Yönetim Danışmanlığına İlişkin 4 Temel Risk Yönetimi Eğilimi*

1. Giriş

Sanayinin büyümesi ve jeopolitik, danışmanlık firmalarının gündemlerini giderek daha fazla riske sokuyor.

Yönetim danışmanlığı sektörü, onlarca yıldır hafif düzenlemelerden yararlanıyor ki; bu da bazen firmalar içinde riskten uzak bir duruş anlamına geliyor. Ancak her şey hızla değişiyor.

Müşteri verilerini toplama ve yönetme yetkisinin bulunmadığı, düzenlemeye tabi olmayan bir sektörde, danışmanlık firmaları tarihsel olarak risk yönetimi konusunda finansal hizmetler gibi düzenlemeye tabi sektörlerdeki emsallerinden farklı bir yaklaşım benimsemiştir.

Danışmanlık firmaları, firma liderlerinin müşteri ve çalışan katılımı için standart bir süreç geliştirdiği, ifade ettiği ve uyguladığı firma geneli bir yaklaşım yerine, genellikle ortak liderliğinde bir yaklaşım benimsemiştir; üst düzey liderler de, yeni sözleşmelerle ilişkili potansiyel firma risklerini ve kendi uzmanlık alanlarındaki müşterileri yönetmektedir.

Ama zaman değişiyor.

Küresel bir yönetim danışmanlığı firmasının genel danışmanlarından biri yakın zamanda bana “Eskiden danışmanlık gözden kaçabilirdi, ancak artık durum böyle değil” dedi.

Danışmanlık sektörü, ister organik büyüme ister bilinçli satın alma stratejileri yoluyla olsun, firmaların büyümesiyle ve daha karmaşık hale gelmesiyle birlikte gelişiyor. Bir firma ne kadar büyük ve çeşitli olursa, kendi organizasyonu içinde yönetmesi gereken risk de o kadar fazla olur.

Danışmanlık firmalarının uluslararası büyüme stratejileri de artan jeopolitik gerilimler ve bireyler, şirketler ve ülkeler üzerindeki artan hükümet yaptırımları nedeniyle daha karmaşık hale geldi. Danışmanlık sektörüne yönelik raporlama düzenlemeleri henüz tüm yargı bölgelerinde yasalaştırılmamış olsa da, eğilim açıktır.

Buna ekonomik değişkenlik de eklendiğinde, firma liderlerinin risk yönetimi ile ilgili olanlar da dâhil olmak üzere operasyonel süreçlerinin verimliliğini neden artırmaya çalıştıklarını anlamak kolaydır. Bu nedenlerden dolayı, bilgili danışmanlık firması liderleri risk süreçlerini ve prosedürlerini değerlendiriyorlar. Ve giderek artan bir şekilde, risk yönetimine yönelik geleneksel ortak liderliğindeki yaklaşımdan uzaklaşıp firma çapında bir yaklaşıma doğru ilerliyorlar.

Intapp firmasında risk ve uyumluluktan sorumlu genel müdür olarak görevim sırasında, yıllar boyunca yüzlerce danışmanlık firması lideriyle konuşma fırsatı buldum ki; geçtiğimiz birkaç aydaki konuşmalarımız aşağıdaki şu dört tema etrafında yoğunlaştı.

2. Yönetim Danışmanlığına İlişkin 4 Temel Risk Yönetimi Eğilimi

2.1. ‘Büyüme stratejileri’ ölçeklenebilir risk uygulamalarına bağlıdır (growth strategies depend on scalable risk practices)

Firma liderleri, büyümek için yeni sözleşmeleri ve müşterileri zamanında ve verimli bir şekilde inceleyebilmeleri gerektiğini biliyorlar, böylece firmanın risk toleransıyla uyumlu sözleşmeler üzerinde çalıştıklarından emin olabilirler. Sağlam olmayan, manuel süreçlere ve aramaya dayanan alım süreçleri zaman alıcıdır, hataya açıktır ve iyi ölçeklenmezler. Bu durum, firmaların büyüdükçe kendisi için risk teşkil eden işlere girişme riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Büyüyen firmaların, elektronik pota (e-posta) tabanlı onay iş akışları ve elektronik tablo tabanlı izleme gibi verimsiz eski uygulamaların ötesine geçerek otomatik onayları, netleştirilmiş rolleri, sorumlulukları ve sonraki adımları içeren modern, ölçeklenebilir süreçlere doğru ilerlemesi gerekecektir.

2.2. ‘Yeni iş’, yeni risk süreçleri gerektirir (new business requires new risk processes)

Firmalar büyüdükçe, yeni iş kolları ve coğrafi genişlemenin mevcut işletim modellerine karmaşıklık katmasıyla risk katlanarak artıyor. Büyüyen firmalar giderek daha fazla ilave yerel düzenleme ve yaptırım yükümlülüklerine tabi hale gelecektir. Ayrıca, dikkatli yönetim gerektiren iş çatışmaları veya diğer iş kollarıyla ilişki sorunları sunan iş kollarını da ekleyebilirler. Bu, birçok firma için, kendilerini mevcut büyüklüklerine getiren risk süreçlerinin, genişlemeye devam ettikçe gözden geçirilmesi ve muhtemelen temelden elden geçirilmesi gerektiği anlamına gelir.

2.3. ‘Teknik çeviklik’ fark yaratan bir unsurdur (technical agility is a differentiator)

Etkin risk süreçlerini ancak doğru teknolojiyle inşa edilebilir. Özellikle, büyüyen danışmanlık firmasının, etkili müşteri ve katılım katılımını destekleyen teknolojinin yanı sıra firma büyümesini destekleyen risk süreçlerine de ihtiyacı vardır. Firmanın teknoloji yatırımlarını optimize etmek için değişen ortamlara yanıt olarak sunulan temel ürün güncellemelerinden yararlanılabildiğinden emin olunmalıdır.

  • Jeopolitik, makroekonomik ve sağlam ortamlar gelişirken bile değer sunmaya devam edecek kadar esnek ve yapılandırılabilir araçlara yatırım yapılmalıdır.
  • Satın almalara veya firmanın risk iştahındaki değişikliklere yanıt olarak yazılımın önemli bir teknik çaba gerektirmeden etkili bir şekilde güncellenebildiğinden de emin olunmalıdır.
  • Her zaman teknolojinin en son sürümü çalıştırılmalıdır.

2.4. ‘Verimlilik’ etkinliği artırır (efficiency increases effectiveness)

Risk süreçlerinin etkili olabilmesi için verimli olması gerekir. Bunun nedeni, verimli süreçlerin, firmaların doğru bilgiyi doğru kişilere doğru zamanda ulaştırarak riski daha etkili bir şekilde yönetmelerine olanak sağlamasıdır. Faydaları şunları içerir:

  • Önemli bir işe başlamadan önce çözülemeyen çatışmaların belirlenmesi.
  • Küçük sorunların, büyümeden önce erken müdahale için keşfedilmesi.
  • Müşterilerle etkileşimin sınırlarının, iç danışmanlar da dâhil olmak üzere üst düzey liderliği erken aşamalarda dâhil ederek önceden belirlenmesi.

Günümüzün ekonomik ortamında firmaların daha azıyla daha fazlasını yapması gerekiyor; bu nedenle verimli risk süreçlerinin sağlanması, firmaların değerli zaman ve paradan tasarruf etmesini sağlıyor.

Risk yönetimi, ileri görüşlü danışmanlık firması liderlerinin akıllarında hızla yer alıyor. Güncellenmiş risk süreçleriyle birlikte doğru teknolojinin, makro değişiklikler ne getirirse getirsin, şirketlerinin büyüme ve kârlılık hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olabileceğinin farkındadırlar.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.