
Birçok maddi olmayan ticari varlık (intangible business assets), korunabilir fikri mülkiyet kategorilerinden (protectable categories of intellectual property) birine girer. Örneğin, ayırt edici marka özellikleri veya buluşları, ticari marka veya patent olarak korunur. Ancak, yalnızca fikirlerin (en azından uygulanmadan önce) yasal olarak korunması zor olabilir.
Örneğin telif hakkı yalnızca fikirlerin ifadesini korur (kaydedildikten veya bir şekilde düzeltildikten sonra) fikirlerin kendisini korumaz. Bu, fikir-ifade ikilemi/ikiliği (idea-expression dichotomy) olarak da bilinir. Diğer bir deyişle, fikrin kendisini değil, sadece fikrin çıktısını ve fikrin ifade edilme şeklini koruyacaktır.
İngiliz “Fikri Mülkiyet” (Intellectual Property-IP) Yasası bağlamında, konuyla ilgili bazı hususlar aşağıdadır.
Bir iş fikrini korumanın yöntemleri (methods for protecting a business idea)
Ticari fikri korumak için kullanılabilecek birkaç yöntem vardır:
- Gizlilik (gizlilik) anlaşmaları [Non-disclosure (confidentiality) agreements; NDA]
- Ticaret sırları (Trade secrets)
- Ticari markalar (Trademarks)
- Patentler (Patents)
- Telif hakkı (Copyright)
- Tasarım hakları (Design rights)
Bir ticari marka tescili yaptırılmadıysa, genel hukuk koruma yöntemi olan ‘geçiş’e (passing off) de güvenilebilir.
Bir iş fikrinin kaydedilmesi/tescili (register a business idea)
Gizlilik sözleşmeleri (ticari sırları korumak için de kullanılan) yasal sözleşmelerdir. Taraflardan biri sözleşmenin şartlarını ihlal ederse, ihtiyati tedbir ve/veya tazminat almak için onlara karşı mahkeme davası açılabilir.
Telif hakkı ve tescilsiz tasarım hakları, kayıt altına alındıkları veya kayıt durumunda tasarıma bir madde yapıldığı sürece yaratıldıkları andan itibaren otomatik olarak ortaya çıkar.
Tasarım hakları, ticari markalar ve patentler (İngiltere’de) Fikri Mülkiyet Ofisinde (Intellectual Property Office) tescil edilebilir. İş fikri Birleşik Krallık dışında korunmak isteniyorsa, Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (European Union Intellectual Property Office-EUIPO) veya Amerika Birleşik Devletleri Ticari Marka ve Patent Ofisi (United States Trademark and Patent Office-USTPO) gibi uluslararası kurumlara başvurulması gerekir.
Çoğu durumda, koruma sınırlı bir süre için verilir (örneğin, bir patent genellikle başvuru tarihinden itibaren 20 yıldır). Ancak bu, korumanın kaydettirildiği ofise bağlı olarak yine de değişebilir.
Bir iş fikrini korumanın faydaları (benefits of protecting a business idea)
İş fikrini korumanın çeşitli faydaları vardır:
- İşletmenin piyasa değerini artırmak,
- Fikirleri kar getiren varlıklara dönüştürmek,
- İşletmenin ürün ve hizmetlerini pazarlamak,
- İşletme için ihracat fırsatlarını geliştirmek.
Gizlilik sözleşmesi
İlk aşamalarda, iş fikirlerinin kiminle paylaşılacağı konusunda seçici olunması önemlidir. Bunun nedeni, bir fikri korumanın tek somut yolunun gizlilik olmasıdır. İngiliz teamül hukuku, bilgileri gizli olarak alan bir kişinin, ifşa edenin izni olmadan bu bilgilerden haksız şekilde yararlanamayacağını otomatik olarak belirler. Ancak, her zaman, alıcının sözleşmeye bağlı olarak bilgileri gizli tutmakla yükümlü olmasını sağlamak için yazılı bir gizlilik sözleşmesinin (veya ifşa etmeme sözleşmesinin/NDA) olması önerilir. Bunu yapmak, varsayılan konuma geri dönme ve açıklanan bilgilerin gizli olduğunu ve alıcının bu gerçeği bildiğini veya bilmesi gerektiğini kanıtlama sorunlarını önler.
Ticari sırlar
Ticari sırlar (trade secret), ticari olarak değerli, sır olarak kabul edilen (veya küçük bir grup insan tarafından bilinen) ve sahibine rekabet avantajı sağlayan özel bir gizli bilgi biçimidir. Muhtemelen en ünlü örnekler Coca-Cola ve KFC için tariflerdir. Ancak ticari sırlar, yenilikçi teknolojileri, gizli formülleri, teknik bilgileri, kaynak kodlarını, algoritmaları, satış yöntemlerini, üretim süreçlerini ve müşteri kayıtlarını içerir. Bu liste kapsamlı değildir, halka açık olmayan ve işletme için hassas olan her şeyi kapsayabilir ve geniş bir bilgi varlıkları kapsamı içerebilir.
Patentsiz bir iş fikrinin (business idea without a patent) korunması
Ticari sırlar, patentlerin yararlı bir ikamesi veya tamamlayıcısı olarak hizmet edebilir. Firmalar genellikle rekabet avantajını sürdürmek için ticari sırları seçerler, özellikle bir buluş patent almaya uygun olmadığında veya mucit sırrı kamuya açıklamak istemediğinde (bir patent bunun yapılmasını gerektirir). Ücretsiz olduklarından, nispeten düşük maliyetli bir koruma mekanizması da sağlarlar. En önemlisi, ticari sırlar ve gizli bilgiler, gizli, değerli veya makul bir şekilde korunamazlarsa korumalarını kaybedeceklerinden, bilgileri gizli tutmak için aktif adımlar atılmalıdır. Bunu yapmanın en iyi yolu, onu güvenli bir şekilde saklamak [örneğin, şifreleme yazılımı kullanarak (using encryption software)], yalnızca gerekli kişilerin ona erişmesini sağlamak ve bilginin ifşa edildiği kişiden, vermeden önce bu bilgilere erişim izni veren bir Gizlilik Sözleşmesi imzalamasını istemektir. Bunu yapmak, bu bilgilerin gizli olarak değerlendirildiğini onlara açık bir şekilde bildirecektir. İyi hazırlanmışsa, bu bilgileri kullanabilecekleri ve değerlendirebilecekleri izin verilen belirli amaçları tanımlamalıdır.
Bir iş fikrinin, Fikri Mülkiyet koruması olmadan çalınması (business idea is stolen without IP protection)
Bu sorunun cevabı, tam olarak neyin çalındığına bağlıdır. Bir fikir tek başına korunamaz, ancak aynı fikir bir çizimde veya prototipte ifade edildiğinde, bu buluşun nasıl çalıştığını ve patent kanunları kapsamında korunabileceğini gösterir. Bu nedenle, örneğin, bir fikri bir şirkete gerçekten yazmadan, adlandırmadan veya patentini almadan sunduysanız, o zaman kopyalarlarsa muhtemelen şansınız kalmaz. Bu fikrin, onun sunulduğu bir şirket tarafından kopyalandığını ve bir gizlilik anlaşması imzalanmadığını (ve fikrin fikri mülkiyet yasaları kapsamında korunmadığını) varsayalım. Bu durumda, muhtemelen “mülkiyet/sahiplik” (ownership) oluşturmakta zorluk çekilir. Ancak, aşağıdaki durumlarda gizli bir anlaşmanın ima edildiği iddia edilebilir:
- Şirket fikri, eser sahibinden talep ettiyse; yani eser sahibi, onun yönlendirmesine yanıt olarak bilgiyi gönderdiyse;
- Buluşun bir iş teklifi olduğu, başka bir deyişle ödeme yapılmasının umulduğu belirtildiyse ve
- Bilgi, ticari değeri olan ve rakipler tarafından bilinmeyen bir ticari sırsa.
* Bu çeviride yer alan görüşler Law Bite internet sitesine ait olup çevirenin çalıştığı kurumu bağlamaz, çevirenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Çevirideki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler çevirene aittir. Yazı başlığı için bkz. How to protect a business idea, Law Bite, 08 December 2022, < https://www.lawbite.co.uk/resources/blog/how-to-protect-a-business-idea > erişim tarihi 08 Aralık 2022
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
