
“Bütün yanıtları bildiğin anda bütün soruları değiştirirler.”
Paulo Coelho
Mücbir sebep kuralı (force majeure clause) uyarınca, öngörülemeyen bir olay, birinin veya her ikisinin de sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getiremeyeceği duruma yol açarsa, anılan tarafların sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri ve/veya koşulları değiştirilir.
1. Mücbir sebep nedir?
Mücbir sebep hadiseleri genellikle ilgili tarafın makul kontrolü dışındaki eylemler, olaylar, doğal afetler veya durumlar olarak tanımlanır. Bir mücbir sebep hükmüne güvenmek isteniyorsa, bu hükmün var olup olmadığını görmek için sözleşme kontrol edilmelidir.
Sözleşme taraflarının kontrolü dışında, taraflardan birinin veya her ikisinin yükümlülüğünü yerine getirmesini engelleyen bir tür olayın olabileceğini öngören hükümler/kurallar olduğu sürece, özel olarak etiketlenmiş bir mücbir sebep koşulu olması gerekmez. Örneğin, ciddi bir yakıt sıkıntısı varsa, bir taraf bir süre mal teslim edemeyebilir.
Mücbir sebep kuralları, sonraki olayları sıralayabilir. Yine de, çoğu durumda, doğası gereği geneldirler (örneğin, umumiyetle hükümet kararlarına, yasal olması gereken performansa veya partinin kontrolü dışındaki performansı engelleyen herhangi bir şeye atıfta bulunulur). Mahkemeler mücbir sebep kurallarını kısıtlayıcı olarak görür ve sınırlamalar getirebilirler.
2. Mücbir sebep koşulu nasıl çalışır?
Bir mücbir sebep koşulunun açıkça bu şekilde etiketlenmesi gerekmez. Önemli olan, daha sonra ne olacağını öngören bir hüküm veya koşulların bulunması, hükmün/koşulun meydana geldiğine güvenmek isteyen tarafın kontrolü dışında öngörülemeyen bir olayı içermesidir.
Örneğin, İngiltere’de depremler nadirdir. Bulunulan bölgede sözleşmeyi ifa etme yeteneğini etkileyen güçlü bir deprem meydana gelirse, sözleşmenin ihlaline ilişkin bir hukuk davasına karşı korunmak için bir mücbir sebep koşuluna güvenilebilir.
Ancak, Japonya veya Türkiye gibi güçlü, yıkıcı depremlerin yaygın olduğu bir ülkede durum bu şekilde olmaz, çünkü bu bölgelerde depremler ‘öngörülemeyen olaylar’ (unforeseen events) değildir.
3. Sözleşmenin ifası ekonomik olmaktan çıkarsa mücbir sebep iddia edilebilir mi?
Mücbir sebep iddiasında bulunmadan önce, olayın sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmeyi imkansız mı yoksa sadece uygunsuz mu yaptığı belirlenmelidir. İkincisi, Mahkemede ayağa kalkılmayacaktır (the latter will not stand up in Court).
Ekonomik gerilemelere karşı korunmak için, sözleşmeye piyasa dalgalanmaları, kredi kullanılabilirliği ve işgücü kıtlığı ile ilgili özel maddeler eklenmelidir.
4. Mücbir sebep hükümleri uygulanabilir mi?
Mücbir sebebin İngiltere ve Galler Mahkemelerinde İngiliz hukuku bakımından otomatik olarak tanınan bir kavram olmadığını belirtmek önemli olup, sözleşmenin tarafları bunun geçerli olduğunu açıkça kabul etmiş olmalıdır.
Tipik olarak, Mahkemeler mücbir sebep maddelerini dar bir şekilde değerlendirir ve bütün tarafların başlangıçta kabul ettikleri şeylere sınırlamalar getirebilir.
5. Mücbir sebep hükümleri sözleşmede ima (imply) edilebilir mi?
Mücbir sebep hükümleri ticari bir sözleşmede ima edilemez. Bunu yapmak, bir sözleşmeye girildiğinde, sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri yasal olarak yerine getirmekle yükümlü olma ilkesini zayıflatır.
6. Mücbir sebep maddesi olmazsa ne olur?
Bir mücbir sebep maddesinin gerekli olup olmadığı merak ediliyorsa, sözleşmede mücbir sebep hükümleri bulunmadığında, ortak hukuk doktrini kapsamında bir miktar rahatlama sağlamak mümkün olabilir. Bu, sözleşmede belirtilen performansta radikal bir değişikliği zorlayan aşırı koşullarda (sinir bozucu olaylar) mevcuttur. Radikal değişiklik, performansı “hayal kırıklığına uğratır” (frustrates) veya uygulanamaz (impracticable) hale getirir.
7. Herhangi bir hüküm olmadan mücbir sebep talep edilebilir mi?
Bir sözleşmenin başarısız olduğunu iddia etmek her zaman ticari olarak mantıklı değildir. Örneğin, sözleşmenin çok uzun vadeli olduğu ve mevcut salgının geçici etkileri ile imkansız kılınmayan hükümler içerdiği durumlarda.
Akılda tutulması gereken ilave bir nokta, hayal kırıklığının yanlış çağrılmasıdır. Sözleşmenin karşı tarafı, sözleşmenin feshedilmesine ve tazminat talebine maruz kalınmasına yol açabilecek bir itibar ihlali ile ilgili veya ileriye dönük bir iddiada bulunabilir, bu nedenle hayal kırıklığı iddia edilmeden önce dikkatli bir değerlendirme ve hukuki tavsiye gereklidir.
* Bu derlemede yer alan görüşler derleme konusu kaynaklara ait olup derleyenin çalıştığı kurumu bağlamaz, derleyenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Derlemedeki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler derleyene aittir. Derleme konusunda aşağıdaki kaynaklara bakılabilir:
- Force Majeure Sample Clauses, Law Insider, < https://www.lawinsider.com/clause/force-majeure > erişim tarihi 13 Kasım 2022
- Janice M. Ryan, Understanding Force Majeure Clauses, February 2021, < https://www.venable.com/insights/publications/2011/02/understanding-force-majeure-clauses > erişim tarihi 13 Kasım 2022
- What is a force majeure clause? 11 November 2022, < https://www.lawbite.co.uk/resources/blog/what-is-a-force-majeure-clause > erişim tarihi 13 Kasım 2022
- What Is a Force Majeure Contract Clause, and How Does It Work? Investopedia, July 23, 2022, < https://www.investopedia.com/terms/f/forcemajeure.asp > erişim tarihi 13 Kasım 2022
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
