Hissedar Koruma Sigortası ve Çapraz Opsiyon Sözleşmesi: İngiltere Uygulaması*

Bu yazı kimsesizlere, yoksullara, çaresizlere (…) adanır.

“(…)

Hüzün en ihtişamlı hali ile doğuyor semaya..

Leyl! Karanlığı ile çöküyor üstüme,

Felak diyorum sessizce… Felak!

(…)”

Elem Sönmez (‘Ey Can/Sızım’)

1. Giriş

Bir şirket hissedarı kritik bir şekilde hastalandığında veya öldüğünde[1], özellikle de şirketin ana hissedarı ve/veya kurucu üyesiyse, işletme ve işletme faaliyeti üzerindeki kişisel etkisi çok büyük olabilir. Burada ihtiyaç olunan en son şey, vefat eden ortağın hisselerini devretme konusundaki kafa karışıklığıdır.

Şirket esas sözleşmesinde ne yer alırsa alsın, bir hissedarın vefatı halinde, ölen kişinin hisseleri üzerindeki yasal hak otomatik olarak yasal şahsi temsilcilerine (personal representative-PR) geçer.

Eğer müteveffanın geçerli bir vasiyeti varsa ya da bir yönetici, yani vasiyet olmadan öldülerse, yasal temsilciler, ölen kimsenin mülkünü yönetmeye yetkili kişilerdir. Bununla birlikte, varisler otomatik olarak şirkete ortak olamazlar, çünkü böyle bir durumun meydana gelmesinin pek istenmeyen olacağı pek çok durum vardır. Yasal temsilcinin şirket ortağı olmak için ortak olarak kayıtlı olması gerekir. Uygulamada, ölen kişinin yasal temsilcilerinin aşağıdakilerden birini yapabilmesini sağlar:

  • Ölen kişinin hisselerinin kendi adlarına kayıtlı olması veya
  • Ölen kişinin hisselerini (veya hisse sayısını) bir Hisse Senedi Devir formu kullanarak başka bir kişiye devredilmesi.

Çoğu durumda, vasiyetin ölen kişinin gerçek son vasiyeti olduğu kanıtlanıncaya kadar, hisseler ölen ortağın adına kalacaktır. Daha sonra paylar hak sahiplerine (payları pay sahibinin ölümü halinde mirasçı olanlara yani varislere) vasiyet hükümlerine göre intikal ettirilecek veya esas sözleşmede ve/veya hissedarlar sözleşmesinde belirtilen devir kurallarına tabi olarak üçüncü şahıslara satılacaktır.

Ölen hissedarın adı şirketten resmi olarak çıkarılırken, sicilinden de silinecektir. Daha sonra payları, şirket ortağı, hak sahipleri veya başka bir kişi olarak kayıtlı olan yasal temsilciye devredilecektir. Bir şirketin dağıtılmamış hisseleri olamaz; bu nedenle, hisselerin nereye devredileceği konusu ele alınmadan sicile bildirimde bulunulamaz.

2. Hissedar Koruma Sigortası

İşte, hissedar koruma sigortası (Shareholder Protection Insurance), bir hissedarın kritik bir şekilde hastalanması veya ölmesi durumunda bir işletmeye bir düzeyde koruma ve güvence sunar.

Hissedar koruma sigortası;

  • Kalan hissedarlar için, ölen veya hasta hissedarın ailesinden veya seçilmiş hak sahiplerinden kalan hisseleri satın almalarına izin veren toplu bir miktar para;
  • İşletme için, böyle trajik bir durumun neden olduğu finansal kargaşayı azaltırken, herhangi bir hissenin işletmede kalmasını
  • Hissedarın ailesi için de, hisseler için gerçeğe uygun değer alacaklarına dair bir miktar güvence

sağlar. Hissedar koruması kapsamında, hisselerin nasıl ve ne zaman satın alınacağını belirlemeye yardımcı olan bazı anlaşmalar vardır ki, bunlardan biri çapraz opsiyon sözleşmesidir.

3. Çapraz Opsiyon Sözleşmesi

3.1. İçeriği

Müteveffa şirket ortağının paylarının devrine ilişkin genel hükümler yukarıda belirtildiği şekilde olmakla beraber, bir Çapraz Opsiyon Sözleşmesi (Cross Option Agreement)[2], gerekli olabilecek diğer değişikliklerle birlikte şirket esas sözleşmesine dahil edilebilir ve aşağıdaki hususlar belirtilebilir:

  1. Hissedarlar, kalan hissedarların yalnızca biri öldüğünde geçerli olacak opsiyonları verir.
  2. Her hissedar, diğer hissedarlara rüçhan hakkı verir ve ölümleri halinde hisselerini piyasa değerinden satın alma opsiyonuna sahip olduklarını kabul eder.
  3. Ek olarak, hissedarlar, yasal temsilcilerinin vefatları halinde ölenin hisselerini hayatta kalan hissedarlara satma opsiyonuna sahip olduklarını kabul ederler.

Çapraz opsiyon sözleşmesi ile birlikte, her hissedar, poliçe kapsamında ödenecek herhangi bir tutarın, hayatta kalan hissedarlar tarafından vefat edenin hisselerini ödemek için güven içinde tutulduğu bir vadeli hayat sigortası yaptıracaktır. Bu işlem, yasal temsilcinin istemeyebilecekleri hisseleri alma zahmetine girmeden hissedarlık değerini almasını sağlayacaktır.

İşletme sahipleri ve lehdarlar göz önünde bulundurularak, vefat etmiş bir hissedarın hisselerinin devrinde göz önünde bulundurulması gereken temel hususların bir özeti aşağıda verilmiştir:

a) Vasiyetname, esas sözleşme ve ortaklar sözleşmesinin kontrol edilmesi,

b) Anlaşmazlığın göz önünde bulundurulması ve esas sözleşmenin veya hissedarlar sözleşmesinin ölen kişinin vasiyetinde ifade edilen dilekleri etkileyip etkilemediğinin kontrol edilmesi,

c) Herhangi bir Çapraz Opsiyon Anlaşmasını kontrol edilmesi.

3.2. Türleri

İki ana opsiyon sözleşmesi türü vardır:

3.2.1. Tek opsiyon sözleşmesi (Single option agreement)

Bu tür bir anlaşma, bir hissedarın kritik bir şekilde hastalanması ve artık işine devam edemeyecek olması durumunda, hisselerini satma opsiyonuna sahip olduğunu ve işte kalan hissedarların bunları satın alması gerektiğini belirtir.

3.2.2. Çift opsiyon sözleşmesi (Double option agreement)

Bu senaryoda, vefat eden bir hissedarın ailesi veya mülkü, hisselerin yeniden işletmeye satışını zorlayabilir ve sözleşme, bu hisselerin kalan hissedarlara nasıl dağıtılacağını ve bunları satın almak için kimin ne kadar ödeyeceğini belirler.

Her opsiyon, her bir tarafın sözleşmeye uymasını sağlayarak giden hisselerin asgari kesinti ile işletmeye iade edilmesini sağlar. Örneğin, bir çapraz opsiyon sözleşmesi yürürlükteyken, ölen bir hissedarın ailesi, kontrolü elinde tutmak isteseler bile, hisseleri kalan hissedarlara geri satmak zorunda kalır.

Opsiyonlar, hissedarları koruma sözleşmeleri veya hissedarlar tarafından yaptırılan sigorta kapsamındadır. Alternatif olarak, hissedar koruma sigortası yaptırılmazsa, şirket kurulduğunda esas sözleşmeye yazılabilir. Çapraz opsiyon sözleşmesi, kalan her bir hissedarın sorumlu olacağı yeni hisselerin yüzdesi de dahil olmak üzere, hisselerin satışı ve yeniden dağıtımı ile ilgili olarak her bir tarafın hangi opsiyonları kabul ettiğini açıkça belirtir. Bu tür bir sözleşme ile hissedar korumasını ne zaman alınırsa alınsın, düzenli olarak gözden geçirilmesi önerilir. Bunun nedeni, hisselerin değerinin şirketin başarısına bağlı olarak zaman içinde değişebilmesidir. Ayrıca, gerçek kişi hissedarların veya işletmenin hissedar koruma sigortası kapsamında sahip oldukları teminat düzeyini ayarlaması gerekip gerekmediğini anlamaya yardımcı olur.

Sonuç olarak, çifte opsiyon veya satım ve satın alım sözleşmesi olarak da bilinen çapraz opsiyon sözleşmesi, halka kapalı bir sınırlı sorumlu (limited) şirketin hissedarları arasında, bir hissedarın ölmesi durumunda hisselerinin satılmasını veya satın alınmasını kolaylaştıran yasal bir sözleşmedir. Çoğu zaman bir Hissedar Koruma Sigortası ile bağlantılı olarak kurulan poliçe, limited şirketin halefiyet planlamasının önemli bir parçasını oluşturur. Bir çapraz opsiyon sözleşmesi, bir hissedarın ölmesi durumunda, hayatta kalan hissedarların hisselerini adil bir fiyattan satın alma (put) seçeneğine sahip olacağını garanti eder. Ayrıca, bu hisselerin ilk alıcısının, yani ölen kişinin lehdarlarının, hisseleri diğer hissedarlara satma (call) seçeneğine sahip olmasını sağlar.

Bir Çapraz Opsiyon Sözleşmesi ve Hissedar Koruma Sigortası ile ilgili olarak Satım ve Satın Alım Opsiyonları, hayatta kalan hissedarların vefat eden hissedarın mülkiyetini hisselerini satmaya zorlamalarına ve eşit olarak, mirasın hayatta kalan hissedarları aynı payları satın almaya zorlamasına izin veren araçlardır. Daha basit bir şekilde açıklamak gerekirse, bir hissedarın ölümü durumunda, kalan hissedarlar, ölen kişinin mirasının lehdarlarını, hayatta kalan hissedarlara önceden kararlaştırılmış bir fiyattan hisse satmaya zorlayan ‘Put Opsiyonu’nu (Put Options) kullanma yeteneğine sahiptir. Hayatta kalan hissedarlar Put Opsiyonunu kullanmazlarsa, ölen kişinin mirası, kalan hissedarları önceden kararlaştırılan fiyattan hisseleri tekrar satın almaya zorlayan ‘Call Opsiyonu’ (Call Options) kullanma yeteneğine sahiptir. Görüldüğü gibi, Satım ve Satın Alım Opsiyonları, hisselerin varisler (estate) tarafından hayatta kalan hissedarlara satılmasıyla sonuçlanacak olsa da, taraflardan hiçbiri kendi opsiyonlarını kullanmak zorunda olmadığı için garanti edilmez.

3.3. Çapraz opsiyon sözleşmesi çerçevesinde şirket değerlemesi

Bir çapraz opsiyon sözleşmesinin oluşturulmasının önemli bir kısmı şirketin değerlemesi olup, bunu yapmanın üç yolu vardır:

1) Sabit değer (fixed value): Bu, değerlemenin doğrudan yaşam politikasında güvence altına alınan tutarla bağlantılı olduğu yerdir. Sabit bir değer, genellikle üzerinde anlaşmaya varılması en kolay olanıdır, ancak işin değerini doğru bir şekilde yansıtmayabilir ve vefat eden kişinin kısa süreli değişim hissetmesine neden olabilir.

2)a  Adil/piyasa değeri (fair/market value): Bu seçenek şirkete değer vermenin makul bir yolu gibi görünmektedir, ancak hayat sigortası poliçesinin gelirlerinin olası dalgalanmaları veya önemli artışları karşılamaya yeterli olmasını sağlamak için özen gösterilmelidir. Bu yöntem ayrıca neyin adil/piyasa değerini oluşturduğu konusunda bir anlaşmazlıkla sonuçlanabilir.

3) Değerleme modeli (valuation model): Bu değerleme yöntemi, sektörü ve işin niteliğini dikkate alarak şirkete önceden kararlaştırılmış bir değerleme yöntemidir, ancak önceki seçenekte olduğu gibi, garanti edilen tutarın yetersiz olma riski vardır.

4. Sonuç

Hissedar Koruma Sigortası, hayatta kalan hissedarların vefat etmiş bir hissedarın hisselerini varislerinden satın almalarını sağlayan bir tür iş korumasıdır. Bir çapraz opsiyon sözleşmesi ile birlikte kullanıldığında, hayatta kalan hissedarların şirketin kontrolünü elinde tutmasını ve ölen kişinin lehdarlarının hisseler için gerçeğe uygun değer almasını sağlar.

Burada, ilk olarak, iki tür çapraz opsiyon sözleşmesi olduğuna dikkat etmek önemlidir:

  1. Şirket tarafından hisselerin geri alınması (Buyback of shares by the Company),
  2. Hayatta kalan hissedarlar tarafından hisse alımı (Acquisition of shares by the surviving shareholders).

Her iki tür de Satım ve Satın Alım Opsiyonlarını (Put and Call Options) içerir ve daha da önemlisi, İşletmenin Veraset Vergisinden kurtulmasını sağlamak için, bu iki opsiyon aynı anda değil, ardışık olarak çalıştırılır.

Bunun anlamı, bir sözleşmenin yapısı genellikle aşağıdaki gibi görünür:

a) Hayatta kalan hissedarlar (veya şirket), ölen hissedarın varislerini hisseleri kendilerine satmaya zorlayarak Alım Opsiyonunu kullanabilirler (ancak bu opsiyon kullanılmazsa, o zaman).

b) Ölen hissedarın varisleri, Hissedar Koruma Sigortası hayat poliçesinin gelirlerini kullanarak şirketi veya hayatta kalan hissedarları hisseleri satın almaya zorlayarak Satım Opsiyonunu kullanma hakkına sahiptir.

Çapraz opsiyon sözleşmesi bu şekilde yapılandırılarak, bağlayıcı bir satış sözleşmesi olarak görülmemesi sağlanır ve bunu yaparken iş de korunur. En önemlisi, bir yükümlülük değil, satın alma veya satma ‘hak’ olarak görülür.

[1] Bir hissedar, ikinci bir işletmeye sermaye sağlamak için evini ipotek ettirdikten sonra iflas (bankruptcy) ettiğini beyan ettiğinde, artık yeni hissedar bir bankadır. Banka temsilcisi, özellikle işin yürütülmesiyle ilgilenmez ve sık sık toplantılara katılmaz. Ancak, çoğunluk hissedarı olarak banka, diğer hissedarlara işin en karlı bölümünü satışa çıkarmaları için baskı yapar. Bunu da, şirketin başka bir banka ile rotatif kredi olanağını yenilemesine izin vermeyi reddederek olası bir likidite krizini zorlayarak gerçekleştirir. Bu iki durumda da çapraz opsiyon faydalıdır. Kalan hissedarlar bunu kullanabilir ve yeni hissedarları satmaya zorlayabilir. Bunu yaparken, şirketin kontrolünü dışarıdan bir tarafa kaybetmekten kaçınırlar. Bu durum, yeni hissedarların yararına olur ve muhtemelen nakit para tercih edilir. Alternatif olarak, yeni hissedarlar kalan hissedarları satın almaya zorlayabilir.

[2] ‘Çapraz Opsiyon Anlaşması’ örneği için bkz. < https://www.legalandgeneral.com/landg-assets/adviser/files/protection/taxation-and-trusts/w132322.pdf > erişim tarihi 25 Ağustos 2022

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.