DE:BFH:2022:U.020222.IR22.20.0, <https://www.bundesfinanzhof.de/de/entscheidung/entscheidungen-online/detail/STRE202210037/>.
[7] Bkz. “Barclays Mercantile Business Finance v Mawson [2004] UKHL 51”, paragraf 32 ve 36, <https://www.bailii.org/uk/cases/UKHL/2004/TC_76_446.html>.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
