
Kahramanmaraş [Pazarcık (06 Şubat 2023; 04.17) ve Elbistan (06 Şubat 2023; 13.24)] depremlerinde ulusumuzun yardımına koşan yerli ve yabancı arama ve kurtarma ekiplerine binlerce minnet ve saygıyla…
1. Giriş
Hindistan’ın öngörülen 3.000 GW Yenilenebilir Enerji (Renewable Energy; RE) potansiyeli ışığında, ülke, Yenilenebilir Enerji kapasitesini artırma hedefini 2022 yılına kadar 175 GW’a çıkarmayı planlıyor. Önümüzdeki yıllarda yaklaşık 200 milyar Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları olarak öngörülen daha yüksek sermaye yatırımları, enerji güvenliğini ve erişimini artırırken, aynı zamanda daha fazla istihdam yaratacak olan çok daha yüksek kapasite hedefine ulaşmak için gerekli olacaktır. Hindistan piyasasındaki mevcut proje finansmanı kaynakları, beklenen sermaye ve yatırım ihtiyaçlarını karşılayacak kadar kapsamlıdır. Emeklilik fonları, devlet varlık fonları, sigorta şirketleri ve benzerleri gibi daha geniş bir potansiyel yatırımcı havuzunu çekmek için yeni finansal araçlar ve finansman yöntemleri geliştirilmelidir. Hindistan’da yeni finansman kaynakları ve mekanizmaları getirme ihtiyacının bir başka itici nedeni, şu anda Yenilenebilir Enerji projeleri için mevcut olan yüksek maliyetli ve kısa süreli proje finansmanıdır.
2. Alternatif finans araçlarına duyulan ihtiyaç
Son iki-üç yılda politika değişiklikleri ve ekonomik durgunluk nedeniyle sektörün sermaye talebinin düşük olmasına rağmen, Hindistan’ın kapasite artırma hedeflerini gerçekleştirmek için sermaye kaynaklarını çeşitlendirmesi gerekiyor. Hindistan’da, yenilenebilir enerji projelerinin finanse edilmesini engelleyen ana zorluklar şunlardır:
- Yüksek faiz ortamı (environment of high interest rate): Cazip olmayan borçlanma koşullarının ve katlanarak artan yüksek faiz oranlarının, Yenilenebilir Enerji projelerinin büyümesini engellediğine inanılmaktadır. ABD ve Avrupa’da finanse edilen projelere kıyasla ön maliyetin %24-32 oranında artmasına neden olur.
- Daha uzun vadeli borçların bulunmaması (non-availability of debts of longer tenure): Bankaların ürettikleri sermayenin kısa vadeli doğası nedeniyle, Hindistan’daki Planlı/Tarifeli Ticari Bankalar (Scheduled Commercial Banks) genellikle beş ila yedi yıllık kredi vadeleri konusunda rahattır. Hindistan Merkez Bankası (Reserve Bank of India; RBI) rakamlarına göre, 2009-2010 döneminde banka mevduatının yaklaşık %79’unun ortalama vadesi üç yıldan azdı. Ancak, yenilenebilir enerji projeleri de dahil olmak üzere, on yıllık vadeler alabilmiş birkaç altyapı projesi örneği bulunmaktadır.
- Bankaların kısa vadeli borç vermeleri (banks’ short-term lending) nedeniyle, Hindistan’daki krediler sabit faiz yerine değişken oranlı faize sahip olma eğilimindedir. Genişleyen bir ekonomi, uzun vadeli riskten korunma ürünlerinin genellikle mevcut olmadığı anlamına gelir. Değişken faizler (variable interests) ise, değişken faiz oranından borç alırken öz sermaye yatırımcılarına nakit akışlarını daha az güvenilir hale getirir.
- Neticede, bankaların tek bir alana veya teknolojiye yatırım yapma yetenekleri sınırlıdır. Yenilenebilir Enerji sektörü, genel olarak Yenilenebilir Enerji projelerinin büyük ölçekli finansmanı için gereken derinliğe sahip olmayan genel enerji sektörü kısıtlaması kapsamına girmektedir. Daha fazla banka, enerji endüstrisi için sektör kısıtlamalarına yaklaşacak ve ihlal edecek ve Yenilenebilir Enerji’deki büyümenin bir sonucu olarak, Yenilenebilir Enerji projelerini yeterli banka finansmanı olmadan bırakacaktır.
Sonuç olarak, finansal piyasaların, ülkedeki büyük miktarda Yenilenebilir Enerji dağıtımını karşılamak için uzun süre, önemli tutarlarda fon pompalaması ve bir dizi yatırımcının aktif katılımı gibi sektörün özel ihtiyaçlarına uyan araçlar ve prosedürler sağlaması gerekecektir.
3. Yeşil tahvil nedir?
Finans dünyasında yeşil tahvil (green bonds), özellikle çevresel ve iklim değişikliği girişimlerini finanse etmek için oluşturulmuş sabit getirili bir araçtır. Çoğu zaman, bu tahviller ihraççının varlıklarına bağlı olup, bilançosu ile desteklenir. Bu, genellikle ihraççının çok sayıda farklı borç yükümlülüğü ile aynı kredi değerliliğine sahip oldukları anlamına gelir. Diğer herhangi bir ticari veya devlet borcu için geçerli olan aynı kurallar, yeşil tahviller için de geçerlidir. Borç verenler, ekolojik yeniden yapılanma veya emisyon azaltma gibi çevre üzerinde iyi etkisi olan girişimlere fon sağlamak için bu menkul kıymetleri ihraç ederler. Bu tahviller vade tarihine ulaştığında, yatırımcılar yatırımlarını ve karlarını nakit olarak değerlendirebileceklerdir. Yeşil tahvillere yatırım yapmak, yatırımcılar için vergi avantajları da sağlayabilir.
Yatırımcılar, çevre dostu uygulamalara artan vurgu ışığında, sosyal ve kurumsal sorumluluk çabalarının (social and corporate responsibility efforts) bir parçası olarak yeşil altyapı yatırımlarını (green infrastructure investments) giderek daha fazla düşünür. Sonuç olarak, Yeşil Tahviller daha önce kilitli (sıkışık) özel fonları [locked-up private funds] çevre dostu girişimlerde kullanmak üzere serbest bırakmak için kullanılabilir.
Neyin “yeşil” olarak kabul edildiği hala belirsizdir, ancak yenilenebilir enerji, çöpün yeniden kullanılması, su tasarrufu ve ağaçlandırma gibi, tümü “yeşil” şemsiyesi [RE and reusing and reusing garbage, water conservation, and afforestation all fall under the umbrella of green] altındadır. Tahvil arzından elde edilen karlar yeşil girişimler için kullanılırsa, yatırımcılar projenin uygulanabilirliği hakkında bilinçli bir karar verebilirler. Bu araçlar aynı zamanda Yeşil Tahvil İlkeleri (Green Bond Principles) gibi standartlar tarafından tanımlanmakta ve yönetilmektedir.
4. Yeşil tahvillerin çeşitli menfaat sahiplerine faydaları
Yeşil tahvillerin avantajlarına, dört paydaşın perspektifinden bakılmalıdır: Yatırımcılar, İhraççılar, Borç Verenler ve Devlet (Investors, Issuers, Lenders and the state).
4.1. Yatırımcılara faydaları
Bazı kurumsal yatırımcılar, iklim değişikliğinin tehlikelerine karşı korunmak için çevre dostu kurumsal uygulamaları teşvik ederken, diğerleri yatırım portföylerini çeşitlendirmektedir. Yeşil varlıkların uzun vadeli rekabet gücü, tahvil piyasasının daha iyi likidite yapısına sahip olması ve taşıdığı minimum operasyonel risk, onları kurumsal yatırımcılar için çekici bir yatırım seçeneği haline getirmektedir.
4.2. İhraççılara veya proje geliştiricilere sağlanan faydalar
Hindistan’daki proje geliştiricilerin, yüksek faiz oranları ile kısa vadeli krediler sağlayan finansal kurumlarla (financial institutions; FIs) iletişime geçme konusunda şimdilik çok az alternatifi söz konusudur. Geliştiriciler, Yeşil Tahviller sayesinde rekabetçi koşullarda dış finansman alabileceklerdir.
Belirgin ödeme planlarına sahip daha uzun vadeli tahvillerin kullanılmasıyla eş sermaye enjeksiyonu olmadan kapasitenin artırılması mümkündür. Aynı öz sermaye tabanı için yıllık %30-50’lik artan büyüme oranları, nakit akışı fazlalığının yeniden dağıtılmasıyla sağlanabilir.
4.3. Borç verenlere veya finansal kurumlara sağlanan faydalar
Hindistan’ın finans endüstrisindeki finansal kurumlara kendi kendine dayatılan kısıtlamalar bulunmaktadır. Yeşil Tahvillerin Yenilenebilir Enerji portföylerini ihraç ederek, finansal kurumlar, yeni projeleri finanse etmek ve sektör kısıtlamaları dahilinde kalmak için gelirleri kullanmaya devam ederken, elindeki varlıkları boşaltabilir.
Kısa vadeli mevduatta, aktif-pasif uyumsuzluğu, Hint bankaları için büyük bir sorundur. Sistemde uzun vadeli likidite olmaması, bankaların sektöre uzun vadeli kredi sağlamasını engellemektedir. Yeşil Tahviller, finansal kurumların uzun vadeli sermaye artırmalarına olanak tanıdığı için bu soruna bir çözümdür. Finansal kurumlar için aktif-pasif uyumsuzluklarını hafifletmek amacıyla proje portföylerini belirli bir vade seviyesinde menkul kıymetleştirmek de mümkündür.
Finansal Aracılar, Yeşil Tahvil ihracında “olgun” projelerin piyasaya sürülmesi nedeniyle düşük riskli portföy ve muhtemelen açık piyasalarda daha iyi notlar nedeniyle ortaya çıkabilecek fiyat arbitrajı yoluyla risk primi talep edebilir.
4.4. Devlete faydaları
Hindistan Hükümeti, 2022 yılına kadar 165 GW kurulu Yenilenebilir Enerji için iddialı bir hedefle Yenilenebilir Enerji endüstrisinde büyük yatırımlara ihtiyaç duyacaktır. Bu büyük bir hedeftir. Bu konuda alternatif finansman kaynakları araştırılmalıdır. Yenilenebilir Enerji projelerinin finansmanı söz konusu olduğunda, Yeşil Tahviller Hindistan’ın İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı hedefine (National Action Plan on Climate Change objective) ulaşmak için gereken finansmanı çekmesine yardımcı olabilir. Yabancı rezervlerin genişletilmesi ve Hindistan’ın ithal enerjiye bağımlılığının azaltılması, artan uluslararası para akışının bir sonucu olarak mümkündür.
5. Sonuç
Yeşil altyapı oluşturmak için çeşitli paydaşların yatırımı ve katılımı gereklidir. Küresel olarak, her ülkenin kamu ve ticari sektörlerinin yanı sıra, Dünya Bankası gibi kuruluşlar (organisations like the World Bank), yeşil tahvil piyasasına yeşil projelerde yeterli kapasite geliştirme ve deneyim sağlamalıdır.
Yerleşik sermaye piyasaları ve yatırımcılarla bağlantı kurmak için sağlıklı bir yeşil tahvil piyasasının da benzer norm ve kurallara uyması gerekir. Bu, parayı sürdürülebilir kalkınmaya yönlendirmeye yardımcı olacaktır. Sürdürülebilir ekonomik büyüme hedefinde (goal of sustainable economic growth), hükümetlerin petrol tahvilleri yeri
ne yeşil tahvilleri (green bonds over oil bonds) seçmesi mantıklıdır.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
