Küresel ESG Yönetim Ekosistemi* **

“Elden öz, kızılağaçtan köz, fındıktan saz olmaz!”

Türk Atasözü

Yakın tarihli bir akademik çalışmada, dikkate değer bir kurumsal yönetişim gelişimine önemli bir ulusötesi boyut vurgulanıyor: kurumsal yatırımcıların yatırım yaptıkları şirketlerin maddi çevresel, sosyal ve yönetişim (environmental, social, and governance-ESG) kaygılarını nasıl ele aldıklarını etkileme girişimlerindeki çarpıcı artış. Bu yatırımcı eylemi biçimi [ya da genellikle adlandırıldığı şekliyle “yöneticilik” (stewardship)] dünya genelindeki birçok pazarda giderek yaygınlaşmaktadır.

Akademisyenler, yatırım yaptıkları şirketlerle ilişki kurarken yatırımcıların ESG’ye odaklanmasının ardındaki çeşitli faktörleri belirlediler. Bunlar, yatırımcıların iklim değişikliği gibi çeşitlendirilemeyen (veya “sistematik”) yatırım risklerini yönetme arzusunu ve yatırımcıları sürdürülebilir finans uygulamalarına girmeye teşvik eden siyasi ve düzenleyici girişimleri içerir. Araştırmacılar ayrıca, çevresel ve sosyal açıdan bilinçli müşterilerden gelen bu stratejilere yönelik güçlü talep ve ESG yatırım ürünlerinden daha yüksek ücret talep etme potansiyeli nedeniyle yatırımcıların ESG yatırım stratejilerini ticari olarak çekici bulabileceklerini belirtmişlerdir.

Bu Makalede ise, yazarları tarafından ESG yönetiminin büyümesinin aynı zamanda “küresel ESG yönetim ekosistemi” olarak adlandırılan önemli bir ulusötesi gelişmeye dayandığı savunuluyor. Bu gelişme, ESG yönetim normlarını geliştirmek ve teşvik etmek ve yatırımcıların sahada ESG yönetimini teşvik etmek ve desteklemek için küresel olarak faaliyet gösteren uluslararası, devlet ve özel aktörler ağını içerir.

Çalışma, kurumsal yönetim tartışmalarına iki önemli katkı sağlamaktadır. İlk olarak, küresel ESG yönetim ekosisteminin ölçeğini, karmaşıklığını ve etkisini vurgulamaktadır. Ekosistemin beş temel bileşeni belirlenerek başlanıyor: Birleşmiş Milletler (BM) ve kurumları gibi uluslararası kurumlar; küresel olarak aktif kurumsal yatırımcılar; İklim Eylemi 100+ gibi yatırımcı ağları ve dernekleri; ShareAction ve Shareholder Commons gibi kuruluşlar ve son olarak, taahhüt firmaları ve veri sağlayıcılar gibi kurumsal yatırımcılara hizmet sağlayıcılar.

Herhangi bir doğal ekosistem gibi, küresel ESG yönetim ekosistemi, bileşenleri arasındaki etkileşimler ve sinerjilerle ayırt edilir. Örneğin, BM ve kurumları, ESG yönetimini teşvik eden yatırımcı ağlarının kurulmasında etkili olmuştur. Buna Sorumlu Yatırım İlkeleri (Principles of Responsible Investment-PRI), Net Sıfır Varlık Sahipleri İttifakı (Net Zero Asset Owners Alliance) ve Yatırımcı Gündemi (Investor Agenda) dahildir. Yatırımcıların ESG ile ilgili hedefleri takip etmelerini teşvik etmek için BM kurumları, ESG yönetimi gibi sorumlu yatırım uygulamalarına mevcut yasalarca izin verildiğini ve belki de gerekli olduğunu vurgulamıştır.

Yatırımcı ağları, kurumsal yatırımcıların dünya çapında belirli şirketlerde ESG yönetimine katılma çabalarını teşvik eder ve desteklerler. Büyük, küresel odaklı yatırımcılar, bu tür müdahaleleri üstlenmek için yerel yatırımcılarla koalisyonlar kurarlar ve yerel yatırımcıların deneyim ve uzmanlığını yerel piyasa bilgisiyle birleştirirler. Uluslararası düzeyde aktif örgütler ve hizmet sağlayıcıları da önemli bir destekleyici rol oynamaktadır. Örneğin, ShareAction iklim değişikliği, işyeri güvenliği ve çocuk sağlığına odaklanan yatırımcı koalisyonlarını koordine ederken, Glass Lewis yatırımcılara İklim Eylemi 100+ yatırımcı ağı tarafından hedeflenen “odak listesi” (focus list) şirketleri hakkında ESG ile ilgili veriler sunmaktadır.

Küresel ESG yönetim ekosistemi sayısız aktörden oluşsa da, merkezinde kurumsal yatırımcılar yer almaktadır. Bu Çalışma, kurumsal yatırımcıların ESG norm geliştirme ve hedef belirleme konusunda uluslararası kuruluşlarla nasıl çalıştıklarını, ESG yönetimini teşvik etmeye ve kolaylaştırmaya odaklanan yatırımcı ağları ve dernekler kurduklarını, bireysel şirketleri hedefleyen kuruluşları ve benzer düşünen yatırımcılarla birlikte çalıştıklarını ve taahhüt firmaları ile veri sağlayıcılar gibi hizmet sağlayıcılardan nasıl yararlandıklarını ortaya koymaktadır.

Küresel ESG yönetim ekosisteminin faaliyetleri tarafından yönlendirilen kurumsal davranıştaki değişiklikler önemlidir. ESG yönetimi karşısında, halka açık şirketler ve yönetim kurulları, iş modellerini uyarlamayı kabul ederek, yönetim kurulu personeli ve üst düzey yöneticilerdeki değişiklikleri kabul ederek ve yöneticilerinin ücretlerini ESG ile ilgili kilometre taşlarına ulaşılmasıyla ilişkilendirerek daha fazla açıklama sağlıyorlar. Yatırımcıların ESG yönetim faaliyetlerinin etkisi, ortaya çıkan siyasi tepki işaretlerine de yansıyor. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde eyalet temelinde yasa koyucular, eyaletlerindeki enerji ve kaynak işletmelerini baltalamak niyetinde olan “uyanmış kapitalistler” (woke capitalists) olarak etiketledikleri ESG odaklı yatırım yöneticilerinden devlet işlerini alıkoymaya çalıştılar.

İkincisi, söz konusu makale, bir dizi önemli kurumsal yönetişim teorileri ve tartışmaları için küresel ESG yönetim ekosisteminin etkilerini araştırmakta; özellikle, kurumsal yatırımcıların ESG yönetim ekosistemindeki kritik rolünün, modern kurumsal yönetimin temel varsayımlarına meydan okuduğunu savunmaktadır. Bunlar, kurumsal yatırımcıların sözde “rasyonel suskunluğu” (rational reticence) ve kurumsal yatırımcıların halka açık şirket yönetimine katılımını teşvik etmek için aktivist hedge fonları gibi diğer aktörlere duyulan ihtiyacı içerir. Analiz, kurumsal yatırımcıların, ESG normlarını geliştiren ve dünya çapında kasıtlı ve stratejik bir şekilde ESG yönetimini üstlenen bir ekosistemde bunun yerine nasıl kilit katılımcılar olduğunu vurgulamaktadır. Bu, rasyonel olarak suskun olmayan herhangi bir davranışı içerir.

Bu analiz aynı zamanda çağdaş kurumsal yönetimde toplu yatırımcı eyleminin hayati rolünü vurgulamaktadır. Ekosistemin faaliyetleri, kurumsal yatırımcıların, yatırım yaptıkları şirketlerin işlerinde değişiklik talep ederken yalnızca bireysel inisiyatiflerine güvenmediklerini göstermektedir. Bunun yerine, sıklıkla benzer düşünen yatırımcılar, uluslararası ajanslar, savunma kuruluşları ve hizmet sağlayıcılarla çalışırlar. Bu kolektif etkinin, kurumsal yatırımcıların kamu şirketlerinin yönetimine katılma kapasiteleri ve teşvikleri hakkındaki çağdaş tartışmalarda dikkate alınması önemlidir.

Makalede ayrıca, küresel ESG yönetim ekosisteminin öneminin, yatırımcı yönetimi ve sürdürülebilir finans konusundaki hukuk ve politika tartışmalarıyla ilgili olduğunu savunuluyor ve ulusal yasa koyucular ve düzenleyiciler, kurumsal yönetim ve sürdürülebilir finansmana yatırımcı katılımını teşvik edecek girişimleri araştırılıyor. Bu tür girişimlerin, küresel ESG yönetim ekosisteminin ulusal pazarlarda halihazırda uygulayabileceği önemli etkiyi hesaba katması gerekir. Bu, düzenleme için hem fırsatlar hem de riskler yaratır. Bir yandan, ekosistem, yatırımcı yönetimini ve sürdürülebilir finansmanı teşvik etmek için ulusal girişimler için ivme sağlayabilir. Öte yandan, ekosistem tarafından desteklenen hedefler, normlar ve uygulamaların ulusal yasa koyucular ve düzenleyicilerin beklentileriyle tutarsız olduğu durumlarda gerilim ortaya çıkabilir. Bu nokta, yatırımcı yönetim kurallarının ihraççıları için özellikle önemlidir. Bu yasalar genellikle genel, bağlayıcı olmayan terimlerle ifade edilir. Bu, yönetim kurallarını esnek ve uyarlanabilir bir girişim haline getirebilse de, küresel ESG yönetim ekosisteminin halihazırda ESG yönetim normlarını yaydığı ve ESG yönetim uygulamalarını yönlendirdiği pazarlarda sınırlı etkiye sahip bir kodla sonuçlanabilir.

Son olarak makale, küresel ESG yönetim ekosisteminin öneminin, kurumsal yönetişimdeki yakınsama-ayrım tartışmasını (convergence-divergence debate) yeniden canlandırdığını savunuyor. Ekosistem faaliyetlerinin koordineli ve kolektif doğası, ESG yönetim normları ve uygulamalarında daha fazla yakınsama ve uyum olasılığı yaratır. Ancak, yakınsama içinde ayrışma potansiyeli de vardır. Herhangi bir sayıda yerel çıkar grubuna veya siyasi baskıya duyarlı olabilecek ekosistemdeki kuruluşların çeşitliliği, ESG yönetim normları ve uygulamalarında bölgesel veya ulusal farklılıklar olasılığını yaratır. Yatırımcı yönetim kurallarının bu eğilimin açık kanıtını sağladığını iddia ediyoruz. Son on yılda yönetim kurallarının küresel popülaritesi ilk başta resmi bir yakınsama önerebilse de, araştırmalar dünya çapındaki yönetim kurallarının ESG konularına verilen vurguda tek tip olmaktan uzak olduğunu göstermektedir.

ESG yönetiminin bir koşullu yakınsama örneği olarak kabul edilmesi, daha önce vurgulanan noktanın altını çizer, yani yerel yasa koyucular ve düzenleyiciler, ESG yönetim normlarının ve uygulamalarının gelişiminin yalnızca ulusal bir fenomen olmadığını takdir etmelidir. ESG yönetiminin ulusötesi doğası ona dikkate değer bir ivme kazandırsa da, bu olgunun ulusal pazarlardaki yerel etkilerine ilişkin belirsizlik de yaratır.

* Bu derlemede yer alan görüşler Tim Bowley and Jennifer G. Hill isimli Makale Yazarlarına ait olup derleyenin çalıştığı kurumu bağlamaz, derleyenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Derlemedeki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler derleyene aittir. [Derlemeye konu makalenin (toplam ‘47’ sayfadır) orijinal künyesi şöyledir: Tim Bowley and Jennifer G. Hill (Monash University’s faculty of law), The Global ESG Stewardship Ecosystem, SSRN, 7 Oct 2022, < https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=4240129 > erişim tarihi 03 Kasım 2022 ve The CLS Blue Sky Blog, Columbia Law School’s Blog, November 3, 2022, < https://clsbluesky.law.columbia.edu/2022/11/03/the-global-esg-stewardship-ecosystem/ > erişim tarihi 03 Kasım 2022]

** Tim Bowley and Jennifer G. Hill (Derleyen: Yavuz Akbulak-SPK Başuzmanı)

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.