Etki Tahvilleri (Impact Bonds)*

1. Etki tahvili nedir?

Etki tahvilleri (impact bonds/IBs), her şeyden önce sonuç temelli/sonuca dayalı sözleşmelerdir (outcomes-based contracts). Bir sağlayıcının belirli bir hizmet oluşturması ve sunması için gereken ön sermayeyi (upfront capital required) karşılamak amacıyla yatırımcılardan özel finansman kullanırlar. Hizmet, komisyon üyesi tarafından belirtilen ölçülebilir sonuçlara ulaşmak için tasarlanır. Yatırımcıya ancak bu sonuçlara ulaşılırsa geri ödeme (repaid) yapılır.

  • Sonuç temelli sözleşmeler (etki tahvilleri dahil), girdiler ve faaliyetlerden ziyade sonuçlara odaklanarak geleneksel sözleşmelerden (traditional contracts) farklıdır. Etki tahvilleri, üçüncü taraf yatırımcıların (third-party investors) açıkça katılımıyla, diğer sonuca dayalı sözleşme biçimlerinden ayrılır.
  • Sosyal etki tahvilleri (social impact bonds/SIBs), sonucu ödeyen kişinin hedef grubunu temsil eden hükümet olduğu IB’leri ifade eder.
  • Kalkınma etki tahvilleri (development impact bonds/DIBs) ise, sonucu ödeyen kişinin harici bir bağışçı -bir hükümetin (government) veya çok taraflı bir kuruluşun yardım kuruluşu (multilateral agency) veya bir hayırsever kuruluş (philanthropic organisation)- olduğu IB’leri ifade eder.

Etki tahvilleri, bir hedef grup için daha iyi sonuçlar sağlamak üzere üç kilit ortağı bir araya getirir: bunlar; sonucu ödeyen (outcome payer), hizmet sağlayıcı (service provider) ve yatırımcıdır (investor).

Sonuç ödeyenler, komisyonculardır (commissioners). Sosyal sorunları (social issues) tanımlarlar, bu sorunları ele almak için ulaşılması gereken ödenebilir sonuçları belirtirler ve elde edilen sonuçlar için ödeme yaparlar.

Hizmet sağlayıcılar, sonuç ödeyen tarafından belirtilen sonuçlara ulaşmak için hedef grup (target group) ile birlikte çalışırlar ve bunlara elde edilen belirli sonuçlara dayalı olarak ödeme yapılır.

Yatırımcılar, hizmet sağlayıcıya projeyi finanse etmesi için ön finansman (upfront funding) sağlarlar ve bunlara, elde edilen belirli sonuçlara göre geri ödeme yapılır.

2. Etki tahvilinin tarafları

2.1. Sonuçları ödeyen

Sonuç ödeyenler, karşılanmayan ihtiyaçları belirler ve belirli sosyal sonuçlar için ‘ödeme istekliliğini (willingness to pay)’ ifade ederler. Çoğu zaman sonuçları ödeyen, etki tahvilini başlatır. Yüksek gelirli ülkelerde (high-income countries) bunlar genellikle ele alınan belirli tematik sorundan sorumlu olan devlet daireleridir (government departments). Düşük ve orta gelirli ülkelerde (low- and middle-income countries) bunlar yine devlet daireleri olabilir, ancak belirli tematik alanlarda olumlu sosyal sonuçların peşinde koşan bağışçılar olma olasılığı daha yüksektir.

2.2. Servis sağlayıcıları

Hizmet sağlayıcılar, bu yararlanıcıların (beneficiaries) ihtiyaçlarını karşılamaya ve istenen sonuçları elde etmeye yönelik bir hizmet veya müdahale sunarlar. Diğer sonuca dayalı sözleşme biçimlerinde olduğu gibi, sağlayıcıya tamamen veya kısmen yapılan ödeme, sonuçlara ulaşılıp ulaşılmadığına bağlıdır. Bazen etki tahvilinin başlatıcısı olurlar, ancak bu daha az yaygındır. Hizmet sağlayıcı, kar amacı gütmeyen bir kuruluş (non-profit organizations) ve STK (Non-Governmental Organizations/NGO) olabilir, hatta özel bir şirket (private company) de olabilir.

2.3. Yatırımcılar

Yatırımcılar, sağlayıcının kendi hizmetlerinden veya belirli ödeme planlarına sahip kredilerden finanse etmesini beklemek yerine, projeyi süresi (duration) boyunca finanse edecek düzenlemeler sağlarlar. Yatırımcılara tamamen veya kısmen geri ödeme, sonuçlara ulaşılıp ulaşılmadığına bağlıdır. Bu, hizmet sağlayıcıyı finansal riskten tamamen veya kısmen korur. Bir veya daha fazla yatırımcının açık katılımı, IB’leri diğer sonuca dayalı sözleşme biçimlerinden ayırır (differentiate). Vakıflardan (foundations), şirketlerden (corporates), bankalardan (banks) veya diğer özel yatırımcılardan (other private investors) olabilirler.

2.4. Aracılar (Intermediaries)

IB’ler bazen, genellikle aracılar olarak adlandırılan belirli hizmetleri sağlamak için uzmanlar (experts) kullanır.

Danışman (consultant): devam etmek için iç ve dış onayı güvence altına alan proje için bir iş gerekçesi geliştirmesi için yükleniciyi destekler. Bunlar, çoğunlukla uygulanmadan önce etki tahvili üzerinde çalışırlar ve meyve vermesini (fruition) desteklerler.

Sosyal yatırım fonu yöneticisi (social investment fund manager): fonları yatırımcılar adına ve projeyi yüklenici (contractor) ile birlikte yönetir.

Performans yönetimi uzmanı (performance management expert): IB’nin performansı hakkında rapor veren, yatırımcılara ve yükleniciye bağımsız bir bilgi ve inceleme (scrutiny) kaynağı sağlayandır. Bu, sağlayıcının kendi performansını ölçmesi ve raporlamasında algılanan bir çıkar çatışması varsa veya sağlayıcı, paydaşların (stakeholders) gerektirdiği raporlama standardını sunma becerisine sahip değilse gerekli olabilir.

Özel amaçlı yönetim şirketi (special purpose management company): sözleşme ilişkisindeki (contractual relationship) diğer tarafları bir araya getiren ve sözleşmeyi doğrudan yüklenici ile yürütendir. Bunlar, ayrıca Özel Amaçlı Araçlar (Special Purpose Vehicles/SPVs) olarak da bilinirler.

2.5. Değerlendiriciler (Evaluators)

Çoğu durumda, bir projenin yüklenici tarafından belirlenen hedeflere göre gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğini belirlemek için bağımsız bir değerlendirme (independent evaluation) yapılması gerekir. Bir IB için gerekli olan değerlendirmenin ölçeği ve biçimine erken karar verilmesi gerekir. Bu, değerlendirmenin harici olarak mı yoksa tamamen mi kısmen mi kurum içinde mi gerçekleştirileceğini içerir.

3. Farklı IB türleri

Etki tahvillerinin tanımını ve kilit paydaşlarını açıkladıktan sonra, bunları tanımlamak için kullanılan farklı türler ve kavramlar olduğunu da açıklamak gerekir:

  • Birleşik Krallık’ta bunlara ‘sosyal etki tahvilleri’[1] (social impact bonds/SIBs) denir.
  • Avrupa’da genellikle ‘sosyal etki ortaklıkları (social impact partnerships)’ olarak anılırlar.
  • ABD’de ‘başarı için ödeme’ (pay for success/PFS) planları olarak bilinirler.
  • Avustralya’da genellikle ‘sosyal yardım bonoları (social benefit bonds)’ olarak anılırlar.
  • Düşük ve orta gelirli ülkelerde ise, etki tahvillerine ‘kalkınma etki tahvilleri’ (development impact bonds/DIBs) denir.

4. Etki tahvilleri nasıl ve neden ortaya çıktı?

2009 yılında, Birleşik Krallık Başbakanı Gordon Brown hükümeti, kamu hizmetlerinin sunumunu finanse etmenin yeni bir yolu olarak sosyal etki tahvillerini denemeye karar verdi. Bu tahviller, evsizlik (homelessness), uzun süreli işsizlik (long term unemployment) veya bakım sisteminin kenarındaki çocuklar (children on the edge of the care system) gibi toplumdaki en karmaşık sosyal sorunların (complex social problems) üstesinden gelmek için kullanılacak bir araç olarak önerildi. Bunu birden fazla paydaşı bir araya getirerek yapacaklardı ve hükümet ancak sonuçlara ulaşılırsa ödeme yapacaktı. Bu fikir, kolay çözümü olmayan sorunların üstesinden gelmek için yeni fikirlerin denenebileceğini gösterdi.

İlk etki tahvili (first impact bond), Tek Hizmet (One Service) olarak bilinen yeniden suç işleme oranlarını azaltmak (reduce reoffending rates) için 2010 yılında Peterborough hapishanesinde uygulandı. Bu, son on yılda hızla büyümüştür. Sosyal bakım sisteminin ucundaki çocukları desteklemek (edge of the social care system), evsizlerin sürdürülebilir konut (sustainable housing) bulmalarına yardımcı olmak ve mültecileri topluma bütünleştirmeye (integrate refugees) yardımcı olmak gibi bir dizi konuyu kapsar.

Etki tahvilleri Birleşik Krallık’ta ivme kazanmaya başladığında, uluslararası toplum (international community) da ilgilenmeye başladı. 2012 yılında, Küresel Kalkınma Merkezi (CGD), Sosyal Finans ile ortaklaşa, düşük ve orta gelirli ülkelerde etki tahvillerinin uygulanmasının fizibilitesini araştırmak için bir kalkınma etki tahvili çalışma grubu oluşturdu. Bu çalışma, potansiyel yatırımcı havuzunu ve fon sağlayıcıları yerel kuruluşlardan (domestic institutions) uluslararası kuruluşlara (international organisations) kaydırdı.

2013 yılında, CGD/Social Finance çalışma grubu, geliştirme IB modelinin zorlukları ve faydaları hakkında rapor hazırladı. Nihai rapor (final report), potansiyel uygulama senaryolarını tanımlamak için altı vaka çalışmasını içeriyordu. Bu örnek olay incelemelerinden biri, Eylül 2015’te Hindistan’da başlatılan Educate Girls etki tahvilinin şablonuydu. Birkaç ay önce Peru’da, Asháninka Etki Tahvili, ilk kalkınma etki tahvili olarak Şubat 2015’te piyasaya sürüldü.

5. Etki tahvillerinin potansiyel faydaları (benefits)

Destekçiler, etki tahvillerini karmaşık sosyal sorunların üstesinden gelmeye yardımcı olabilecek yenilikçi bir model olarak görürler. Bu açıdan, sonuç ödeyenler, başarısız olursa ödemek zorunda kalacaklarından korkmadan yeni yaklaşımları deneyebilirler. Yatırımcılar, yeni fikirleri uygulamaya geçirmeye yardımcı olabilir ve sağlayıcılar, gerçek sonuçlara ulaşmaya odaklanarak uygulamalarını iyileştirebilirler. İşte bu, potansiyel faydalara daha derinlemesine bir bakıştır. Bu kapsamlı değildir, ancak belirtilen ana faydaların bir görünümünü verir:

  • Uzmanlığı bir araya getirmek (Bringing together expertise): Hizmet sağlayıcılar genellikle yararlanıcılar ve neyin işe yarayacağı konusunda derin bir anlayışa sahiptirler. Sosyal düşünen/temelli yatırımcılar (Socially-minded investors) hem finans hem de sözleşme ölçüm deneyimine sahip olabilirler. Etki tahvilleri, sonuç ödeyenlerin bu yetkinlikleri (competencies) bir araya getirmesine olanak tanır. Ayrıca, etki tahvilleri genellikle hizmet sağlayıcılar arasındaki işbirliğini teşvik eder ve aynı çatı sonucu için birlikte çalışabilirler. Örneğin, Buenos Aires etki tahvilinde, Forge Vakfı (the Forge Foundation), Pescar Vakfı (Pescar Foundation), AMIA ve Residuca gençlerin iş bulmaları ve sürdürmeleri için becerilere (skills)ve istihdam eğitimlerine (employment training) erişmelerini desteklemek için birlikte çalıştılar.
  • Daha önceden yatırım yaparak gelecekteki tasarrufların kilidini açmak (Unlocking future savings by investing more up-front): IB’ler, yüklenicilerin veya sonuç ödeyenlerin, aksi takdirde finanse edilemeyecek olan önleme ve erken müdahale hizmetlerine odaklanmasını sağlarlar. Örneğin, Birleşik Krallık’taki Daha Sağlıklı Devon (the Healthier Devon) etki tahvili, daha sağlıklı yaşam tarzı seçimleri (healthier lifestyle choices) yaparak insanların diyabet geliştirme riskini azaltmaya odaklanmaktadır. Diyabet, komplikasyonlara yol açabilen ve sağlık hizmeti sağlayıcıları için pahalı olabilen bir durumdur. Bu etkili olursa, bu uzun vadede maliyetleri azaltabilir.
  • Yeni müdahalelerin denenmesini sağlar (Enables new interventions to be tried): IB’ler, yüklenicilerin veya sonuç ödeyenlerin yalnızca etkili müdahaleler (interventions) için ödeme yapmaları için bir yol sağlayabilir ve bu etkiyi sağlamak için nelerin harcandığına dair net bir ölçüm sağlarlar ve potansiyel olarak yeni müdahalelerin finansal riskini (financial risk) kamu sektöründen uzaklaştırırlar. Yatırımcılar gerekli özeni gösterecek ve performansın takip kaydını arayacak ve kanıt tabanını araştıracak olsa da, bu yeni bir müdahale ise risk alabilirler.
  • Müdahalelerin sunumunda daha fazla esneklik sağlamak (Enabling greater flexibility in delivery of interventions): Sözleşmelerin mevcut uzmanlık varsayımı (presumption of existing expertise) etrafında tasarlandığı geleneksel sözleşme yöntemlerinden farklı olarak, IB’ler, tüm tarafların bir düzeyde belirsizliği (level of uncertainty) ve değişiklik ihtiyacını kabul ettiği sözleşmeler için tasarlanır. Bu, hizmet sunmanın yeni yöntemlerini (new methods of delivering services) yenileme ve deneme esnekliği ile sonuçlara ulaşmak için hesap verebilirliği dengeler. Bunun nedeni, hizmet sağlayıcıların faaliyetlerden ziyade sonuçları belirterek sözleşme boyunca bir hizmeti sunma şeklini ayarlamakta özgür olmalarıdır.
  • Gönüllü sektörün güçlendirilmesi ve dahil edilmesi (Strengthening and engaging the voluntary sector): IB’ler için ortaya çıkan politika argümanlarından (originating policy arguments) biri, gönüllü (voluntary) veya sivil toplum kuruluşlarının (non-governmental organisations) oyun alanını sonuç sözleşmelerinin tesliminde eşit hale getirmeleridir. Bu, sosyal değerin ve gönüllü sektörün güçlendirilmesinin yanı sıra ekonomik değerin (economic value) temel öncelikler olarak görüldüğü temel bir husus olmaya devam etmektedir. Ancak, tüm etki tahvillerinin hizmeti sunmak için kar amacı gütmeyen kuruluşları kullanmadığını belirtmekte fayda vardır.

6. Etki tahvillerinin potansiyel sınırlamaları (limitations)

İtiraz edenler, etki tahvillerini en savunmasız nüfuslara yönelik hizmetlerin finansallaşmasına katkıda bulunan bir unsur olarak görebilirler. Bu açıdan, sonuç ödeyenler bunları karmaşık ve pahalı bir seçenek (complex and expensive option) olarak görebilir, hizmet sağlayıcılar bunun kendi değerlerine aykırı olduğunu düşünebilir ve yatırımcılar bunları ısmarlama ve ölçeklendirmenin mümkün olmadığını düşünebilir.

  1. Etki tahvilleri birçok durum için uygun değildir (Impact bonds are not suitable for many cases): Her derde deva değildir ve uygun veya mümkün olmadığı birçok durum vardır. Bunlar, sözleşmenin küçük olduğu ve pahalı kurulum maliyetlerinin (small and the expensive set up costs) gerekçelendirilemediği ve sonuçların anlamlı bir şekilde ölçülemediği veya programlar afet müdahalesi gibi acil eylem gerektirdiği durumları içerir. Etki tahvillerinin uygun olduğu gerçekten çok özel durumlar vardır.
  2. Geliştirmesi pahalıdır (Expensive to develop): Etki tahvilleri karmaşıktır ve yüksek düzeyde taahhüt ve kapasite (high level of commitment and capacity) gerektirir. Bu genellikle kamu sektöründe (public sector) veya bağış yapan kuruluşlarda (donor agencies) kolayca bulunmaz. Birçok sözleşme küçüktür ve bu, maliyetlerin gerekçelendirilemeyeceği anlamına gelebilir. Ayrıca, etki tahvillerinin genellikle ısmarlama olduğu ve maliyetleri azaltacak hizmeti ölçeklendirmek her zaman mümkün değildir.
  3. Sonuçları tanımlamak zor (Difficult to define outcomes): Etki tahvillerinin etkili bir şekilde çalışması için nicel ve nesnel (quantitative and objective) sonuç ölçütlerini belirlemek esastır. Bunu yapmak çok zordur ve çoğu zaman insanlar sonuçlardan ziyade çıktıları ölçerler. Örneğin, her gün okula kaydolan çocuklar bir çıktı iken, notlarını “x” miktarı kadar artıran çocuklar bir sonuçtur. Karmaşık sosyal sorunlarla uğraşırken doğru sonuçları belirlemek genellikle zordur.
  4. Yeniliği teşvik etmezler (They do not foster innovation): Etki tahvillerinin hizmetlerin sağlanmasında ve uygulanmasında (providing and implementing services) gerçek yeniliği (genuine innovation) teşvik etmediğine dair bir argüman vardır. Bunun nedeni, yatırımcıların, paralarını bir getiri ile geri alacaklarından emin olmak için sunduğu kanıtlanmış modelleri tercih etmeleri olabilir.
  5. Kamu sektörünün veya uluslararası yardımın ‘finansallaştırılmasını’ temsil ederler (They represent the ‘financialisation’ of the public sector or international aid): Bu çok tartışılan bir konu olup, çoğu zaman insanlar bunu ideolojik bir bakış açısıyla yaparlar. Finansallaşma, ekonomi ve kamu politikası oluşturmanın (economic and public policy making) finansal sektörün çıkarları lehine tabi kılındığı bir süreci ifade eder. Bu pozisyonda olanlar, savunmasız insanları desteklemekten kar elde etmenin ahlaki olmadığını iddia edebilirler.

* Bu çeviride yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Çevirideki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. [İngilizceden Türkçeye çevirisi yapılan metnin orijinal künyesi şu şekildedir: Impact bonds, Goverment Outcomes Lab, < https://golab.bsg.ox.ac.uk/the-basics/impact-bonds/#:~:text=Impact%20bonds%20(IBs)%20are%20outcomes,if%20these%20outcomes%20are%20achieved > Erişim tarihi 17 Şubat 2022 (Goverment Outcomes Lab, Oxford Üniversitesi Blavatnik School of Government’da bulunan bir araştırma ve politika merkezi olup, bu okul ve Birleşik Krallık Hükümeti arasında bir ortaklık olarak kurulmuş ve bir dizi kuruluş tarafından finanse edilmektedir. Bu laboratuvarın rolü, hükümetlerin sosyal sonuçları iyileştirmek için nasıl özel ve sosyal sektörler ile ortak olduğunu araştırmaktır.)]

[1] Geri ödeme ve yatırım getirisi, istenen sosyal sonuçların elde edilmesine bağlı olduğundan, esasen sosyal etki tahvili kendi başına bir tahvil değildir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.