Almanya’da Bankacılık Denetimi*

Merhum Mehmet Çekinmez üstadıma…

1. Giriş

Bir ülke ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için güvenilir bir bankacılık sistemine ihtiyacı vardır. Bankacılık denetimi, bu sistemin verimli ve istikrarlı olmasını sağlamaya yardımcı olur. Bankacılık denetiminin en önemli amaçları ve kredi kuruluşları için en önemli kurallar Alman Bankacılık Kanunu’nda (Kreditwesengesetz-KWG; Banking Act) belirtilmiştir.

Yalnızca istikrarlı bir finansal sistem, makroekonomik işlevini ve maliyet etkin dönüşüm ve finansal kaynakların sağlanmasını yerine getirebilir. Düzgün işleyen bir bankacılık sistemi, bir ülke ekonomisinin performans potansiyeli için vazgeçilmezdir ve bu nedenle tüm ekonomi için etkin bir bankacılık denetim sistemi şarttır.

Bankaların denetimine ilişkin birincil yasal dayanaklar, 1961 yılında imzalandığından bu yana birçok kez oldukça kapsamlı bir şekilde değiştirilen

  • Bankacılık Kanunu (Kreditwesengesetz-KWG; Banking Act),
  • Federal Eyaletler Mevduat Yasası (Pfandbriefgesetz-PfandBG),
  • Güvenli Saklama Yasası (Depotgesetz-DepotG; Safe Custody Act),
  • İnşaat ve Kredi Birlikleri Yasası (Bausparkassengesetz-BauSparkG; Building and Loan Associations Act) ve
  • Tasarruf Bankaları Yasası’dır (Sparkassengesetz-SpkG; Savings Banks Acts).

2. Bankacılık denetiminin amaçları

Bankacılık denetiminin temel amaçları Alman Bankacılık Kanunu’nun 6(2) numaralı maddesinde özetlenmiştir. Bunlar, bankacılık sistemindeki usulsüzlükleri önlemek için çalışmaktır.

  • Kurumlara emanet edilen varlıkların güvenliğini tehlikeye atma;
  • Bankacılık işlemlerinin düzenli yürütülmesini olumsuz yönde etkileme veya
  • Bir bütün olarak ekonomiye önemli ölçüde zarar verme/verebilme.

Alman Bankacılık Kanunu (Bankacılık Kanunu), bankaların kurulurken ve faaliyetlerini sürdürürken uymaları gereken kuralları belirler. Bu kurallar, bankacılık sisteminin sorunsuz işleyişini bozabilecek istenmeyen gelişmeleri önlemek için tasarlanmıştır. Bankaların ne kadar yakından denetlendiği, her şeyden önce yürüttükleri işin niteliğine ve ölçeğine bağlıdır. Prensip olarak düzenleyici kurum, kurumların yeterli sermayeye ve likiditeye sahip olup olmadığı ve uygun risk kontrol mekanizmalarını kurup kurmadığına en yakından odaklanır.

Bankacılık denetiminin dayandığı yasalar, serbest piyasa ekonomisinin ilkeleriyle uyumludur. Bankaların faaliyet politikalarından yalnızca bankaların üst yönetimi sorumludur. Ancak kurumlar temel niteliksel ve niceliksel koşulları yerine getirmek zorundadır ve defterlerini düzenleyiciye açmak için yasal bir yükümlülük altındadırlar. BaFin (Bundesanstalt für Finanzdienstleistungsaufsicht; Federal Financial Supervisory Authority), ödeme gücü denetimini gerçekleştirirken bir kurumda önemli eksiklikler tespit ederse ve tespit edilen gerçekler kanunla belirlenen koşullara uyuyorsa, BaFin kurumun iş politikalarına müdahale eden denetleyici tedbirler alabilir.

Bankacılık denetimi her durumda iflası önleyemez, böyle olması da beklenmemelidir. Bu nedenle müşterilerin korunması için yasal mevduat koruması vardır. Bir yatırımcının mevduatını maksimum 100.000 avroluk tazminat limitine kadar kapsar [Mevduat Garantisi ve Yatırımcı Tazminat Yasası’nın (Einlagensicherungs und Anlegerentschädigungsgesetz-EAEG; Deposit Guarantee and Investor Compensation Act) madde 4(2)]. Ancak yasal programın yanı sıra özel koruma planları ve yasal olarak öngörülen koruma derecesini aşan koruma sağlayan bankacılık birlikleri da vardır.

3. BaFin ve Deutsche Bundesbank (Alman Merkez Bankası) arasındaki sorumluluk dağılımı

BaFin ve Deutsche Bundesbank, bankacılık denetimini paylaşırlar. Bankacılık Kanunu’nun 6(1) no.lu maddesi uyarınca BaFin, Bankacılık Kanunu kapsamındaki kurumların denetiminden sorumlu idari makamdır. BaFin ve Deutsche Bundesbank’ın kurumların süregelen denetimindeki işbirliği, Bankacılık Kanunu’nun 7(1) no.lu maddesi gereğince, kurumların düzenli olarak sunmak zorunda oldukları rapor ve beyannameler ile sermayelerinin ve risk yönetim süreçlerinin yeterli olup olmadığını değerlendirir. Deutsche Bundesbank ile istişare halindeki BaFin ayrıca, “Deutsche Bundesbank tarafından kredi ve finansal hizmetler kurumlarının devam eden denetiminin yürütülmesi ve kalite güvencesine ilişkin Kılavuz” (Denetim Kılavuzu; Guideline on the execution and quality assurance of the ongoing supervision of credit and financial services institutions by the Deutsche Bundesbank) yayınlamıştır.

4. Yetkilendirme ve sürekli denetim

Bir kurumun fiilen sürekli olarak denetlenebilmesi için öncelikle yetki verilmesi gerekir.

4.1. Yetkilendirme ve yerine getirilmesi gereken koşullar

Almanya’da bankacılık işi yapmak isteyen herhangi bir taraf, BaFin’den yazılı izin almalıdır (Bankacılık Yasası’nın 32 ve 33. maddeleri). Bunun için belirli koşullar yerine getirilmelidir ki, işte bunlardan bazı örnekler:

  • Bir kurum kurulurken, belirli bir asgari başlangıç sermayesine sahip olduğunu kanıtlamak zorundadır. Örneğin yatırım bankaları için gereken başlangıç sermayesi en az 730.000 avro iken, mevduat toplayan kredi kuruluşları için en az 5 milyon avrodur.
  • Kurumun en az iki üst düzey yöneticisi (icra direktörü) olması gerekir. Her ikisi de “yeterli ve uygun” kişiler olmalıdır. “Yeterli” (fit) kişi olmak, ilgili kişilerin mesleki kariyerleri boyunca bugüne kadar yeni işlerini düzgün bir şekilde yürütmelerini sağlamak için yeterli teorik bilgi ve pratik deneyime sahip olmaları anlamına gelir. BaFin, güvenilir (yani “doğru”) kişiler olup olmadıklarını doğrulamak amacıyla cezai suçlar için Federal Merkezi Sicile (Bundeszentralregister; Federal Central Register) ve ticari suçlar için Merkezi Ticaret Siciline (Gewerbezentralregister; Central Commercial Register) danışır.
  • Başvuru sahibi, önerilen kurumda önemli katılım paylarına [Bankacılık Yasası’nın 1(9) no.lu maddesi] sahip olanları ve bu tür katılım paylarının büyüklüğünü beyan etmelidir. Bu tür kişiler aynı zamanda “uygun” (proper) kişiler olmalıdır. Aksi takdirde veya başka herhangi bir nedenle kurumun sağlıklı ve basiretli yönetimi adına gerekli standartları sağlayamıyorlarsa BaFin izin vermeyi reddedebilir.
  • Ayrıca, izin başvurusu, önerilen işin niteliğini, organizasyon yapısını ve önerilen iç kontrol sistemlerini gösteren geçerli bir iş planı içermelidir. BaFin, başvuranın işini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmesi için gerekli organizasyonel önlemleri almaya hazır olup olmadığını kontrol eder.

4.2. Devam eden denetim

Kurumlar kurulduktan sonra, bankacılık denetçisi onları sürekli olarak izler. Bunu yaparken, özellikle aşağıdaki noktalara dikkat eder:

  • Kredi kuruluşlarının yeterli özkaynakları olmalıdır [Kredi kurumları ve yatırım şirketleri için ihtiyati yükümlülükler hakkında 575/2013 sayılı AB Yönetmeliğinin 92 ila 386. maddeleri ile bağlantılı Bankacılık Kanunu’nun 10. maddesi (Sermaye Yükümlülükleri Yönetmeliği; CRR-Capital Requirements Regulation)]. Bankalar her zaman %4,5’lik Ortak Sermaye Katmanı 1 sermaye oranı, %6’lık Katman 1 sermaye oranı ve %8 toplam sermaye oranı yükümlülüklerini karşılamalıdır. Bankacılık gözetim personeli, devam eden denetimlerinin bir parçası olarak, kurumların bilanço içi varlıklar ve bilanço dışı işlemlerle ilgili olarak krediler, menkul kıymetler, türevler veya iştirak hisseleri gibi maruz kalınan riskleri karşılamak için yeterli sermayeye sahip olup olmadığını da izler. Temerrüt ve piyasa risklerine ek olarak, operasyonel risklerin de yeterli sermaye desteğine sahip olması gerekir.
  • Kurumlar ayrıca sermaye koruma tamponu, konjonktür karşıtı tampon ve eğer emredilirse, ayrıca sistemik riskler için sermaye tamponu, küresel sistemik olarak önemli finansal kurumlar için sermaye tamponu ve sistemik olarak önemli finansal kurumlar için sermaye tamponu için fon ayırmalıdır [Bankacılık Kanunu’nun 10(c) ila 10(i) maddeleri].
  • Ayrıca bankacılık denetimi, kurumların yeterli likiditeye sahip olup olmadığını, yani fonlarını, ödeme amaçları için her zaman yeterli likiditeyi garanti edecek şekilde yatırıp yatırmadıklarını da kontrol eder (Bankacılık Kanunu’nun 11. maddesi).
  • Denetleyici İnceleme Süreci (SRP-Supervisory Review Process) kapsamında BaFin, CRR [Bankacılık Yasası’nın 6(b) maddesi] kapsamında sermaye desteği gerektirmeyen riskleri de denetler. SRP’nin temel unsurları, yeterli risk yönetim sistemlerinin kurulması ve bunların BaFin tarafından denetlenmesidir. Örneğin, kurumlar, tüm önemli riskleri karşılamak için yeterli dahili sermayeye sahip olmalarını sağlayan sözde Dahili Sermaye Yeterliliği Değerlendirme Süreci (ICAAP-Internal Capital Adequacy Assessment Process) oluşturmalıdır. Ayrıca, uygun yönetim, izleme ve kontrol süreçlerine (“sağlam yönetişim düzenlemeleri/robust governance arrangements”) sahip olmalıdırlar. Sonuç olarak, bir kredi kuruluşunun organizasyonu yürüttüğü işin niteliğine ve ölçeğine uygun bir şekilde yapılandırılmalıdır. Ayrıca, kurumların Asgari Risk Yönetimi Yükümlülükleri (Mindestanforderungen an das Risikomanagement-MaRisk; Minimum Requirements for Risk Management) karşılaması gerekir. Riskleri tanımlayabilmeli, ölçebilmeli ve kontrol edebilmelidirler. Bankacılık işi giderek daha karmaşık hale geldiğinden, kurumlar farklı risklerini yönetmek ve izlemek için uygun önlemleri almalıdır. Bu nedenle, bankaların kendi risk kontrol ve yönetim sistemlerinin bu göreve uygun olup olmadığını doğrulamak BaFin’in önemli bir işlevidir.

Bu kuruluşların yıllık mali tablolarına ilave olarak, bankacılık denetçilerinin ana bilgi kaynakları, dış denetçilerin veya denetim birliklerinin yıllık mali tabloların denetiminin bir parçası olarak hazırladıkları denetim raporlarını içerir. Ayrıca kurumlar, her ay, ana bilanço kalemlerinin ve risk pozisyonlarının ve bunlardaki değişikliklerin tanımlanabileceği, aylık getiri olarak bilinen kısaltılmış bilançolar sunmak zorundadır. Kurumlar ayrıca önemli değişiklikleri (örneğin, acil net zararlar veya üst yönetimdeki, yurtiçi ve yurtdışı şube ağlarındaki veya %10’dan fazla iştirak hisselerindeki değişiklikler; emergent net losses or changes in senior management, in their domestic and foreign branch network or in participating interests) rapor etmelidir. Büyük riskler (large exposures) ve “Millionenkredite” (bir borçluya toplam 1,5 milyon avro veya daha fazla tutarda verilen krediler) de bildirilmelidir. BaFin ayrıca özel yerinde incelemeler yoluyla bir bankanın mali durumu hakkında daha derin bilgiler edinebilir. BaFin bu tür denetimler hakkında önceden bildirimde bulunabilir, ancak ayrıca bankaya “sürpriz” bir ziyarette bulunabilir.

Ödeme gücü denetimi amaçları için, BaFin tüm düzenleyici karar verme yetkilerine sahiptir. Tehditleri önlemeye yönelik önlemler, ciddi itirazlar olarak bilinen yazılı uyarılardan para cezalarına ve bir bankanın bankacılık faaliyetlerini yürütme yetkisinin geri alınmasına ve işyerinin kapatılmasına kadar uzanır. BaFin, üst yönetimin gerekli niteliklere sahip olmaması durumunda Denetim Kurulu’ndan (Supervisory Board) görevden alınmasını talep edebilir ve yerine özel bir komiser atayabilir. BaFin ayrıca denetim kurulu yetkilerini özel bir komisere devredebilir.

* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. İşbu yazı başlığı için bkz. Banking Supervision in Germany, Federal Financial Supervisory Authority (BaFin), 24.01.2014, < https://www.bafin.de/EN/DieBaFin/AufgabenGeschichte/Bankenaufsicht/bankenaufsicht_node_en.html > erişim tarihi 08 Kasım 2022

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.