‘İkinci Sütun’ Konusunda Seçili Ülke Düzeyinde Gelir Tahminleri*

İkinci Sütun üzerindeki uluslararası anlaşmanın ardından Avrupa Birliği, Aralık 2022’de küresel asgari vergiyi uygulayan bir direktifi oybirliğiyle kabul etti. Sonraki ay ise, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (Organisation for Economic Co-operation and Development; OECD), verginin kamu maliyesi üzerindeki gerçek etkisini değerlendirmek için gelir tahminleri yayınladı.

Küresel kurallar geliri artırmak için tasarlanmıştır, ancak soru şudur: ne kadar? (Bu özellikle önemlidir, çünkü yeni vergi uluslararası rekabet edebilirlik ve yatırım maliyetine sahiptir.) OECD, bu kuralların kurumlar vergisi gelirini %9 artıracağını ve yılda yaklaşık 220 milyar Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları ilave küresel vergi geliri yaratacağını tahmin etmektedir. Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund; IMF) ise aynı fikirde olmayıp, küresel kurumlar vergisi gelirindeki artışını OECD tahmininin üçte birinden daha az olan %5,7’de sabitlemiştir.

Yeni vergilerden elde edilecek geliri tahmin etmek karmaşık olabilir ve bazen politika yapıcılar bunu yalnızca yeni bir teklif uygulandıktan sonra bilir. Yine de yedi ülke, kurumlar vergisi geliri artışları için Hollanda’da %2’den Fransa’da %12’ye kadar değişen bireysel tahminler ürettiler.

Kanada

2022 yılında Kanada federal hükümeti, İkinci Sütun’u uygulamak için yasa taslağı önerdi. Tahminine göre, ulusal uygulama kurumlar vergisi gelirinde 4,5 milyar CAD [Kanada doları (6 milyar ABD doları)] artış sağlayacaktır. Ancak bu tahmin, yalnızca 16 Ekim 2021 tarihinde Maliye Bakanı Freeland ile yapılan bir röportajda kamuoyuna açıklandı. 2016 ila 2020 yılları arasında Kanada’nın yıllık kurumlar vergisi geliri ortalama 63,6 milyar ABD doları olmuştur. Bu nedenle İkinci Sütun’un tam olarak uygulanması, ortalama kurumlar vergisi gelirinde %9’luk bir artış anlamına gelecektir, ancak maliye bakanı tarafından alıntılanan tahminin yalnızca İkinci Sütun için mi olduğu yoksa gelir üzerindeki potansiyel Sütun Bir etkilerini de içerip içermediği açık değildir.

Danimarka

Danimarka hükümeti İkinci Sütun uygulama mevzuatını hazırlama sürecindedir. Danimarka Vergilendirme Bakanlığı, bu ek gelirin 2 milyar DKK (Danimarka kronu) ile 3 milyar DKK (yaklaşık 0,3-0,4 milyar ABD doları) arasında olacağını tahmin etmektedir. 2016 ila 2020 arasında, Danimarka’nın yıllık kurumlar vergisi geliri ortalama 10,1 milyar ABD doları olmuştur. İkinci Sütun’un uygulanması, ortalama kurumlar vergisi gelirinde (gelir eşiklerine bağlı olarak) %3 ila %4’lük bir artışa dönüşecektir.

Fransa

Birinci Sütun ve İkinci Sütun önerilerinin ilk destekçilerinden biri olan Fransa, şu anda AB direktifini Fransız yasalarına aktarmak için bir yasama önerisi hazırlıyor. Haziran 2021 tarihli Ekonomik Analiz Konseyi raporuna göre, İkinci Sütun uygulaması kısa vadede yıllık yaklaşık 6 milyar avro (6,8 milyar ABD doları) artıracak; bu, uzun vadede yıllık 2 milyar avroya (2,28 milyar ABD doları) düşecektir. Kısa ve uzun vade arasındaki fark, diğer düşük kurumlar vergisi yetki alanlarının da uzun vadede efektif vergi oranlarını yükseltme teşvikine sahip olmaları gerçeğiyle açıklanmaktadır. Bu senaryoda, Fransa, uygulamanın ilk yıllarına göre daha az gelir elde edecektir. Fransa, 2016 ila 2020 arasında yıllık ortalama 58,4 milyar ABD doları kurumlar vergisi geliri elde etmiştir. Ulusal düzeyde uygulama, kısa vadede ortalama kurumlar vergisi gelirinde %12’lik ve uzun vadede %3’lük bir artışa dönüşecektir.

Almanya

Alman hükümeti ayrıca, büyük olasılıkla elde edilen gelirin resmi bir tahminini içerecek olan İkinci Sütun uygulama mevzuatını hazırlıyor. Münih’teki IFO (Institute for Economic Research; Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü) Enstitüsü’nün 2022 raporu, bu ek gelirin 5,1 milyar avro ile 6,7 milyar avro (5,8 ila 7,6 milyar ABD doları) arasında olacağını tahmin ediyor. 2016 ve 2020 yılları arasında Almanya’nın yıllık kurumlar vergisi geliri ortalama 74,1 milyar ABD doları olmuştur. İkinci Sütun’un uygulanması, ortalama kurumlar vergisi gelirinde (gelir aralığına bağlı olarak) %8 ila %10’luk bir artış anlamına gelecektir.

Hollanda

Hollanda, 2022 sonbaharında İkinci Sütun’un uygulanmasına ilişkin bir kamuoyu istişaresi düzenledi. İstişare, AB direktifinin iç hukuka aktarılması ve uygulanmasının bir değerlendirmesini içeriyordu ve tahmini gelirin yaklaşık 0,4 ila 0,5 milyar avro (0,5 milyar ABD doları) olması bekleniyor. Nihai bir tahmin, Hollanda direktifin iç hukuka aktarımını sunduktan sonra yapılacak ve Merkezi Planlama Bürosu tarafından onaylanacaktır. 2016 yılından 2020 yılına kadar, Hollanda ortalama 29,6 milyar ABD doları kurumlar vergisi geliri elde etti. Sonuç olarak, İkinci Yapının uygulanması, ortalama kurumlar vergisi gelirinde %2’lik bir artış anlamına gelecektir.

İsviçre

İsviçre Federal Konseyi, İkinci Sütunu uygulamak için ek bir vergi önerdi. İsviçre’de, beklenen gelirin konsolide bir temelde dağıtılması amaçlanmaktadır: kantonlar, komünler ve federal hükümet arasında. Genel mali tahminler güvenilir bir şekilde tahmin edilemese de, teklif önlemin kısa vadede geliri artıracağını öne sürüyor. Teklif, yılda 1 milyar CHF (İsviçre frangı) ila 2,5 milyar CHF (1 ila 2,6 milyar ABD doları) ek gelir bildiriyor. 2016’dan 2020’ye kadar, İsviçre yıllık ortalama 22,7 milyar ABD doları kurumlar vergisi geliri elde etti. Sonuç olarak, İkinci Yapının uygulanması, ortalama kurumlar vergisi gelirinde %4 ila %11’lik bir artış anlamına gelecektir.

Birleşik Krallık

Birleşik Krallık, 2022 Sonbahar Bildirisi’nde İkinci Sütunun uygulanmasının 2027-2028 dönemine kadar yılda 2,3 milyar GBP [İngiliz sterlini (2,7 milyar ABD doları)] artıracağını tahmin ediyor. Bu tahmin, 31 Aralık 2023 tarihinde veya sonrasında yayınlanmasıyla birlikte gelecektir. 2016’dan 2020 yılına kadar Birleşik Krallık’ta yıllık ortalama 68 milyar ABD doları kurumlar vergisi geliri elde edildi. İkinci Sütun’un ulusal düzeyde uygulanması, ortalama kurumlar vergisi gelirinde %4’lük bir artışa eşit olacaktır.

Sonuç

Birçok yargı bölgesinde İkinci Sütun uygulaması devam ediyor ve birçok hükümet önerilerini 2023 yılının sonundan önce onaylamayı hedefliyor. Ancak, İkinci Sütun’un devlet gelirleri üzerindeki etkisini tahmin etmek zordur. Sonuç olarak, yalnızca birkaç ülke bulgularını kamuya açıklamıştır.

Bu yedi ülkenin (Kanada, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda, İsviçre ve Birleşik Krallık) İkinci Sütun gelir tahminleri, ilave vergi geliri için OECD’nin toplam 220 milyar ABD doları tahmininin 26,1 milyar ABD dolarını veya %11,8’ini temsil etmektedir.

Bu tahminlerin belirsizliği göz önüne alındığında, politika yapıcılar, gelir peşinde koşmak için İkinci Sütun kurallarını uygulayarak ülkelerinin rekabet gücünü ve yatırım çekme yeteneğini feda etme konusunda dikkatli olmalıdır. Bu yeni kuralların etkinliği ve büyüklüğüne ilişkin doğru bir gelir analizi ancak uygulanmalarından yıllar sonra mümkün olabilir.

Bu arada ülkeler, kuralların gelir üzerindeki etkisini değerlendirmeye devam etmeli ve yatırım ve büyümeyi desteklemek için genel olarak vergi sistemlerinde reform yapmak için büyüme yanlısı seçenekleri değerlendirmelidir.

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bini aşkın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.