COVID-19 Avukatlar İçin “Meslek Hastalığı” Olarak Kabul Edilmelidir.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunundaa “mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan hastalık”a ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda “çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı hastalık”a olarak tanımlanana “Meslek Hastalığı”a nın bildirim süreci; adliyede, cezaevinde, karakolda, arabuluculuk merkezinde, icra mahallinde, büroda vb. adaletle ilgili her yerde avukatlık hizmeti verirken COVID-19 tanısı alan avukatlar için de başlatılmalıdır.

Pandeminin başından beri Korona virüsün en yaygın olduğu yerlerde çalışmalarına devam eden ve mesleği/görevi gereği COVID-19 hastası olsun veya olmasın herkesle teması gerekli ve kaçınılmaz olan avukatlar için Covid 19 hastalığı MESLEK HASTALIĞI olarak kabul edilmelidir.

COVID-19 ILO Meslek Hastalıkları Listesinin Madde 1.3.9 kapsamına aşağıdaki şekilde girmektedir:

“Doğrudan bağlantısı bilimsel olarak gösterilmiş veya ulusal düzenlemeler ve uygulamalara uygun yöntemlerle belirlenmiş, iş etkinliklerinden kaynaklanan bu biyolojik ajanlara maruz kalma ile çalışanın hastalığı arasında bağ kurulan, işyerindeki yukarıda sözü edilmeyen diğer biyolojik ajanlara bağlı hastalıklar”

Dünya Çalışma Örgütü ve Dünya Sağlık Örgütü COVID-19 hastalığının meslek hastalığı olarak kabul edilmesi gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulunmuşlardır.

İtalya Covid 19 hastalığınıa “iş kazası”a olarak kabul ederken Almanyaa “meslek hastalığı”a olarak kabul etmiş, birçok ülkede Covid 19 hastalığına ilişkin olarak topluma göre artmış mesleki riskin bulunduğu sektörlerin çalışanlarını meslek hastalığı kapsamına alınmıştır.

Dünyada 130’a yakın ülkede başta sağlık çalışanları olmak üzere kargo çalışanları, süpermarket çalışanları, güvenlik görevlileri gibi bazı iş kollarında mesleki maruziyet tanımlaması sonucu COVID-19’un meslek hastalığı olarak kabul edildiği bilinen bir gerçektir.

Ülkemizde avukatlar pandeminin başından beri toplumun mesleki risk gurubunda olmayan kesimlerine göre daha fazla oranda COVID-19 hastalığına yakalanmaktadır.

İtalya, Almanya, Belçika, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Güney Afrika ve Malezya tarafından COVID-19 sağlık çalışanları başta olmak üzere bir çok riskli meslek grupları için meslek hastalığı olarak kabul edilmiştir.

Avukatların riskli meslek grubu içinde olduğu hususu bize göre tartışmasızdır. Zira Pandeminin başladığı 2020 yılının ilk aylarında mahkemelerdeki duruşmalar ve icra dairelerindeki işlemler ile kanuni süreler üç ay gibi ciddi bir zaman sarfınca durdurulmuştur. Adalet Bakanlığınca online duruşma sistemlerine acil olarak geçme kararı almış ve icra dairelerinde fiziki dosya tutulması yerine dijital dosya uygulamasına başlanılmıştır. Avukatlar kalemlere ve icra dairelerine alınmamış, adliye, cezaevi, karakol vb. yerlerin hijyeni ve mesafe kuralları konusunda birçok mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır.

Avukatların sokağa çıkma yasaklarında dahi görevlerini ifa etmek durumunda oldukları ve adliye, cezaevi vb. yerlere HES kodu uygulaması olmaksızın girilemediği hususları da göz önüne alındığında Avukatların COVID-19 ile yoğun teması ve illiyet bağı tartışmasız şekilde ortadadır.

En son gelişme olarak Türkiye Barolar Birliği Avukat Hakları Merkezinin başlattığı girişim sonucunda avukatlar Covid 19 aşılanmasında öncelikli grup içine alınmış ve ilk etapta ölüm riskinin yüksek olduğu 40 ila 55 yaş arasındaki avukatların aşılanmasına başlanmış ve diğer yaş grubundaki avukat ve stajyer avukatların da öncelikli olarak aşılanması Sağlık Bakanlığının aşı öncelik programı içerisine alınmıştır.

Avukatın COVID-19 hastalığı mesleki risklere maruziyet sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu nedenle avukatlık hizmeti nedeniyle COVİD-19 enfeksiyonu geçiren bir avukatın zararının tazmini, rehabilitasyonu ve tedavisinin sağlanması avukatın hasta haklarındandır.

Halihazırda COVID-19 geçiren tüm avukatların ve stajyer avukatların kayıtları Sağlık Bakanlığının Halk Sağlığı Yönetim Sistemi (HSYS) sisteminde mevcuttur.

COVID-19 pandemisi sürecinde vefat eden veya malul olarak mağdur olan, çalışma iş gücü kaybına uğrayan avukatların ve stajyer avukatların mağduriyetlerinin giderilmesi; kendileri ve yakınlarının zararlarının tazmin edilmesi gerekmektedir. İşi ve mesleği gereği adaletin gerçekleşmesine savunma makamı olarak katılan ve bu süreçte COVID-19 hastalığına yakalanan avukatların bu kayıtları illiyet bağı olarak kabul edilmelidir.

Pandemi ortamında halkın hak arama özgürlüğünü korumak ve adaletin gerçekleşmesi uğruna mücadele verirken COVID-19 nedeniyle vefat eden avukatların aileleri için; malul ve mağdur olan avukatlar ve onların aileleri için COVID-19 hastalığının avukatlarda meslek hastalığı olarak tanınması gerekmektedir.

Avukatlarında içinde bulunduğu tüm riskli meslek grupları için diğer birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de COVID-19 hastalığı öncelikle ve acilen meslek hastalığı olarak tanımlanmalı, gereği SGK ve Sağlık Bakanlığı ile yetkili otoriteler tarafından yerine getirilmelidir.

COVID-19’un Avukatlar içina “Meslek Hastalığı”a olarak kabul edilmesi için sağlık hukuku, iş ve sosyal güvenlik hukuku vb. ilgili alanlarında çalışan avukatlar, akademisyenler başta olmak üzere tüm hukukçuların fikri ve ilmi çalışmalar kaleme almaları bu mücadeleye verilecek en önemli katkıların başında gelmektedir.

Diğer yandan COVID-19 hastalığına yakalanan her avukatına “Meslek Hastalığı”a talebine ilişkin idari taleplerde ve yargısal girişimlerde bulunması bu hakkın kazanılmasına olanak yaratacaktır.

Nitekim Türk Tabipler Birliği, illerdeki Tabip Odaları ile sağlık meslek örgütlerinin COVID-19’un meslek hastalığı kabul edilmesi, COVID-19 nedeniyle yaşamını yitiren sağlık çalışanlarına illiyet bağı aranmaksızın ölüm aylığı bağlanması mücadelesi sonucunda emsal olabilecek bir kararı elde ettikleri basına yansımıştır.

İzmir Tabip Odası’nın Dr. Muharrem İdiz için verdiği hukuk mücadelesi sonuç vermiş ve illiyet bağına bakılmaksızın dosya sonuçlandırılarak COVID-19 nedeniyle yaşamını yitiren iş yeri hekimi Dr. Muharrem İdiz’in yakınlarına ölüm geliri bağlanmıştır.

“Meslek Hastalığı”a konusunda ilk başvuruyu yaptıklarını, bir yıl süren hukuki bir mücadele yürüttüklerini söyleyen İzmir Tabip Odası Başkanı Lütfi Çamlı, “Dr. Muharrem İdiz, İzmir’de işyeri hekimi olarak görev yaparken, Covid-19 pandemisinin ilk günlerinde hastalığa yakalandı, 2 Nisan 2020’de vefat etti. Pandeminin ilk döneminden bu yana, Covid-19’un sağlık çalışanları açısından meslek hastalığı kabul edilmesi gerektiğini ifade ettik. İzmir Tabip Odası olarak bu konudaki hukuki mücadelemizi, başlattık ve meslektaşlarımızın yakınları adına Odamızın hukuki desteği ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvuru yaptık. Dr. Muharrem İdiz’in ölümünün meslek hastalığı sonucu olduğunun kabul edilmesini ve yakınlarına ölüm geliri bağlanmasını talep ettik”a şeklinde basına beyanatta bulunmuşlardır.

SGK tarafından yapılan ilk incelemede, Covid-19’un mesleki bulaşıcı hastalıklar listesinde olmadığı gerekçesiyle başvuru reddedilmiş ve red kararına karşı Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu’na itiraz edilmiştir.

a Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu ilgili sağlık kuruluşlarından ve işyerlerinden kayıtları isteyerek başvuruyu yeniden değerlendirmiş ve ölümün meslek hastalığına bağlı olduğuna karar verilerek vefat eden meslek şehidi rahmetli Dr. Muharrem İdiz’in eşi ve kızına, meslek hastalığına bağlı ölüm geliri bağlamıştır.

Yaşanan bu önemli ve olumlu gelişme TBB’ne, il barolarımız ile avukatlarımıza yol gösterici niteliktedir.

Avukat hakları mücadelesinin en temel noktası tüm hukuki gelişmelerin ve olanakların avukatlar lehine bir kazanıma dönüştürülebilmesi için sürekli fikri bir çaba içinde olunması ve avukat haklarını geriletecek her türlü girişim ve gelişmeye karşı uyanık olunarak hak edilen yanıtın hızlı ve sert olarak verilebilmesidir.

Bu itibarla avukatların COVID-19a “Meslek Hastalığı”a kapsamına alınmasına ilişkin bu talebimizi “HAK VERİLMEZ ALINIR” evrensel kuralı gereği dillendirmesi ve yükseltilmesi hususunu meslektaşlarımızın bilgi ve değerlendirmelerine arz ederiz.

1969 yılında Karşıyaka'da doğdu.
1987 yılında İzmir Çınarlı Teknik Lisesi Elektrik bölümünden ve 1993 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi´nden mezun oldu.
İstanbul Barosu Mevzuatı Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Başkan Yardımcılığı görevine uzun yıllar devam etti. İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi´nin kurucu üyeliği ve uzun süre merkez yönetim kurulu üyeliğinde bulundu.2022 – 2023 yılları arasında AHM Sözcüsü oldu.
İstanbul Barosu Sağlık Komisyonu üyeliğinde de bulunan Çakmakcı, İstanbul Barosu “Avukat Hakları” ve “CMK” Eğitim sertifikalarına sahiptir.
Lebib Yalkın Yayınlarında Vergi ve Ticaret Hukuku Mevzuat Uzmanı ve Mükellefin Dergisi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı olarak çalıştıktan sonra. Türkiye İş Bankası Hukuk İşleri Müdürlüğünde uzun süre Avukatlık yapan Çakmakcı aynı zamanda Türkiye İş Bankası Eğitim Müdürlüğünde orta ve üst düzey yöneticilere “Hukuk Eğitmeni” olarak hukuk dersleri verdi.
Halen Kadıköy´de İstanbul Barosuna kayıtlı olarak serbest avukatlık yapmaktadır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunda Uzlaştırmacı olarak görev yapmıştır. Sakarya Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi "Uzlaştırmacı Eğiticiliği Eğitimi" sertifikasına sahiptir.
Türkiye Barolar Birliği "Arama Konferansı" Moderatörlük Eğitimini tamamlamıştır.
Türkiye Barolar Birliği Avukat Hakları Merkezi Genel Sekreterliği görevini yürütmüştür. Antalya Barosu, Mersin Barosu ve Hatay Barosu'nda Avukatlık Hukuku üzerine seminerler vermiştir. Seminerleri TBB Televizyonunda yayınlanmıştır. "Avukat Hakları" isimli TBB AHM iç eğitim yayınını hazırlamıştır.
Türkiye Bankalar Birliği Eğitim Merkezinde “Hukuk Eğitmeni” olarak dersler vermiş olup Ankara Barosu “Yapay Zeka Hukuku Merkezi” Danışma Kurulu üyesidir.
İstanbul Barosu Genel Kurulunda 2018-2020 ve 2022 – 2024 dönemi “Türkiye Barolar Birliği İstanbul Delegesi” seçilmiştir.
İstanbul Barosu “Baro Meclisi” üyesidir.
Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubunun iki dönemdir Yürütme Kurulu üyesidir.
İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi önceki Sözcüsü, Banka ve Finans Hukuku Komisyonu ve Bilişim Hukuku Komisyonu üyesidir.
Arabuluculukta Taraf Avukatları Grubunun (ATAG) kurucularından olup arabuluculuk ve avukat ilişkileri konusunda söyleşiler düzenlemekte ve kampanyalar yürütmüştür.
Taşınmaz ve Kira Hukuku Grubu Dergisi Yayın Kurulu üyesidir.
Legal Yayıncılık A.Ş. Legal Kitabevi A.Ş. ve Arnavutluk'ta Legal Publishing Shpk'nin kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesidir.
Türkiye'nin en kapsamlı hukuk veri tabanı olan "Legal Online Veri Tabanı" nın kurucularından ve sürdürücülerindendir.
Halen YÖK - TÜBİTAK ULAKBİM'e kayıtlı hakemli olan İstanbul’da yayınlanan 10 akademik hukuk dergisinin ve Tiran'da Arnavutça / İngilizce yayınlanan Revista Akademike Legal isimli hukuk dergisinin “Sorumlu Yazı İşleri Müdürü” dür.
Hukuki makaleleri çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmıştır.
Yayınlanmış hukuk kitapları ve mevzuat derlemeleri bulunmaktadır.
Modern Hukuk Akademisinin Başkanı ve Hukuk Eğitmenliği görevini yürütmüştür. Modern Hukuk Akademisi olarak "Sağlık ve Hukuk Gündemi" ve "Hukuk Söyleşileri" başlıklı söyleşileri hukukçu ve doktorların katılımı ile gerçekleştirmekte ve söyleşileri sosyal medya üzerinden online yayınlamıştır.
Kadıköyü Bilim Kültür ve Sanat Dostları Derneğinin üyesidir. Moda sahilinin çevre yolu ile yok edilmesine ve yeşil alanların betonlaşmasına karşı faaliyetler yürütmüştür.
Kamu Yararını Savunma Derneği Başkanıdır. KYSD faaliyetleri çerçevesinde, çevre, kadın ve avukat haklarına yönelik mücadele yürütmüştür.
Modanın Renkleri Müzik Korosunda “Korist” olan Çakmakcı, Türkçe / İngilizce yayınlanan “Makam Müzik Dergisi” isimli Türk Müziği Dergisinin Sorumlu Yazı İşleri Müdürüdür.
Yemek Kitapları editörü olup editörlüğünü yaptığı iki ayrı yemek kitabı ile Gourmand Cookbooks Awards tarafından iki kez “Dünyanın En İyi Editörü” ödülüne layık görülmüştür.
Temel düzeyde Osmanlıca ve Arnavutça bilmektedir.

ORCID: 0000-0001-5887-0656

2004 yılında Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu. Avukatlık stajını 2005 yılında tamamladı. 2006 yılında askerlik görevini tamamlayarak İzmit/Kocaeli'nde avukatlık bürosunu açtı. 2011'de kaydını İstanbul Barosu’na aldırmış olup halen Kadıköy İstanbul'da İstanbul Barosuna bağlı olarak avukatlık yapmaktadır.
Modern Hukuk Akademisi eğitmenliği ve akademik koordinasyon danışmanlığını yürütmüş olup Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunda Ceza ve Ceza Usul Hukuku eğitimi vermiştir. Anadolu Yakası Rumeli Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve Kamu Yararını Savunma Derneği Önceki Başkanıdır.
İstanbul Barosu Deprem Hukuku Komisyonu Yürütme Kurulu Üyesi ve İstanbul Barosu Meslek Sorunları Komisyonu üyesi olan Deşat, İngilizce, Almanca ve Arnavutça bilmektedir.