‘Yaşam Bilimleri Temelli Şirketler’in 2023 Yılı İtibarıyla Karşı Karşıya Kaldıkları ‘Toplu Menkul Kıymet Davaları’na Bir Bakış

Bu blogun okuyucularının çok iyi bildiği gibi, yaşam bilimleri temelli şirketler (life sciences companies), toplu menkul kıymet davalarının (class action lawsuits) sıklıkla hedefi olmaktadırlar. İlginç bir şekilde, en azından Sidley hukuk firmasının en son yıllık raporuna[1] göre, son yıllarda yaşam bilimleri temelli şirketlere karşı açılan davaların sayısı azalmış olsa da, her ne kadar yaşam bilimleri temelli şirketlere karşı açılan dava sıklığı, halka açık şirketler evrenine karşı açılan dava sıklığıyla karşılaştırıldığında hâlâ yüksek kalmaktadır. Belki daha da önemlisi, yaşam bilimleri temelli şirketlere karşı açılan menkul kıymet davalarında ret talepleri yarıdan fazla kabul edilmektedir.

Rapora göre, 2022’deki 37 ve 2021’deki 49 davaya kıyasla, 2023 yılında yaşam bilimleri sektöründeki şirketlere karşı açılan 34 yeni toplu dava vardır. Bu düşüşe katkıda bulunan en az bir faktör, yaşam bilimleri temelli şirketlere karşı açılan Kovid ile ilgili menkul kıymet davalarının sayısındaki azalmadır. 2020’den 2022’ye kadar olan dönemde, yaşam bilimleri temelli şirketlere karşı Kovid-19 ile ilgili en az altı veya yedi yeni menkul kıymet davası açılmıştır. Ancak 2023 yılında yaşam bilimleri temelli şirketlere karşı yalnızca üç yeni Kovid-19 ile ilgili menkul kıymet davası açılmış olup; bunlardan biri hastalık için tedavi geliştiren bir şirkete karşı, ikisi ise koronavirüs ile ilgili ürünlerine olan talebin düşmesi nedeniyle satışları zarar gören şirketlere karşıydı.

İlginçtir ki, 2023 yılında açılan 34 yeni menkul kıymet davasının %50’sinden fazlası (18), olgunlaştırılmış ürünleri olan şirketleri içeriyordu (ürünleri hâlâ geliştirilmekte olan şirketlerin aksine). Raporda bunun “önceki yıllardan bir sapma olduğu ve olgunlaştırılmış ürünleri olan şirketlerin işten çıkarılma konusunda tarihsel olarak ön onay ürünleri olan şirketlere göre daha az başarılı olması nedeniyle dikkate değer olduğu” belirtilmektedir.

2023 yılında olgunlaştırılmış ürünleri olan şirketlere karşı açılan davaların çoğunluğu, satış performansı ve finansal raporlama sorunları gibi yaşam bilimleri temelli şirketlere özgü olmayan aksaklıklardan kaynaklanmaktadır.

Söz konusu rapora göre, yaşam bilimleri temelli şirketlere karşı açılan menkul kıymet davalarında 2023 yılında verilen ret kararlarının yarısından fazlasında davalılar yarıdan fazlasında galip gelmiştir. 2023 yılında bölge mahkemeleri, yaşam bilimleri temelli şirketleri ilgilendiren davaların reddine yönelik 25 karar vermiş ve sanıklar 25 kararın 17’sinde (%68) başarılı olmuştur. Geçtiğimiz yıllarda ret edilme oranı %50-60 arasında değişiyordu. Anılan raporda ayrıca, yaşam bilimleri temelli şirketlerin 2023 yılında temyiz mahkemelerinde iyi bir performans sergilediği ve altı davadan beşinin ret onayı aldığı belirtilmektedir. Tek geri dönüş, Alzheimer hastalığı tedavisinin tartışmalı 2021 onayını içeren Biogen davasında meydana gelmiştir.

Mezkûr raporda ayrıca, ön onay ürünleri ile ilgili davalarda savunmanın reddetme talebinin başarı oranının daha yüksek olduğu belirtilmekte olup; onay öncesi ürünleri içeren davalarda davalılar, davaların %80’inde ret talebini kabul ederken, onay sonrası davalarda başarı oranı yalnızca %50 olmuştur. Ön onay davalarındaki eğilim, davacıların, klinik deneylerin sonuçları veya Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Gıda ve İlaç İdaresi (Food and Drug Administration-FDA) onay süreci gibi “doğal olarak bilinemeyen olaylar” ile ilgili ifadelere karşı çıktıkları davalarda sahteliği ve bilim adamını tespit etmedeki zorluklarını yansıtıyor gibi görünmektedir.

Bahsi geçen raporda, belirli dava türlerinin ve ret taleplerinin daha az başarılı olduğu belirtilmektedir. Özellikle, Kovid-19 (aşı) üretimi ve Alzheimer hastalığı ilacı geliştirmeyi içeren davalarda sanıklar ret dilekçelerinde daha az başarılı olmuştur. Her iki durumda da mahkemeler davacıların iddialarının ileri götürülmesine izin vermeye istekli olduklarını kanıtlamıştır. Yıl içindeki kayıtların reddedilmesi talebi, davacıların, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin ürünlerini onaylamama riskini hafife aldıklarını iddia ettikleri iddialarda ilgi kazanabildiklerini de göstermiştir.

Son olarak raporda, mahkemelerin raporda “iddia içinde iddia” olarak tanımlanan durumla mücadele etmeye devam ettiği ifade edilmektedir. Yani, davacıların temel düzenleyici faaliyetlere sırt çevirmeye çalıştığı durumlarda, davalı şirketlerin satış, pazarlama, fiyatlandırma veya faturalandırma faaliyetlerine ilişkin düzenleyici incelemeyi bildirdiği durumlarda. Mahkemeler bu davaları nasıl değerlendirecekleri konusunda zorluk yaşıyorlar; örneğin mahkemeler davacılardan temel düzenleme ihlalini kanıtlamalarını talep etmeli midir? Düzenleyici soruların başka bir yerde karara bağlanması durumunda mahkemeler ne zaman ertelemelidir? Davacıların devam edebilmeleri için temel düzenleme ihlalini tespit etmeleri gerektiğinde, davalılar daha iyi durumda olmakta olup; davacıların, davacıların mevzuat ihlallerini göründüğü gibi kabul ettikleri durumlarda, davacılar daha iyi sonuçlar elde etmişlerdir.

[1] “Yaşam Bilimleri Sektöründe Toplu Menkul Kıymet Davaları: 2023 Yıllık Anketi” (Nisan 2024) için bkz. <https://sites-sidley.vuturevx.com/47/14445/landing-pages/securities-class-actions-in-the-life-sciences-sector—2023-annual-survey—prepared-by-sidley-austin-llp.pdf> ve aynı konudaki özet bir not için bkz. <https://sites-sidley.vuturevx.com/47/14445/landing-pages/2023-securities-class-actions-in-the-life-sciences-sector-survey-2-pager-(final).pdf>

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.