
Giriş
Günümüzün hızla gelişen küresel ekonomisinde, devletler büyümeyi teşvik edebilecek ve gelecek nesil için iş yaratabilecek yeni endüstriler geliştirmeye çalışıyor. Gevşek bir şekilde ‘sanayi politikası’ olarak adlandırılan bu çaba, devlet ve özel firmalar arasındaki etkili iletişime dayanır. İki yönlü iletişim esastır: şirketler kısıtlamalarını ve fırsatlarını ortaya koymalı, devlet ise düzenlemeleri ve mevcut teşvikleri ve hizmetleri açıkça iletmelidir.
1. İletişimin kolaylaştırılması
Ancak ülkeler, özellikle kamu hizmetinde sınırlı kapasite veya kamu ve özel sektör arasında sınırlı güven varken, bu iletişimi nasıl kolaylaştırabilir? Geçtiğimiz on yıllardan bir dizi vaka çalışması, olası bir yaklaşımı önermektedir.
2. Saklı/Gömülü özerklik
Peter Evans’ın ‘saklı/gömülü özerklik’[1] (embedded autonomy) kavramı, bu iki yönlü iletişim için ideal kurumsal düzenlemeyi tanımlar. Bu modelde, birkaç devlet kurumu hem politikayı şekillendirmek için tam yetkiye hem de girişimciler ve ağlarıyla derin bir sosyal bütünleşmeye sahiptir. Evans, bu kavramı 20. yüzyılın sonlarında bilgisayar sektörü için sanayi politikası örnekleri kullanarak örneklendirmiştir. Örneğin, Kore Cumhuriyeti’nin bir bilgisayar ihracatçısı olarak başarısı, endüstriyel politikanın birkaç liyakati esas alan bakanlığa devredilmesinden ve kamu hizmeti ile iş grupları arasındaki benzersiz sosyal bağlardan kaynaklanan yüksek saklı özerkliğe atfedilmiştir.
3. Kamu-özel sektör diyaloğu
Ancak, birkaç ülke Kore’nin o zamanlar sahip olduğu yerleşik özerkliğe sahiptir. Bunu ele almak için birçok devlet Dünya Bankası’nın kamu-özel sektör diyaloğu dediği şeyi uygulamaya koymuştur: profesyonel koordinatörler ve üst düzey denetim marifetiyle desteklenen, iş yöneticilerini ve düzenleyici makamları bir araya getiren resmi çalışma grupları.
Tarihsel olarak, bu diyaloglar ekonomi çapındaki konulara odaklanmıştır. Örneğin, 2000’lerde Dünya Bankası Doğu ve Batı Afrika’da birkaç Başkanlık Yatırımcıları Danışma Konseyi’ni[2] desteklemiştir. Başkan tarafından yönetilen ve öncelikli olarak yabancı yatırımcıları içeren bu konseyler altı ayda bir toplanmış ve Gana’da merkez bankasını bağımsız kılan bir yasa, Tanzanya’da Toprak Yasası’nda revizyonlar, Senegal’de ise bir yolsuzlukla mücadele komisyonu kurulması gibi önemli ekonomi çapında reformlar yürütmüştür.
4. Sektöre özel diyaloglar
Bugün, ekonomi çapında birçok reform zaten tamamlanmış olup yatırım kısıtlamalarının sektöre özgü olma olasılığı daha yüksektir. Sonuç olarak, 2010’lardaki diyaloglar belirli endüstrilere odaklanmış ve tipik olarak teknik düzeydeki görevlileri ve yerel firmaları bir araya getirmiştir.
5. Etkili diyaloglar tasarlanması
Etkili kamu-özel sektör diyaloğu tasarlamanın zorluğu üç hedefi içerir[3]: bilgi alışverişi faydalarını en üst düzeye çıkarmak, katılımı motive etmek ve rant arayışını en aza indirmek. Bu zorluklar ‘pasif’ ve ‘aktif’ sınai politika arasında değişir.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yarı iletken fabrikalarına veya Çin’deki gemi yapımına verilen sübvansiyonlar gibi aktif politikalara çok fazla dikkat çekilirken, son diyaloglar pasif politikaya odaklanmıştır. Bu politikalar, belirli firmalara verilen sübvansiyonlar yerine, bir sektördeki tüm firmaların erişebildiği düzenleyici reformlara ve altyapı iyileştirmelerine odaklanıyor ve bu nedenle rant arama riski daha düşüktür.
6. En iyi uygulamalar
Kamu-özel sektör diyaloğu konusunda 40 ülkedeki deneyimlerin incelendiği bir araştırma, bir dizi iyi uygulama önermiştir.

7. Ülke vaka çalışmaları
Bu yaklaşımın başarılı olabileceğini gösteren birkaç ayrıntılı ülke örneği şunlardır:
- Kamboçya: Özel sektör katılımcılarına ihracat ve iş düzenlemelerini açıklayan bir Hükümet-Özel Sektör Forumu kurulmuştur[4].
- Peru: Ormancılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinde düzenlemelerin daha akıcı hale getirilmesi gibi reformlar gerçekleştirerek “mesas executivas” olarak bilinen diyalogları hayata geçirmiştir[5].
- Tunus: Henüz büyük ölçekte ihracat yapmayan sektörlere odaklanarak, ilaç pazarlama izinlerinin hızlandırılması ve klinik deneyler için düzenlemelerin oluşturulması gibi reformlar gerçekleştirilmektedir[6].
Sonuç
Tüm bu reformları hedeflenen endüstrilerde ihracat büyümesi izlemiştir. Büyümeyi reformlara kesin olarak bağlamak zor olsa da, bir rol oynamış olmaları olasıdır. Eğer öyleyse, kamu-özel sektör diyaloğu, olmadığı yerde ve nispeten düşük maliyetle yerleşik özerklik geliştirebilir. Örneğin Tunus’ta, önemli politika reformu üreten dört diyalog, sadece 750 bin ABD dolarlık bir hibe ile desteklenmiş olup bu da yüksek bir yatırım getirisi olduğunu göstermektedir.
Sanayi politikası hakkındaki son tartışmaların sinir bozucu bir yönü, kanıtların çoğunun tarihsel olması ve 20. yüzyılın ortalarında Doğu Asya’da öncü vakaların olmasıdır[7]. Bu daha yeni vaka çalışmaları iyimserlik için biraz neden sağlar. Kore’nin başarısını taklit etmek için, en azından hemen, Kore’ninki gibi bir kamu hizmetine ihtiyaç duyulmaz. Kamu-özel sektör diyaloğu, etkili endüstriyel politika için gereken kurumları geliştirmenin potansiyel bir yoludur.
[1]<https://www.jstor.org/stable/658040?seq=1>.
[2]<https://documents.worldbank.org/en/publication/documents-reports/documentdetail/306101468768722736/presidential-investors-advisory-councils-in-africa-impact-assessment-study>.
[3]<https://publications.iadb.org/en/institutions-effective-business-government-collaboration-micro-mechanisms-and-macro-politics-latin>.
[4]<https://ibccambodia.com/gpsf-intro/>.
[5]<https://blogs.worldbank.org/en/psd/policy-dialogue-implementation-how-solve-public-private-coordination-failures>.
[6]<https://blogs.worldbank.org/en/arabvoices/5-lessons-public-private-dialogue-tunisia>.
[7]<https://drodrik.scholar.harvard.edu/sites/scholar.harvard.edu/files/dani-rodrik/files/the_new_economics_of_ip_080123.pdf>.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
