
Hocam Prof. Dr. Hilmi HACISALİHOĞLU’na…
1. Muhasebenin erken dönemdeki gelişimi
Mezopotamya’daki kazılarda 7000 yıldan daha eskiye dayanan muhasebe kayıtları (accounting records) bulunmuş olup, eski Mezopotamya’dan gelen bu belgeler, satın alınan ve ticareti yapılan mallar ile harcamaların listelerini göstermektedir. Bu belgeler, paranın yanı sıra muhasebenin gelişimi, o dönemdeki tapınakların (temples) vergilendirme ve ticaret faaliyetleri ile de ilgilidir.
Muhasebenin erken gelişimi; yazı (writing), hesap (counting) ve paradaki (money) gelişmeler ile yakından ilişkilidir. Özellikle, sayımın gelişmesinde önemli bir adımın -somuttan soyut hesaplara geçişin- muhasebe ve paranın erken gelişimi ile ilgili olduğuna ve tüm bunların Mezopotamya’da gerçekleştiğine dair güçlü kanıtlar vardır.
Eski Babil, Asur ve Sümer (Babylon, Assyria and Sumer) harabelerinde ise, 7000 yıldan daha eskilere dayanan diğer erken muhasebe kayıtları da bulunmuştur. O zamanın insanları, mahsullerin ve sürülerin büyümesini kaydetmek için ilkel muhasebe yöntemlerine (primitive accounting methods) güveniyordu. Çiftçilik ve hayvancılık için doğal bir mevsim (natural season) olduğundan, mahsuller hasat edildikten veya genç hayvanlar sütten kesildikten sonra bir fazlalık elde edilip edilmediğini saymak ve belirlemek te kolaydı.
2. Muhasebecinin rolünün gelişmesi
MÖ dördüncü bin yıl ile MÖ üçüncü bin yıl arasında, eski İran’daki yönetici liderler ve rahipler, mali meseleleri (financial matters) denetleyen kimselere sahiptiler. Godin Tepe (Tapeh Godin) ve Tepe Yahya’da (Tapeh Yahya) kil yazıların muhasebesini yapmak için kullanılan silindirik jetonlar (cylindrical tokens), mahsulleri depolamak için geniş odaları olan binalarda bulunmuştur. Godin Tepenin bulgularında yazılar sadece figürlü tablolar içerirken, Tepe Yahyanın bulgularında yazılar ayrıca grafik temsiller içerir. Kil jetonlarını kullanan bir defter tutma biçiminin icadı, insanlık için büyük bir bilişsel sıçramayı temsil eder.
MÖ ikinci binyılda ticaretin ve iş dünyasının gelişmesi muhasebecinin rolünü genişletmiştir. Fenikeliler, Mısır hiyeratik yazısını temel alan muhtemelen “muhasebe amaçları için” bir fonetik alfabe icat etmişler ve eski Mısır’da bir kişinin “yazmaların denetçisi (comptroller of the scribes)” unvanına sahip olduğuna dair kanıtlar bulunmuştur. Ayrıca Eski Ahit’te (Old Testament/Tevrat) de muhasebenin erken bir biçimine dair kanıtlar vardır; örneğin Çıkış Kitabı (Book of Exodus), Musa’nın İtamar’ı (Ithamar), meskenin inşasına katkıda bulunulan malzemeleri hesaba katması için görevlendirdiğini anlatır.
MÖ dördüncü yüzyıla kadar, eski Mısırlılar ve Babilliler, “sözlü denetim raporları” (oral audit reports) da dahil olmak üzere depolara giriş ve çıkış hareketlerini kontrol etmek için denetim sistemlerine sahiplerdi ve bu da “denetçi (auditor)” kavramının kullanılmasıyla sonuçlandı (:audire, Latince ‘duymak’ manasında). Vergilendirmenin önemi (importance of taxation) ödemelerin kayıt altına alınmasını gerekli kılmış ve Rosetta Stone’da (antik Mısır’ın Memphis kentinde yer alan ve çeşitli kararnameleri de içeren buyruk taşı) ayrıca bir vergi isyanının tarifi de yer almıştır.
3. Roma devri
İmparator Augustus zamanında (MÖ 63-MS 14), Roma hükümeti, Res Gestae Divi Augusti (Latince: “İlahi Augustus’un Eylemleri/The Deeds of the Divine Augustus”) tarafından da kanıtlandığı gibi ayrıntılı mali bilgilere erişebiliyordu. Yazıta (inscription) göre, Augustus idaresi halka yapılan dağıtımlar, ordu gazilerine verilen toprak veya para hibeleri, yapılan sübvansiyonlar, tapınakların inşası, dini teklifler, tiyatro gösterileri ve gladyatör harcamaları minvalinde Roma halkına hesap verirdi. İmparatorun emrindeki muhasebe bilgilerinin kapsamı, bunun amacının belli bir planlamayı ve karar vermeyi kapsadığını göstermektedir.
Romalı tarihçiler Suetonius ve Cassius Dio, MÖ 23’te Augustus’un kamu gelirlerini, aerarium’daki (hazine/treasury), eyalet maliyesindeki (vergi memurları/tax officials) ve ellerindeki nakit tutarlarını listeleyen bir rasyonarium (hesap/account) hazırladığını kaydederler.
Nakit, emtia ve işlemlerin kayıtları (records of cash, commodities, and transactions) Roma ordusunun askeri personeli tarafından titizlikle tutulurdu. MS 110 dolaylarında Vindolanda kalesinden birkaç gün içinde alınan küçük nakit meblağlara hesap kayıtları, kalenin gelirleri günlük olarak nakit olarak hesaplayabileceğini, belki de kampta üretilen fazla malzemelerin veya malların satışından, kölelere dağıtılan kalemlerden elde edilen gelirleri hesaplayabildiğini gösterir.
4. Ortaçağ ve Rönesans dönemleri
4.1. Çift girişli defter tutma (double-entry bookkeeping)
Sekizinci yüzyılda İran’da, bilginler, Kuran’ın Müslümanların hayatlarının tüm meselelerinde Allah’a hesap verme yükümlülüklerinin bir parçası olarak, borçlarının kaydını tutmaları şartıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtmişlerdir. Bu, bir bireyin ölümünden sonra terekenin ayrıntılı muhasebesini gerektiren miras söz konusu olduğunda, özellikle zorlaştığını gösterir. Cenaze masraflarının ödenmesinden sonra kalan mal varlığı ve borçlar, eşler, çocuklar, babalar ve anneler dahil, ailenin her bir üyesine sabit paylar halinde tahsis edilirdi. Bu, Hindu-Arap matematiğine bağlı olan oranların, çarpmanın ve bölmenin kapsamlı kullanımını gerektirirdi.
Kalıtım/miras matematiği (inheritance mathematics), ortaçağ İslam matematikçisi Muhammed ibn Musa el-Khwarizmi (Avrupa’da Algoritma/Algorithmi olarak bilinir) tarafından geliştirilen bir sisteme dayanıyordu. El Harezmi’nin “Tamamlama ve Dengeleme Yoluyla Hesaplama Üzerine Kapsamlı Kitap/The Compendious Book on Calculation by Completion and Balancing” isimli eseri, cebir matematiğini kurmuş ve son bölüm İslami miras tahsislerinin (Islamic inheritance allocations) çözümü için gerekli olan çift girişli muhasebeye ayrılmıştı. Harezmi’nin bu çalışması, Arap, Yahudi ve Avrupalı bilginler arasında önemli ölçüde aktif söylem ve ticaretin olduğu bir zamanda geniş çapta dağıtıldı; İberya’daki Endülüs’ün öğrenim merkezlerinde öğretildi ve onuncu yüzyıldan itibaren, ortaçağ kilisesi tarafından günahkar olarak yasaklanmalarına rağmen, Hint-Arap rakamlarını muhasebe kitaplarına kaydırmaya başlayan Avrupa bankacılığına da yavaş yavaş girdi. Örneğin Kahire’deki bankacılar, İtalya’da bu tür bir formun bilinen kullanımından önce gelen ve kayıtları Kahire Geniza’sında bulunan MS 11. yüzyıldan kalma çift girişli bir defter tutma sistemini kullandılar. Fibonacci, İtalya ve Avrupa’da yaygın olarak okunan Liber Abaci’sinde (Liber Abbaci/hesap/matematik kitabı) çift girişli ve Hint-Arap rakamlarına yer verdi.
El Harezmi’nin kitabı, “yenileme/restoration” anlamına gelen [Avrupalılar tarafından “cebir” olarak tercüme edilen (cebir esasen Arapça güçlük, zorluk manasındadır)] el-cebr’i miras muhasebesine dahil ederek, üç temel muhasebe – cebirsel konsepte yol açtı:
- Borçlar = Krediler (Debits = Credits): ‘Eşittir’ işaretinin (equal sign) sol ve sağ taraflarındaki cebirsel işlemler “dengeleme/balance” zorundaydı veya hatalıydı. Bu, hata kontrolü için çift girişli “defter tutma denklemi/bookkeeping equation”nin cebirsel karşılığıdır.
- Gerçek hesaplar (real accounts): Bunlar, serveti takip etmeye yönelik varlıkları, bu servete karşı başkalarının iddialarından kaynaklanan yükümlülüklere karşı tartılan varlıkları ve mal sahibinin net serveti veya mal sahibinin öz sermayesi olan farkı içeriyordu. Bu, El Harezmi’nin “temel muhasebe eşitliği/denklemi/basic accounting equation” idi.
- Nominal hesaplar (nominal accounts): Serveti etkileyen bu izlenen faaliyetler ve gerçek hesaplara “yenileme”, muhasebenin kapanış sürecini ve mal sahibinin servet artışının hesaplanmasını-net geliri yansıtırdı.
Cebir, eşittir işaretinin solundaki ve sağındaki formülleri dengeler ve geri yükler. Çift girişli defter tutma (double-entry bookkeeping), benzer şekilde borç ve alacak toplamlarını eşittir işareti etrafında dengeler.
756 senesinde Abbasi Halifesi Al-Mansur, An Shi İsyanını (An Shi Rebellion) engellemek için Tang hanedanının Li Düklerini desteklemek için bilginler, tacirler ve paralı askerler gönderdi. Abbasiler ve Tanglar, Abbasilerin kara cüppeli Araplar (Black-robed Arabs) olarak bilindiği bir ittifak kurdular. Tang Hanedanlığının kapsamlı fetihleri ve çok dilli mahkemesi, karmaşık bir bürokratik ondalık, angarya emeği ve vergi sistemini yönetmek için yeni matematik gerektiriyordu. Abbasi bilginleri, cebirsel çift girişli defter tutmalarını Tang bakanlıklarının çoğunun operasyonlarına uyguladılar. Tang hanedanı denizdeki varlığını Hint Okyanusu, Basra Körfezi ve Kızıldeniz boyunca ve Fırat Nehri boyunca genişletti. Karada ise, bugünkü Çin’in büyük çoğunu fethettiler.
Tanglar, tacirlerin mevduat makbuzlarında (merchant receipts of deposit) kökleri olan kağıt parayı icat etti. Tang’ın, havaya uçma eğilimi nedeniyle halk arasında “uçan nakit/flying cash” olarak adlandırılan para sertifikaları (money certificates), işlemler için çok daha kapsamlı muhasebe gerektirirdi. Kağıt para (paper Money), ağır metalik türlerden çok daha taşınabilirdi ve Tang, evrensel kullanımını (universal usage), başka herhangi bir şey kullanmak için ceza ve muhtemelen idam tehdidi altında sağladı.
Tanglar, muhasebe defterleri ve işlem belgeleri için kağıdın yaygın kullanımında büyük yenilikçilerdi. Tüm bir metin sayfasını geriye doğru ahşap bir bloğa kesmeyi, mürekkebi uygulamayı ve ahşapta yontulmuş karakterler ve seramik baskı bloklarının yaratılması dahil olmak üzere erken hareketli tip icat ederek sayfaları basmayı içeren sekizinci yüzyıl Çin baskı tekniklerini geliştirdiler. Tang bilimi, kültürü, görgü ve giyimi Asya’da yaygın olarak taklit edildi. Japonya’nın geleneksel kıyafetleri ve yemek için yerde oturmak gibi gelenekler Tanglar’dan ödünç alındı. Goryeo krallığı (modern adı “Kore” Goryeo’dan gelir) Tangların imparatorluk sarı kıyafetlerini giydi, Tang hanedanının Üç Departman ve Altı Bakanlık imparatorluk sistemini kullandı ve kuzey Çin’in Jurchen kabilelerini içeren kendi “mikro-bağımlı sistemine/microtributary system” sahipti.
Çift giriş bilgisinin daha sonra dağılması, Cengiz Han’ın ve daha sonra Tang Hanedanlığı bürokrasisinden derinden etkilenen torunu Kubilay Han’ın yükselişine bağlanabilir. Moğollar tarafından fethedilen bir şehre ilk girenler, Moğolların birlikler arasında dağıtılmak üzere %10’unu aldığı şehrin toplam servetini hesaplayan muhasebecilerdi. Çift girişli defter tutma Moğolların vergiler ve harcamalar hakkında tam olarak bilgi sahibi olmalarını sağlamada önemli bir rol oynamıştır.
Oranlar, bölme ve çarpma Romen rakamlarıyla zordu ve “ikiye katlama/doubling” adı verilen bir yöntemle elde edildi. Benzer şekilde, toplama ve çıkarma (addition and subtraction), Romen rakamlarının hataya açık bir şekilde yeniden düzenlenmesini içeriyordu. Bunların hiçbiri çift girişli muhasebeye izin vermedi ve sonuç olarak ortaçağ Avrupa çift girişli muhasebeyi benimsemede Doğu ve Orta Asya’da geride kaldı. Hindu-Arap rakamları Avrupa’da bilinirdi, ancak bunları kullananlar şeytanla işbirliği içinde kabul edilirdi. Hindu-Arap matematiğinin yasaklanması, Roma rakamlarından başka herhangi bir şeyin kullanımını yasaklayan yasalara dahil edildi. Bu tür düzenlemelerin gerekliliği, tacirler için çift girişli defter tutmanın çekiciliğinin de bir göstergesidir. Fibonacci’nin kitabı Liber Abaci çift girişli ve Hindu-Arap rakamları hakkındaki bilgileri tacir ve bankacılara geniş çapta yaymış, ancak basımlar elle kopyalandığından, yalnızca küçük bir grup insan, özellikle İtalyanlar, bilgisine gerçekten erişebilmişti. Tam çift girişli defter tutmanın mevcut en eski kanıtı, 1299-1300 Farolfi defterinde görünür. Floransalı tacirlerden oluşan ve merkezi Nîmes’de bulunan Giovanno Farolfi & Company, en önemli müşterileri olan Arles Başpiskoposuna tefecilik de yaptı. Tam bir çift giriş sisteminin keşfedilen en eski kaydı Messari’dir. Messari hesapları, iki taraflı (bilateral) olarak günlüğe kaydedilen borç ve alacakları içerir ve önceki yıldan kalan bakiyeleri taşır ve bu nedenle çift girişli bir sistem olarak genel kabul görür.
4.2. Rönesans dönemi
Vatikan ve Cenova, Floransa ve Venedik’teki İtalyan bankacılık merkezleri 14. yüzyılda zenginleşmişti. Bunlar, açtıkları krediler için makbuz verdiler ve diğer modern bankacılık faaliyetlerini kaydettiler. Fibbonaci’nin Liber Abaci’si İtalya’da geniş çapta okundu ve İtalyan Giovanni di Bicci de’ Medici 14. yüzyılda Medici bankası için çift girişli defter tutmayı başlattı ve 15. yüzyılın sonunda Venedik’teki ticari girişimler bu sistemi yaygın olarak kullandı.
Leonardo da Vinci’nin yakın bir arkadaşı olan gezici öğretmen Luca Pacioli, bu ortamda, Yunanca veya Latince değil, İtalyanca yerel dilde bir kitap yayınladı. Pacioli bir abbaco eğitimi aldı, yani Latince yerine yerel dilde eğitim aldı ve tacirlerin ihtiyaç duyduğu bilgilere odaklandı. Pragmatik yönelimi, arkadaşı da Vinci tarafından yaygın olarak tanıtılması ve yerel İtalyanca kullanımı, 1494 tarihli yayını Summa de Arithmetica, Geometria, Proportioni et Proportionalita (Aritmetik, Geometri ve Orantı Hakkında Her Şey/Everything About Arithmetic, Geometry and Proportion) popülerliğini sağladı.
Luca’nın kitabı, “credre”nin “emanet etmek (to entrust)” ve “debere (to owe)”nin “borçlanmak” anlamına gelen kelimelerini popüler hale getirdi-muhasebede “borç (debit)” ve “kredi (credit)” kelimelerinin kullanımının kökeni eskiye dayanır-.
Ragusalı ekonomist Benedetto Cotrugli’nin 1458 tarihli incelemesi Della mercatura e del mercante perfetto, çift girişli bir defter tutma sisteminin bilinen en eski elyazmasını içerir. El yazması ilk kez 1573’te yayınlandı.
Luca Pacioli’nin Summa de Arithmetica, Geometria, Proportioni et Proportionalità (İtalyanca: “Aritmetik, Geometri, Oran ve Orantı İncelemesi/Review of Arithmetic, Geometry, Ratio and Proportion”) ilk kez 1494’te Venedik’te basıldı ve yayınlandı. Kitap 27 sayfalık bir inceleme içeriyordu, “Particularis de Computis et Scripturis” (Latince: “Hesaplama ve Kaydın Ayrıntıları/Details of Calculation and Recording”) isimli Pacioli kitabı, bir referans/atıf kaynağı/metni (reference tex) olarak kullanan tacirler için yazdı ve esas olarak onlara sattı.
Luca Pacioli çift girişli defter tutmayı icat etmemiş olsa da, defter tutma konusundaki 27 sayfalık incelemesi, geniş baskı sayısı (tirajı) ve yerel İtalyanca dilinde basılmış olması nedeniyle önemli bir eserdir.
Pacioli’nin çift girişli muhasebe sisteminin doğrudan temelinde üç büyük hesap defteri bulunur:
- Memoriale (memorandum/muhtıra)
- Ggiornale (journal/günlük)
- Quaderno (ledger/kayıt defteri)
5. Finansal ve yönetim muhasebesi (financial and management accounting)
Anonim şirketlerin gelişimi (özellikle yaklaşık 1600’den itibaren), operasyonları hakkında ilk elden bilgiye sahip olmayan (first-hand knowledge) yatırımcılar gerekli bilgileri sağlamak için hesaplara dayandığından, muhasebe bilgileri için daha geniş kitleler oluşturdu. Bu gelişme, dahili [internal/yani yönetim muhasebesi] ve harici [external/yani finansal muhasebe] amaçlar için muhasebe sistemlerinin bölünmesine ve ardından muhasebe ve kamuyu aydınlatma (açıklık/saydamlık) düzenlemelerine (accounting and disclosure regulations) ve denetçiler tarafından harici hesapların bağımsız tasdikine (independent attestation) yönelik artan bir ihtiyaçla sonuçlandı.
6. Çağdaş profesyonel muhasebe dönemi
Modern Muhasebe, yüzyıllarca süren düşünce (thought), gelenek (custom), alışkanlık (habit), eylem (action) ve geleneğin (convention) bir ürünüdür. Muhasebe mesleğinin mevcut durumunu (current state of the accountancy profession) iki kavram oluşturmuştur.
- Birincisi, on dördüncü ve on beşinci yüzyılda çift taraflı defter tutma sisteminin gelişimi,
- İkincisi ise, on dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda oluşturulan muhasebe profesyonelleşmesi.
Yeminli muhasebecinin modern mesleği, on dokuzuncu yüzyılda İskoçya’da ortaya çıkmıştır. Bu süre zarfında, muhasebeciler genellikle avukatlarla aynı derneklere aitti ve ikinci avukatlar bazen müşterilerine muhasebe hizmetleri sundular. Erken modern muhasebenin günümüzün adli muhasebesiyle benzerlikleri de vardı.
Temmuz 1854’te Glasgow’daki Muhasebeciler Enstitüsü, Kraliyet Beyannamesi (Royal Charter) için Kraliçe Victoria’ya dilekçe verdi. Glasgow muhasebecisi tarafından imzalanan bu dilekçede, muhasebe mesleğinin İskoçya’da uzun süredir saygın bir meslek olarak var olduğunu ve uygulayıcıların sayısının başlangıçta az olmasına rağmen, sayının hızla arttığını savundu. Dilekçede ayrıca muhasebeciliğin çeşitli beceriler gerektirdiğine dikkat çekildi.
19. yüzyılın ortalarında, Britanya’nın Sanayi Devrimi (Industrial Revolution) tüm hızıyla sürdü ve Londra dünyanın finans merkezi oldu. Sınırlı sorumlu şirketin ve büyük ölçekli üretim ve lojistiğin büyümesiyle birlikte, giderek karmaşıklaşan yüksek hızlı küresel işlemler dünyasını idare edebilen, varlık amortismanı (asset depreciation) ve envanter değerlemesi (inventory valuation) gibi rakamları hesaplayabilen ve en son gelişmelerden haberdar olan teknik açıdan daha yetkin muhasebecilere olan talep arttı.
Durumlarını iyileştirmek ve düşük standartların eleştirileriyle mücadele etmek için, İngiltere’deki yerel meslek kuruluşları, 1880’de kraliyet tüzüğü ile kurulan İngiltere ve Galler’deki Yeminli Mali Müşavirler Enstitüsü’nü oluşturmak üzere birleştiler, kısa bir süre sonra kabul için davranış standartları ve sınavlar hazırlandı ve üyelere, bir firma ortağı için “FCA” (Yetkili Mali Müşavir/Fellow Chartered Accountant) ve bir muhasebeci kadrosunun kalifiye bir üyesi için “ACA” (Yetkili Mali Müşavir/Associate Chartered Accountant) mesleki unvanlarını kullanma yetkisi verildi. Amerika Birleşik Devletleri’nde 1887’de Amerikan Yeminli Mali Müşavirler Enstitüsü/American Institute of Certified Public Accountants kuruldu. Kanada’da, Kanada Yeminli Mali Müşavirler Enstitüsü/Canadian Institute of Chartered Accountants 1902’de, Kanada Yönetim Muhasebecileri Birliği/Certified Management Accountants of Canada 1908’de kuruldu.
* Bu derlemede/çeviride yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Derlemedeki/çevirideki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
