Yollardan Nehirlere Geçiş: İç Sularda Taşımacılığın Muazzam Potansiyeli

Büyüyen ekonomik faaliyet yük taşımacılığına olan talebi artırmaya devam ederken, yollara daha fazla kamyon koyup daha fazla tıkanıklık yaratmadan malları taşımanın bir yolu olsaydı ne olurdu? Üretim merkezlerinden limanlara ve ihracat için diğer transit merkezlerine büyük miktarlarda tahıl, mineral, konteyner ve diğer emtialar taşıyabilseydik ne olurdu? Tüm bunları daha düşük lojistik maliyetleri ve daha düşük karbon emisyonları ile başarabilseydik ne olurdu?

Kulağa iddialı gelse de, bu vizyon kesinlikle gerçeğe dönüşebilir. Ancak bunun için büyük bir değişim gerekmektedir: Ülkelerin yük trafiğinin bir kısmını yollardan nehirler, göller ve kanallar gibi iç suyollarına aktarması gerekecektir.

İç suyolları, Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ve Çin’deki ülke içi yük trafiğinin yaklaşık yüzde 5 ila yüzde 10’unu oluştururken; küresel olarak kamyonculuk baskın bir moddur. Yine de dünyanın birçok yerinde, ulaşım zincirinde çok daha büyük bir rol oynayabilirler. Mississippi, Ren, Mekong, Brahmaputra, Yangtze, Nil ve Amazon gibi meşhur nehirlerin ve daha birçok iç suyolunun potansiyelini hayal edelim.

Potansiyel faydaları abartmak zordur. Doğru yapıldığında, iç sularda taşımacılık (inland water transport) taşımacılığı şu şekilde yapmak için eşsiz bir şans sunar:

  • Daha yeşil (greener): Ağır kamyonculuktan kaynaklanan sera gazı emisyonları hızla artmakta ve bazen bir ülkenin ulaşım emisyonlarının yüzde 40’ına kadar çıkabilmektedir[1]. Daha fazla yükü iç sularda taşımacılığa kaydırmak, iç sularda taşımacılığın ton-km başına kamyonlardan altı kata kadar daha az emisyon yaymasıyla bu eğilime karşı koymanın güçlü bir yolu olacaktır.
  • Daha ucuz (cheaper): İç sularda taşımacılığın en büyük avantajlarından biri, kargoyu tek tek kamyonlar yerine büyük gemilerde birleştirmesidir. Aslında, bir iç sularda taşımacılık gemisi birkaç yüz kamyona eşdeğer birkaç yüz konteyner taşıyabilir. Bu, önemli ölçek ekonomilerine olanak tanır ve bunun sonucunda ton-km başına nakliye maliyetleri kamyonculuktan birkaç kat daha az olabilir.
  • Daha güvenli (safer): İç sularda taşımacılık ile kargo taşımak, kamyonculuğa kıyasla daha uzun hazırlık süreleri gerektirse de, ciddi bir çarpışma veya diğer olayların riski suda önemli ölçüde daha düşüktür. Sonuç olarak, bazı çalışmalarda iç sularda taşımacılığın ton-km başına ölümler açısından 50 kata kadar daha güvenli olduğu bulunmuştur.

Bunun üzerine, Dünya Bankası, iç sularda taşımacılığın potansiyelini açığa çıkarmak ve onu daha geniş ulaşım sisteminin ayrılmaz bir parçası haline getirmek için çeşitli bölgelerdeki müşteri ülkelerle birlikte çalışmaktadır. İç sularda taşımacılığı artırma çabalarımız birkaç temel önceliğe odaklanmıştır:

  • Finansman (financing): İç sularda taşımacılığa yeterli finansmanı yönlendirmek zorlu bir mücadele olmuştur. Gelişmekte olan ekonomilerde, ulaşım bütçeleri sıklıkla kısıtlıdır ve yollar genellikle aslan payını talep eder. Geniş suyolu sistemlerine sahip ülkelerde bile, iç sularda taşımacılık sektörü yetersiz finanse edilmekte ve genellikle toplam ulaşım bütçesinin yalnızca küçük bir kısmını almaktadır. Bunu tersine çevirmek için (Dünya Bankası olarak) müşterilerimizle aktif olarak çalışıyoruz[2].
  • Tamamlayıcı altyapı (complementary infrastructure): Diğer ulaşım sistemleri gibi, iç sularda taşımacılık da tamamlayıcı altyapı gerektirir. Örneğin, Vietnam’da, daha büyük gemilerin seyrüsefer yapması için suyollarının iyileştirilmesine ilave olarak, Dünya Bankası tamamlayıcı limanlara, erişim yollarına, daha büyük gemiler için daha yüksek köprülere, çok modlu bağlantılara ve suyollarını denizlere ve uluslararası ticaret için kıyı limanlarına bağlamak için seyrüsefer kilitlerine ve deniz erişim kanallarına yatırım yapmaya ve bunları geliştirmeye yardımcı olmaktadır.
  • Politika (policy): Operasyonları ve güvenliği yönlendirmek için politikaların yanı sıra, iç sularda taşımacılık gibi daha sürdürülebilir ulaşıma elverişli uluslararası iyi uygulamaları benimsemek için ulaşım otoriteleri ile birlikte çalışıyoruz. Bunlar arasında çok modlu entegrasyon için bir ulaşım stratejisi oluşturmak, daha sorunsuz bağlantılar için ulaşım modları arasında veri alışverişini kolaylaştırmak, ulaşım şirketlerini iç sularda taşımacılık ve diğer sürdürülebilir modları dikkate almaya teşvik etmek, planlı gemi hizmetlerini daha iyi koordine etmek ve bireysel kamyonlar ile ilişkili maliyetleri ve emisyonları azaltmak için gemilerdeki kargoyu birleştirmek yer almaktadır.

Artan ulaşım talebi karşısında, statükoyu korumak ve mevcut model üzerine inşa etmeye devam etmek cazip gelebilir: daha fazla yol, daha fazla kamyon, daha fazla sıkışıklık, daha fazla sera gazı. Ancak, analitik çalışmalarımız ve sahadaki deneyimimiz, iç suyolu taşımacılığının yük taşımacılığını daha yeşil, daha ucuz ve daha güvenli hale getirecek gerçekçi bir alternatif sağlayabileceğini göstermektedir. Ülkelerin, özellikle de hükümetlerin iklim emisyonlarını azaltmak ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için çabaladığı bir bağlamda, bunu neden kaçırmak istediklerini hayal etmek zordur. Bangladeş’ten Çin’e ve Vietnam’a kadar ekibimiz, müşterilerin iç sularda taşımacılığın gücünden yararlanmalarına yardımcı olmaktan gurur ve dünyanın diğer ülkelerinde benzer fırsatları keşfetmek için heyecan duymaktadır.

[1] <https://blogs.worldbank.org/en/transport/supporting-vietnam-s-economic-success-through-greener-cheaper-and-more-efficient-trucking>

[2] <https://www.worldbank.org/en/news/press-release/2024/06/21/new-world-bank-program-boosts-sustainable-transport-infrastructure-for-vital-viet-nam-waterways>

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.