Dünya Genelinde Dijital Vergilendirme* **

“Herkes kendi geleceğinin mimarıdır.”

İngiliz Atasözü

1. Giriş

Ekonominin dijitalleşmesi, son yıllarda vergi tartışmalarının temel odak noktalarından biri olmuş; siyasi tartışmalar ise, fiziksel ticari operasyonların vergilendirilmesi ile sanal operasyonların vergilendirilmesi arasındaki farklara odaklanmıştır. Bu tartışmalar, tüketim ve kurumlar vergisi politikaları da dahil olmak üzere vergi politikasının çoklu katmanlarıyla kesişmiştir. Dijital hizmetleri hedefleyen brüt temelli/esaslı stopaj vergilerinin (gross-based withholding taxes) daha yaygın kullanımının yanı sıra denkleştirme vergileri ve dijital hizmet vergileri de dahil olmak üzere yeni politikalar da geliştirilmiştir.

Bununla birlikte, bazı durumlarda siyasi çıkar, sağlam vergi politikası ilkeleri doğrultusunda tutarlı politika tasarımlarını geride bırakmıştır. Politika yapıcılar dijital işletmeleri vergilendirme seçeneklerini değerlendirmeye devam ettikçe, siyasi gündemler tarafından yönlendirilen yeni çarpık vergi politikaları oluşturmaktan kaçınmak gerekli olacaktır.

Bu makale[1], OECD ülkelerine odaklanarak dünya çapında çok sayıda dijital vergi politikasını gözden geçirmekte ve geniş bir dizi kusur ve faydalara işaret etmektedir.

2. Dijital Vergiler Nelerdir?

Dijital ekonomi çok farklı şeyler ifade ediyor. Aynı şey dijital vergiler için de geçerlidir. Bu çalışmada dijital vergiler, özel bir vergi oranı veya vergi matrahı kullanarak dijital yollarla ürün veya hizmet sağlayan işletmeleri özel olarak hedefleyen politikaları içermektedir [1].

Bunlar, bir ülkenin Katma Değer Vergisini dijital hizmetleri içerecek şekilde genişletmesi gibi, tüm işletmelere yönelik tarafsız bir vergi politikası sağlamak için mevcut kuralları genişleten politikaları içerir. Ayrıca, dijital bir şirketin fiziksel bir varlığı olmasa bile daimi bir işyerine sahip olduğunu belirlemek için tasarlanmış özel kurumlar vergisi kurallarını da kapsar.

Bu makale, aşağıdaki kategorileri kullanarak dijital vergileri inceler ve analiz eder:

2.1. Tüketim vergileri (consumption taxes)

Tüketim vergileri, nihai mal veya hizmetlerin satışına ilişkin Katma Değer Vergisi (Value-added Taxes; KDV) ve diğer vergilerden oluşur. Ülkeler tüketim vergilerini dijital mal ve hizmetleri de içerecek şekilde genişletirler.

2.2. Dijital hizmet vergileri (digital services taxes)

Dijital hizmet vergileri, belirli bir dizi dijital mal veya hizmetten elde edilen gelirleri içeren veya bir ülkedeki dijital kullanıcı sayısına dayanan bir vergi matrahı olan brüt gelir vergileridir.

2.3. Dijital işletmeler için vergi öncelikleri (tax preferences for digital businesses)

Vergi öncelikleri, dijital işletmeler üzerindeki vergi yükünü azaltan araştırma ve geliştirme (research and development; Ar-Ge) kredileri ve patent kutuları gibi politikalardır. Bu önceliklerin çoğu herhangi bir işletme için mevcut olsa da, bazıları özellikle dijital iş modellerine uygundur.

2.4. Dijital daimi kuruluş kuralları (digital permanent establishment rules)

Bu politikalar, bir yetki alanı içinde fiziksel varlığı olmayan dijital şirketleri dahil etmek için bir işyerini neyin oluşturduğunu yeniden tanımlamayı içerir. Bu sanal veya dijital daimi kuruluşlar, genellikle yerel pazarla ilişki de dahil olmak üzere belirli ölçütler kullanılarak tanımlanır.

2.5. Dijital hizmetlerde brüt temelli stopaj vergileri (gross-based withholding taxes on digital services)

Brüt esaslı stopaj vergileri, bazı ülkeler tarafından bir yargı alanındaki işlemlerle bağlantılı olarak dijital firmaların vergi gelirlerinde kurumlar vergisi veya tüketim vergileri yerine kullanılmaktadır. Brüt gelir vergisi olarak, bu politikalar gelir veya tüketim vergisinin yerini tutmaz.

3. Dijital Vergi Tartışmaları

Son yıllarda dijital ekonominin büyümesi, dijital şirketlerin ödediği vergiler ve bunları nereye ödedikleri hakkındaki politika tartışmalarıyla eşleştirilmiştir. Pek çok dijital iş modeli, satış yaptıkları ülkelerde fiziksel olarak bulunmayı gerektirmez, müşterilere uzaktan satış ve hizmet platformları aracılığıyla ulaşır.

Sosyal medya şirketleri, e-ticaret pazarları, bulut hizmetleri ve web tabanlı hizmet platformları dahil olmak üzere iş modellerinin tümü, motive edilmiş hedefli vergi politikalarına sahiptir. Bazı durumlarda, politikalar eski kuralların yeni oyunculara genişletilmesidir, diğer politikalar ise özellikle bir işletmeye veya platforma yönelik özel vergilerdir [3].

Tüketim vergisi politikaları, çoğu zaman ürünlerin tüketildiği ülkede vergiye tabi bir varlığı olan bir işletme olmaksızın, dijital yollarla sağlanan ürün ve hizmetlerin büyümesini hesaba katacak şekilde değişti. Ek olarak, politika yapıcılar, ülkelerdeki dijital firmaların faaliyetlerini yakalamak için kurumlar vergilerini değiştirmenin yollarını aradılar.

Maddi olmayan varlıklar için daha kısa amortisman programları, hedeflenen Ar-Ge vergi indirimi ve belirli bir dereceye kadar patent kutuları içeren tercihli vergi rejimleri, dijital firmaların daha düşük vergilendirmeden faydalanmasına neden oldu. Bu tercihlerin arkasındaki argümanlar yeniliği teşvik etmek ve en yeni teknolojilere yatırım çekmek olsa da, teşviklerden kaynaklanan daha hafif vergi yükü, dijital işletmelerin diğer sektörlere göre vergilendirilmesi arasında bir boşluk yarattı [4].

Vergi yüklerindeki farklılığa yanıt olarak, politika yapıcılar, hedeflenen tercihlere uygun olan aynı işletmeleri hedefleyen (bazı durumlarda) yeni vergilendirme araçları aradılar [5].

Büyük dijital şirketler çok uluslu işletmeler olduğundan, dijital vergi tartışması, kuralların değişmesi gerekip gerekmediği konusunda uluslararası bir anlaşma ihtiyacına yol açmıştır. Çok taraflı bir anlaşma olmadan, münferit ülke politikalarının birbiriyle kesişmesi veya çelişmesi muhtemeldir, bu da çifte vergilendirmeye neden olmaktadır [6].

4. Değer Yaratma (value creation) Nerededir?

Dijital vergilendirme ile ilgili uluslararası kuralların değiştirilmesi, etkilenen dijital işletmelerin hem nerede hem de ne kadar vergi ödediğini etkileyecektir. Uluslararası kurumlar vergisi normları (international norms of corporate income taxation), bir işletmenin nerede vergi ödeyeceğine karar vermek için değer yaratma kavramına dayanır. Dijital vergi tartışmasında değer yaratma tartışmasına yeni bir açı gelmiştir.

Dijital vergilendirme savunucuları, genellikle dijital değer yaratmanın sosyal medya platformlarının veya e-ticaret web sitelerinin kullanıcılarının kattığı değeri hesaba katması gerektiğini, çünkü kullanıcı alışkanlıklarının sağladığı veriler daha sonra hedeflenen reklamlara veya diğer özelleştirilmiş hizmetlere dönüştürüldüğünü savunuyorlar [7].

Ücretsiz bir hizmete erişen bir kullanıcıya değer atfetmek, tek bir kullanıcıya bağlı bir fiyat sinyali olmadığından ekonomik olarak zordur ve bir kullanıcı ağını değer yaratan bir varlık olarak ele almak benzer ölçüm ve değerleme zorluklarıyla birlikte gelir. Bazı dijital iş modellerinde ağ etkileri yaygın olsa da, bu tür etkiler ekonominin diğer bölümlerinde de yaygındır ve özel vergi kurallarına yol açmaz [8].

Kullanıcılar tarafından yaratılan değer mantığını izleyen politikalar, vergi amaçları için değer yaratma yerinin mutlaka değişeceğini ima ederler. Küresel nüfus ülkeler arasında eşit olarak dağılmadığı gibi, dijital şirketler tarafından yaratılan son değer ölçümleri de belirli yargı alanlarında yoğunlaşıyor.

2015 yılında, küresel internet kullanıcılarının üçte birinden biraz fazlası Doğu ve Güneydoğu Asya’dayken, bilgi endüstrilerinde yaratılan değerin %20’si buradan kaynaklanmıştır. Tersine, 2015 yılında internet kullanıcılarının sadece %11’i Kuzey Amerika’da ikamet ederken, bilgi endüstrilerinde yaratılan değerin %37’si buradan kaynaklanmıştır.

5. Çok Taraflılık mı, Tek taraflılık mı? (Multilateralism or Unilateralism)

İnternet kullanıcılarının mevcut dağılımındaki uyumsuzluk ve dijital üretimin bulunduğu yerdeki uyumsuzluk nedeniyle, vergi kurallarının kullanıcıların bulunduğu yeri yansıtacak şekilde değiştirilmesi, işletmelerin vergi borcunu ve ödediği yeri değiştirecektir. Bu, hangi ülkelerin dijital işletmelerden vergi geliri elde ettiğini etkileyecek şekilde kuralları yeniden yazmanın siyasi zorluğunun altını çiziyor. Bu, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 130’dan fazla ülke arasındaki müzakereleri yönetmek için devreye girdiği yerdir [9].

Tek taraflı olarak ortaya çıkan (dijital hizmet vergileri gibi) çatışan politikalar, 2020 sonunda zararlı bir vergi ve ticaret savaşından kaçınmak için çok taraflı eylemi gerektirir [10]. Ancak, OECD’de masadaki çözümler zaten sağlam vergi politikası ilkelerini ihlal ediyor. Bu çalışma devam ederken, bu makale mevcut dijital vergi önlemlerinin stokunu almakta ve çeşitli yaklaşımların güçlü ve zayıf yönlerini vurgulamaktadır.

6. Temel Öneriler

Dijital vergi tartışması henüz bitmedi ve politika yapıcılar dijital vergi politikalarını geliştirme, iyileştirme ve (bazı durumlarda) kaldırma konusunda sağlam ilkeleri takip etmeye çalışmalıdırlar.

İki politika alanında, tüketim ve kurumlar gelir vergileri (ve ilgili daimi kuruluş kuralları), ülkeler mevcut kurallarını dijital işletmeleri kapsayacak şekilde genişletmek için çalışıyor. Bu, fiziksel ve dijital iş modellerine eşit muameleye doğru ilerlemek için bir fırsat, aynı zamanda standartları uyumlaştırmak ve politikaları çok taraflı olarak uygulamak için gerçek zorluklar sunuyor. Bu alanlardaki politikalar, diğer yetki alanları ile uyum için yüksek bir çıtayı karşılamalı, karmaşıklığı ve uyum maliyetlerini en aza indirmeli ve hedeflenen iş sektörlerine farklı muamele yapmaktan kaçınmalıdır.

Diğer iki politika alanında, dijital hizmet vergileri ve brüt temelli stopaj vergilerinde, ülkeler dijital işletmeleri vergilendirmeye yönelik yeni, ancak çarpıtıcı ve ayrımcı yaklaşımlara güveniyor. Bu politikaların ekonomik açıdan zararlı bir vergi ve ticaret savaşına yol açma potansiyeli vardır ve bundan kaçınılmalıdır.

Dijitalleşen işletmelere yönelik tercihler, beklenmedik vergiler yaratmak yerine inovasyona odaklanmalıdır. Araştırma ve geliştirme vergi kredileri, uyum sağlamayı göze alabilecek işletmelere sağlanan faydaları sınırlayan uyum zorluklarından kaçınmak için iyileştirilebilir. Bununla birlikte, patent kutuları, yalnızca inovasyonun ardından fayda sağlayan ve yatırım ve gelir modellerini çarpıtacak şekilde kullanılabilen vergi talihleri yaratır.

Dijital iş modellerini vergilendirmenin zorluklarını ele almayı amaçlayan politikaların tasarımına ve uygulanmasına rehberlik etmek için aşağıdaki öneriler kullanılmalıdır.

6.1. Tüketim Vergileri

Tüketim vergilerinin dijital hizmetleri ve ürünleri içerecek şekilde genişletilmesi, vergi tabanının tarafsız bir şekilde genişletilmesini sağlayabilir. Tüketim vergilerinin amacı, tüketimin gerçekleştiği yerde vergi vermek olduğundan, vergi tabanının dijital tüketime genişletilmesi bu ilkenin basit bir uzantısıdır. Ancak, uyumluluk maliyetlerindeki, oranlardaki veya kayıt eşiklerindeki farklılıklar, yeni bozulmalar yaratabilir veya uyum maliyetlerini gereksiz yere artırabilir.

Ülkeler şunları takip etmelidirler:

  • Dijital hizmetleri ve ürünleri içeren ve dijital ve fiziksel işletmeler arasında eşit muameleyi sağlayan geniş bir tüketim vergisi tabanı.
  • Uzaktan satış ve dijital işlemler ile ilgili veri toplamaya yönelik genel standartlarla uyum.
  • Yeni sistemler oluşturmak ve bir satışın veya müşterinin yerini belirlemekle ilgili maliyetleri en aza indirmek için tasarlanmış uyumluluk yükümlülükleri.

Ülkeler şundan kaçınmalıdırlar:

  • Benzer yerel ticaret için geçerli olan oranlardan farklı oranlarda dijital sınır ötesi işlemleri hedefleyen politikalar.

6.2. Dijital Hizmet Vergileri

Gelir vergilerinin yarattığı bozulmaları önlemek için dijital hizmet vergileri genel olarak kaldırılmalıdır. Yürürlükten kaldırılmayan ülkeler, işletmelerin dijital gelir üzerinden iki kez vergilendirilmekten kaçınabilecekleri yolları netleştirmelidir.

Ülkeler şunları takip etmelidirler:

  • Zararlı bir vergi ve ticaret savaşından kaçınmak için dijital hizmet vergilerinin kaldırılması için net zaman çizelgeleri.
  • Açıkça çifte vergilendirmeden kurtulmaya izin veren politikalar.

Ülkeler şundan kaçınmalıdırlar:

  • Gelire dayalı bu tür vergilerin yarattığı bozulmaları önlemek için dijital hizmet vergilerini benimsemek.

6.3. Dijital İşletmeler İçin Vergi Öncelikleri

Dijital işletmelere yönelik öncelikler, eşit olmayan bir oyun alanı oluşturmakta ve tarafsız vergi politikası ilkesi ile uyumlu değildir. Ülkeler, önceliklerinin inovasyonu nasıl teşvik ettiğini ya da basitçe beklenmedik vergiler yarattığını düşünmelidir.

Ülkeler şunu takip etmelidirler:

  • Maddi olmayan duran varlıklara yapılan yatırımın daha iyi vergi muamelesi görmesi nedeniyle yatırım kararlarının çarpıtılmasını önlemek için tam gider veya nötr maliyet geri kazanım sistemi kullanılarak sermaye varlıklarına yapılan yatırımın tarafsız muamelesi.

Ülkeler şunlardan kaçınmalıdır:

  • Yalnızca uymayı göze alabilen firmalara fayda sağlayan yüksek uyum maliyetlerine sahip araştırma ve geliştirme vergi kredileri.
  • Politikalar beklenmedik vergilere yol açtığı ve yatırım ve gelir modellerini bozduğu için maddi olmayan varlık gelirini çekmek için patent kutularının kullanılması.

6.4. Dijital Daimi Kuruluş Kuralları

Dijital işletmelerin kurumsal gelirlerini vergilendirmek için politikalar geliştirirken, bazı ülkeler daimi kuruluş tanımlarını değiştiriyorlar. Ancak, bu hemen çifte vergilendirme potansiyeli yaratır. Vergilendirilebilir kurumsal gelirin tahsisi konusunda ülkeler arasında anlaşmazlıklar devam etse de, bazı ülkelerin dijital işletme gelirlerini çifte vergilendirme yaratmadan vergilendirmeye çalışmasıyla ilgili zorluklar devam edecektir. Uluslararası vergilendirmeye yönelik kapsamlı reformlar aynı zamanda ekonominin dijitalleşmesini de ele alacak olsa da, ülkelerin temel reformları geniş çapta benimseme mücadelesini üstlenmek yerine dijital iş modellerini hedefleyen reformlara odaklanmaya devam etmesi muhtemeldir [11].

Uluslararası vergi sisteminde temel bir reformun dışında, ülkeler, dijital daimi kuruluş tanımlarında gezinmenin riskler taşıdığını kabul etmelidir.

Ülkeler şunu takip etmelidir:

  • Yerleşik olmayan işletmelerin kurumsal gelirlerinin vergilendirilmesi için yeni yaklaşımlar geliştirirken çok taraflı müzakereler.

Ülkeler şunlardan kaçınmalıdır:

  • Hızla değişen ve dijitalleşen bir ekonomi bağlamında istikrarsız politikalar oluşturacak belirli endüstrileri veya sektörleri hedef alan kurallar.
  • Çifte vergilendirmeye yol açması ve politikaları koordine etme çabalarına zarar vermesi muhtemel olan dijital daimi işyeri düzenlemelerinin tek taraflı takibi.

6.5. Dijital Hizmetlerde Brüt Temelli Stopaj Vergileri

Dijital hizmetler üzerindeki brüt esaslı stopaj vergileri, kurumlar gelir vergileri için zayıf bir vekildir ve sanal bir işyeri belirleme zorluklarını dikkate almadan dijital şirketleri vergilendirmek için bir kısa yol teşkil ederler. Politika yapıcılar, yerel bir varlığı olmayan dijital işletmeleri vergilendirmek için brüt esaslı stopaj vergilerine güvenmekten kaçınmalıdırlar.

Ülkeler şundan kaçınmalıdır:

  • Tüketim veya gelir vergilerinin kabaca ikamesi olarak ne verimli ne de şeffaf politikalara güvenmek.

* Bu çeviride yer alan görüşler Tax Foundation Makale Yazarlarına ait olup çevirenin çalıştığı kurumu bağlamaz, çevirenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Çevirideki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler çevirene aittir.

** Daniel Bunn (Tax Foundation), Elke Asen (Tax Foundation) ve Cristina Enache (Tax Foundation) (Derleyen: Yavuz Akbulak)

[1] Makalenin/Raporun orijinal künyesi şöyledir: Daniel Bunn (Tax Foundation), Elke Asen (Tax Foundation) ve Cristina Enache (Tax Foundation), Digital Taxation Around the World, Tax Foundation, May 27, 2020, < https://files.taxfoundation.org/20200610094652/Digital-Taxation-Around-the-World1.pdf?_gl=1*d8t8hy*_ga*MTYyMDc1NDI2NS4xNjY3MjkwNzA1*_ga_FP7KWDV08V*MTY2NzI5MDcwNS4xLjEuMTY2NzI5MDc1Ni45LjAuMA.. > Erişim Tarihi 01 Kasım 2022

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.