Anayasa Mahkemesinin “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)” Kararı Üzerine

Anayasa Mahkemesinin, “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)” ile ilgili ders niteliğindeki 5/7/2022 tarihli (Atilla Yazar ve Diğerleri, Başvuru No: 2016/1635) kararı 22/9/2022 tarih ve 31961 sayılı Resmi Gazetede yayınlandı.

Özet:

HAGB kabul isteği sanığın suçluluğuna ilişkin bir tespit yapılmadan sorulamaz.

HAGB kararları gerekçesiz.

HAGB yürürlüğe girdikten sonra mahkumiyet değil beraat kararları düştü.

Anayasa Mahkemesinin Tespitleri:

Türkiye’de HAGB kararları mahkûmiyet kararlarının yaklaşık dörtte birini oluşturmaktadır. Almanya’da ise 2019 yılında 716.000 kişi cezai hüküm giymişken HAGB kurumu uygulanan dava sayısı 6.153’tür.

HAGB uygulanmasını yargılamanın henüz başında kabul eden sanıklar hakkında derece mahkemelerinin yargılamanın sonraki aşamalarında adil yargılanma hakkının neredeyse bütün güvencelerini askıya almalarına yol açtığını açıkça göstermektedir.

Bu bakımdan mevcut sistemde haklarında HAGB kararı verilmesini duruşmanın başında kabul eden sanıkların bu irade beyanları istismar edilmektedir. HAGB için öncelikle sanığın suçlu olduğu mahkemece kabul edilmeli ve daha sonra hüküm devresine geçilmelidir.

HAGB’ye itiraz incelemelerinde sadece şeklî koşullar bakımından değil maddi yönden de inceleme yapması hususunda uygulama birliği olmadığı tespit edilmiştir. HAGB itiraz incelemesinin ihlalleri önlemede yetersiz kalması karşısında temel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği iddialarının öncelikle olağan yasa yolları ile çözüme kavuşturulması için birtakım yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

HAGB, beraate değil mahkumiyete alternatif bir karar türü olması gerekirken HAGB’ye ilişkin düzenleme yürürlüğe girdikten sonra beraat kararları oransal olarak azalma göstermiştir.

Mahkemeler; genel ve muğlak ifadelerle ve kanun hükümlerinin tekrarından ibaret gerekçelerle kişiler hakkında HAGB kararları vermektedir.

Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilirken derece mahkemelerinin 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesinin uygulandığı durumlarda adil yargılanma hakkının -silahların eşitliği ilkesi, gerekçeli karar, savunma için gerekli zaman ve kolaylığa sahip olma ve müdafi yardımından yararlanma hakkı gibi- çeşitli güvencelerine aykırı davrandıkları ve bunun bir usul istismarı olduğu sonucuna varılmıştır.

Anayasa Mahkemesinin tüm bu tespitlerini alt alta koyduğumuzda HAGB sil baştan diyebilir miyiz?

Anayasa Mahkemesinin 22/9/2022 tarih ve 31961 sayılı Resmi Gazetede yayınlanana 5/7/2022 karar tarihli (Atilla Yazar ve Diğerleri, Başvuru No: 2016/1635) kararı:

https://legalbank.net/belge/hukmun-aciklanmasinin-geri-birakilmasi-kararlari-nedeniyle-ifade-ozgurlugu-ile-toplanti-ve-gosteri-y/4318672

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 2009 yılında mezun olmuştur.
Marmara Üniversitesinde “Kamu Hukuku” alanında tezli yüksek lisans (tez aşamasında) yapmaktadır.
Serbest avukatlık yapmaktadır.
İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezinde 2012-2017 yılları arası gönüllü olarak görev almıştır.
TBB Avukat Hakları Merkezi Yürütme Kurulu üyesi olarak 2017-2021 yılları arasında görev yapmıştır.
TBB’nin Avrupa Konseyi ile birlikte yaptığı SİAC (2016-2019) projesinde avukatlara Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru eğitimi vermiştir.
TBB’nin Avrupa Konseyi ile birlikte yaptığı ve İstanbul Barosu’nun da pilot baro olarak yer aldığı İHEM (2019-2022) projesinde avukatlara *Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru eğitimi vermiştir. *
İstanbul Barosu Disiplin Kurulu Üyesi olarak 2018-2021 yılları arasında görev yapmıştır.
TBB Kişisel Verileri Koruma Hukuku Komisyonu kurucu başkanıdır ve 2019-2022 yılları arasında başkanlığını sürdürmüştür.
İstanbul Barosu Staj Eğitim Merkezinde 2018 yılından beri soruşturma ve kovuşturma alanlarını kapsayacak şekilde “Avukat Disiplin Yargılaması” eğitimi vermektedir.
Toplumda hak, hukuk ve avukata doğru bakış bilincini oluşturmayı amaçlayan Hukuk Okur Yazarlığı Projesinde eğitmenlik yapmaktadır.
Üyeleri sadece avukatlardan oluşan Kamu Yararını Savunma Derneğinde 2017-2019 yılları arasında başkanlık yapmış olup halen yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır.
Avukatlık Vekalet Ücreti Alacağından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar konusunda sicile kayıtlı bilirkişi olarak görev yapmaktadır.
İstanbul Barosu Dergisinde “Öldürme ve Yaralama Kastını Belirleme Ölçütleri” adlı makalesi yayınlanmıştır. (Kasım-Aralık 2016 Cilt:90)
“Anayasa Mahkemesinin Makul Sürede Yargılanma Hakkı ile İlgili Pilot Kararı Üzerine” isimli makalesi Legal Yayıncılık tarafından yayınlanmıştır. (Temmuz 2020)