Kamu Düzenine İlişkin ve Kendiliğinden Gözetilen Norm Olarak Davada Hukuki Yarar

Usul hukukunun ana konusu olarak dava[1]; bir iddia, hukuku isteme, hukuki himaye (koruma/gözetme) sistemi/adlandırması olarak temel yargısal kavramdır. Hak arama hürriyetinin anlam işlev sembolü, mahkemeye erişim hakkının klasik kavramsal tipik formudur. Hukuk bilimi ile uygulaması davaya yüksek önem atfeder, anlam ve işlevini kanunla düzenler.

Hukuk teorisi[2] bağımsızlaştıkça, hukuku anlama ve uygulama biçimimiz de gelişmektedir. Hukuk bilimi, sadece kural koyma ile değil, yürürlüğe giren normun doğru uygulanması ile de ilgilendiğinden eksikleri görme ve yenilenme de bilimsel faaliyete doğrudan dahildir ve bilim anlaşılmakla hayata katılır, çözüm üretir.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114 ve 115 ile “dava şartları”[3] ve “dava şartlarının incelenmesi”[4] norm olarak pozitif hukukumuza dahil olmuştur[5]. Her dava HMK.m.114’deki şartları taşımalı, mahkeme de dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmalıdır.

Nasıl usul hukukunun kalbi dava ise, davanın da kalbi, dava şartlarından en önemlisi olan “hukuki yarar”[6] kavramıdır. Hatta hukuki yarar kavramı için doktrinde “dava hakkının sınırı”[7] tanımlaması da yapılmaktadır.

Gerekçede[8] özetlendiği gibi;

  1. “…dava şartlarından maksat, davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu hakim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden gözetilen ve taraflarca da noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülebilen hallerdir…”
  2. “…hukukî yarardan maksat, davacının sübjektif hakkına hukukî korunma sağlanması hususunda mahkemeye başvurmasında hali hazırda hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmasıdır…”

şeklindeki tanımlamalardan hareketle, dava şartı olan hukuki yarar, hem davanın esasına girilebilmesi için, hem de evleviyetle mantık/yorum/çıkarım kuralı gereğince her talep/istem için aranır. Hukuki yarar, dava şartı olduğu gibi, aynı zamanda yargılama şartıdır. Hukuki yarar yoksa esasa girilemez/hiçbir talep işleme konulmaz/dinlenmez ve bu durum bir “yargılama engeli” teşkil eder.

Hukuk literatürü incelendiğinde, “hukuki yararı” konu alan iki tez[9] tespit edilirken, hukuki yarar genellikle usul hukuku kitaplarında kısa bir bölüm olarak ve şerhler de madde incelemesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu[10] madde 114/1-h gereğince, “Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması” dava şartı olarak tanımlandığından, kanun soyut bir hukuki yarardan değil, davacının (davayı açan kişinin (gerçek veya tüzel)) O (belli) davayı açmasında ferdileşen/somutlanan hukuki yararı esas almaktadır.

Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması şartı/normu; HMK.m.114 ve 115 düzenlemesi bağlamında hukuk kurallarının türü açısından emredici hukuk kuralıdır. Emredici hukuk kuralları[11] bilindiği gibi; uyulması zorunlu, başka türlü davranışta bulunulamayan ve aksi kararlaştırılamayan kamu düzeni ve kamu yararı amaçlı normlardır.

Hukuki yarar, kamu düzenine ilişkindir, kamu düzeni ile ilgili zorunlu şarttır ve mahkemece kendiliğinden davanın her aşamasında gözetilir. Hakim/mahkeme için ödev/emir/yükümlülüktür. Taraflarda her zaman ileri sürebilir. İnceleme, dava dosyasına sunulmuş deliller, olay veya olgular çerçevesinde, kural olarak davanın açıldığı tarihe göre yapılır. Şart olan hukuki yarar yok ise dava derhal reddedilir.

Dava şartı hukuki yarar; dava hakkının kötüye kullanılmasını önlemek için bir kamusal güvence oluştur. Ancak bu hükmün koruyuculuğunun yeterli olmadığı durumlar için HMK.m.29, 329 ek güvence ve yaptırım içerir. HMK.m.29 [Dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü][12] ve HMK.m.329 (Hiçbir hakkı olmadığı halde dava açılması/haksız dava açılması][13] hükümleri ihlal edilmiş ise, yaptırımları da uygulama kazanır.

Böylece Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesi (Adil yargılanma hakkı-Hukuk dinlenme-Emredici ve/veya açık kanun hükmüne aykırılık-Esasa etkili hususların dikkate alınmaması) ve Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır. Aksi hal insan hakları ihlali oluşturur ve mutlak istinaf, temyiz, bireysel başvuru nedenidir. Yargıtay kararları (Hukuk Genel Kurulu ve Daireler olarak)[14] hukuki yararın dava şartı olması, kamu düzenine ilişkinlik, resen inceleme, yükümlülük hususları konusunda son derece yetkindir, ancak konu Yüksek Mahkemeye ulaşmadan çözülmeli, haksızlığa, insan hakkı ihlaline baştan engel olunarak doğru hukuk ve adalet tesis edilmelidir.

Hukuk bilimi; teori ve pratik olarak bir bütündür, teori ve pratik bilgisi, yöntemleri[15] birlikte takip edildiğinde doğru ve hukuka uygun sonuçlara daha kolay ve hızla ulaşılır. Hukuk, anlaşılmadan uygulanamaz, korumaz/gözetmez.

Mahkemeler hak arama ve doğru hukuku tesis yerleri olsa da, bazen kişiler haksız davalar ile karşılaşabilmektedir, haksız davaya karşı korunmanın ilk ve en önemli yolu dava şartı olan hukuki yarar konusunda bilgi sahibi olmak ve onu etkin bir şekilde mahkemenin dikkatine sunmaktır.

Hukuk, adalet mücadelesinin adıdır ve hayatın temelidir. Bilindiğinde, sahip çıkıldığında, uygulandığında adaletleşir. Bilimsel metoda dayanan her yeni düşünce kişiye, topluma, devlete yardım eder, hukuk bilimine, adalete yeni yollar, imkanlar açar.

[1] Geniş bilgi ve ayrıntı için bkz. Kuru B. , Aydın, B. : Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2021, s.102 vd.

[2] Geniş bilgi için bkz. Antalya, O. G. , Hukuk Teorisi Cilt I, Ankara, 2019, s.38 vd.

[3] Geniş bilgi için bkz Arslan, R. , Yılmaz, E. , Taşpınaz Ayvaz, S. , Hanağası, E. : Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2020, s.250 vd. ;Özkaya Ferendeci, Ö. : Yeni Türk Medeni Usul Kanunu’nda Dava Şartlarının İncelenmesi, MÜHFHAD, Cilt 24, Sayı 1, Y. 2018, s.239-257.

[4] Atalı, M., Ermenek, İ. , Erdoğan, E. : Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2020 , s. 325-327

[5] Önen, B. : Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Ankara, 2011, s. 317, 332.

[6] Kavram için bkz. Pekcanıtez, H., Atalay, O. , Özekes, M. : Medeni Usul Hukuku, İstanbul, 2020, s. 210-211.

[7] Tanımlama için bkz. Tanrıver, S. : Medeni Usul Hukuku, C.I, Ankara, 2020, s. 455 vd.

[8] 6100 Sayılı Kanun Tasarısı-www.tbmm.gov.tr [ https://www2.tbmm.gov.tr/d23/1/1-0574.pdf

[9] Geniş bilgi ve ayrıntı için bkz. Hanağası, E. : Davada Menfaat, DT, Ankara, 2007, s. 8 vd. ; Usta, M.: Medeni Usul Hukukunda Tespit Davalarında Hukuki Yarar, YLT, İstanbul, 2020, s. 3 vd.

[10] 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu- [https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6100&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 ]

[11] Kavram için bkz. Anayurt, Ö. : Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, Ankara, 2021, s.303,

[12] Bilgi için bkz. Görgün, L. Ş. , Börü, L., Toraman, B. , Kodakoğlu, M. : Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2020, s.350-352.

[13] Madde açıklaması için bkz. Yılmaz, E., : Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, C.4, Ankara, 2021, s. 4818-4822

[14] Yargıtay Kararları (çok sayıda karar içinden seçilmiş birkaç örnek- www.yargitay.gov.tr )- HGK, 2021/160 E., 2021/196 K., 04.03.2021 G.;HGK., 2017/1854 E., 2019/1096 K., 22.10.2019 G. ; HGK., 2016/2339 E., 2020/266 K., 10.03.2020 G. ; 4.HD., 2020/701 E., 2020/3424 K., 15.10.2020 G. ; 12.HD., 2021/4455 E., 2021/5856 K.,02.06.2021 G. ; 12.HD., 2021/735 E., 2021/4985 K.,18.05.2021 G. ;15.HD., 2021/5224 E., 2021/3062 K., 29.06.2021 ; 21.HD., 2019/2801 E., 2020/2565 K., 22.06.2020 G. ;21.HD., 2019/317 E., 2019/7529 K., 05.12.2019 G.

[15] Geniş bilgi için bkz. Karayalçın, Y. : Hukukda Öğretim-Kaynaklar-Metod, Problem Çözme, Ankara, 1994, s.41 vd. ; Hirş, E. : Pratik Hukukta Metot, Ankara, 3. Baskı, Ankara, Y. No: 325, s.5 vd. ; Özer, A.N. : Hukukta Yöntembilim, İstanbul, 2013, s. 16 vd.

Av. Arb. Cengiz AŞKAN(LL.M)
Antalya Barosu üyesidir. Lisans eğitimini Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesinde, yüksek lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim dalında tamamlamıştır.
“Adi Şirketin Yönetimi” adı taşıyan (master tezi) bir kitabı, 6 adet Uluslararası Kongrede, 16 adet de Ulusal Kongre ve Sempozyumlarda sunulmuş bildirisi ile 28 adet yayınlanmış hukuki makalesi/yazısı bulunmaktadır.
https://orcid.org/0000-0002-0738-9755