

Bağımsız yönetici, Anglo-Amerika’nın küresel kurumsal yönetişim (global corporate governance) üzerindeki etkisinin paradigmatik örneğidir. Bağımsız yönetici kavramı 1970’lerde Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yaratılmış ve hızla Amerikan kurumsal yönetiminin tanımlayıcı bir özelliği haline gelmiştir. 1990’larda Birleşik Krallık, Amerika’nın bağımsız yöneticiler (independent directors) kavramını kurumsal yönetişimin ilk kuralının bir özelliği haline getirmiştir. Sonraki on yılda, merkezinde bağımsız yöneticilerin bulunduğu Birleşik Krallık tarzı kurumsal yönetişim kuralları dünya çapında yaygınlaşmıştır. 2000’lere gelindiğinde ise, bağımsız yöneticilerin küresel ölçekte yaygınlaşması onları ‘iyi’ kurumsal yönetişim (good corporate governance) için evrensel bir turnusol kâğıdı haline getirmiştir. 2008 Küresel Finans Krizinin ardından, bazı ülkeler iyi kurumsal yönetişimi teşvik etmek için bağımsız yöneticilere ne ölçüde güvenilmesi gerektiğini sorgulamıştır. Ancak, rollerinin yeniden düşünülmesine ve etkinliklerine dair belirsiz deneye dayalı kanıtlara rağmen, günümüzün geleneksel bilgeliği, bağımsız yöneticiler olmadan güvenilir bir kurumsal yönetişim sisteminin var olamayacağını öne sürmektedir.
İlk bakışta, Asya, ‘iyi’ kurumsal yönetişim için bağımsız direktörlerin gerekli olduğu şeklindeki Anglo-Amerikan fikrinin küresel olarak benimsenmesine örnek teşkil etmektedir. 1997 Asya Finans Krizi’nden önce, Asya’daki yönetim kurulları şirket içinden kişiler tarafından domine ediliyordu ve bağımsız direktörler Asya genelindeki yönetim kurullarında ya hiç yoktu ya da marjinal bir rol oynuyordu. Asya finans krizini izleyen yasal reformlar, “Asya’nın önde gelen ekonomilerindeki birçok yasa ve düzenlemenin, borsaya kote şirketlerin yönetim kurullarında ‘bağımsız direktörleri’ teşvik etmek veya zorunlu kılmak için birçok önde gelen Batı ekonomisindekinden daha fazla şey yaptığı” sonucunu doğurmuştur. Geçtiğimiz on yılda, geleneksel olarak içerideki kişilerin hâkim olduğu yönetim kurullarını savunan Japonya ve Tayvan’ın, borsaya kote şirketlerinde bağımsız direktörleri zorunlu kılmak için yasalarını yeniden düzenlediğine bile tanık olunmuştur. 2017 yılında yayınlanan “Asya’da Bağımsız Yöneticiler” (Independent Directors in Asia[1]) başlıklı kitapta belirtildiği gibi, “Bağımsız yöneticinin Asya genelinde kurumsal yönetişimin yaygın bir özelliği olduğu artık tartışılmaz bir gerçektir ve yükselişinin yakın gelecekte sona ereceği de görünmemektedir”.
Daha sonra, 2018 yılında Endonezya, küresel kurumsal yönetişim topluluğunun çoğunun düşünülemez olarak göreceği bir şeyi yapmış ve halka açık şirketlerin yönetim kurullarında bağımsız yöneticilere sahip olma koşulunu (veya hatta önerisini) ortadan kaldırmıştır ki; bu, 2006 yılında başlayan ve on yıldan uzun süredir var olan Endonezya kurumsal yönetiminin bir özelliğinin ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanan bir hareketin doruk noktasıdır. Endonezya’nın dünyanın dördüncü büyük nüfusuna, yedinci büyük ekonomisine (satın alma gücü paritesine göre gayri safi yurtiçi hâsıla) sahip olmasına ve yüksek ekonomik büyüme yörüngesinde olmasına rağmen, bu şaşırtıcı kurumsal yönetişim gelişimi karşılaştırmalı şirketler hukuku akademisyenleri tarafından yeterli ilgiyi görmemiştir. Bilindiği kadarıyla, Endonezya’nın halka açık şirketlerin yönetim kurullarında bağımsız yöneticilerin bulunması koşulunu kaldırması konusunda ne Endonezya içinde ne de uluslararası alanda derinlemesine bir analiz yapılmamıştır.
Son bir Avrupa Kurumsal Yönetişim Enstitüsü (European Corporate Governance Institute) Çalışma Kâğıdında, Endonezya kurumsal yönetimindeki bu önemli gelişmenin niceliksel ve nitel analizi yapılarak literatürdeki bu boşluğun doldurulması amaçlanmaktadır. Endonezya’nın en değerli 20 halka açık şirketinin yıllık raporlarına ilişkin bu deneysel analiz, bağımsız yöneticilere ilişkin koşulun kaldırılmasını takip eden yılda, daha önce bağımsız yöneticilere sahip olduğunu bildiren şirketlerin yüzde 81’inin hiç bağımsız yöneticisi olmadığını ortaya koymuştur. 2023 yılına gelindiğinde, Endonezya’nın en büyük 20 halka açık şirketinin hiçbirinde tek bir bağımsız yönetici yoktu ki; bu, bilindiği kadarıyla, mezkûr araştırmadan önce bilinmeyen bir gerçekti. Bu çığır açıcı gelişme, anılan Çalışma Kâğıdının yanıtlamayı amaçladığı üç soruyu gündeme getirmektedir.
Öncelikle, iyi kurumsal yönetişim için bağımsız yöneticilerin gerekli olduğu yönündeki geleneksel bilgeliğe rağmen, Endonezya halka açık şirketlerinde bağımsız yöneticiler için olan koşulu neden kaldırdı? Görünüşe göre, bağımsız yöneticiler için olan koşul, Endonezya’nın görünürdeki ‘iki kademeli yönetim kurulu’ sistemi bağlamında işlevsel olarak gereksiz görüldüğü için kaldırılmıştır -burada ‘komiserler kurulu’ olarak adlandırılan bir denetim kurulu, bağımsız yöneticilerin rolünü yerine getiriyor olarak görülüyordu. Bununla ilgili olarak, Amerika’daki bağımsız yönetici kavramının ilk uygulaması, Endonezya’nın medeni hukuk ‘iki kademeli yönetim kurulu’ geleneğine ve ulusal egemenliğine karşı bir saldırı olarak görülen Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) aşırı ekonomik baskısı altında gerçekleştirilmiştir. Mantığı ne olursa olsun, bu reform, komiserler kurulundaki bağımsız komiserleri (yönetim kurulundaki bağımsız yöneticiler yerine) Endonezya’da iyi kurumsal yönetişimin odak noktası haline getirmiştir.
İkinci olarak, bağımsız komisyon üyelerinin Endonezya’da iyi kurumsal yönetişimin odak noktası haline geldiği göz önüne alındığında, bunun Endonezya kurumsal yönetimi üzerinde nasıl bir etkisi olması muhtemeldir? Bu soruyu cevaplamak için, çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren Endonezya’nın büyük ve orta ölçekli halka açık şirketlerinden birkaçında on bağımsız komisyon üyesiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmelere ve şirketler hukuku analizine dayanarak, bağımsız komisyon üyelerinin Endonezya’daki halka açık şirketlerde iyi kurumsal yönetişimi teşvik etmede bağımsız yöneticilerin yalnızca kısmi bir ikamesini sağladığı anlaşılmaktadır. Buna ek olarak, bu görüşmelere dayanan kanıtlar, bağımsız komisyon üyelerinin iyi kurumsal yönetişimi teşvik etme yeteneğinin, hissedarların etkisini kontrol etme, sınırlı yasal yetkileri ve yolsuz hükümet uygulamalarından kaynaklanan potansiyel baskı ile tehlikeye atılabileceğini göstermektedir. Dahası, ‘bağımsız’ komisyon üyelerinin bağımsızlığının, özellikle Endonezya’nın güçlü devlet işletmelerindeki siyasi çıkarlar ile tehlikeye atılması riski olabilir. Sonuç olarak, Endonezya’nın bağımsız yöneticilere değil, bağımsız komisyon üyelerine güvenmesinin, görünüşte ‘iki kademeli yönetim kurulu’ sistemine dayalı olarak bazı zayıf teorik geçerliliğe sahip olabileceği sonucuna varılmıştır; ancak bu gerekçe bile, ‘iki kademeli yönetim kurulunun’ karşılaştırmalı bir mercekten bakıldığında ‘iki kademeli yönetim kurulu’ olarak nitelendirilmeyebileceği gerçeğinden muzdariptir. Bu yasal engel ve yukarıda vurgulanan pratik riskler göz önüne alındığında, Endonezya’nın bağımsız yönetim kurulu üyeliği sisteminde, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin pratikte kendilerine yüklenen ağır sorumluluğu yerine getirebilmelerini sağlamak için reformlar gereklidir.
Üçüncüsü ise, Endonezya’nın bağımsız yönetim kurulu üyelerine olan önemli bağımlılığı ve mevcut düzenleyici çerçevesinde ve kontrol eden hissedarların egemen olduğu kurumsal yönetişim bağlamında var olan zayıflıklar göz önüne alındığında, bağımsız yönetim kurulu üyelerinin Endonezya’nın kurumsal yönetişim zorluklarını ele almak için etkili bir araç sağlamasını garantilemek için hangi reformlar yapılabilir? Yapılan bu analize dayanılarak, Endonezya’nın bağımsız yönetim kurulu üyeliği sisteminin etkinliğini artırmak için Endonezya’nın gelişmişlik düzeyini, yoğun hissedar manzarasını, devlet kontrolündeki ve aile kontrolündeki halka açık şirketlerinin hâkimiyetini ve yaygın yolsuzlukla devam eden mücadelesini hesaba katan özel reformlar önerilmiştir. Araştırmanın bir diğer önemli katkısı olan bu önerilen reformlar, Endonezya’nın mevcut bağımsız yönetim kurulu üyeliği sistemini Endonezya’nın yerel bağlamına ‘uyan’ ve Endonezya’nın muazzam potansiyeline ulaşmasını tehlikeye atabilecek kurumsal yönetişim hastalıklarını gideren yerel bir kurumsal yönetim mekanizmasına dönüştürmeyi amaçlamaktadır.
Çalışma Kâğıdı, Endonezya’nın bağımsız yöneticiler için koşulu kendine özgü bir şekilde kaldırmasının, şirketler hukukunun küresel evrimi hakkında ne önerilebileceği aydınlatılarak sonlandırılmıştır. Anglo-Amerikan-küresel bağımsız yöneticilerin Endonezya’nın medeni hukuku, ‘iki kademeli’, şirket yönetim kurulu sistemine on yıldan uzun bir süre önce orijinal olarak nakledilmesi şaşırtıcı değildi. Bu, Asya’da vurgulanan, ‘yasal uyumsuzların’ ‘iyi’ şirket yönetişimin Anglo-Amerikan-küresel normlarına uyumu göstermek için şirket yönetim sistemlerine ithal edildiği küresel bir eğilimin parçasıydı. Ancak, bölgeselleşme küreselleşmenin yerini aldıkça ve Asya’nın ekonomik gücü yükselmeye devam ettikçe, son zamanlarda Asya genelinde şirket yönetimi hastalıklarına yönelik yerel çözümlerin yeşil filizleri filizlenmeye başlamıştır. Daha özel yerel kurumsal yönetişim çözümlerinin ön plana çıktığı bu yeniçağda, Endonezya’nın daha önce düşünülemez olan, Anglo-Amerikan ve küresel ‘iyi’ kurumsal yönetişimin ayırt edici özelliği olan bağımsız yöneticilerden kopması, belki de küresel kurumsal yönetişim için daha bölgesel ve yerel bir gelecekte ‘yeni normal’in habercisi olabilir.
[1] <https://www.cambridge.org/core/books/independent-directors-in-asia/3E293FB0DE3381F75D8ED937A98F3855>
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
