
Bu makale, kripto para birimi riskine maruz kalan şirketler [kripto para birimlerine sahip şirketler (companies that hold cryptocurrencies)] ve neden Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (Environmental, Social, and Governance; ESG) yatırım fonlarından hariç tutulmaları gerektiğine ilişkin yeni araştırma bulgularını özetlemektedir. ESG, evrensel olarak üzerinde anlaşmaya varılmış bir tanımı olmayan şekilsiz bir kavramdır. Çevresel faktör, bir şirketin kirliliği, su kullanımı ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri gibi hususları kapsar. Sosyal faktörler arasında ücret eşitliği, çeşitlilik, müşteri gizliliği ve sağlık hizmetlerine erişim yer alır. Yönetişim faktörleri ise, siyasi katkıları, raporlama şeffaflığını, iç kontrolleri ve lobicilik çabalarını içerir. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 2021’de sadece 4,5 trilyon dolar olan ESG yatırım fonlarının 2026 yılına kadar iki kattan fazla artarak 10,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Şu anda 2021 yılı sonundaki piyasa değeri zirvesinin üçte birinden daha az olmasına rağmen, Bitcoin ve Ethereum gibi kripto para birimleri yine de benzer bir popülarite artışı yaşadılar. Modern şirketler, kripto para birimlerinin meteorik yükselişini görmezden gelmediler. Birçok şirket kripto para birimlerini ödeme olarak kabul eder, kripto para birimlerini bilançolarında tutar veya başka bir şekilde kripto para birimlerinin kullanımını teşvik ederler. Microsoft, AT&T ve Starbucks gibi büyük şirketler Bitcoin ödemelerini kabul etmektedir. 2021’de bir noktada, 7 trilyon dolar değerinde hisse senedini temsil eden 52 şirket kripto para birimi risklerine maruz kaldı. Virgin Galactic, müşterilerinin Bitcoin kullanarak uzay yolculuğu için ödeme yapmasına olanak tanır. Miami Dolphins ve Dallas Mavericks gibi spor alanındaki franchise’lar da, bilet satın almak için Bitcoin’i kabul ediyorlar. KFC Canada ise, Bitcoin ile satın alınabilecek bir “Bitcoin Kovası” (Bitcoin Bucket) ürünü oluşturmuştur.
Kripto para birimi riskine maruz kalan şirketleri ESG fonlarından çıkarma hadisesi esasen basittir: Kripto para birimleri, faydadan çok çevresel ve toplumsal zarara neden olur ve onları elde tutarak -genellikle ödeme olarak kabul etmektense- uygulamayı teşvik eden şirketler, ESG ilkeleri ile tutarlı davranmıyorlar. Doğrudan kripto para birimi madenciliğinden kaynaklanan çevresel zarar, tek başına bile bu konumu haklı çıkarır. Tek başına Bitcoin madenciliği yılda altmış milyon tonun üzerinde CO2 üretir. Bu da 66 milyar İngiliz poundu miktarında kömür yakmaya eşdeğerdir. Buna ek olarak, kripto para birimi madenciliği verimli olmak için en son özel bilgisayar donanımını gerektirdiğinden, bu donanım sıklıkla değiştirilir ve kolayca başka bir amaca uygun hale getirilemez. Sonuç olarak, Bitcoin madenciliği yılda 11.500 ton tehlikeli elektronik atık üretir. Kripto para birimleri ayrıca insan kaçakçılığı, kiralık cinayet, yasa dışı uyuşturucular, yasa dışı silahlar, terörizm ve kimlik hırsızlığı gibi yasa dışı işlemleri kolaylaştırmaya yardımcı olur. Kripto para birimlerine yatırım yapmak, parayı hisse senedi ve tahvillere yapılan geleneksel yatırımlardan uzaklaştırır ve bu nedenle daha fazla işçi kiralamak ve aşılar, daha güvenli arabalar, daha ucuz yiyecekler ve suç önleme araçları üretmek gibi olumlu dışsallıkları azaltır. Sam Bankman-Fried’in FTX’inin Kasım 2022’deki çöküşü nedeniyle kaybolan 1 milyar doların üzerindeki müşteri fonları gibi, kripto para birimlerinin büyük ölçüde düzenlenmemiş doğası onları dolandırıcılık faaliyetleri için ideal hale getirir. Son olarak, kripto para biriminin popülaritesi ABD dolarının uluslararası işlemler için standart olarak mevcut konumunu baltalamakta ve bu da ABD otoritesinin diğer, daha şüpheli ülkelere geçişini riske atmaktadır.
Belki de bu çevresel ve toplumsal zararların en kötü yanı, onları haklı çıkaracak çok az faydanın olması veya hiç olmamasıdır. Örneğin Exxon Mobile, fosil yakıt üretimi küresel ısınmaya katkıda bulunduğu için bazen ESG fonlarının dışında tutulur. Doğru olsa da, bu zarar, düşük maliyetli uçak yolculuğu, hayat kurtaran yedek jeneratörler ve büyük ölçekli ısıtma ve iklimlendirme gibi yaratılan faydalarla dengelenmelidir. Ancak kripto para birimlerinde görüldüğü gibi, iddia edilen faydalar büyük ölçüde yanıltıcıdır. Sınırlı bir ölçeklendirme yeteneği nedeniyle, kripto para birimleri yaygın bir para birimi olarak verimsiz olacaktır. Kripto para birimlerinin merkezi olmayan doğası, baskıcı rejimler altında yaşayanlara potansiyel olarak fayda sağlar, ancak güvenli internete sınırlı erişim ve bu ülkelerde kripto para birimlerini kabul eden satıcılar bu potansiyel faydayı ciddi şekilde sınırlar. Kripto para birimleri, oynak yapıları, ücret yapıları ve birden fazla farklı kripto para birimi olduğu gerçeği nedeniyle para birimi dönüştürme ücretlerinden kaçınmanın çekici bir alternatifi değildir. Kripto para birimleri de yatırım portföyü çeşitlendirmesi için çekici bir yöntem değildir. Nihai olarak, kripto para birimlerinin merkezi olmayan doğası, kripto para biriminin %51’inin saldırılarına ve hiperenflasyona izin verdiği için müspetten ziyade menfidir.
Faydaları zararlara karşı tartmak, kripto para birimlerinin faydadan çok daha fazla zarar ürettiği sonucuna götürür. Kripto para birimi endüstrisini ESG fonlarından hariç tutulan diğer şirketlerle karşılaştırırken, hariç tutulmalarının sadece haklı değil, aynı zamanda ESG fonlarına kimlerin dahil edilmesine izin verilmesi gerektiği konusundaki haksız tutarsızlıktan kaçınmak için gerekli olduğu daha da netleşir.
ESG standartlarına kripto para birimi istisnalarının eklenmesi yalnızca mevcut ESG ölçütleri ile gerekçelendirilmez; kolayca uygulanabilme avantajına da sahiptir. Halka açık bir şirketin bilançosunda kripto paralara sahip olup olmadığının ve ödeme olarak kripto para birimlerini kabul edip etmediğinin belirlenmesi kolayca tespit edilebilir. Aynı zamanda öznel kişisel görüşe bağlı olmayan ikili bir belirlemedir. ESG standartlarına kripto para birimi muafiyeti eklemenin bir başka yararı da, uyumluluğun nispeten kolay olması ve bu nedenle şirketler adına daha fazla kabullenme ile sonuçlanmasıdır. Çeşitlilik ve kapsayıcılık ile ilgili kurumsal beyanlar gibi diğer ESG standartlarının aksine, kripto para biriminin elden çıkarılması sadece olumlu değişime ilişkin bir beyan değildir, olumlu bir değişimdir.
Bu sorunun zamanlaması son derece önemlidir, çünkü yakın zamandaki yakınsama olayları, ESG yatırımlarının geleceği ve kripto para birimlerinden kaynaklanan zararı hafifletme konusunda potansiyel bir dönüm noktası yaratmıştır. Önemli yatırım demografisi, ESG yatırımlarına artan bir ilgi göstermiştir. Yasa koyucular kripto para birimleri ve ESG fonları için yeni düzenlemelere ilgi gösterdiler, bu da kripto para birimi savunucularından güçlü bir lobicilik çabasını ateşlemiştir. Florida, Louisiana ve West Virginia gibi eyaletler, tüm ESG fonlarından ellerini çektiler. Yeni seçilen milletvekilleri, ESG fonlarını “ABD ekonomisinde bir kanser” olarak nitelendirerek soruşturma sözü verdiler. Son olarak, ESG yatırım ölçütlerinin meşruiyeti, Tesla’yı hariç tutup Exxon Mobile’ye izin veren 2022 yılındaki S&P Sürdürülebilirlik Endeksi gibi son zamanlarda görünüşte tutarsız kararlar ile sorgulanmıştır.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
