‘Batamayacak Kadar Önemli’: İngiltere’de Kritik Üçüncü Taraflar Düzenlemesi***

Yasa koyucular; bankalar, aracı kurumlar-komisyoncular, yatırım yöneticileri ve sigortacılar (kısaca “Firmalar”; banks, broker-dealers, investment managers and insurers) gibi yasal düzenlemelere tabi kuruluşların, düzenlemeye tabi olmayan teknoloji sağlayıcılarına daha fazla bağımlı olmaları durumunda, düzenlemeye tabi olmayan bir sağlayıcının başarısız olması durumunda faaliyetlerini durdurma riskini nasıl ele alırlar? Bu, 20 Temmuz 2022 tarihinde Birleşik Krallık Parlamentosu’na sunulan ve şu anda incelenmekte olan Finansal Hizmetler ve Piyasalar Yasa Tasarısı (kısaca “Tasarı”; Financial Services and Markets Bill 2022) ele almaya çalıştığı sorulardan biridir.

Anılan Yasa Tasarısının 3C Bölümü, Finansal Davranışlar Otoritesi (Financial Conduct Authority-FCA), İhtiyati Düzenleme Otoritesi (Prudential Regulation Authority-PRA) ve İngiltere Merkez Bankası’nın (Bank of England) mezkûr Firmalar üzerinde sahip oldukları çeşitli yetkileri ‘kritik üçüncü taraflar’ (critical third parties; CTPs) bağlamında genişletmeyi amaçlamaktadır.

CTP (kritik üçüncü taraflar), aşağıdaki hizmetleri sağlayan bir varlıktır:

  • Elektronik para ve ödeme hizmetleri kurumları ve takas odaları, merkezi menkul kıymet saklama kuruluşları ve yatırım borsaları vb. kuruluşlar (financial market infrastructure firms; FMIs) gibi Firmalara ve diğer finans sektörü kuruluşlarına hizmet sağlar.
  • Yani, Hazine’nin görüşüne göre bu varlığın ‘İngiltere finansal sisteminin istikrarını veya güvenini tehdit edebilecek’ başarısızlığı veya kesintiye uğraması, kritik öneme sahiptir.

CTP testinin ete kemiğe bürünmesi (fleshing out)

Söz konusu Tasarı, Hazine’nin hizmetlerin kritik olup olmadığına ve bu hizmetleri sağlayan bir kuruluşun CTP olarak atanmasına karar verirken vereceği görüşünü oluştururken dikkate alması gereken aşağıdaki faktörleri de tanımlamaktadır:

  • Üçüncü tarafın Firmalar ve FMI’lar tarafından Birleşik Krallık ekonomisi veya finansal istikrarı için gerekli olan faaliyetlerin, hizmetlerin veya operasyonların sunumuna sağladığı hizmetlerin önemliliği: ‘önemlilik testi’ (materiality test) ve
  • Üçüncü tarafın hizmet sağladığı Firma ve FMI’ların sayısı ve türü: ‘yoğunlaşma testi’ (concentration test).

Tasarının sunulduğu gün, PRA ve FCA, Operasyonel esneklik: Birleşik Krallık finans sektörüne yönelik kritik üçüncü taraflar (‘DP 3/22’) adlı ortak bir tartışma belgesi yayınladılar. DP 3/22, önemlilik ve yoğunlaşma testlerini ayrıntılandırmış ve bir hizmet arızasının veya kesintisinin PRA ve FCA’nın hedefleri üzerindeki etkisine bakarak potansiyel bir etki (potential impact) testi eklemiştir:

Düzenleyicilerin yetkileri ile CTP’lerin görevleri

Tasarı, FCA ve PRA’ya aşağıdaki içeren yetkiler vermektedir:

  • Kurallar koymak ve yön vermek;
  • Bilgi toplamak ve soruşturmalar yürütmek;
  • Rapor hazırlamak için ‘vasıflı kişiler’ atamak ve
  • Kamu sansürleri yayınlamak, mali cezalar vermek ve kritik bir üçüncü şahsın hizmet sunmasını yasaklamak gibi disiplin tedbirleri almak.

Yasa Tasarısı, CTP’lere uygulanacak görevler konusunda sessiz kalsa da, DP 3/22 bunu şu noktalara odaklanarak ele almayı amaçlamaktadır: FMI’ler için CPM-IOSCO İlkeleri gibi uluslararası standartları referans alarak minimum esneklik standartları; FPA’lar için CPM-IOSCO İlkeleri gibi; dayanıklılık testi yükümlülüğü ve Firmalar ve FMI’lar için operasyonel esneklik çerçeveleri arasındaki uyum; PRA’nın Operasyonel Esnekliği ve FCA’nın operasyonel esnekliği kapsamındakiler gibi.

Yorum

Kevin Werbach ve David Zaring, son blogları Systemally Strategic Technology’de[1], Amerika Birleşik Devletleri’ndeki baskın bulut ve iletişim altyapıları sağlayıcıları gibi ‘sistematik olarak önemli ağ kurumları’ olarak tanımladıkları kurumların ortaya çıkardığı riskleri vurguluyor ve düzenleme için önlemler öneriyorlar. Tasarı, Werbach ve Zaring’in tartıştıklarından daha sınırlı bir sektör odağına sahip olsa da, İngiliz Kraliyetinin Hazinesi tarafından ‘Finans Sektöründe Kritik Üçüncü Taraflar’ (‘Critical Third Parties to the Finance Sector) konulu bir politika açıklamasında vurgulanan temel konu Tasarı’ya yol açanla aynıdır: kritik hizmetler sağlayan bulut hizmetleri sağlayıcıları ve kritik yazılım sağlayıcıları gibi düzenlenmemiş kurumlar sistemik risk oluştururlar. Bu sistemik riskin finansal sisteme yönelik riskleri içerdiği durumlarda, finansal düzenleyici otoritelerin bu riskleri ele almak için yetkilere ihtiyacı vardır.

Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği’nde (AB) bu konuya yaklaşım, mezkûr Firmalara görevler vermek, kritik hizmet sağlayıcıları izlemek ve bu hizmet sağlayıcılara sözleşmeye dayalı risk yönetimi yükümlülükleri getirmek olmuştur.

Bazı piyasa katılımcıları, kamu organlarının başarısız bir Firmaya karşı harekete geçmesine izin veren 2009 tarihli Bankacılık Yasası ve AB Kurtarma ve Çözüm Yönergesi gibi önlemler kapsamında, kritik hizmet sağlayıcılara yönelik istikrar yetkilerinin genişletilmesini tartışmışlardı. Firmaları kamu mülkiyetine alma yetkisini de içeren bu yetkiler, tipik olarak, bir Firmanın başarısız olduğu veya başarısızlığa yakın olduğu durumlarda, yani bazı bankalarda ve kendilerini ‘batmayacak kadar çok büyük’ (too big too fail) olarak gören diğer kurumlarda olduğu gibi, ortadan kalktığında geçerlidir. 2007-2009 dönemi mali krizi sırasında başarısız oldu ki, başarısızlığın etkilerini azaltmak için tasarlanmıştır.

Tasarı, bunun yerine başarısızlık riskini önlemeyi veya en azından azaltmayı amaçlamaktadır: önerilen AB Dijital Operasyonel Esneklik Yasası’nda (Digital Operational Resilience Act-DORA) olduğu gibi, Tasarı kapsamındaki yetkiler, ancak, devam eden endişeler olarak CTP’lere odaklanmıştır ve önlemek için tasarlanmıştır. Bu itibarla, CTP’ler, fiilen Firmalar ile aynı yargı yetkisine tabi olacaktır, çünkü PRA ve FCA, CTP’ler üzerinde Firmalar üzerinde sahip oldukları yetkilere karşılık gelen kamu hukuku görevleriyle birlikte neredeyse aynı yetkilere sahip olacaktır. Bu, potansiyel olarak önemlidir, çünkü PRA ve FCA’nın CTP’ler üzerindeki yetkilerini desteklemek üzere, anılan Yasa Tasarısı, ihlali doğrudan PRA ve FCA tarafından veya mahkemeler aracılığıyla cezalandırılacak olan işbirliği görevleri yükleyecektir.

PRA ve FCA, yöneticilerin uygunluğunu yöneten kurallar da dahil olmak üzere, CTP’ler için yönetişim koşulları konusunda henüz rehberlik sağlamamıştır. Bununla birlikte, düzenleyici yönetişim beklentilerinin ayrıntıları tipik olarak, Yasa Tasarısının PRA ve FCA’ya yapma yetkisi verdiği kurallar ve kılavuzlarda görünür. Bununla birlikte, dayanıklılık standartları, CTP’ler için önemli düzenleyici yükümlülüklere işaret etmektedir, ancak bunlar, daha büyük teknoloji sağlayıcıların ve onların denetime tabi müşterilerinin halihazırda onlara dayattığı performans standartlarını iyi bir şekilde yansıtabilir.

Tasarı ve DP 3/22, CTP’lerin finansal sistem içinde üstlendikleri merkezi ve kilit konum göz önüne alındığında, batamayacak kadar önemli (too important to fail) hale geldiklerini vurgulamaktadır. Politika seçimleri, ‘batamayacak kadar büyük’ (too big to fail) olduklarına inanan bankaların tehlikesini ele almak için tasarlananların yankılarına sahiptir. Bununla birlikte, finansta teknolojinin yükselişiyle birlikte, güç ve risk odağı finans işinden uzaklaşıyor. Tasarı ve DP 3/22’deki önlemler bu değişimi yansıtmaktadır.

** Andrew Henderson (Ortak, Goodwin Procter LLP) Çeviren: Yavuz Akbulak-SPK Başuzmanı

* Bu çeviride yer alan görüşler Blog Yazarına ait olup çevirenin çalıştığı kurumu bağlamaz, çevirenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Çevirideki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler çevirene aittir. [Türkçe çevirisi yapılan Blog yazısının orijinal künyesi şöyledir: Andrew Henderson (Partner, Goodwin Procter LLP), Too Important to Fail: Regulating Critical Third Parties in the UK, Oxford Business Law Blog, 25 October 2022, < https://blogs.law.ox.ac.uk/blog-post/2022/10/too-important-fail-regulating-critical-third-parties-uk > erişim tarihi 25 Ekim 2022 (Oxford Ticaret Hukuku Blogu, geniş bir tanımla ticaret hukukunun tüm yönlerindeki yeni gelişmelerin raporlanması ve fikir alışverişi için oluşturulan bir forumdur.)]

[1] < https://blogs.law.ox.ac.uk/business-law-blog/blog/2022/05/systemically-important-technology >

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.