Avrupa Merkez Bankası’nın ‘Borçlu Sermaye Piyasalarını Yeşillendirme Planı’ Üzerine*

“Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,

Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,

Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;

Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.”

Ümit Yaşar OĞUZCAN (1926-1984)

Avrupa Merkez Bankası (AMB; European Central Bank-ECB), 04 Temmuz 2022 tarihinde, Ekim 2022’den itibaren uygulanacak olan kurumsal tahvil varlık satın alım programında ve kredi işlemlerinde yapılacak değişiklikler ile iklim değişikliği hususlarını Eurosistem para politikasına bütünleştireceğini açıkladı (2022 Basın Duyurusu[1]). Bu politika değişikliğine ilişkin ilk açıklama heyecan verici derecede kısaydı, ancak yine de 2022 Duyurusunun sürdürülebilir finans, Avrupa yatırım sınıfı borç piyasası ve buna bağlı olarak tüm Avrupa borç sermaye piyasaları için bir takım etkileri söz konusudur.

AMB, 01 Temmuz 2022 itibarıyla 345 milyar avroluk kurumsal borç senetlerine sahiptir. AMB’nin Kurumsal Sektör Satın Alma Programı (ECB’s Corporate Sector Purchase Programme-CSPP) kapsamındaki menkul kıymet alımları 30 Haziran 2022 tarihinde sona ermiş olsa da, AMB vadesi gelen menkul kıymetlerden anapara ödemelerini yeniden yatırmayı taahhüt ettiğini belirtmiştir. CSPP’den yapılan yeniden yatırımın 2022 yılında ayda yaklaşık 1,1 milyar avro olacağı tahmin edilmektedir (ayrı Pandemi Acil Satın Alma Programı kapsamında satın alınan 40,3 milyar avroluk tahvillerden herhangi bir yeniden yatırım hariç).

AMB, 2022 Duyurusunda, olgunlaşan CSPP menkul kıymetlerden elde edilen fonları, daha düşük sera gazı (greenhouse gas-GHG) emisyonları, daha iddialı karbon azaltma hedefleri ve daha iyi iklim ile ölçülmek üzere “daha iyi iklim performansına sahip ihraççılar” (issuers with better climate performance) tarafından ihraç edilen menkul kıymetlere yeniden dağıtmayı planladığını belirtmiştir. Sonuç olarak, bunun AMB karbondan arındırma ve enerji geçişi ile daha uyumlu şirketlerin daha büyük bir kısmını yansıtmasını beklemektedir.

2022 Duyurusu, CSPP satın alımının CSPP’ye uygun tahvil evreninin (bond universe) her bir ekonomik sektörünün göreli piyasa değeriyle orantılı olduğu ve bu nedenle menkul kıymetler tamamen kredi kalitesi ve diğer yasal parametrelere göre seçildiği, hakim olan “piyasa tarafsızlığı” (market neutrality) ilkesinden bir kaymaya işaret etmektedir.

Bununla birlikte, 2022 Duyurusunda, yatırım yapılabilir sermaye piyasaları (investment grade capital markets) üzerinde önemli etkileri olabilecek bir dizi sorunun da yanıtsız bırakıldığı ifade edilerek, kamuyu açık kaynaklardan yapılan aramalarda aşağıdaki değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir:

  • Diğer merkez bankaları da benzer politikalar benimseyecek ve “piyasa tarafsızlığından” (market neutrality) uzaklaşacaklardır.
  • Yeşil, sürdürülebilirlik ve sürdürülebilirliğe bağlı tahvillere (sustainability-linked bonds; SLBs) alışlarda geleneksel tahvillere göre daha fazla önem verilecektir.
  • Değerlendirme, üyesi olduğu ekonomik gruptan ziyade yalnızca menkul kıymeti ihraç edenlere odaklanacaktır [yani, bir otomotiv üreticisinin elektrikli otomobil bölümünün veya bütünleşik bir kamu kuruluşunun yenilenebilir enerji bölümünün, uygun olan tahvilleri ihraç edip edemeyeceği; satın alma için, ana şirketin tahvilleri aksi takdirde olmazdı (ilgili verilerin bölüm/şube düzeyinde mevcut olduğu varsayılarak)].
  • GHG emisyonları mutlak veya net temelde [yani, doğal karbon yutakları ve karbon yakalama ve haciz (natural carbon sinks and carbon capture and sequestration) dikkate alınarak] ve Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarının dikkate alınıp alınmayacağı belli değildir.
  • “Daha iddialı” bir karbon azaltma hedefi (more ambitious carbon reduction target), Paris Anlaşması ile tutarlılık veya genel olarak 2050 yılına kadar net sıfır ile veya emsaller arasında sektörel ve/veya coğrafi temelde değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine göre kıymetlendirilecektir.
  • Sürdürülebilir Finans Kamuyu Aydınlatma Yönetmeliği (Sustainable Finance Disclosure Regulation-SFDR), Taksonomi Yönetmeliği ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (Corporate Sustainability Reporting Directive-CSRD) (uygulandıktan sonra) ile uyum, ihraççının iklim ile ilgili daha iyi kamuyu aydınlatma açıklamalarına sahip olması veya AMB’nin ek nicel veya nitel kılavuzlar oluşturup oluşturmayacağı için yeterlidir.

Avrupa kredi kuruluşlarının uygun teminat [yatırım sınıfı tahviller (investment grade bonds) dahil] yayınlamak karşılığında AMB likidite imkanlarına erişim sahibi olduğu teminat çerçevesindeki değişiklikler açısından, 2022 Duyurusu, 2024 yılı sonuna kadar Eurosystem’in yüksek karbon yayan kurumsal borç ihraççıları tarafından ihraç edilen menkul kıymetlerin payına bir üst sınır getirmektedir. Halihazırda, menkul kıymetler uygun pazarlanabilir varlıklar olduğu sürece böyle bir limit bulunmamaktadır.

Buna ek olarak, 2022 Duyurusu, Eurosystem’in 2022 yılından itibaren “teminat olarak kullanılan şirket tahvillerine uygulanan kesintileri incelerken iklim değişikliği riskini göz önünde bulunduracağını” (consider climate change risk when reviewing haircuts applied to corporate bonds used as collateral) belirtmektedir (AMB deyiminde, kesinti, ilgili teminata atanan değeri ifade eder). Bu, tüm uygun pazarlanabilir varlıklara (eligible marketable assets) eşit muamele edilmeyeceği anlamına gelir; bu da, finansal kurumların bu tür tahvilleri potansiyel olarak daha az tutmaları ve daha az karbon salan kurumsal ihraççılardan tahvil alımlarını desteklemeleri için bir teşvik yaratacaktır.

31 Mart 2022 itibarıyla, AMB uygun teminat olarak (değerleme ve kesintiler hariç) 74,8 milyar avroluk şirket tahvili tutmuştur. 2022 Duyurusu, AMB’nin saç kesimi konusunda parlak bir yaklaşım izleyip izlemeyeceğini veya her ihraççının veya sektörün emsallerine göre değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini belirtmemektedir. İlave olarak, 2022 Duyurusu, Eurosystem’in yalnızca 2026’da tam olarak uygulandıktan sonra CSRD’ye uygun şirketlerden teminatlı pazarlanabilir varlıkları kabul edeceğini belirtmektedir.

Bu değişiklikler, AMB’nin portföyündeki bu tür ihraççıları seçeceği ve buna bağlı olarak tüm Avrupa kredi kurumlarının daha iyi karbon performansına sahip ihraççılara doğru yatırım sınıfı borç oluşumunu kanalize ederek, Avrupa ekonomisini yeşillendirmek için bir dayanak noktası olarak hizmet etme potansiyeline sahiptir. Eurosystem teminat nedenleriyle aynı şeyi yapmaya teşvik edilmiştir. AMB alımlarının hacmi, 2019’dan 2022’ye kadar olan geri satın alma hacimlerine kıyasla muhtemelen nispeten mütevazı olsa da, Eurosystem’e uygunluk, yatırım yapılabilir seviye ihraççılar için önemli bir yapılanma kalemidir.

İlave olarak, ihraç edilen sürdürülebilir finansal araçların küresel hacmi açısından Avrupalı ihraççıların yüksek payı göz önüne alındığında, sera gazı emisyonlarına odaklanan SLB’lerin baskın olmaya devam etmesi beklenmekte ve bu da, aksi takdirde Eurosystem’e uygun olmayan benzer sektörlerdeki ve coğrafyalardaki ihraççılar, özellikle yüksek getirili ihraççılar ve SLB’ler ihraç eden Avrupalı emsalleri olan ABD’li ihraççılar üzerinde zincirleme bir etkiye sahip olacaktır. 2022 Duyurusunun, 2023 yılında beklenen oldukça büyük CSPP itfaları göz önüne alındığında, belirli ihraççıları daha düşük borçlanma maliyetleriyle ödüllendirmesi de beklenmektedir.

* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.

[1] Basın duyurusu için bkz. < https://www.ecb.europa.eu/press/pr/date/2022/html/ecb.pr220704~4f48a72462.en.html > erişim tarihi 21 Temmuz 2022. AMB’nin duyurusu bağlamındaki görüşler için bkz.

  • Roberto Reyes Gaskin, Edward Kempson, and Peter Neuböck, European Central Bank Announces Plans to “Green” the Debt Capital Markets, July 13, 2022, < https://www.globalfinregblog.com/2022/07/european-central-bank-announces-plans-to-green-the-debt-capital-markets/#more-1892 >
  • European Central Bank initiates a green shift, Le Monde, July 5, 2022, < https://www.lemonde.fr/en/economy/article/2022/07/05/european-central-bank-initiates-a-green-shift_5989131_19.html >

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.