2021 Yılı Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Kısa Analizi*

 

“Hiç kimse değişime karşı değildir, yeter ki ucu kendisine dokunmasın.”

Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962)

1. Giriş

İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” (kısaca “İSO 500”) başlığıyla bir anket çalışması açıklanmaktadır. 2021 yılı araştırmasının sonuçları da 31 Mayıs 2022 tarihinde kamuya açıklanmıştır.

Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşları olan İSO 500 şirketleri, yarattıkları katma değer bakımından Türkiye’nin itici güce sahip başlıca kuruluşlardır. Bu şirketlerin ülke ekonomisinde işgal ettikleri yer düşünüldüğünde; yönetim, finansman, üretim ve ihracat bakımından daha güçlü olmalarının, Türkiye ekonomisinin gücünü de doğrudan ve büyük oranda etkileyeceği ilk etapta yapılabilecek bir çıkarsamadır.

2. 2021 Yılı İSO 500 Büyük Sanayi Kuruluşunun Kısa Analizi

2.1. Genel Durum

Bu yıl açıklanan verilere göre, İSO 500’de üretimden satışlar, 2020’deki 1,2 trilyon lira olan düzeyinden, yüzde 73,8’lik artışla 2021 yılında 2 trilyon lirayı geçmiştir. Artışın yüksek olmasında ihracattaki güçlü büyüme ile döviz kurları ve enflasyondaki hareketlenme etkili olmuştur.

Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında, İSO 500’ün üretimden satışlarında bundan daha yüksek oranlı artışların en son 1992-1997 dönemindeki yüksek enflasyon ortamında gerçekleştiği görülmüştür. Söz konusu dönemde, İSO 500’ün üretimden satışlarının yıllık artış oranları o yıllarda da yüzde 78 ile yüzde 112 frekansında seyretmiştir.

Tablo 1: İSO 500’ün Temel Göstergeleri
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı Değişim (%)
Tutarı (Milyon TL) Payı (%) Tutarı (Milyon TL) Payı (%) Tutarı (Milyon TL) Payı (%) 2020/2019 2021/ 2020
Üretimden Satışlar (net) 1.021.869 89,3 1.178.601 88,9 2.048.053 88,5 15,3 73,8
Faaliyet Karı 92.113 8,1 142.805 10,8 341.933 14,8 55,0 139,4
Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (*) 128.868 11,3 184.447 13,9 405.287 17,5 43,1 119,7
Dönem Karı (vergi öncesi) 61.614 5,4 92.503 7,0 219.446 9,5 50,1 137,2
Çalışan Sayısı (adet) 696.792 716.962 757.024
(*) FAVÖK/EBİTDA

Tablodaki “Payı” ibaresi, “Net Satışlara Göre Payı” ifade eder.

2021 yılına bakıldığında; yılsonu tüketici enflasyonu ile arındırıldığında üretimden satışların reel olarak geçen yıla göre yüzde 27,7 ile oldukça yüksek bir artış sergilediği görülmektedir. Üretimden satışların 50’lik gruplara göre dağılımına bakıldığında ise, ilk 50 kuruluşun yüzde 50 bandında seyreden ağırlığını bu yıl da koruduğu görülmekte, ilk 100 ise İSO 500’ün yüzde 63’ünü oluşturmaktadır.

Diğer yandan, küresel ticaretteki canlanma ve Türkiye’ye yönelik ilave tedarik talebi sonucunda Türkiye’nin 2021 yılı ihracatı yüzde 32,8 oranında artarak 225 milyar doları aşmış; aynı yıl İSO 500’ün ihracatı yüzde 33,9’luk artışla 85,8 milyar dolara ulaşarak İSO 500’deki ihracat artışı Türkiye’nin 1,1 puan üzerinde gerçekleşmiştir. İSO 500, 2021 yılında Türkiye ihracatının yüzde 38,1’ini, sanayi ihracatının ise yüzde 39,4’ünü gerçekleştirmiş durumdadır. İSO 500’de yer alan firmalar açısından ihracat her yıl olduğu gibi 2021’de de listede yer almak açısından önemli bir rol oynamış, ihracat yapan kuruluşların sayısı 464 ile yüksek seviyesini korumuştur.

Tablo 2: İSO 500’ün Üretimden Satışları
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı
Üretimden Satışlar (Milyon TL) Pay (%) Üretimden Satışlar (Milyon TL) Pay (%) Üretimden Satışlar (Milyon TL) Pay (%)
1.10 278.280 27,2 293.677 24,9 514.788 25,1
1-50 245.619 24,0 287.726 24,4 516.170 25,2
51.100 132.006 12,9 157.016 13,3 266.280 13,0
101-150 85.683 8,4 100.724 8,5 172.736 8,4
151-200 62.795 6,1 77.343 6,6 131.036 6,4
201-500 217.487 21,3 262.115 22,2 447.042 21,8
Toplam 1.021.869 100,0 1.178.601 100,0 2.048.053 100,0

2.2. Faaliyet Karlılığı ve Finansman Giderleri

Karlılık performansına ilişkin temel göstergelere bakıldığında, İSO 500’ün karlarının da yüksek oranlarda arttığı görülmektedir. 2021’de faaliyet karı yüzde 139 oranında artarak 143 milyar liradan 342 milyar liraya çıkmış, böylece faaliyet karlılığı 4 puan artışla yüzde 14,8’e yükselmiştir. Benzer bir şekilde faiz, amortisman ve vergi öncesi kar da yüzde 120’ye yakın bir artışla 185 milyar liradan 405 milyar liraya sıçramış, bunun sonucunda FAVÖK karlılığı 3,6 puan artışla yüzde 17,5’e çıkmıştır. Vergi öncesi kar ve zarar toplamı ise yüzde 137 artarak 92,5 milyar liradan 219 milyar liraya yükselmiş, bu gelişme satış karlılığını 2,5 puan artışla yüzde 9,5’e taşımıştır.

İSO 500’ün karlılık verilerine bakıldığında, faaliyet karlılığındaki iyileşmenin yanı sıra özellikle net kambiyo karlarının etkisiyle üretim faaliyeti dışı gelirlerdeki artış da karlılığa pozitif katkı yapmış gözükmektedir. 2021 yılında İSO 500’ün diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karları 579 milyar lira iken, gider ve zararları 482 milyar lira olarak gerçekleşmiştir. Bu iki rakam arasındaki fark alındığında, İSO 500’ün 97 milyar liralık üretim faaliyeti dışı net gelir elde ettiği görülmektedir. İSO 500’ün finansman giderleri, şirketlerin karlılığında belirleyici olmayı 2021 yılında da sürdürmüştür.

İSO 500’ün finansman giderleri Türk lirasındaki değer kaybı, enflasyondaki artış ve faiz oranlarındaki yükselişin de etkisiyle yüzde 135 oranında artarak 89 milyar liradan 209 milyar liraya yükselmiş, aynı yılda faaliyet karındaki artış yüzde 139 ile daha yüksek gerçekleşmiştir. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı hafif düşüşe rağmen son yıllarda olduğu gibi yüzde 60’ın üzerinde kalmıştır.

Tablo 3: İSO 500’ün Finansman Giderleri ve Faaliyet Karları
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı
Finansman Giderleri (Milyon TL) 63.831 88.845 208.922
Faaliyet Karı (Milyon TL) 92.113 142.805 341.933
Finansman Giderleri/Faaliyet Karı (%) 69,3 62,2 61,1

2.3. Varlık ve Kaynak Yapısı

Bir diğer değerlendirme ölçütü İSO 500’ün ana bilanço kalemleridir. Bu konuya ilişkin veriler, 2021 yılında İSO 500’ün aktif toplamının yüzde 65,4 artarak 1,3 trilyon liradan 2,1 trilyon liraya yükseldiğini göstermektedir. Aktif değerler içerisinde ana kalemler incelendiğinde; dönen varlıklar yüzde 74 artışla 821 milyar liradan 1,4 trilyon liraya ulaşırken, duran varlıklar yüzde 51 artışla 467 milyar liradan 706 milyar liraya yükselmiştir. Artan işletme sermayesi gereksinimi dönen varlıkların artışını desteklerken duran varlıklardaki artış daha sınırlı düzeyde kalmıştır.

Bilançonun kaynak yapısındaki değişimler analiz edildiğinde ise, aktif değerlerdeki büyümenin özkaynaklardan ziyade borçlanma marifetiyle finanse edildiği görülmektedir. 2021 senesinde özkaynaklar 407 milyar liradan 624 milyar liraya yükselerek yüzde 53 artarken; toplam borçlar 881 milyar liradan 1,5 trilyon liraya çıkarak yüzde 71 büyüme kaydetmiştir. Sanayicinin borç/özkaynak ilişkisini ortaya koyan bu durum, son yıllarda kaynak yapısının özkaynaklar aleyhine bozulduğunu da göstermektedir. 2015 yılında ilk kez yüzde 60’ların üzerine çıkan borçların aktif değerlerin finansmanındaki payı, 2019 ve 2020 yıllarında yüzde 68,4’e kadar yükselmiştir. 2021 yılında ise toplam borçların payı 2,3 puan daha artarak ilk kez yüzde 70 sınırını aşarak özkaynakların aktif değerler içindeki payı yüzde 29,3’e gerilemiş ve böylece toplam kaynaklar içerisinde borçlar şimdiye kadarki en yüksek, özkaynaklar ise en düşük payı almıştır.

Tablo 4: İSO 500’ün Borç/Özkaynak İlişkisi
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı
Borçlar/Aktif Toplamı (%) 68,4 68,4 70,7
Özkaynak/Aktif Oranı (%) 31,6 31,6 29,3
Toplam (%) 100,0 100,0 100,0

Borçların alt kalemleri incelendiğinde, mali borçlar yüzde 59 artışla 500 milyar liradan 796 milyar liraya çıkmış; diğer borçlar da 382 milyar liradan 711 milyar liraya yükselerek yüzde 86,5 oranında bir artış göstermiş olup, 2020’den farklı olarak 2021’de diğer borçlar mali borçların oldukça üzerinde büyüme kaydetmiştir. Böylece mali borçların toplam borçlar içindeki payı yüzde 57’den yüzde 53’e inerken, diğer borçların payı yüzde 43’ten yüzde 47’ye yükselmiştir. Başka bir deyişle, 2021’de faaliyetlerin finansmanında ve artan işletme sermayesi gereksiniminin karşılanmasında ticari borçlar çok daha fazla kullanılmıştır.

Tablo 5: İSO 500’ün Mali Borçları
Tutar (Milyon TL) Değişim (%)
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı 2020/2019 2021/2020
Toplam Mali Borç 406.313 499.566 795.915 23,0 71,1
Tablo 6: İSO 500’ün Kısa Süreli Mali Borçlar/Toplam Mali Borçlar Oranı
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı
Kısa Süreli Borç/Toplam Borç (%) 41,4 41,2 42,9

Borçların vadelerine göre gelişiminde de, kısa vadeli mali borçlardaki artış yüzde 65,5 olmuş ve uzun vadeli mali borçlardaki yüzde 55’lik artışın üzerinde gerçekleşmiştir. Mali borçlara göre daha yüksek artış gösteren diğer borçlar içerisinde ise, kısa vadeli borçların payı yüzde 87 ile yüksek seviyesini korumuştur. Kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payına bakıldığında; 2016 yılında yüzde 38 ile en düşük seviyesine inen bu oranın 2018’de yüzde 45,3 ile zirve yaptığı görülmektedir. 2019 ve 2020 yıllarında yüzde 41 dolaylarında yatay seyreden oran, 2021 yılında 1,6 puan artışla yüzde 42,8 seviyesinde kaydedilmiştir.

Bir diğer önemli gösterge de, dönen ve duran varlık ilişkisidir. Bu ilişkiye bakıldığında, 2021’de dönen varlıkların toplam aktif değerler içerisindeki payı yüzde 67’ye çıkarken, duran varlık payının yüzde 33’e gerilediği görülmektedir. Dönen varlıkların payının yükselmesi, sanayi kuruluşlarının işletme sermayesi ihtiyacındaki artışa işaret etmektedir.

Tablo 7: İSO 500’ün Dönen ve Duran Varlıkları
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı
Dönen Varlıklar (%) 60,9 63,7 66,9
Duran Varlıklar (%) 39,1 36,3 33,1
Toplam (%) 100,0 100,0 100,0

Kar/zarar eden kuruluşlara bakıldığında; İSO 500 içerisinde kar eden kuruluş sayısının 405 olarak gerçekleştiği görülmüş; faiz, amortisman ve vergi öncesi kar elde eden firma sayısı ise 489 olmuştur.

Tablo 8: İSO 500 İçinde Kar ve Zarar Eden Kuruluşlar
Vergi Öncesi Dönem Karı (Zararı) Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (Zarar)
Kar (adet) Zarar (adet) Kar (adet) Zarar (adet)
2019 411 89 483 17
2020 423 77 492 8
2021 405 95 489 11

2.4. Üretimde Teknolojinin ve Ar-Ge Harcamalarının Durumu

Türk sanayisinin teknolojik yapısına bakıldığında, 2021 yılında yaratılan katma değer içerisinde en yüksek payı yüzde 33,3 ile düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin almaya devam ettiği görülür. Düşük teknolojili sanayilerin payının son 3 yılda yüzde 40’lardan yüzde 33’lere gerilemesi olumlu bir gelişmedir. Bunun yanı sıra orta-düşük ve orta-yüksek teknolojilerin payının yüzde 53’lerden yüzde 60’lara yükselmesi de teknolojik dönüşüm açısından umut vericidir. Diğer yandan, yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı yüzde 6,4’ten yüzde 6,1’e gerilemiş olup; bu da sanayinin yüksek teknolojiye geçiş ihtiyacının sürdüğünü göstermesi açısından önemlidir.

İSO 500’de AR-GE harcaması yapan kuruluş sayısına bakıldığında; 2013’ten itibaren görülen kademeli artışın 2018’den sonra durağanlaştığı görülür. 2019’da 262, 2020’de 271 olan AR-GE yapan kuruluş sayısı 2021’de 265 olmuştur. 2021 yılında İSO 500’ün AR-GE harcamaları anket verileri ile yaklaşık 9 milyar TL düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu durum 2020’ye göre yaklaşık yüzde 44’lük artışa işaret etmektedir. Sanayi, sürdürülebilir ve nitelikli istihdam açısından hiç kuşkusuz en önemli sektördür. Bu nedenle sektörün istihdam performansı tüm ekonomimiz açısından son derece değerlidir. Verilere bakıldığında, İSO 500’ün istihdamının 2021 yılında yüzde 5,6 artarak 757 bin 24 kişiye yükseldiği, aynı yılda ödenen maaş ve ücretlerdeki artışın yüzde 33 dolaylarında gerçekleştiği görülmektedir.

Tablo 9: İSO 500’de Teknoloji Yoğunluklarına Göre Yaratılan Katma Değerin Dağılımı (%)
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı
Düşük teknoloji 40,0 37,3 33,3
Orta düşük teknoloji 29,6 31,5 32,4
Orta yüksek teknoloji 23,5 24,8 28,3
Yüksek teknoloji 6,9 6,4 6,1
Toplam 100,0 100,0 100,0
Tablo 10: İSO 500’ün Ar-Ge Harcamaları
2019 Yılı 2020 Yılı 2021 Yılı
Ar-Ge Harcaması (Milyon TL) 9.668,4 6.237,3 8.971,4
Ar-Ge Harcaması/Üretimden Satışlar (%) 0,95 0,53 0,44
Ar-Ge Harcaması Yapan Kuruluş Sayısı (adet) 262 271 265

2.5. Kısa Bir Sıralama

2021 yılında İSO 500 içinde yabancı sermaye paylı kuruluşların sayısı 1 adet daha azalarak 109’a inmiş durumdadır. 2009 yılından sonra yabancı sermaye paylı kuruluş sayısında yaşanan kademeli gerileme, 2018 ve 2019’daki duraklamanın ardından son iki yıldır devam etmektedir.

Halka açılmalar, sermayenin tabana yayılması ve şirketlerin bir finansman enstrümanı olarak kullanması açısından önemlidir. İSO 500 kuruluşlarının henüz çok azının halka açılma yöntemini kullandıkları ve 2021’de bu sayının 65 olduğu görülmektedir. 2021 yılında halka açılmalarda yaşanan önemli artışa rağmen, bunun İSO 500’e yansımaması dikkat çekicidir.

İSO 500’ün sektörel dağılımına bakıldığında, İSO tarafından oluşturulan 10’lu sektör gruplandırmasına göre şöyle bir dağılım ortaya çıkmaktadır: 2021’de üretimden satışlara göre en yüksek paya sahip olan sektör yüzde 26,4 ile “ana metaller ve makine imalatı sanayii” olmuştur. İkinci sırada yüzde 19,9 ile “kimyasal ürünler, plastik ve kauçuk ürünleri” yer alırken, bu sektörü yüzde 15,4’lük payıyla “kara, deniz taşıtları ve yan sanayii” takip etmiştir. Bu üç sektörün toplam üretimden satışların yüzde 60’tan fazlasını yapmış olması dikkat çekicidir.

İSO 500 çalışmasında 2021 yılında üretimden satışlara göre en büyük kuruluş 136,8 milyar liralık satışlarıyla Tüpraş olmuştur. Yine üretimden satışlara göre 67,3 milyar lira ile “Ford Otomotiv” ikinci sıradaki yerini korumuştur. Üçüncü sırada yer alan kuruluş değişmiş ve bu sıraya 55,2 milyar liralık üretimden satışlarıyla üç sıra birden yükselen “Star Rafineri” gelmiştir. Dördüncü sırada yer alan “Toyota Otomotiv” 46,2 milyar liralık üretimden satışlarıyla geçen seneki yerini koruyan bir diğer firmadır. Beşinci sıraya 38,7 milyar liralık üretimden satışlarıyla geçen yıl listenin 10. sırasında yer alan “İskenderun Demir ve Çelik” yükselmiş, altıncı sırada isminin açıklanmasını istemeyen bir kuruluş yer almıştır. “Ereğli Demir ve Çelik” 2021 yılında 36,8 milyar liralık üretimden satışlarıyla iki sıra yükselerek yedinci sırada yer almış, “Arçelik” ise 35,8 milyar lira ile sekizinci olmuştur. Dokuzuncu sırada 34,4 milyar lira ile “Oyak-Renault” yer alırken, 10. sırada da 26,6 milyar liralık üretimden satışlarıyla “TOFAŞ” yer bulmuştur.

3. Kısa Bir Değerlendirme

İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan 500 ve ikinci 500 büyük sanayi kuruluşu çalışmasının ne denli yerinde olduğu kuşku götürmez bir gerçektir. İSO 500 kuruluşları hem Türk ekonomisi hem de ülkemizin geleceği bakımından büyük bir öneme sahiptir. İşte bu önemi artıran bir etken de ekonomide üretim odaklı bir iklime girilmişken, 2018’de başlatılan büyük yatırım teşvik hamlesi kapsamında ilk kez tamamı sanayi odaklı bir teşvik paketinin açıklanmış olmasıdır. Ancak, burada üzerinde durulması ve vurgulanması gereken en temel husus, tartışmasız ülkemiz ekonomisinin rekabet gücünü ve yarınlarını da gözeterek üretim yapısının bir an önce yüksek teknolojili üretime evrilmesi olmalıdır.

* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. Yazıda yer alan tüm veriler, İSO’nun “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu:2021” çalışmasından derlenmiştir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.