“American Bankruptcy Law Journal 1”de yakında (2023) çıkacak olan yeni bir Makalede[1], potansiyel kamu politikası sonuçları bulunan yasal bir strateji olan iflas-uzaktan yapılandırma analiz ediliyor. Bu tür bir yapılanma, hem bir dizi önemli finansal işlemler [menkul kıymetleştirme, proje finansmanı, teminatlı tahviller, petrol ve gaz ve maden üretimi ödemeleri ve diğer yapılandırılmış finansman biçimleri (securitization, project finance, covered bonds, oil-and-gas and mineral production payments, and other forms of structured financing) dahil] için hem de kamu hizmetlerinin ve diğer halka açık önemli firmaların koruma altına alınması için çok önemlidir. Finansta, amaç, işletmelere özgü iflas riskleri olmadığında, belirli nakit akışlarına dayalı olarak yatırımları çekebilecek menkul kıymet ihraç eden kuruluşları yapılandırarak riski sözleşmeye dayalı olarak yeniden dağıtmaktır. Çevre korumada amaç, sözleşmeye bağlı olarak firmaları iflas risklerini (bankruptcy risks) en aza indirecek şekilde yapılandırmak ve böylece ticari faaliyetlerinin devam etmesini sağlamaktır.
İflastan uzak yapılandırmaya giren (engaging in bankruptcy-remote structuring) taraflar, bilgi asimetrisini azaltmak ve getiri arayan yatırımcılara daha yüksek risk atamak da dahil olmak üzere, genellikle riski daha optimal bir şekilde yeniden tahsis etmeye çalışırlar, böylece bu, firmaların sermaye maliyetlerini çeşitlendirmelerine ve düşürmelerine olanak tanır. Gerçekte, iflas-uzak yapılandırma (bankruptcy-remote structuring) bazen zararlı dışsallıklar yaratabilir. Bazıları, örneğin, riski sözleşme taraflarından halka kaydırarak 2007-2008 dönemi küresel finans krizini tetiklemek için iflas-uzaktan menkul kıymetleştirme işlemlerini suçlamaktadır.
Anılan Makale, tarafların iflas riskini yeniden dağıtma hakkına ne ölçüde sahip olması gerektiğini inceleyerek, iflas-uzak yapılandırmanın normatif bir analizini üstlenmektedir. Bunu hem dışsallıkların sözleşme özgürlüğünü nasıl sınırlaması gerektiği hem de kamu politikası [iflas hukuku politikasının sözleşme özgürlüğünü nasıl sınırlaması gerektiğinin incelenmesi ve ayrıca fayda-maliyet analizi (cost-benefit analysis; CBAs) açısından] açısından yapan ilk makaledir.
Geleneksel olarak, fayda-maliyet analizi, maliyetleri kimin ödediğine ve faydaları kimin aldığına bakmaksızın toplam maliyet ve faydaları tartar. Bu model, yeni bir düzenlemenin yürürlüğe girip girmeyeceğine karar vermek gibi, maliyetlerin ve faydaların tarafsız bir hükümet değerlendirmesi için anlamlıdır. İflas-uzaktan yapılanmada ise sözleşme tarafları hem projeyi savunurlar hem de projeden önemli ölçüde kazançlı çıkarlar. Kamu politikası açısından, bu özel eylemlerin tarafsız bir değerlendirmesi, sosyal olarak ilgili maliyet ve faydaları tartmalıdır.
Bu değerlendirme bakımından Makale, enerji santralleri ve paralı yollar gibi kritik altyapı projelerinin inşasını kolaylaştırmak için kullanılan proje finansmanının sosyal açıdan ilgili faydalarının yanı sıra, kritik kamu hizmetlerini korumak için kullanılan önlemlerin sosyal açıdan ilgili faydalarının neden sosyal maliyetlerinin ilgili olandan daha fazla olması gerektiğini açıklamaktadır. Ancak, menkul kıymetleştirme gibi daha genel yapılandırılmış finans işlemleri için, fayda-maliyet analizi tartımı daha zordur. Bu tür iflas-uzaktan işlemler, miktarının belirlenmesi zor olan değerli kamu yararlarına sahiptir. Sosyal maliyetlerini ölçmek de zordur. Bu güçlükler dikkate alındığında, Makale, nasıl dengelendikleri sonucuna varma iddiasında olmadan sadece faydaları ve maliyetleri sınıflandırır. Bu yaklaşımın, Volcker Kuralı’nın maliyet ve faydalarının değerlendirilmesi de dahil olmak üzere önemli bir emsali vardır.
Son olarak, Makale, dışsallıkları azaltmak için iflas-uzak yapılandırmada nasıl reform yapılacağını ve böylece net pozitif faydalar elde etmeye çalışmak için maliyetleri ve faydaları yeniden dengelemeyi incelemektedir.
Diğer şeylerin yanı sıra, Avrupa Birliği’nin basit, şeffaf ve standart hale getirilmiş menkul kıymetleştirme işlemleri [simple, transparent, and standardized (STS) securitization transactions] için teşvikler yaratan düzenleyici çerçevesini karşılaştırır ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki siyasetçileri benzer menkul kıymetleştirme reformlarını düşünmeye teşvik eder.
* Bu derlemede yer alan görüşler Makale Yazarına ait olup derleyenin çalıştığı kurumu bağlamaz, derleyenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Derlemedeki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler derleyene aittir.
[1] Makale (toplam ‘50’ sayfadır) için bkz. Steven L. Schwarcz (Duke University School of Law), Bankruptcy-Remote Structuring, 97 American Bankruptcy Law Journal 1 (2023), Forthcoming, Duke Law School Public Law & Legal Theory Series No. 2022-46, SSRN, 24 October 2022, < https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=4178280 > erişim tarihi 25 Kasım 2022; Aynı yazarın Blog yazısı için ayrıca bkz. Bankruptcy-Remote Structuring, Oxford Business Law Blog, 25 November 2022, < https://blogs.law.ox.ac.uk/blog-post/2022/11/bankruptcy-remote-structuring > erişim tarihi 25 Kasım 2022
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
