
“…
Ezilmiş ellerimin arasında başım
Bu yeryüzünde başka çarem kalmamış
İşte gelip kapılarına dayanmışım
Karşında yıkılmış bir duvar gibiyim
Beni sarhoş etme, başım dönüyor
Üstüme varma İstanbul, kederliyim.”
Ümit Yaşar OĞUZCAN (“Üstüme Varma İstanbul”; 1926-1984)
1. Giriş
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 23 Şubat 2022 tarihinde, kurumsal sürdürülebilirlik durum tespitine ilişkin bir Yönerge önerisini[1] kabul etmiştir. Bu Direktifin amacı; sürdürülebilir ve sorumlu kurumsal davranışları teşvik etmek ve şirketlerin operasyonlarında ve kurumsal yönetişiminde insan hakları ve çevresel hususları temellendirmektir. Bu yeni kurallar, işletmelerin Avrupa içindeki ve dışındaki değer zincirleri de dahil olmak üzere eylemlerinin olumsuz etkilerini ele almalarını sağlamayı hedeflemektedir.
Bu minvalde, tarafımızca hazırlanan ve aşağıdaki dipnotlarda da verilen “Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti (Corporate Sustainability Due Diligence) Yönergesi” başlıklı çalışma hazırlanarak Legal Blog web sitesinde yayımlanmıştır.
Bu defa, söz konusu Yönergeye/Direktife ilişkin bazı sorular ve cevaplar[2] Türk işletmeleri bakımından önemi nedeniyle irdelenecektir.
2. Avrupa Birliği Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Yönergesine Dair Bazı Sorular ve Cevaplar
2.1. Amaç ve Kapsam
– Direktif Ne İşe Yarayacaktır?
Direktif, AB Üye Devletlerinin olumsuz insan hakları ve çevresel etkileri belirlemek, önlemek, sona erdirmek, hafifletmek ve hesaba katmak için bir kurumsal durum tespiti görevini ulusal hukuka aktarmalarını gerektirir. Bu görev, bir şirketin kendi operasyonları, bağlı kuruluşları ve bunların değer zincirleri için de geçerli olacaktır.
– Direktifin Amacı Nedir?
Direktif, AB iç pazarında faaliyet gösteren şirketlerin, bu şirketlerin faaliyetleri ile bağlantılı potansiyel ve fiili olumsuz insan hakları ve çevresel etkilerin belirlenmesi, önlenmesi ve azaltılması, durdurulması ve en aza indirilmesi yoluyla sürdürülebilir kalkınmaya ve ekonomilerin ve toplumların sürdürülebilir geçişine katkıda bulunmalarını sağlamayı amaçlamaktadır.
– Olumsuz İnsan Hakları Etkisi Nedir?
Direktif, insan haklarını geniş bir şekilde korumayı amaçlamaktadır. Yönerge kapsamında, insan haklarına yönelik olumsuz bir etki (adverse human rights impacts), aşağıda listelenen uluslararası insan hakları belgelerine uygun olarak, aşağıdaki haklardan veya yasaklardan birinin ihlalinden kaynaklanan, korunan bir kişi üzerinde olumsuz bir etki olacaktır:
- Bir arazinin doğal kaynakları üzerinde tasarruf etme ve geçim araçlarından mahrum bırakılmama hakkı;
- Yaşama ve güvenlik hakkı;
- İşkence veya zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı;
- Özgürlük ve güvenlik hakkı;
- Bir kişinin özel yaşamına, ailesine, konutuna veya yazışmasına keyfi veya hukuka aykırı olarak müdahale edilmesi ve itibarına yönelik saldırılarda bulunulmasının yasaklanması;
- Düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne müdahale yasağı;
- Adil bir ücret, insana yakışır bir yaşam, güvenli ve sağlıklı çalışma koşulları ve çalışma saatlerinde makul sınırlamalar dahil adil ve elverişli çalışma koşullarından yararlanma hakkı;
- İşgücü, şirket tarafından sağlanan konaklama yerlerinde barındırılıyorsa, işçilerin yeterli konutlara erişiminin kısıtlanması ve işçilerin işyerinde yeterli yiyecek, giyecek, su ve arındırmaya erişiminin kısıtlanması yasağı;
- Zorunlu eğitimin tamamlandığı yaşın altındaki ve her halükarda genellikle 15 yaşından küçük olmayan bir çocuğun çalıştırılmasının yasaklanması;
- İşyerinde her türlü köleliğin, köleliğe benzer uygulamaların, serfliğin veya aşırı ekonomik veya cinsel sömürü ve aşağılama gibi diğer tahakküm veya baskı biçimlerinin yasaklanması;
- İnsan ticaretinin yasaklanması;
- Örgütlenme, toplanma, örgütlenme ve toplu pazarlık özgürlüğü hakkı;
- İstihdamda eşit olmayan muamelenin yasaklanması, özellikle eşit değerdeki iş için eşit olmayan ücret ödenmesi;
- Yeterli bir yaşama ücretinin alıkonulmasının yasaklanması
Gibi…
– Olumsuz Çevresel Etki (adverse environmental impacts) Nedir?
- Biyolojik çeşitlilik ve tehlike altındaki türler;
- Cıva üretimi, kullanımı ve işlenmesi;
- Kalıcı organik kirleticilerin üretimi ve kullanımı;
- Atıkların işlenmesi, toplanması, depolanması ve bertaraf edilmesi;
- Tehlikeli kimyasalların ithalatı;
- Ozon tabakasını incelten belirli maddelerin üretimi ve tüketimi ve
- Tehlikeli atık ihracatı ve ithalatı.
– Yönerge, Zorla Çalıştırılarak Üretilen Ürünlerin İthalatını Yasaklıyor mu?
Direktif, zorla çalıştırma ile üretilen ürünlerin Avrupa Birliği’ne ithal edilmesini yasaklamamaktadır. Bunun ayrı bir AB mevzuatında ele alınması beklenmektedir. Bununla birlikte, zorla çalıştırma, Direktifin durum tespiti yükümlülüklerinin kapsadığı olumsuz bir insan hakları etkisi olacaktır.
2.2. Kapsanan Şirketler (covered companies)
– Direktif Hangi Şirketleri Kapsamaktadır?
Belirli bir şirketin kapsanıp kapsanmayacağı ciroya, çalışan sayısına ve/veya sektöre bağlı olacaktır. Belirli bir büyüklüğün üzerindeki tüm şirketler genellikle kapsanacaktır. Bunlar, Komisyon tarafından 1. grup şirketler olarak anılmaktadır. Daha küçük şirketler ise, bir büyüklük eşiğini karşılamaları ve mevcut sektörel OECD rehberliği kapsamındaki yüksek etkili belirli sektörlerde (aşağıda verilmektedir) olmaları durumunda kapsanacaktır.
AB şirketleri (EU Member State company) için, büyüklük eşiği hem ciroyu hem de çalışan sayısını dikkate alır. AB üyesi olmayan şirketler için büyüklük yalnızca ciro ile ölçülür.
Uyumluluk eşikleri aşağıda daha ayrıntılı olarak açıklanmıştır:
AB Üye Devletinde kurulan bir şirketin aşağıdaki koşullardan birini yerine getirmesi gerekir:
Grup 1: Yıllık mali tabloların hazırlandığı son mali yıl için ortalama 500’den fazla çalışanı ve dünya çapında net cirosu 150 milyon Avronun üzerinde olan şirketlerdir veya
Grup 2: 1. gruptaki şirketler dışında kalan, yıllık mali tabloların hazırlandığı son mali yılda dünya çapında ortalama 250’den fazla çalışanı ve en az %50’si olmak şartıyla 40 milyon Avrodan fazla net ciroyu aşağıdaki sektörlerden biri veya daha fazlasında üreten şirketlerdir:
- Tekstil, deri ve ilgili ürünlerin imalatı (ayakkabı dahil) ve tekstil, giyim ve ayakkabı toptan ticareti;
- Tarım, ormancılık, balıkçılık (su ürünleri dahil), gıda ürünlerinin imalatı ve tarımsal hammaddelerin, canlı hayvanların, odun, yiyecek ve içeceklerin toptan ticareti;
- Maden kaynaklarının, nereden çıkarıldığına bakılmaksızın çıkarılması (ham petrol, doğal gaz, kömür, linyit, metaller ve metal cevherleri ile diğer tüm metalik olmayan mineraller ve taş ocağı ürünleri dahil), ana metal ürünlerinin imalatı, diğer metalik olmayan mineral ürünler ve fabrikasyon metal ürünler (makine ve teçhizat hariç) ve maden kaynakları ile temel ve ara mineral ürünlerin (metaller ve metal cevherleri, inşaat malzemeleri, yakıtlar, kimyasallar ve diğer ara ürünler dahil) toptan ticareti.
AB üyesi olmayan şirketler (Non-EU company), üçüncü bir ülkenin yasalarına göre kurulan şirketler olup, aşağıdaki koşullardan birini yerine getirmeleri gerekir:
Grup 1: Geçen mali yıldan önceki mali yılda Avrupa Birliği’nde 150 milyon Avrodan fazla net ciro elde etmişlerdir veya
Grup 2: Avrupa Birliği’nde son mali yıldan önceki mali yılda 40 milyon Avrodan fazla, ancak 150 milyon Avrodan fazla olmayan net ciro elde etmişlerdir (ancak dünya çapındaki net cironun en az %50’si bir veya daha fazla yılda elde edilmesi şartıyla).
– Çalışan Sayısı Nasıl Hesaplanır?
Yarı zamanlı çalışanlar (part-time employees), tam zamanlı eşdeğer esasa (full-time equivalent basis) göre hesaplanacak ve geçici taşeron işçileri, doğrudan şirket tarafından aynı süre için istihdam edilen işçiler gibi çalışan sayısına (number of employees) dahil edilecektir.
– Net Ciro Nasıl Hesaplanır?
Net ciro (net turnover), genel olarak, satış indirimleri, katma değer vergisi ve ciro ile doğrudan bağlantılı diğer vergiler düşüldükten sonra ürünlerin satışından ve hizmetlerin sağlanmasından elde edilen tutardır. Bir şirket uluslararası muhasebe standartlarını uygularsa veya Avrupa Birliği dışında kurulmuşsa, bunun yerine net gelir, şirketin mali tablolarının hazırlanmasıyla bağlantılı olarak kullanılan mali raporlama çerçevesi tarafından veya bu çerçevede tanımlanır.
– 2. Grup Şirketler İçin Uyum Koşulları Farklı mı?
Grup 2 şirketlerinin durum tespiti yükümlülüğü daha az olacak; yalnızca sektörleri ile ilgili ciddi olumsuz etkilere odaklanmaları gerekecektir. Direktifin iç hukuka aktarılması süresinin bitiminden iki yıl sonrasına kadar durum tespiti gerekli olmayacaktır. Bu, grup 2 şirketlerinin gerekli süreç ve izlekleri oluşturmasını ve grup 1 şirketleri için daha erken uygulama tarihinin teşvik etmesi muhtemel sektör işbirliğinden, teknolojik gelişmelerden ve standartlardan yararlanmalarını amaçlamaktadır. Ayrıca, Direktif tarafından tasarlanan iklim değişikliğine yönelik eylemler, grup 2 şirketlerine uygulanmayacaktır.
– Kaç Şirket Kapsanacaktır?
Komisyon, Direktifin yaklaşık 13.000 AB şirketini ve 4.000 üçüncü ülke şirketini kapsayacağını tahmin etmekte olup; 9.400 AB şirketinin grup 1’in bir parçası olacağı ve geri kalanının grup 2’de olacağı öngörülmektedir.
2.3. Mevcut Durum ve Yürürlük Tarihi (status and effective date)
– Direktif Yasal Olarak Şu Anda Bağlayıcı mıdır?
Direktif halihazırda Komisyon tarafından kabul edilmiş olup, henüz yasal bir etkisi bulunmamaktadır. Bir sonraki adım, Komisyonun önerisinin Avrupa Parlamentosu ve Konsey tarafından onaylanmasıdır. Direktif, AB Üye Devletleri için yükümlülük yaratacak ve bu ülkeler de Direktife uygun olarak ulusal mevzuatı benimsemeleri gerekecektir. Aktarılan bu ulusal mevzuat, şirketler için bağlayıcı olacaktır.
– Uyumluluk (compliance) Ne Zaman Gereklidir?
Kabul edildikten sonra, Üye Devletlerin Direktifi ulusal hukuka aktarmaları için iki yılları olacaktır. Grup 1 şirketlerinin Direktifin yürürlüğe girmesinden iki yıl sonra uyum sağlamaları gerekecek; grup 2 şirketlerinin ise, uyum sağlamaları gerekmeden önce iki yılları daha olacaktır.
2.4. Durum Tespiti Konusu
– Durum Tespiti Nedir?
Durum tespiti (due diligence) aşağıdaki eylemlerden oluşur:
- Durum tespitinin politikalara bütünleşmesi;
- Mevcut veya potansiyel olumsuz etkilerin belirlenmesi;
- Olası olumsuz etkilerin önlenmesi ve azaltılması;
- Fiili olumsuz etkilerin sona erdirilmesi ve boyutlarının en aza indirilmesi;
- Bir şikayet izleklerinin oluşturulması ve sürdürülmesi;
- Durum tespiti politikasının ve alınan önlemlerin etkinliğinin izlenmesi ve
- Durum tespiti konusunda kamuya açık iletişim.
– Değer Zinciri Nedir?
Bir şirketin “değer zinciri” (value chain) hem yukarı yönlü hem de aşağı yönlü faaliyetleri içerir. “Değer zinciri” Direktifte, ürün veya hizmetin geliştirilmesi ve ürünün kullanımı ve elden çıkarılması dahil olmak üzere bir şirket tarafından mal üretimi veya hizmet sunumu ile ilgili faaliyetleri ve ayrıca ilgili faaliyetleri içerecek şekilde yukarı ve aşağı yönde kurulan iş ilişkilerinin faaliyetleri tanımlanır. Bu yapı, hammaddeleri, ürünleri veya ürün parçalarını tasarlayan, çıkaran, üreten, nakleden, depolayan ve tedarik eden veya şirkete şirketin faaliyetlerini yürütmek için gerekli olan hizmetleri sağlayan yukarı yönde kurulmuş doğrudan ve dolaylı iş ilişkilerini kapsamayı amaçlar. Düzenlenmiş bir mali teşebbüs için, bir kredi veya başka bir mali hizmetin sağlanmasına ilişkin değer zinciri, yalnızca alıcı müşterinin ve müşterinin faaliyetleri geçerli sözleşmeyle bağlantılı olan diğer grup şirketlerinin faaliyetlerini içerir. Ancak, düzenlenmiş bir finansal kuruluşun değer zinciri, kredi, finansman, sigorta veya reasürans alan bir KOBİ’yi kapsamaz.
– Durum Tespiti Grup 1 ve Grup 2 Şirketleri İçin Farklı mıdır?
Grup 2 şirketlerinden yalnızca, kapsam dahilindeki sektörleriyle ilgili mevcut ve potansiyel ciddi olumsuz etkileri belirlemeleri istenir.
– Şirketler Şimdi Ne Yapmalı?
Şirketler en azından Direktif kapsamına girip girmediklerini değerlendirmeli ve eğer öyleyse Direktifin durumunu izlemeye devam etmelidirler. Potansiyel olarak etkilenen şirketler, Direktifin gerekliliklerine uymak için gerekli olacak iş miktarına ilişkin bir yön duygusu sağlamak için üst düzey bir ön boşluk değerlendirmesi yapmayı da düşünmelidir. Elbette, birçok şirket, mevcut veya bekleyen yasal gereklilikleri karşılamak, müşteri, tüketici veya diğer paydaş gerekliliklerini veya taleplerini karşılamak veya bunlarla uyum sağlamak için olumsuz insan hakları ve çevresel etkileri ele almak için politikalar, izlekler ve programlar uygulamaktadır veya geliştirmektedir veya geliştirmektedir.
2.5. Olumsuz Etkilerin Belirlenmesi ve Ele Alınması
– Şiddetli Olumsuz Etki Nedir?
“Şiddetli olumsuz etki” (severe adverse impact), (1) doğası gereği özellikle önemli olan, (2) çok sayıda kişiyi veya çevrenin geniş bir alanını etkileyen, (3) geri döndürülemez veya (4) etkiden önceki durumu eski haline getirmek için gerekli önlemler nedeniyle düzeltilmesi özellikle zor olan etkidir. Grup 2 şirketlerinin yalnızca sektörleriyle ilgili ciddi olumsuz etkilere odaklanması gerekir.
2.6. Raporlama
– Raporlama Gerekli midir?
Söz konusu şirketlerin çoğunun, Direktif kapsamındaki konular hakkında yıllık olarak rapor vermesi gerekir. Komisyonun, raporlama içeriği ve ölçütlerine ilişkin yetki devrine dayanan tasarrufları benimsemesi gerekir. Bunlar, durum tespitinin tanımı, potansiyel ve fiili olumsuz etkiler ve alınan ilgili önlemler hakkında bilgileri belirtmek için gerekli olacaktır. Açıklamalar şirketin web sitesinde yayınlanır. Bildirilerin önceki takvim yılı için her yıl 30 Nisan’a kadar yayınlanması gerekir.
– Raporlamanın İstisnaları Var mıdır?
Şirketler, Finansal Olmayan Raporlama Direktifi (veya NFRD’nin yerine geçecek olan Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi) kapsamında raporlama yapmaları gerekiyorsa, Direktif kapsamında raporlama yapmak zorunda kalmayacaklardır. NFRD uyarınca, söz konusu şirketlerin yönetim raporlarına asgari olarak çevresel, sosyal ve çalışanlarla ilgili konular, insan haklarına saygı ve yolsuzlukla mücadele ve rüşvet konularıyla ilgili bilgileri içeren finansal olmayan bir beyanı dahil etmeleri gerekmektedir.
– Şirketlerin İklim Değişikliğine Karşı Atmaları Gereken Eylemler Nelerdir?
Grup 1 şirketlerinin, iş modellerinin ve stratejilerinin, sürdürülebilir bir ekonomiye geçişle ve Paris Anlaşması uyarınca küresel ısınmayı 1,5a°C ile sınırlandırmayla uyumlu olmasını sağlamak için bir plan benimsemeleri gerekecektir.
3. Sonuç
Avrupa Komisyonu, özü zorunlu insan hakları ve çevresel durum tespiti gerektirecek olan ve uzun bir süredir beklenen Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti Yönergesini yayınlamıştır.
Yönerge, AB Üye Devletlerinin, söz konusu şirketleri, bunların yan faaliyetlerini ve değer zincirlerini içeren olumsuz insan hakları ve çevresel etkiler açısından durum tespiti gerektiren mevzuatı benimsemelerini gerektirmektedir.
Diğer şeylerin yanı sıra, söz konusu şirketlerin durum tespitini politikalara bütünleştirmesi, mevcut ve potansiyel olumsuz etkileri belirlemek ve ele almak için adımlar atmaları ve durum tespiti konusunda kamuya rapor vermeleri; ek olarak, daha büyük şirketlerin iklim değişikliği ile mücadele için belirli adımlar atması gerekecektir.
Direktif ihlaller için, hem idari yaptırımları hem de zararlar için üçüncü şahıslara karşı sorumluluğu öngörmektedir.
Direktif, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli çok uluslu şirketlerin önemli sayıda AB tarafından organize edilen bağlı kuruluşlarına uygulanacaktır. Avrupa Komisyonu’nun tahminlerine göre, büyük bir kısmı ABD’de bulunan 4.000 organize üçüncü ülke şirketi için de geçerli olacaktır.
Bu çalışmada, önerilen Direktifin özeti soru ve cevap biçiminde sunulmuştur.
* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.
[1] Avrupa Birliği “Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti ve Ekine İlişkin Yönerge Önerisi” (Proposal for a Directive on corporate sustainability due diligence and annex) için lütfen bkz. < https://ec.europa.eu/info/publications/proposal-directive-corporate-sustainable-due-diligence-and-annex_en > erişim tarihi 10 Mayıs 2022
Bu konuda aşağıdaki çalışmalara bakılabilir:
- Yavuz AKBULAK, Avrupa Birliği “Kurumsal Sürdürülebilirlik Durum Tespiti” (Corporate Sustainability Due Diligence) Yönergesi, Legal Blog, 09 Mayıs 2022, < https://legal.com.tr/blog/genel/avrupa-birligi-kurumsal-surdurulebilirlik-durum-tespiti-corporate-sustainability-due-diligence-yonergesi/ >
- Yavuz AKBULAK, İlk Halka Arzlarda Durum Tespiti Soruşturması (Due Diligence), Legal Blog, 27 Nisan 2022, < https://legal.com.tr/blog/genel/ilk-halka-arzlarda-durum-tespiti-sorusturmasi-due-diligence/ >
[2] Bu konuda şu çalışmalardan yararlanılmıştır:
- Michael R. Littenberg, Samantha Elliott, Austin Bohn, A Q&A on the European Commission’s Proposed Corporate Sustainability Due Diligence Directive, Oxford Business Law Blog, 10 May 2022, < https://www.law.ox.ac.uk/business-law-blog/blog/2022/05/qa-european-commissions-proposed-corporate-sustainability-due > erişim tarihi 10 Mayıs 2022
- Michael R. Littenberg, Samantha Elliott, Austin Bohn, European Commission (Finally) Proposes Mandatory Human Rights and Environmental Due Diligence Directive ”“ A Deep Dive Q&A on the Commission Proposal, Ropes&Gray, February 28, 2022, < https://www.ropesgray.com/en/newsroom/alerts/2022/February/European-Commission-Finally-Proposes-Mandatory-Human-Rights > erişim tarihi 10 Mayıs 2022
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
