
Merhum hocam (bankacılık hukuku ve işletmesi) Prof. Dr. Ali Sait Yüksel anısına…
Günümüzün çalkantılı enflasyonist ortamında birçok işletme sahibinin karşılaştığı sermaye ve kredi erişimi zorlukları, bazılarının vicdansız taraflarca yıkıcı borç verme (predatory lending) şeklinde sunulan tartışmalı finansman seçeneklerini (questionable financing options) takip edebileceği anlamına geliyor. Bu yazıda, yıkıcı uygulamalara yol açabilecek faktörleri ve uyumlu, adil kredi vermeyi (fair lending) teşvik etmek için bu risklerin nasıl azaltılacağı inceleniyor.
Küçük işletme sahipleri yüksek maliyetlerin, enflasyonun ve olası bir (ekonomik) durgunluğun baskısını hissettikçe, daha fazla kişi finansmana yöneliyor. Yine de mevcut finansman seçenekleri, yıkıcı finansman düzenlemelerinin kurbanı olan işletme sahipleri için risk oluşturabilir. Küçük işletme sahipleri, gereksinim duydukları finansmanı nasıl elde edebilir ve yıkıcı bir borç verme durumuna adım atmaktan nasıl kaçınabilir?
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) enflasyonla uğraşmaya devam ederken, küçük işletmeler hizmet ettikleri topluluklarda işveren, bölgesel ticaretin vekili ve ekonomik kalkınmanın temel unsurları olarak kilit bir rol oynuyor. Bu hedeflere ulaşmak ve artan maliyetlerle başa çıkmak için küçük işletmelerin karşılanabilir ve güvenilir sermayeye erişmesi gerekir.
Bunun gibi ekonomik zamanlarda, işletme sahipleri ve girişimciler kendi ürün/hizmet maliyetlerindeki artışlardan, kira artışlarından ve kamusal hizmetler gibi diğer sabit giderlerdeki artışlardan ve işgücü piyasasında her zaman var olan belirsizliklerden kaynaklanan baskılarla karşı karşıya kaldıklarından, küçük işletme ekosistemi (small-business ecosystem) stresli hale gelebilir. Finansman, iyi niteliklere sahip küçük işletme sahipleri için mevcut olmaya devam etmekte olup; borç verenler, krediye erişimi azaltabilecek durgunluk endişeleri nedeniyle borç verme standartlarını sıkılaştırıyor olabilir.
Bu tür zorluklar, vicdansız aktörlerin müdahale etmesi ve pahalı ve makul olmayan şartlarla veya gerçekçi olmayan geri ödeme seçenekleri ile kısa vadeli borçlanma çözümleri sunması için fırsatlar yaratmaktadır.
Bununla birlikte, bankalar ve kredi birlikleri (banks and credit unions), kredi ve sermaye ihtiyaçlarının güvenli ve sağlam bir şekilde karşılanmasını sağlamada kritik öneme sahip olmaya devam etmektedir. Enflasyon dönemlerinde ve potansiyel olarak stresli ekonomik zamanlarda, düzenlemeye tabi borç verenler, kısmen yıkıcı kredi vermeyi önlemeyi amaçlayan adil borç verme yasalarına ve düzenlemelerine dikkat etmelidir. Bu yasa ve düzenlemelere bağlı kalarak, bankalar ve kredi birlikleri, borç alanın çıkarlarını en iyi şekilde gözeterek, ellerindeki paraların adil ve hakkaniyetle ödünç verilmesini sağlamak için taahhüt ve fiyatlandırma uygulamalarında gayretli kalmalıdır.
Federal ve eyalet düzenleyici gözetiminin yanı sıra topluluk liderlerinin, araştırmacıların ve hayırseverlerin baskıları nedeniyle, bankalar, kredi birlikleri ve topluluk geliştirme finans kurumları (banks, credit unions and community development financial institutions-CDFIs) aracılığıyla ödünç verilen paralar, yıkıcı borç verme uygulamalarını engelleyebilir. Yıkıcı borç verenler, tanım gereği, faaliyetlerini sürdürmek veya büyütmek için çok az seçenekleri olduğunu veya hiç seçenekleri olmadığını düşünen küçük işletme sahiplerini avlarlar.
Genel olarak ifade edilirse, bir borçlanma kararı verme ve bir krediye girmenin artılarını ve eksilerini tartma süreci yeterince stresli olabilir, ancak risk altındaki veya finansal açıdan istikrarsız girişimciler kendilerini yüksek bir kırılganlık durumunda bulabilir ve kendilerini yıkıcı borç verenler tarafından istismar edilmeye açık hale getirebilirler.
Yıkıcı borç verenlerden kurtulmaya yardımcı olmak için, borç alanlar aşağıdaki adımları göz önünde bulundurmalıdır:
- Araştırma yapılması: Neredeyse tüm borç verenler, borç alanların alışveriş yapmalarını engellemek için ellerinden gelenin en iyisini yapacak olsa da, birkaç borç verenin faiz oranlarını ve şartlarını karşılaştırarak zaman harcamak muhtemelen harcanan zamana değer olacaktır. Bunu yapmak, borçluların belirli bir süre içinde piyasadaki saygın borç verenlerden hangi hüküm ve koşulların beklenmesi gerektiğini daha iyi anlamalarını sağlarken, aynı zamanda süreçte aşırı fiyatlandırılmış, potansiyel olarak yağmacı borç verenleri açığa çıkarır.
- Sözleşme anlaşmalarının okunması ve anlaşıldığından emin olunması: Yıkıcı borç verenler, kandırma ve değiştirme hünerlerini mükemmelleştirerek geçimlerini sağladılar. Başvuru sürecinde tartışılan şartların, özellikle telefonda veya şahsen yapılanların, imzalanan sözleşme ile uyumlu olduğundan emin olunmalıdır. Anlaşılmayan veya net olunmadığı düşünülen herhangi bir şey varsa sorular sorulmalı ve dış kaynaklardan rehberlik istenilmelidir.
2023 yılında düzenlemeye tabi borç verenler, kredi başvurularını kredinin 5 unsuruna [kapasite, sermaye, teminat, karakter ve koşullar (capacity, capital, collateral, character and conditions)] göre puanlamaya devam ediyor. Kredi verenler işletme sahiplerinin krediye ve sermayeye sağlam bir şekilde erişmesini sağlayan fırsatları belirlemeye ve uygulamaya çalıştığından, krediye erişimin altıncı unsurunun uyum konusuna odaklanmayı içermesi gerektiğini söylemeye gerek yoktur.
Daha yüksek enflasyon dönemleri bu teste dâhil edilen bir koşul oluştursa da, uygun şekilde düşünülürse, işletme sahipleri yine de günümüz piyasasının zorluklarını yönetebilir ve düzenlemeye tabi borç verenlerden borç alabilir ve ekonomik olarak ödeme gücünü koruyabilirler. Teyakkuzda olma, hem borç verenler hem de işbirliği yaptıkları küçük işletme borçlananları (small-business borrowers) için parola olmaya devam etmektedir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
