Kripto Piyasasında Dolandırıcılık*

Bir zamanlar küçük (niche) bir faaliyet olan kripto varlıklarının ikincil ticareti artık ana akım durumundadır. Çok çeşitli yatırımcılar artık portföy takdiri ve çeşitlendirme için kripto varlıklarının ikincil ticaretine kolayca güveniyor, ancak bu arada önemli yatırımcı koruması endişeleri ortaya çıkıyor. Daha önce, kripto varlık dolandırıcılığı örnekleri, öncelikle kripto varlık ilk halka arzları (crypto asset initial offerings) bağlamında meydana geliyordu. 2017 ve 2019 yılları arasında, ilk coin para arzları (initial coin offerings) aracılığıyla halka ve diğerlerine binlerce kripto varlığı sunuldu. Bu halka arzların çoğu yasaldı, ancak diğer birçok kripto varlığı ilk arzı, kripto varlığı sponsorları ve diğerlerinin yatırımcılara halka arzın önemli yönlerini yanlış tanıtması nedeniyle dolandırıcılık (fraud) ile doluydu.

Ancak kripto varlık yatırımı, kripto varlıklarının kripto borsalarında geniş ölçekli ikincil alım satımını kapsayacak şekilde büyüdükçe, dolandırıcılığın odak noktası aynı zamanda ikincil kripto varlık işlemleri ile bağlantılı olarak meydana gelen dolandırıcılığı da kapsayacak şekilde gelişti. Kripto varlık destekçileri veya üçüncü şahıslar tarafından yapılan yanlış veya yanıltıcı beyanlar, kripto varlıklarının ikincil alım satımı ile uğraşan veya bu işlerle uğraşacak olan milyonlarca yatırımcının ciddi şekilde yaralanmasına neden olabilir. Etkilenen yatırımcılar arasında, dolandırıcılığa eşlik eden finansal kayıpların üstesinden gelmek için yeterli donanıma sahip olmayan (ill-equipped) birçok bireysel yatırımcı ve ayrıca kripto varlık ekosferi (crypto asset ecosphere) ile giderek daha fazla ilgilenen kurumsal yatırımcılar yer alıyor. Bu tür kontrolsüz dolandırıcılık, etkilenen kripto varlıklarının alım satımını yapan yatırımcılara ve ayrıca işlem piyasaları dolandırıcılık olasılığıyla lekelenebilecek meşru kripto varlıklarının itibarına zarar verme riski taşımaktadır.

Hem (Amerika Birleşik Devletleri) Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (Securities and Exchange Commission; SEC) hem de (Amerika Birleşik Devletleri) Emtia Vadeli İşlemleri Ticaret Komisyonu (Commodity Futures Trading Commission; CFTC), kripto varlık işlemleri bağlamında meydana gelen dolandırıcılığı caydırmak ve düzeltmek için medeni uygulama yetkilerini aktif olarak kullanır. Dolandırılan yatırımcıların kendileri de dolandırıcılığa dayalı kayıplarını telafi etmek için toplu davalar da dahil olmak üzere özel davalar açmışlardır. Dolandırılan kripto varlık satımcıları (traders) tazminat ararken, mahkemelerden yaralı satımcıların (traders) iyileşme kabiliyeti için çok önemli olacak doktrinsel tespitler yapmaları istenecektir. Mahkemelerin yüzleşmesi gereken birincil sorun, kripto varlık satımcılarının SEC Kuralı 10b-5 veya CFTC Kuralı 180 kapsamında ileri sürülen iddialarla bağlantılı olarak piyasada dolandırıcılıktan yararlanıp yararlanamayacaklarıdır.

Bu yazıda, bir kripto varlığının bir kripto borsasında meydana gelen ikincil işlemlerini içeren Kural 10b-5 ve Kural 180.1 davalarında piyasadaki dolandırıcılığın mevcut olduğu gösteriliyor, çünkü bu varlıkların fiyatları, genel bir mesele olarak, doktrinsel açıdan gerekli şekilde bilgisel olarak duyarlıdır. Ancak bu, kripto varlık satımcılarının her durumda doktrinin çürütülebilir güven varsayımından yararlanabilecekleri anlamına gelmez. Bunun yerine, satımcıların belirli bir durumda bunu yapabilmeleri, doktrinin unsurlarını oluşturup oluşturamayacaklarına bağlıdır ve bu da, söz konusu kripto varlığının ve işlem yaptığı piyasanın veya piyasaların özel koşullarına bağlı olacaktır.

Makalede açıklandığı gibi, piyasadaki dolandırıcılık hisse senetlerinin ikincil alım satımını içeren Kural 10b-5 davalarında ortaya çıkıp şekillenirken, doktrinsel açıdan hiçbir şey piyasadaki dolandırıcılığı hisse senedi işlemleri ile sınırlamaz. Bunun yerine doktrin, varlığın nasıl işlem yaptığına, özellikle de varlığın fiyatının maddi, kamuya açık bilgileri yeterince içerdiği bir piyasada alınıp satılmadığına ve satımcıların bu fiyatın bütünlüğüne güvendikleri varsayımına dayanır. Yüksek Mahkeme’nin (Supreme Court) 2014 yılında Halliburton II davasındaki kararından önce, birçok alt mahkeme, piyasadaki dolandırıcılığın varlık fiyatlarının yarı güçlü verimliliğine, maddi, kamuya açık bilgilerin bir varlığın fiyatına tam ve hızlı bir şekilde yansıtılmasını talep eden fiyat duyarlılığına ilişkin finansal ekonomik bir nosyona dayandığını anladı. Halliburton II’nin genel verimlilik standardı, borsada işlem gören bir kripto varlığının söz konusu olduğu durumlarda piyasada dolandırıcılığın mevcudiyetini tespit etmek amacıyla, kripto varlık fiyatlarının yarı-güçlü etkin olup olmadığına yönelik bir sorgulamayı uygunsuz hale getirir. Ampirik çalışmaların gösterdiği gibi, kripto varlık fiyatları genellikle maddi, kamuya açık bilgilere yanıt verdiğinden, borsada işlem gören kripto varlıkları ile ilgili olarak ilgili verimlilik standardı karşılanır. Ayrıca, kripto varlıkları normalde sahiplerine nakit akışı sağlamaz ve bu nedenle bu varlıkların pozitif fiyatı, varlıkların indirgenmiş nakit akışlarının net bugünkü değeri açısından temel değeri, doktrinsel bir mesele olarak, kripto varlık dolandırıcılığı vakalarında piyasada dolandırıcılığın mevcudiyetini engellemez.

Piyasada dolandırıcılık, borsada işlem gören bir kripto varlığı içeren Kural 10b-5 veya Kural 180.1 davalarında dolandırılan satımcılar (traders) için mevcut olsa da, belirli bir durumda doktrinden faydalanabilmek için satımcılar (traders), söz konusu kripto varlığının fiyatının genel etkinliği dahil olmak üzere doktrinin unsurlarını belirlemelidir. Makale ayrıca, piyasadaki dolandırıcılığın kripto varlık bağlamına nasıl uygulanması gerektiğine dair bir çerçeveyi ifade ediyor ve söz konusu kripto varlığının fiyat verimliliğini değerlendirmek için vaka çalışmalarının kullanımına ilişkin hususlar dahil olmak üzere, belirli bir kripto varlık durumunda çerçevenin uygulanmasıyla ilgili metodolojik sorunları tartışıyor.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.