
Bilindiği üzere, 2/4389 esas no.lu “Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” (Teklif), 12 Nisan 2022 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulmuştur[1]. Söz konusu kanun teklifi ile öngörülen başlıca değişiklikler aşağıda yer almaktadır.
1. Bankacılık Kanununda Yapılması Öngörülen Değişiklikler
1.1. Teklife göre, mevduat ve katılım fonunun sigortalanmasında kapsam genişletilecek; yalnızca gerçek kişilere ait olup ticari işlemlere konu olmayan mevduat ve katılım fonu tutarları değil, resmi kuruluşlar, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlara ait olanlar dışındaki tüm ticari mevduat ve katılım fonu da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından sigorta edilecek ve böylece Avrupa Birliği mevduat sigortacılığı kıstaslarına uyum sağlanacaktır.
1.2. Hakkında iflas kararı verilmeyen veya iradi tasfiyeye giren kredi kuruluşunun tasfiyesinde ise İcra ve İflas Kanunu’nun 206’ncı maddesinde[2] düzenlenen adi ve rehinli alacakların sıralaması geçerli olacaktır.
1.3. TMSF kaynaklarının, çözümleme rezervi ile mevduat sigortası rezervinden oluşması nedeniyle ödemenin, mevduat sigortası rezervinden yapılmasına yönelik düzenleme yapılacak; bankalarda söz konusu teknik altyapının kuruluş, işleyiş ve denetimine ilişkin kuralların TMSF Fon Kurulu tarafından belirlenmesi yönünde değişiklik yapılacak ve bu düzenleme yayımından 3 ay sonra yürürlüğe girecektir.
1.4. Teklifle, sigorta kapsamı dışında kalan mevduat ve katılım fonları da belirlenmktedir. Bu kapsamda;
i. İlgili kredi kuruluşunun hakim ortakları ya da nitelikli pay sahiplerine, bunların kontrolünde bulunan tüzel kişilere, gerçek kişi hakim ortakların ana, baba, eş ve velayet altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar;
ii. İlgili kredi kuruluşunun yönetim veya müdürler kurulu başkan ve üyeleri, genel müdür ve yardımcıları ile bunların tek başına veya birlikte kontrol ettiği tüzel kişiler ve ortaklıklar ile ana, baba, eş ve velayet altındaki çocuklarına ait mevduat ve katılım fonu ile diğer hesaplar;
iii. Fon Kurulu tarafından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) görüşü alınmak suretiyle belirlenen diğer mevduat, katılım fonu ve hesaplar
sigortaya tabi olmayacaktır.
1.5. TMSF’nin idari yapılanmasındaki görev dağılımı, artan iş yükünün etkin ve süreçleri hızlandıracak şekilde yürütülmesi için kurulacak yeni daireler vasıtasıyla değiştirilecek, ihtiyaca binaen müdürlük sayısı artırılacak ve destek personelin istihdamına yönelik değişiklik yapılacak; TMSF Fon Kurulu üyeleri ve Fon personelinin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda[3] yazılı görevlerine ilişkin karar, eylem ve işlemleri sebebiyle Fon’un yaptığı ödemeyi ilgililerinden talep etmesi hususunda düzenleme yapılarak, BDDK’nin yaptığı bu ödemeleri, kusurlu bulunan ilgililerinden talep etme hakkı saklı tutulacaktır.
1.6. Bankacılık Kanunu ile TMSF’ye verilen görevlerin yanı sıra ilgili diğer kanunlar ve devlet aleyhine açılan uluslararası davaların takibine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen görevlerin ifası sırasında yapılan giderlerin de gerektiği hallerde, daha sonra ilgililerinden tahsili koşuluyla Fon bütçesinden karşılanabilmesi amacıyla ek düzenleme öngörülmektedir.
1.7. Teklifle, TMSF tarafından yapılan ticari ve iktisadi bütünlük satışlarında, mevcut düzenlemeler ve yargı içtihatları gözetilerek, geçmiş dönem borcuna dair ölçütlerin daha açık ve anlaşılır olması amaçlanmaktadır.
1.8. Finansal kiralama sözleşmelerinin ticari ve iktisadi bütünlük kapsamına alınması ve ihale bedeline isabet eden tutarın sıra cetveli kesinleşmeden ödenebilecek; sıra cetveline itiraz süresi, sıra cetvelinin Resmi Gazetede yayımlanmasından itibaren 15 gün olacaktır.
1.9. Kanun Teklifi ile Bankacılık Kanunu’na geçici bir madde de eklenmektedir. Buna göre, tasfiyesi TMSF eliyle yürütülen bankalarda tüm kanuni yükümlülüklerin ifasından sonra tasfiye bakiyesi kalması halinde bu tutarın hissedarlara dağıtımında, iflasına karar verilen bankaların hakim ortakları ve yöneticileri, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, genel müdür ve yardımcıları ile yönetim ve denetimine sahip olduğu iştirakleri, hakim ortağı olan tüzel kişiler, bunların gerçek ve tüzel kişi hakim ortaklarının hakim ortağı olduğu şirketler, bu gerçek kişilerin kan ve kayın hısımları ile bu kişilerin hisselerini ciro, devir veya temlik suretiyle edinen üçüncü kişiler ile ortaklığın sermayesinin doğrudan veya dolaylı olarak yüzde onunun altında kalan paylara sahip olsa dahi yönetim kurullarına üye belirleme ve kontrol imtiyazı veren paylara sahip olanlar, bu bankanın iflasına neden olanlar dağıtımdan pay alamayacaktır.
Ayrıca, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle cezalandırılmasına karar verilenler ve bu nedenle hakkında müsadere kararı verilmiş olanlar da bu dağıtımdan pay alamayacak ve bunlara düşen pay Hazineye ödenecektir.
Yine, soruşturma veya kovuşturması devam edenlere isabet edecek tasfiye payı; kovuşturmaya yer olmadığına, beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ödenmeyerek Fon hesaplarında tutulacaktır.
1.10. Kanun teklifiyle, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyım olarak atandığı şirketlerin, şirket varlıklarını veya mal varlığı değerlerini kısmen veya tamamen satabilecek ya da feshi ile tasfiyesine karar verebilecektir. Kayyımların yetkileri TMSF’ye devredilen veya TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerde, şirketin ortaklarının şirkette sahip olduğu pay oranında yeni kurulacak şirketlerde pay sahibi olmaları koşuluyla şirket yönetim organının önerisi ve Fon Kurulu kararıyla yeni şirket kurulmasına karar verilebilecek, bu halde şirket ortaklarının yeni şirket kurulmasına ilişkin izin ve muvafakati aranmayacaktır. Kurulacak şirketin sermayesi kayyımların yetkileri TMSF’ye devredilen veya TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirket tarafından ayni veya nakdi olarak karşılanacaktır. Yeni şirket kuruluşuna ilişkin hususlar şirketlerin yönetim organlarınca hazırlanacak ve Fon Kurulunun onayına sunulacaktır. Fon Kurulu kararıyla kuruluş gerçekleşecek ve tescile tabi tüm hususlar her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olmak üzere ilgili ticaret sicilinde resen tescil ve ilan olunacaktır. Düzenleme uyarınca gerçekleştirilecek kuruluş işlemleri ilgili mevzuata tabi olmaksızın uygulanacak; yeni kurulan şirkette kayyımlık yetkisi bir mahkeme veya hakim kararına gerek olmaksızın Fona devredilmiş sayılacaktır.
1.11. TMSF’nin kayyımlık görevini yürüttüğü şirketlerin genel kurullarının yetkileri, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olunmaksızın TMSF tarafından kullanılabilecek, bu kapsamda bir şirketin bölünmesine karar verilmesi halinde Fon, bölünme yolu ile kurulan bu şirkete kayyım atanacaktır.
1.12. TMSF’nin, yönetim organı yetkilerini ya da yönetim organı yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerini haiz kayyım olarak görevlendirildiği şirketlerde ana sözleşmelerine bağlı olmaksızın, kayyım atanmasından önceki dönem bilanço ve kar/zarar hesaplarını tasdik ile bu dönemlerde görev yapan yönetim/müdürler kurullarını ibra etmek anlamına gelmemek kaydıyla, kanunun ilgili maddesi çerçevesinde, şirketlere kayyım atanan faaliyet dönemini izleyen dönemden başlamak üzere kısmen ya da tamamen kar dağıtımına karar verilebilecektir. Dağıtıma karar verilen kar; milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında mahkûmiyet kararı bulunmayan hissedarlara payları oranında ödenecektir. Soruşturma veya kovuşturması devam edenlerin hissesine isabet edecek kar payı; kovuşturmaya yer olmadığına, beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar ödenmeyerek Fon hesaplarında tutulacaktır. Hakkında soruşturma, kovuşturma bulunmama veya müsadere kararı verilmemiş olma koşulu, borsada işlem gören hisseler bakımından aranmayacaktır. Kar dağıtımı kararı ilişkili olduğu faaliyet dönemi mali verilerinin ve tablolarının tasdiki anlamına gelmeyecek, dağıtıma ilişkin hususlar Fon Kurulu tarafından belirlenecektir.
1.13. Kanun teklifiyle, TMSF2nin kayyım olarak atandığı şirketlerin satışından elde edilecek tutardan satışa hazırlık ve diğer masrafların düşülmesinden sonra kalan tutarın yargılamanın sonuçlanmasına kadar bir hesapta nemalandırılmasına dair mevcut düzenlemeye “şirket ortaklık payları” ilave edilmektedir. Ortaklık paylarının satışında, satışa ilişkin masraflar ile dava veya avukatlık masrafları, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı bulunmayan hissedarların payından düşülmeyecektir.
1.14. Şirket varlıklarının ticari ve iktisadi bütünlük yoluyla satışına karar verilmesi halinde Fon Kurulu, geçmiş dönem borçlarını, bu borçların FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması ve Bankacılık Kanunu’nun ‘Fonun alacaklarının tahsiline ilişkin diğer yetkiler’ başlıklı maddesinde belirtilen koşulları karşılaması şartıyla ihale bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödettirmeye yetkili olacaktır.
1.15. Bir şirketin, devletin güvenliğine karşı suçlar ile terörizmin finansmanı suçundan dolayı müsaderesine karar verilmesi halinde müsadere kararı; bu şirket, ortaklık payları ve mal varlığı değerlerinin TSMF veya şirket yönetimi, müdürler kurulu, mal varlığı değerleri kayyım temsilciliği tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığının onayı ile satış veya tasfiye edilmesi suretiyle yerine getirilecektir. Müsadere kararından önce yapılan satışlarda alacaklıların alacaklarını tahsil etme imkanı varken müsadere kararından sonra yapılan satışlarda da alacaklıların sıra cetveli kapsamında alacaklarını tahsil edebilmesine olanak sağlanmaktadır. Müsadere kararı verilen şirket, ortaklık payları veya mal varlığı değerlerinin satış veya ticari ve iktisadi bütünlük satışları, Kanun’da belirtilen kayyımlık yetkisinin devri ve tasfiye hükmü ile TMSF’nin satış ve tasfiyeye ilişkin yetkileri çerçevesinde yapılacak, tasfiye komisyonlarınca tasfiye tamamlanacak ve tasfiye bakiyesi Hazine’ye irat kaydedilecektir. Şirketin yüzde ellinin altındaki ortaklık paylarının müsadere edilmesine karar verilmesi halinde, müsadereye konu bu paylar TMSF tarafından satışa çıkarılacak; en az iki kez satışa çıkarılmış olmasına rağmen satışın gerçekleşmemesi halinde ortaklık payları ilgili şirkete bedeli mukabilinde devredilebilecek ve payların bedeli şirket tarafından Hazine’ye ödenecek, müsadere kararından sonra sermaye artırımına karar verilmesi halinde bu artırım Hazine ve Maliye Bakanlığının onayına tabi olacaktır.
2. Kurumlar Vergisi Kanununda Öngörülen Değişiklikler
2.1. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda[4] yapılan düzenlemeyle kurumların 31 Mart 2022 tarihli bilançolarında yer alan yabancı paralarını 2022 yılı sonuna kadar Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesi kapsamında, dönüşüm kuru üzerinden Türk lirasına çevirmeleri ve bu suretle elde edilen Türk lirası varlığı en az üç ay vadeli Türk lirası mevduat ve katılma hesaplarında değerlendirmeleri durumunda söz konusu hesapların dönem sonu değerlemesinden kaynaklananlar da dahil olmak üzere vade sonunda elde edilen faiz ve kar payları ile diğer kazançlar kurumlar vergisinden müstesna olacak; Cumhurbaşkanı istisnayı 30 Haziran 2022 veya 30 Eylül 2022 tarihli bilançolarda yer alan yabancı paralar itibarıyla da uygulatmaya yetkili olacaktır.
2.2. Teklifle Türkiye Varlık Fonunun veya Fonun kurduğu alt şirketlerin ve fonların bedelini ödeyerek satın aldığı şirketlerin değer kaybına uğramaması ve şirketlerin özel sektörle adil bir şekilde devam edebilmesi için kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalardan ari tutulması sağlanmaktadır. Buna göre; Türkiye Varlık Fonunun kurduğu alt şirketler veya fonların bedelini ödeyerek satın aldığı şirketler kamu sermayeli şirketlere uygulanan mevzuat ve kısıtlamalara tabi olmayacaktır. Teklifle Türkiye Varlık Fonu (TVF) tarafından kurulacak şirket ve alt fonlara sağlanan muafiyet ve istisnalar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulmuş şirket ve ait fonlara da uygulanacak; bu şirket ve fonlara sağlanan muafiyet ve istisnalar sebebiyle kamu idareleri tarafından geçmişe doğru herhangi bir ödeme veya iade yapılmayacaktır.
3. Diğer Konularda Öngörülen Değişiklikler
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapımı tamamlanarak büyükşehir belediyelerine devredilen metro projeleri için merkezi yönetim bütçesinden harcanan tutarlar, belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden ayrılacak paylarının azami %5’i oranında tahsil edilecektir[5].
* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.
[1] Söz konusu kanun teklifi için lütfen bkz. < https://www2.tbmm.gov.tr/d27/2/2-4389.pdf > erişim tarihi 13 Nisan 2022
[2] İcra ve İflas Kanunu (İİK), Kanun Numarası: 2004, Kanun Tarihi: 09.06.1932, RG 19.06.1932/2128
İİK’nın ‘Adi ve rehinli alacakların sırası’ başlıklı 206’ncı maddesi şöyledir:
“Adi ve rehinli alacakların sırası:
Madde 206 ”“ (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.)
(Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/5 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir.
Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir.
Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur.
(Ek cümle: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga cümle: 14/1/2011-6103/41 md.) (…)
(Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:
Birinci sıra:
- A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
- B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,
- C) İflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.
İkinci sıra:
Velayet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;
Ancak bu alacaklar, iflas, vesayet veya velayetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.
Üçüncü sıra:
Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.
Dördüncü sıra:
İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar.
(Ek fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:
- İflasın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
- İflasın ertelenmesi süresi.
- Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.
- Terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre.
(Ek fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Gemilerin paraya çevrilmesi halinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ila 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir.”
[3] Bankacılık Kanunu, Kanun Numarası: 5411, Kanun Tarihi: 19.10.2005, RG 01.11.2005/25983 (mükerrer)
[4] Kurumlar Vergisi Kanunu, Kanun Numarası: 5520, Kanun Tarihi: 13.06.2006, RG 21.06.2006/26205
[5] Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, KHK Numarası: 655, KHK Tarihi: 26.09.2011, RG 01.11.2011/28102 (mükerrer)
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
