Almanya’da Paylı Şirketler: Anonim Şirketler-1*

1. Anonim Şirketler

1.1. Anonim Şirketin İki Türü ve Uygulanacak Hukuk

10 Mayıs 2016 tarihinde değiştirildiği şekliyle 1965 tarihli (Alman) Anonim Şirket Yasası (Stock Company Act; Aktiengesetz-AktG), anonim şirketler ile hisseli halka açık anonim şirketler için yasal dayanak durumundadır. AktG, 1965 yılından bu yana, esas olarak Avrupa Birliği (AB) şirketler hukuku uyumlaştırma direktiflerini uygulamak için birkaç kez değiştirilmiştir. Bununla birlikte, 1994 ve 2016 yılları arasındaki değişikliklerin temel amacı deregülasyon ve modernizasyondu (deregulation and modernization): Küçük şirketler için yetersiz veya çok külfetli olduğu ortaya çıkan bazı maddeler basitleştirildi, nominal değersiz pay getirildi ve bir Kurumsal Yönetim Kodeksi (Corporate Governance Codex) çıkarıldı. Borsaya kote anonim şirket yönetimi, şirketin Kodekse ne ölçüde uyduğunu beyan etmek ve gerektiğinde şirketin Kodeksin belirli hükümlerine neden uymadığını açıklamakla yükümlüdür (a§ 161 AktG). Ortak Belirleme Yasaları kapsamına (scope of Co-determination Acts) giren borsaya kote anonim şirketler, denetim kurulunda her bir cinsiyet için en az %30’luk bir cinsiyet oranını/kotasını karşılamalıdır (a§ 96 II, III AktG). Borsaya kote veya Ortaklaşa Belirlenen sermaye şirketleri, takip eden beş yıl içinde ulaşılacak bir hedef kota tanımlayarak, yönetim kurullarında, yönetim kuruluna destek veren üst düzey yöneticilerde ve denetim kurulunda bu oranın sağlanması için gerekli her türlü tedbiri almakla yükümlüdür (a§a§ 76 IV, 111 V AktG).

AktG’de özel olarak ele alınmayan hususlarda, genel olarak dernekler için geçerli olan kanunlar anonim şirketler için de geçerlidir. Örneğin, 1897 tarihli Ticaret Kanunu’nun (Commercial Code; Handelsgesetzbuch-HGB) ticari kayıtlar ve muhasebe yükümlülükleri ile ilgili düzenlemelerinin çoğunu sağlayan a§a§ 238 ve devamı hükümleri. Ayrıca, a§ 31 BGB uyarınca, anonim şirketler, yöneticilerinin ve diğer üst düzey yönetim üyelerinin kusurlu eylemlerinden dolaylı olarak sorumludurlar. Ayrıca bir şirket, Alman Medeni Kanunu’nun (Civil Code; a§a§ 278, 831 BGB) genel kuralları uyarınca çalışanlarının görevi kötüye kullanmasından sorumlu tutulabilir.

1.2. Anonim Şirketin Yasal Yapısı

Anonim şirket (Aktiengesellschaft), devredilebilir hisselere (a§ 1 II AktG) bölünmüş sabit sermayeli bir şirkettir (a§a§ 6, 7 AktG). Hissedarlar, şirketin yükümlülüklerinden şahsen sorumlu değildir (a§a§ 1 I 2, 54 I AktG). AktG a§ 1 I 1 uyarınca tüzel kişi olan anonim şirket paylı anonim şirkettir (incorporated organization). İşletmenin asıl amacı ne olursa olsun, anonim şirket her zaman bir ticaret şirketi (commercial company) sayılır (a§ 3 I AktG). Sonuç olarak, Alman Ticaret Kanunu’nun tacirlerle ilgili tüm hükümleri, şirket kar amacı gütmeyen bir amaca hizmet (company serves a non-profit purpose) etse bile geçerlidir (a§ 6 HGB).

1.3. Paylı Anonim Şirketler

Anonim şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır (a§ 41 I 1 AktG). Tescile hak kazanmak için beş şartın yerine getirilmesi gerekir:

(i) Şirket esas sözleşmesi bir (veya daha fazla) kurucu(lar) tarafından noter tasdikli biçimde düzenlenir (a§a§ 2, 23 I AktG). AktG madde 23 II-IV, belge için minimum içerik koşullarını belirler. Daha başka hükümler de mümkündür, ancak kanun açıkça sapmalara izin veriyorsa AktG’den farklı olabilir (a§ 23 V AktG). Bu tür istisnalar nadir olduğu için, Alman sermaye şirketleri hukuku diğer hukuk sistemlerine kıyasla oldukça katıdır.

(ii) Kurucuların tüm hisseleri (a§a§ 2, 28, 29 AktG) taahhüt etmesi ve esas sözleşmede belirlenen sermaye tutarını ödemeleri gerekir. AktG madde 36a I, şirketin bir payın ihraç fiyatının en az %25’ini ve payların nominal değerinden daha yüksek bir tutarda ihraç edildiği primin tamamını talep etmesine hükmeder. Bir hissedar bir katkı payını (sermaye payı taahhüdünü) mahsup edemez ve şirket hisseleri ödeme (a§ 66 I AktG) veya bir katkı payını geri ödeme (a§ 66 II AktG) yükümlülüğünden feragat edemez. Ayni (sermaye) katkı paylarının esas sözleşmede belirtilen tutara eşit olup olmadığının bağımsız denetçiler tarafından doğrulanması gerekir (a§a§ 27, 33 III-V, 34, 35 AktG). AktG madde 33a, piyasa değeri olan belirli finansal araçlar veya varlıklarla ilgili olarak bir istisna sağlamaktadır. Bu tür katkı payları tam olarak yerine getirilmek zorundadır (a§ 36a II AktG).

(iii) Kurucular ilk denetçileri ve denetim kurulunu (Aufsichtsrat, a§ 30 I-III AktG) seçerler ve bu kurul da yönetim kurulunu atar (Vorstand, a§ 30 IV AktG). Kurucular, denetim kurulu, yönetim kurulu ve ilk denetçiler, şirketin doğru bir şekilde kurulması ile ilgili olarak her bakımdan özel hukuki ve cezai sorumluluk kurallarına tabidirler (a§a§ 46 ve devamı AktG).

(iv) Kurucular, denetim kurulu ve yönetim kurulunun uygun kuruluş için tüm koşulların karşılanıp karşılanmadığını kontrol ettiği yazılı bir kuruluş raporu sunarlar (a§a§ 32 ve devamı AktG). Özel durumlarda, örneğin, kuruculardan birinin denetim kurulu üyesi olması durumunda, mahkeme raporu doğrulamak için bağımsız denetçiler atamalıdır.

(v) Kurucular, denetim kurulu ve yönetim kurulu, tescil için yerel ticaret siciline başvurur ve a§ 37 IV AktG’de belirtilen tüm bilgi ve belgeleri sunarlar. Tescil kurumu, yukarıda belirtilen koşulların karşılanıp karşılanmadığını doğrular. Aksi takdirde, tescil başvurusu reddedilir (a§ 38 AktG). Aksi takdirde mahkeme, şirketi ticaret siciline kaydeder. Tescil, şirketin unvanını ve amacını, kayıtlı merkezini (Almanya’da olması gerekir, a§ 5 AktG), itibari sermayesini ve yöneticilerin imzalarını ve şirket ana sözleşmesinin tarihini (sonraki değişikliklerin tarihi dahil) içerir (a§ 39 AktG). İyiniyetle hareket eden üçüncü kişiler açısından ticaret sicilinin içeriği doğru kabul edilir (a§ 15 I, III HGB). Tescil hemen etkili olur. Tescil edildikten sonra, bir mahkeme, yalnızca ciddi hatalar nedeniyle kuruluşun geçersiz olduğunu ilan edebilir (a§a§ 262 I no. 5, 275 AktG).

Bir şirket, tescilinden önce bile sınırlı ölçüde faaliyet gösterebilir. Ancak bu durumda şirket adına hareket eden kişiler, kuruluştan önce doğan borç ve borçlardan müştereken ve müteselsil olarak sorumludurlar (a§ 41 I AktG).

1.4. Paylar

Pay sahibinin ortaklık hakkı paya dahil edilmiştir. Pay sahibi, şirket hissedarlığını, kurucu sıfatıyla, hisse senedi taahhütnamesi ile veya kuruluştan sonra hisse devri veya iletimi ile şirkete ortak olur.

Hissedarlık vermeye ek olarak, payların ikinci bir işlevi daha vardır. Şirketin toplam sermayesinin bir kısmını temsil ederler. AktG a§ 7’ye göre asgari sermaye (Grundkapital) 50.000 avrodur. Bu sermaye, nominal değeri olan paylara veya nominal değeri olmayan paylara (orantılı paylar) bölünür. Nominal değere sahip bir payın veya nominal değeri olmayan bir payın oranının asgari değeri 1 avrodur (a§ 8 II, III AktG).

Bir payın üçüncü işlevi, menkul kıymet olarak kullanılmasıdır. Şirkete ortaklık/hissedarlık, borsa içinde veya dışında devredilebilen yazılı bir belge (hisse senedi) ile temsil edilir. Sadece sermaye katkı payının tamamı ödendikten sonra ihraç edilen hamiline yazılı hisse senetleri (a§ 10 II AktG), anlaşma ve sertifikaların teslimi (a§ 929 BGB) ile devredilirken, nama yazılı hisseler anlaşma, sertifikaların onaylanması ve teslimat ((a§ 68 AktG; a§a§ 12, 13 Wechselgesetz) ile devredilir. Esas sözleşme, şirketin yönetim kurulu tarafından verilecek nama yazılı bir hisse devrine muvafakat vermesini [company’s consent to a transfer of a registered share; a§ 68 II AktG: vinkulierte Namensaktie] gerektirebilir (zorunlu tutabilir).

Kara paranın aklanmasını önlemek için bir şirket, yalnızca mülkiyet devrinin kağıt üzerinde iz bırakması durumunda hamiline yazılı hisse senedi ihraç edebilir. Bu nedenle, hamiline hisse senetlerine yalnızca borsaya kote şirketler veya hisselerini merkezi bir menkul kıymetler deposuna kaydettiren şirketler için izin verilir (a§ 10 II AktG).

Esas sözleşme, farklı hisse türleri sağlayabilir. Bu seçeneğin en yaygın kullanımı, oy hakkı olmaksızın imtiyazlı hisseler (preferred shares without voting rights; Vorzugsaktien) oluşturmaktır (a§a§ 12 I 2, 139 et seq. AktG).

* Bu çalışma için yararlanılan kaynak için bkz. Introduction to German Law, Third Edition, Edited by Joachim Zekoll and Gerhard Wagner, Wolters Kluwer, 2019, < https://www.ius.uzh.ch/dam/jcr:1877b5cd-285a-49a3-a44b-f1c7c2ed283c/Sethe%20in%20Zekoll_Wagner%20Company%20Law%20in%20Germany.pdf > erişim tarihi 22 Kasım 2022 (Bu yazıda yer alan görüşler “Introduction to German Law” kitabının 5. Bölüm yazarı Rolf Sethe’ye ait olup derleyenin çalıştığı kurumu bağlamaz, derleyenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Bu çalışmadaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler derleyene aittir.) Bu konuda ayrıca bkz. Yavuz Akbulak, Almanya’daki Şirket Türlerine Genel Bir Bakış, Legal Blog, 22 Kasım 2022

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.