ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome H. Powell’in ‘Merkez Bankası Bağımsızlığı ve Görevi’ Başlıklı Konuşması*

Üç ana noktaya değineceğim. İlk olarak, Federal Rezerv’in para politikası bağımsızlığı, Amerikan kamuoyuna iyi hizmet etmiş olan önemli ve geniş çapta desteklenen bir kurumsal düzenlemedir. İkinci olarak, Fed, maksimum istihdam ve fiyat istikrarına yönelik belirlenmiş hedeflerimize ulaşmak için araçlarımızı kullanarak ve halkın ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Kongresi’ndeki seçilmiş temsilcilerinin anlamasını ve etkili gözetimini kolaylaştırmak için şeffaflık sağlayarak bu bağımsızlığı sürekli olarak kazanmalıdır. Üçüncüsü, “örgümüze bağlı kalmalı” ve yasal hedeflerimiz ve otoritelerimizle sıkı bir şekilde bağlantılı olmayan algılanan sosyal faydaların peşine düşmemeliyiz.

Merkez bankası bağımsızlığı ve şeffaflığı (Central bank independence and transparency)

İlk noktada, para politikası bağımsızlığının gerekçesi, para politikası kararlarını kısa vadeli siyasi mülahazalardan izole etmenin faydalarında yatmaktadır. (1) Fiyat istikrarı, sağlıklı bir ekonominin temelidir ve zaman içinde halka ölçülemez faydalar sağlar. Ancak enflasyon yüksekken fiyat istikrarını yeniden sağlamak, ekonomiyi yavaşlatmak için faiz oranlarını yükselttiğimiz için kısa vadede popüler olmayan önlemler gerektirebilir. Kararlarımız üzerinde doğrudan siyasi kontrolün olmaması, kısa vadeli siyasi faktörleri dikkate almadan bu gerekli önlemleri almamıza olanak tanır. ABD bağlamında bağımsız para politikasının faydalarının iyi anlaşıldığına ve geniş çapta kabul edildiğine inanıyorum. (2)

İyi işleyen bir demokraside, önemli kamu politikası kararları, neredeyse her durumda, hükümetin seçilmiş organları tarafından alınmalıdır. Kurumlara bağımsızlık verilmesi son derece nadir, açık, sıkı bir şekilde sınırlandırılmalı ve kısa vadeli siyasi mülahazalardan korunmayı açıkça garanti eden konularla sınırlı olmalıdır.

Bağımsızlıkla birlikte, Fed’in demokratik meşruiyetini destekleyen ABD Kongresi’nin etkili gözetimini sağlayan şeffaflığı sağlama sorumluluğu da gelir. Fed’de bunu pasif değil, aktif bir sorumluluk olarak ele alıyoruz ve son birkaç on yılda Amerikan halkına hizmet için verdiğimiz kararların temeli ve sonuçları hakkında anlamlı şeffaflık sağlamak için çabalarımızı istikrarlı bir şekilde genişlettik. Yasal görevimizi yerine getirmeye ve yararlı ve uygun şeffaflık sağlamaya sıkı sıkıya odaklandık. (3)

Görevimize bağlı kalmak (Sticking to our mandate)

Yasal hedeflerimize ve yetkilerimize bağlı kalmamız ve günün diğer önemli sosyal meselelerini ele almak için kapsamımızı genişletme cazibesine direnmemiz çok önemlidir. (4) Ne kadar değerli olursa olsun, açık bir kanuni yetki olmaksızın yeni hedefler üstlenmek, bağımsızlığımızın altını oyar.

Banka düzenlemesi alanında da, diğer federal banka düzenleyicilerinin yaptığı gibi, Fed’in bir dereceye kadar bağımsızlığı vardır. Bu alanda bağımsızlık, kamunun denetim kararlarımızın siyasi mülahazalardan etkilenmeyeceğinden emin olmasını sağlamaya yardımcı olur. (5) Bugün bazı analistler, iklim değişikliği ile ilgili algılanan riskleri banka denetimine dahil etmenin uygun, akıllıca ve mevcut görevlerimizle tutarlı olup olmadığını soruyor.

İklim değişikliğini ele almak, şirketler, endüstriler, bölgeler ve uluslar üzerinde önemli dağılımsal ve diğer etkileri olacak politikaları gerektirecek gibi görünüyor. İklim değişikliğini doğrudan ele alan politikalarla ilgili kararlar, hükümetin seçilmiş organları tarafından alınmalı ve böylece halkın seçimlerle ifade edilen iradesini yansıtmalıdır.

Aynı zamanda, benim görüşüme göre, Fed’in iklimle ilgili finansal riskler konusunda dar ama önemli sorumlulukları var. Bu sorumluluklar, banka denetimi sorumluluklarımızla sıkı bir şekilde bağlantılıdır. (6) Kamu makul bir şekilde denetim otoritelerinden, bankaların iklim değişikliğinin finansal riskleri de dahil olmak üzere maddi risklerini anlamalarını ve uygun şekilde yönetmelerini talep etmelerini beklemektedir.

Ancak açık kongre mevzuatı olmadan, daha yeşil bir ekonomiyi teşvik etmek veya iklime dayalı diğer hedeflere ulaşmak için para politikamızı veya denetim araçlarımızı kullanmamız uygun olmaz. (7) Biz bir “iklim politika yapıcısı” değiliz ve olmayacağız.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.