

On yıldan fazla bir süre önce, bir tedarik zinciri dergisi için benim ve hukuk firmamın uluslararası imalat/üretim avukatlarının başarılı denizaşırı üretimin on anahtarı olarak gördükleri şeyler hakkında bir makale yazmıştım. Anılan dergi artık mevcut olmasa da, potansiyel bir müşteri bana şirketinde “hâlâ okunması gerektiğini” söylediğinde makaleyi yakın zamanda yenilemem gerektiğini düşündüm. Ondan bana bir kopya göndermesini istedim ki, aşağıda bu makalenin güncellenmiş bir sürümü yer almaktadır.
Bu on temel prensip takip edilerek yurt dışı üretimde başarı şansı önemli ölçüde artırılacaktır. İşte on anahtara kısa bir genel bakış:
- Doğru üretici seçimi (choose the right manufacturer): Güvenilir bir ortak bulmak için ayrıntılı durum tespiti çok önemlidir.
- Ayrıntılı dokümantasyon kullanımı (use detailed documentation): Açık, kapsamlı dokümantasyon kalitenin korunmasına yardımcı olur.
- Fabrikadaki varlığını sürdürme (maintain a factory presence): Düzenli ziyaretler veya üçüncü taraf kalite kontrol, standartların karşılanmasını sağlayabilir.
- Düzenli ürün denetimleri yapma (conduct regular product inspections): Üretim sırasında ve sonrasında yapılan denetimler kalite sorunlarını erken yakalar.
- Numune yönetiminin onaylanması (approve sample management): Onaylanmış bir numune, üretim için net bir ölçüt belirler.
- Güçlü sözleşmeler uygulama (implement strong contracts): Sağlam sözleşmeler çıkarları korur ve net beklentiler belirler.
- Açık iletişim ve ilişkiler kurma (clear communication and building relationships): Etkili iletişim ve kültürel anlayış yaşamsal öneme sahiptir.
- Potansiyel gecikmeleri planlama (plan for potential delays): Gecikmeleri önceden tahmin etmek, zaman çizelgelerinin daha etkili bir şekilde yönetilmesine yardımcı olur.
- Fikri mülkiyeti koruma (protect your intellectual property): Yurtdışı üretimde fikri mülkiyeti korumak çok önemlidir.
- Uzun vadeli başarı oluşturma (build long-term success): Bu alanlara zaman ve çaba harcamak, uzun vadeli büyümeyi ve rekabet gücünü artırabilir.
1. Doğru Üreticiyi Seçme
Önce, doğru üretici seçilmelidir. İyi üreticiler iyi ürünler üretir ve bunları zamanında teslim eder. Kötü üreticiler ise bunu yapmaz. Bunun için durum tespiti yapılmalıdır. Bu yapılabilecek en önemli şeydir. Kötü bir üretici seçilirse aşağıdakilerin neredeyse tamamı zaman ve para kaybı olacaktır.
Kanıtlanmış kalite ve zamanında teslimat geçmişine sahip potansiyel ortakları belirlemek için kapsamlı bir araştırma yapılmalıdır. Benzer ürünler ile ilgili deneyimleri, finansal istikrarları ve üretim kapasiteleri gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. Mümkünse altyapılarını, yönetim tarzlarını ve iş gücü yeteneklerini değerlendirmek için potansiyel fabrikalar ziyaret edilmelidir. Ziyaret edilemiyorsa, bir sonraki en iyi şey, güvenilir bir kişinin bunu adınıza yapmasıdır. Seçenekleri genişletmek için sektördeki bağlantılardan tavsiye almak ve ticari fuarlara katılmak gerekir. Fiyatlandırma ve şartlar konusunda pazarlık yapmaktan korkulmamalı, ancak en düşük maliyetler yerine kaliteye öncelik verilmelidir.
2. Ayrıntılı Belge Kullanımı
Ürünün özellikleri ve sevkiyattan önce ürünün incelenmesine ilişkin ölçütleri belgeleyen, iki dilli, ayrıntılı, fabrikada kabul edilen kontrol listeleri kullanılmalıdır. Bu tür belgelerin oluşturulması zaman alır ve sıkı çalışma gerektirir, ancak bu tür süreçlerin uygulamaya konulması sorunların önlenmesi açısından önemlidir.
Kalite kontrol listesi aşağıdakileri özetlemelidir:
- Ürün paketleme;
- Ürün kusur sınıflandırması (neyin kusur olarak kabul edildiği ve ciddiyeti);
- Ürün boyutu ve diğer özellikler,
- Öğe işlevselliği ve nasıl kontrol edildiği.
Fabrikanın kontrol listesindeki her bir öğeyi kabul ettiğinden emin olunmalı ve bu, ülkeye özgü bir üretim sözleşmesinde belirtilmelidir.
3. Fabrikadaki Varlığını Sürdürme
Yurtdışındaki fabrikada varlık göstermek, ortaklığa olan bağlılığı gösterir ve üretimin daha yakından denetlenmesine olanak tanır. Üçüncü taraf bir kalite kontrol şirketi ile ortaklık kurmak veya düzenli olarak fabrikada kendi temsilcisini görevlendirmek düşünülmelidir. Bu fiziksel varlık, fabrikanın sizin varlığınızı üretiminizle ilişkilendirmesini sağlar ve standartları karşılama konusunda onları sorumlu tutmaya yardımcı olur.
4. Düzenli Ürün Denetimleri Yapılması
Hem üretim sırasında (during production) hem de son sevkiyattan önce düzenli ürün denetimleri, kalite sorunlarının erken yakalanıp düzeltilmesi açısından hayati öneme sahiptir. Denetimler açıkça tanımlanmış ölçütler kullanılarak tutarlı bir şekilde yürütülmelidir. Denetim sonuçlarını gözden geçirmek ve tespit edilen sorunları derhal çözmek için fabrikanın Kalite Kontrol ekibiyle birlikte çalışılmalıdır. Bu işbirlikçi yaklaşım güveni artırır ve tutarlı kalite kontrolü sağlar.
5. Numune Yönetimini Onaylama
Onaylanmış bir fiziksel numune, ürün için altın standart görevi görmelidir. Herkesin aynı ürün özelliklerine başvurduğundan emin olmak için biri ofiste ve diğeri fabrikada olmak üzere iki kopya bulundurulmalıdır. Revizyonlar kaçınılmazdır, bu nedenle onaylanmış numunede yapılan değişiklikleri takip etmek için bir sürüm kontrolü sistemi uygulanmalıdır. Onaylanan numuneye sürekli referans vererek farklılıkları en aza indirebilir ve nihai ürününüzün beklentilerinizi karşıladığından emin olunabilir.
6. Uygun Üretim Sözleşmeleri Kullanma
İyi sözleşmeler kalitenin ve zamanında teslimatın korunmasına yardımcı olur ve fikri mülkiyeti korur. Yurtdışındaki üreticiler, her yerdeki şirketler gibi, dava edilmekten hoşlanmazlar. İyi bir sözleşme, temel gereksinimleri içerir ve yabancı şirket tedarikçinin bu gereksinimleri karşılayamaması durumunda sorumluluk üstlenmesini sağlar. Sözleşmenin iş yapılan ülke için yazılmış olması önemlidir. Örneğin, Çin’e yönelik üretim sözleşmesinin Meksika ve hatta Vietnam’a yönelik üretim sözleşmesinden çok farklı olması gerekir.
7. İletişim ve Güçlü İlişkiler Kurma
Gereksinimler, spesifikasyonlar ve son teslim tarihleri açıkça belirtilerek beklentiler önceden belirlenmelidir. Potansiyel sorunları erkenden belirlemek ve çözmek için üretim ortağı ile düzenli iletişim kurulmalıdır. Profesyonelliği göstermek ve güven oluşturmak için sorulara ve endişelere derhal yanıt verilmelidir. Açık iletişime öncelik verilerek daha sorunsuz ve verimli bir üretim süreci sağlanabilir. Yurtdışındaki üretici ile güçlü bir ilişki, yasal olarak bağlayıcı sözleşmelerin ötesine geçer. Karşılıklı saygı her şeyden önemlidir. Kültürlerini ve iş uygulamalarını anlamak için zaman ayrılmalıdır. Kendi dillerinde birkaç temel ifadeyi öğrenmek veya kültürel tatilleri kabul etmek gibi basit hareketler, uyum oluşturmada ve uzun vadeli başarılı bir ortaklığı geliştirmede uzun bir yol kat eder.
8. Potansiyel Gecikmeleri Planlama
Yurtdışında çalışırken öngörülemeyen koşullar bazen gecikmelere neden olabilir. Bunun planlamaya dâhil edildiğinden emin olunmalıdır. Gümrük denetimleri, üretimin yapıldığı ülkedeki tatiller ve hatta malzeme kıtlığı zaman çizelgesini bozabilir. Partnerle tampon süre oluşturmak ve açık iletişim kanalları oluşturmak, bu durumların etkili bir şekilde yönetilmesine yardımcı olacaktır. Potansiyel gecikmeler proaktif bir şekilde planlanarak, bunların genel proje zaman çizelgesi üzerindeki etkisi en aza indirilebilir.
9. Fikri Mülkiyeti Koruma
Ürünün yurtdışında üretilmesi, fikri mülkiyeti (intellectual property) yeni risklere maruz bırakacaktır. Aşağıda, yurtdışında üretim yapılırken fikri mülkiyeti korumak için yapılması gerekenlerin temelleri yer almaktadır.
- Ticari marka tescili (trademark registration): Ürünlerin üretiminin ve satımının planlanan ülkelerde ticari marka tescilleri güvence altına alınmalıdır. Bu, marka adı ve logoları için sahiplik ve yasal koruma sağlar.
- Gizlilik anlaşmaları (confidentiality agreements): Üreticinin (ve bazen herhangi bir alt yüklenicinin) , tasarımlar, ticari sırlar ve teknik bilgi birikimi dâhil olmak üzere özel bilgileri korumasını gerektiren NNN[1] Anlaşmalarını imzalaması sağlanmalıdır. Batı tarzı NNN Anlaşmaları nadiren işe yarar ve çoğunlukla hiç yoktan daha kötüdür.
- Sözleşmeye bağlı korumalar (contractual safeguards): Üretim sözleşmelerine, üreticinin fikri mülkiyeti yetkisiz amaçlarla kullanmasını, tasarımları kopyalamasını veya ürünü yetkisiz distribütörlere satmasını yasaklayan güçlü fikri mülkiyet hükümleri eklenmelidir.
10. Uzun Vadeli Düşünme
Bu on temel ilkeyi takip etmek yurt dışı üretimde başarı şansınızı artıracaktır. Zamana ve çabaya önceden yatırım yaparak güvenilir ve karşılıklı fayda sağlayan üretim ortaklıkları kurulabilmelidir.
[1] NNN: [“Non-disclosure, Non-use and Non-circumvention Agreement” (“İfşa Etmeme, Kullanmama ve Atlatmama Anlaşması”)]
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
