
Bilindiği üzere, “World Economic Forum” yani “Dünya Ekonomik Forumu”, her yıl İsviçre’nin Davos kasabasında yüz yüze bir dizi toplantılar yapagelmektedir. Bu toplantılar son birkaç yıldır halihazırda yaşanan pandemiden ötürü çevrimiçi icra edilmektedir. Anılan toplantılarda cari ekonomik gelişmeler ışığında dünya genelindeki iktisadi, toplumsal vb. sorunlar tartışılmakta ve çözüm önerileri getirilmektedir.
Diğer taraftan, İngiltere merkezli OXFAM adlı yardım kuruluşu, 17 Ocak 2022 günü “İnsanlığın yüzde 99’unun geliri düşerken, en zengin on adam pandemide servetlerini ikiye katladı” ana temasını içeren bir rapor (‘Inequality Kills’/‘Eşitsizlik Öldürür’)[1] yayımladı.
Söz konusu raporun ardından, 19 Ocak 2022 tarihinde, 100’ü aşkın bir milyarder grubu tarafından Davos toplantısına muhatap “In tax we trust” başlıklı bir açık mektup[2] yayımlanmış olup, anılan mektubun içeriği şöyledir:
“Vergiye güveniyoruz.
Milyoner ve milyarder kardeşlerimize,
Bu Ocak ayında Dünya Ekonomik Forumu’nun ‘çevrimiçi Davos’una katılacaksanız, bu yılın temasının ardındaki sorunun cevabını arayan özel bir gruba katılacaksınız, ‘Birlikte nasıl çalışırız ve güveni nasıl yeniden kurarız?’
Cevabı, diğer milyonerler, milyarderler ve dünyanın en güçlü insanlarıyla çevrili özel bir forumda bulamazsınız. Dikkat ederseniz, sorunun bir parçası olduğunuzu göreceksiniz.
Politikaya, topluma, birbirine güven, yalnızca en zengin ve en güçlülerin erişebildiği küçük yan odalarda inşa edilmez. Pandemiden bir servet kazanan, ancak vergilerde neredeyse hiçbir şey ödemeyen ve çalışanlarına düşük ücretler sağlayan milyarder uzay gezginleri tarafından inşa edilmedi. Güven, iyi hizmetler sunan ve tüm yurttaşlarını destekleyen iyi kurgulanmış, adil ve açık demokrasiler aracılığıyla ve elbette hesap verebilirlik yoluyla inşa edilir.
Ve güçlü bir demokrasinin temeli, adil bir vergi sistemidir. Adil bir vergi sistemi (‘fair tax system’).
Milyonerler olarak mevcut vergi sisteminin adil olmadığını biliyoruz. Çoğumuz, son iki yılda dünya muazzam acı çekerken, aslında pandemi sırasında servetimizin arttığını gördüğümüzü söyleyebiliriz-ancak herhangi birimiz dürüstçe payımıza düşen vergileri ödediğimizi söyleyemeyiz.
Uluslararası vergi sisteminin temelindeki bu adaletsizlik, dünya halkı ile bu sistemin mimarları olan seçkinler arasında büyük bir güven eksikliği yaratmıştır. Bu uçurumu kapatmak için, milyarder gösteriş projelerinden veya parça parça hayırsever jestlerden daha fazlasının alınması, şimdiye kadar zenginleri daha zengin yapmak için bilinçli olarak tasarlanmış bir sistemin tamamen elden geçirilmesi gerekecektir.
Basitçe söylemek gerekirse, güveni yeniden tesis etmek zenginlerin vergilendirilmesini gerektirir. Dünyadaki her ülke, zenginlerin payına düşeni ödemesini talep etmelidir. Zenginleri şimdi vergilendirin.
Gerçek şu ki ‘Davos’ şu anda dünyanın güvenini hak etmiyor. Dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek için harcanan sayısız vakte rağmen, konferans kendini tebrik selinin ortasında çok az somut değer üretmiştir. Katılımcılar, karşılarına çıkan basit ve etkili çözüm olan zenginleri vergilendirmeyi kabul edene kadar, dünya insanları, onların sözde dünyanın sorunlarını çözmeye olan bağlılıklarını bir performanstan biraz daha fazlası olarak görmeye devam edeceklerdir.
Tarih, son derece eşitsiz toplumların sonunun neye benzediğine dair oldukça kasvetli bir tablo çizmektedir. Zengin-fakir herkesin refahı için, eşitsizlik ile yüzleşmenin ve zenginleri vergilendirmeyi seçmenin zamanı çoktan geldi. Dünya insanlarına onların güvenini hak ettiğinizi gösterin.
Bunu yapmazsanız, o zaman (Davos’taki) tüm özel konuşmalar vergiler veya onun kaldıraçları (‘taxes or pitchforks’) konusunda olacakları (Y.N. vergilerin gelir eşitsizliği üzerindeki etkilerini) değiştirmeyecektir. Tarihi dinleyelim ve akıllıca seçim yapalım.”
* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.
[1] OXFAM raporunun orijinali için lütfen bkz: Inequality Kills, January 2022, < https://oxfamilibrary.openrepository.com/bitstream/handle/10546/621341/bp-inequality-kills-170122-en.pdf > erişim tarihi 20 Ocak 2022 [“Oxfam” adı, 1942 yılında İngiltere’de kurulan Oxford Kıtlıklara Yardım Komitesi’nden (‘the Oxford Committee for Famine Relief’) gelmektedir.]
[2] Açık mektup için bkz. < https://www.intaxwetrust.org/ > erişim tarihi 20 Ocak 2022 [Amerikan dolarının arka yüzünde “In God we trust” (Tanrıya inanırız/güveniriz) ibaresi yer almakta olup, açık mektubun bu ibareden mülhem olabileceği düşünülmektedir.] Y.N. yazarın notu
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
