Çin’de Bankacılık Kurumsal Yönetişimi Reformunun Kıymeti*

Yoksullara…

1. Giriş

Reel ekonomide bankalar hane halkından mevduat toplar ve fonları borç alan firmalara tahsis ederler. Bankalar fon tahsisinde iki temel rol oynarlar: potansiyel borçlular arasından en iyi borçluyu seçmek ve onları izlemek (Diamond 1984, 1991). Bu iki rolün başarılı bir şekilde yerine getirilmesi, mudilerin ve hissedarların çıkarlarını korumayı veya dengelemeyi (protect or balance the interests of depositors and equity holders) amaçlayan iyi bir banka yönetişim sistemine dayanır. Bu nedenle, ilginç bir araştırma sorusu ortaya atılıyor: banka kurumsal yönetişimi, bankanın iki temel rolünü nasıl etkiler: seçme yeteneği (selection ability) ve izleme/gözetim yeteneği (monitoring ability)? Önceki makaleler, banka kurumsal yönetişiminin bankanın riski ve performansı üzerindeki etkisine odaklanmaktadır (Caprio ve diğerleri 2007; Ellul & Yerramilli 2013). Ancak, bu makaledeki araştırma sorusu daha önce sistematik olarak araştırılmamıştı.

2. Ampirik zorluklar

Araştırma sorusu, bazı ampirik zorluklar nedeniyle yeterince araştırılmamıştır. Bu araştırma sorusu için ideal bir deney, banka yönetişimindeki değişime ilişkin kredi sonuçlarını geriletmektir. Bu deney göz önüne alındığında, veriler ile ilgili iki ana ampirik zorluk şunlardır: (1) neredeyse, banka panel veritabanı yoktur [bank panel databases hardly exist] ve (2) tüm bankalardan alınan kredi verileri evreni özeldir [universe of loan data from all banks is proprietary]. Ayrıca, gelişmiş ekonomilerde banka yönetişim sistemi uzun süredir uygulanmakta olup, banka yönetişiminin bankalara göre dağılımı homojendir.

Bu deneysel zorlukların üstesinden gelmek için, makale yazarlarınca 2007 yılından 2020 yılına kadar bankalar tarafından açıklanan yıllık raporlardan manuel olarak bir banka panel veritabanı oluşturdu. Banka panel veritabanı halka açık ve halka kapalı bankalardan oluşuyor ve bu nedenle Çin’deki neredeyse tüm bankaları kapsıyor. Bu banka panel veri tabanı üç veri seti içermektedir: finansal veriler, kredi yapısı verileri ve yönetişim verileri (financial data, loan structure data, and governance data). Kredi verileri için, Çin’in finans dışı sektörlerinde halka açık firmaların kredi duyuruları toplanıyor ve bankanın iki rolünü yakalamak için borsa tepkisi kullanılıyor.

3. Kurumsal geçmiş

Çin’deki banka yönetişim reformu, bu araştırma sorusunu keşfetmek için iyi bir laboratuvardır. 2001 yılından önce, Çin’deki bankaların çoğu tamamen devlete aitti (fully owned by the government) ve bankacılık yönetişim sistemi olmadan devlet kuruluşları/birimleri gibi çalışıyordu. Çin’deki bankacılık sektörü reformu (reform of the banking sector), 2001’den sonra bankacılık sistemini gelişmiş ekonomiler modelinden öğrenerek modernize etmekti. Düzenleyiciler özellikle 2006 yılından beri Çin’de yönetişim reformu başlattılar ve bir dizi zorunlu olmayan kılavuz yayınladılar. Bu yönergelerin ana hükümleri, Çin’deki ticari (mevduat) bankalara, gelişmiş ekonomilerdeki bankalardan yönetişim ve organizasyon biçimlerini nakletmelerini tavsiye ediyor. Bu nedenle, Çin’deki banka yönetişimi, farklı organizasyon biçimleri sergiler.

4. Banka yönetişimi, bankanın seçme kabiliyetini geliştirir mi?

Makalede, banka kurumsal yönetişiminin bankanın seçme kabiliyetini geliştirip geliştirmediğini anlamaya çalışılıyor. Genel olarak, iyi yönetilen bir banka daha iyi bir borçlu seçebilir ve bu nedenle daha iyi bir borçlu, kredi duyurusu etrafında pozitif bir anormal getiri yaşar. İlk olarak, araçlardaki farkın testi öneriliyor. Bu test, daha iyi bir yönetişim bileşenine sahip bankalardan borç alan firmaların hisse senetlerini satın alan ve daha kötü bir yönetişim bileşenine sahip bankalardan borç alan firmaların hisse senetlerini açığa çıkaran uzun-kısa bir stratejiyi taklit eder. Bir yatırımcının uzun-kısa stratejiden önemli bir portföy getirisi elde edebileceği görülmüyor. İkinci olarak, bir firma içi tahmin edici regresyon analizi öneriliyor. Yine de, önemli bir ilişki bulunamıyor. Bu nedenle, Çin’deki bankacılık yönetişim reformu, bankaların seçim kabiliyetini geliştirmemektedir.

5. Banka yönetişimi, bankanın izleme/gözetim yeteneğini geliştirir mi?

Kredinin duyurulmasından sonra uzun dönemde anormal getiriler üreterek, borçlunun hisse senedi getirisinin iyi yönetilen bir bankanın izleme çabalarını yansıtıp yansıtmadığı anlamaya çalışılıyor.

Bu soruyu araştırmak için, araçlardaki fark testi öneriliyor. Tipik bir yatırımcı, daha iyi yönetişim bileşenine sahip bankalardan borç alan firmaların hisse senetlerini satın alarak ve daha kötü yönetişim bileşenine sahip bankalardan borç alan firmaların hisse senetlerini açığa satarak bir strateji oluşturduğunda, bu tipik yatırımcı, bu portföyü tutmak için bu uzun-kısa stratejinin portföy getirisini, kredi sözleşmesi duyurusundan sonra yıllık olarak elde edebilir. Tipik bir yatırımcının yönetim bileşenleri işlemi yaparak önemli bir anormal getiri elde edebildiği bulunmuştur. Bağımsız direktör tarafından alım satım, sahiplik yoğunluğu, en büyük 1 hissedar olarak hükümet, CRO, risk komitesi büyüklüğü ve risk komitesi başkanı, risk komitesi başkanı, tipik bir yatırımcının sırasıyla 6,7 yüzde puanı, 7,3 yüzde puanı, 5,1 yüzde puanı, 6,3 yüzde puanı, 8,4 yüzde puanı ve 5,4 yüzde puanı anormal getiri elde etmesine izin verecektir. Bu nedenle, banka yönetişimi, bankanın izleme kabiliyetini bir dereceye kadar etkiler.

Daha inandırıcı deneysel sonuçlar sağlamak amamcıyla, borç alan firmalardan kaynaklanan kafa karıştırıcı faktörleri dışlamak için firma içi bir tahminciden yararlanıyoruz. Firma içi tahminci, aynı firma içindeki farklı bankaların farklı sonuçlarını karşılaştırır. Yönetişim bileşenindeki bir standart sapma değişikliğinin, al ve tut anormal getirisinde bir değişikliğe yol açtığı belgeleniyor (%4,2 bağımsız yönetim kurulu üyesi, %3,6 ilk 1 hissedar, %3,2 devlet ilk 1 hissedar, %6,4 risk komitesi toplantısı). Özetle, daha fazla bağımsız yöneticiye, daha düşük ilk 1 hissedarlığa, ilk 1 hissedar olarak hükümete ve daha düşük riskli komite toplantılarına sahip iyi yönetilen bir banka, daha yüksek bir al ve tut anormal getiri sağlayabilir. Çin’deki banka yönetişim reformunun bankanın izleme yeteneklerini geliştirdiği sonucuna varılmıştır.

6. Sonuç

Bu makale, Çin’deki bankacılık yönetişim reformunu bir laboratuvar olarak kullanarak, banka yönetişim bileşenlerinin banka kredi verme faaliyetleri üzerindeki etkisini araştırmaktadır. Çin’deki bankacılık yönetişim reformu ideal bir laboratuvardır çünkü ticari bankalar kurumsal yönetim sistemini gelişmiş ekonomilerden nakletmektedir. Çin’deki banka yönetişim reformunun bankanın seçim yeteneklerini geliştirmediği, ancak bankanın izleme yeteneklerini geliştirdiği bulunmuştur. Gelecekte, bir bankanın yönetişim sisteminin borç verme kanalı aracılığıyla finansal istikrarı nasıl etkilediğine dair araştırma sorusu daha fazla araştırılmalıdır.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.