
Merhum şairler Mehmet Akif Ersoy ve Ahmet Sezai Karakoç üstatlara minnet, hürmet ve emsalsiz saygıyla…
Şirketler COVID-19 salgınından çıkıp Büyük Ayrılmalardan (Great Resignation[1]) kaynaklanan müteakip zorluklarla karşı karşıya kaldıkça, teknoloji hem küçük hem de büyük işletmeler için bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır.
Çevrimiçi siparişleri etkinleştirmekten, uzaktan çalışmayı kolaylaştırmaya ve iş gücü eksikliklerinin üstesinden gelmeye kadar teknoloji, muhasebe süreçlerini kolaylaştırabilir, müşteri deneyimini iyileştirebilir ve zorlu bir ortamda bile işletmeleri ölçeklendirmeye yardımcı olabilir.
Bu, özellikle teknolojideki ilerlemeleri benimsemekte yavaş kalmış, ancak şimdi teknolojinin muhasebeciler ve muhasebe firmaları için özel olarak yaratılan muazzam faydalarını fark etmiş olan muhasebeciler için geçerlidir.
1. Muhasebe teknolojisi
Muhasebe teknolojisi (accounting technology), daha önce kağıtla yönetilen süreçlerin ve sistemlerin, bulut tabanlı yazılım aracılığıyla 7/24 erişilebilen modern muhasebe iş akışı çözümlerine dönüştürülmesidir. Çok da uzak olmayan bir geçmişte, muhasebeciler günlerinin önemli bir bölümünü mizan verilerini sözleşme yazılımına girerek veya mali tabloları biçimlendirerek geçirdiler.
Günümüzde teknoloji, muhasebe firmalarını olumlu yönde etkilemiştir. Firmalar, müşterilere daha iyi hizmet vermek ve bilgilerini daha etkin bir şekilde kullanmak için otomasyon gelişmiş teşhis ve tahmine dayalı analizler için muhasebe teknolojisi ve bulut tabanlı platformlar kullanıyorlar.
2. Muhasebe teknolojisinin faydaları (benefits)
Muhasebe firmaları için muhasebe teknolojisi, günümüzün sürekli değişen vergi ortamında başarı için bir temel sağlamaktadır. Bazıları “Muhasebe otomatikleştirilecek mi?” diye merak ededursun; ileri görüşlü firmalar, kendileri için çoktan proaktif olarak otomasyonu çalıştırıyorlar.
Doğru muhasebe teknolojisi uygulandığında, muhasebeciler manuel faaliyetleri otomatikleştirerek değerli zaman ve paradan tasarruf ederken, aynı zamanda işlemlerin doğruluğunu iyileştirerek işbirliği ve iş/yaşam dengesi sağlayarak personel ve müşteri katılım düzeylerini yükseltebilirler.
Muhasebe teknolojisinin belirli faydalarını gözden geçirelim:
2.1. Manuel veri girişinin ortadan kaldırılması (elimination of manual data entry)
Muhasebe teknolojisi otomasyonu ve gelişmiş teşhis etme sayesinde, muhasebeciler artık bilgileri manuel olarak girmek, boş alanları tespit etmek veya toplamı olmayan sayıları aramak zorunda değildir. Muhasebe teknolojisi, muhasebecilerin bir vergi kimlik numarası kullanarak iadeleri birbirine bağlamasını sağlar, böylece aynı değişikliklerin birden çok belgede yapılması gerekmez. Muhasebe teknolojisi, bir vergi beyannamesini geçen yılın belgeleriyle karşılaştırarak hataları düzeltmek için çok geç olmadan yakalayabilir. Bu, hem hata marjını hem de doğruluk için iadeleri gözden geçirmek için gereken süreyi azaltır.
2.2. Vergi iş akışı otomasyonu (tax workflow automation)
Özelleştirilmiş, bulut tabanlı, uçtan uca bir muhasebe teknolojisi çözümü, veri toplamadan hazırlamaya, incelemeye ve nihai teslimata kadar, gelişmiş veri paylaşımına ve kağıtsız işlemeye olanak tanımaktadır. Baştan sona kusursuz bir vergi iş akışı süreciyle muhasebeciler, kilit süreçlerin otomatikleştirilmesinden, faturalandırılamayan işlerde harcanan saatlerin azaltılmasından ve personeli daha anlamlı işler için serbest bırakan verimlilikler yaratmaktan yararlanır.
2.3. Gerçek zamanlı işbirliği (real-time collaboration)
Muhasebe teknolojisi, muhasebecilere verileri ve belgeleri müşteriler ve personel ile gerçek zamanlı olarak paylaşma olanağı sunar. Muhasebeciler, müşterilerle uzaktan çalışmayı ve çevrimiçi işbirliğini etkinleştirerek zamandan tasarruf edebilir, müşteri deneyimini geliştirebilir ve personel katılımını artırabilir.
2.4. Katma değerli çalışmaya geçiş (a shift to value-added work)
Günümüzün muhasebe teknolojisinin yürürlükte olmasıyla, muhasebeciler odak noktalarını sıkıcı görevlerden, daha katma değerli işlere kaydırabilirler. Bu, müşterilerle daha anlamlı ilişkiler kurmak ve vergi sezonunun ötesine geçen daha sürdürülebilir, yıl boyu süren bir iş modeli oluşturmak için bilgi ve uzmanlıktan yararlanma fırsatı yaratır.
2.5. İşlemlerin değer taşıyan içyüzünü ortaya çıkarma (surfacing valuable insights)
Muhasebe teknolojisi, muhasebecilerin verileri analiz etmesine, işlemlerin değer taşıyan içyüzünü ortaya çıkarmasına, en son vergi yasalarından haberdar olmasına ve proaktif olarak müşterilere rehberlik ve destek sağlamasına yardımcı olur. Günümüzün karmaşık vergi ortamında, muhasebe teknolojisi, bilinçli kararlar almak ve büyümeyi sürdürmek için bir katalizör görevi görüyor.
3. Kullanılan muhasebe teknolojisi türleri
Son yıllarda, ileri teknolojideki eğilimler, muhasebecilerin çalışma biçimlerini değiştirmiştir. Bağlantılı muhasebe teknolojisi ile iş akışı süreçlerini otomatikleştirerek, kağıt tabanlı süreçlerin zorlukları ve sıkıcı manuel işler geçmişte kalmıştır. Sesli ve Uygulama Programlama Arayüzleri (API) içeren muhasebe teknolojisi ile günümüzün muhasebecileri, müşteriler ve personel ile gerçek zamanlı olarak işbirliği yapabilir ve bağlantısız iş akışı sorunlarını çözebilir. Buna karşılık, zamanlarını verileri analiz etmeye, müşterilere danışmanlık yapmaya ve işlerini büyütmek için yeni fırsatları keşfetmeye odaklayabilirler.
3.1. Bulut tabanlı muhasebe teknolojisi (cloud-based accounting technology)
İleri görüşlü muhasebeciler, daha hızlı yenilik, daha esnek kaynaklar ve ölçek ekonomilerinden yararlanmak için bulut tabanlı muhasebe teknolojisinin tüm avantajlarından yararlanırlar. Bulut tabanlı muhasebe teknolojisi, ağların, veri depolamanın, uygulamaların, güvenliğin ve geliştirme araçlarının tamamının İnternet (yani bulut) aracılığıyla etkinleştirildiği bir bulut bilgi işlem biçimidir. Muhasebe firmaları, veri tabanlarına, yazılıma ve donanıma para harcamak yerine muhasebe teknolojilerine ve iş akışı çözümlerine her zaman, her yerden erişim elde ederler.
Bulut tabanlı muhasebe teknolojisi, muhasebecilerin müşterilerle gerçek zamanlı olarak güvenli bir şekilde çalışmasını sağlar ve personelin her yerden işbirliği yapmasına olanak tanır. Tek bir platformda yazma, mizan, maaş bordrosu, finansal tablo analizleri ve daha fazlasıyla kapsamlı bulut tabanlı muhasebe teknolojisi, önemli ölçüde artan üretkenlik ve gelişmiş bir müşteri deneyimi için bir yol sunar. Temelde bulut tabanlı muhasebe teknolojisi, muhasebecilerin proaktif müşteri etkileşimi ve rehberliği için kritik verilere gerçek zamanlı erişim sağlarken günlük muhasebe faaliyetlerini sürdürmelerini kolaylaştırır.
Bulut tabanlı muhasebe teknolojisi güvenlidir. Yerleşik bir muhasebe teknolojisi sağlayıcısı seçerek muhasebeciler, verilerinin (ve müşterilerinin verilerinin) ağ düzeyinde güvenlik, virüs koruması, şifreleme şemaları ve daha fazlası dahil olmak üzere birden çok güvenlik katmanıyla korunmasını sağlayabilir.
3.2. Uygulama Programlama Arayüzleri
Uygulama Programlama Arayüzleri (Application Programming Interfaces; APIs), ilgisiz iki sistemin birbirlerinin özelliklerine veya verilerine erişmesine ve bunları kullanmasına izin veren yazılım kodlarıdır. Temel olarak bir Uygulama Programlama Arayüzü, iki farklı ve ayrı uygulamanın birbiriyle konuşmasını sağlayan bir kolaylaştırıcı görevi görür. Muhasebe firmalarında Uygulama Programlama Arayüzleri, farklı sistemlerin veri kümelerini karşılaştırmak için birlikte çalışmasını sağlayarak verimliliği artırabilir ve fazlalığı azaltabilir. Bu, muhasebecilerin çok sayıda manuel işlevi otomatikleştirmesine ve önemli miktarda zaman kazanmasına yardımcı olur.
Bir muhasebe firmasının Uygulama Programlama Arayüzleri kullanma biçimleri, iş akışlarına bağlıdır. Uygulama Programlama Arayüzleri, iş akışı süreçlerinde fazlalığı azaltabilir ve otomasyonu kolaylaştırabilir.
Uygulama Programlama Arayüzleri muhasebe teknolojisindeki faydaları şunlardır:
- Önemli süreçleri otomatikleştirmek ve faturalandırılamayan işlere harcanan saatleri azaltmak,
- Hata riskini azaltmak için verileri manuel olarak girmekten kaçınmak,
- Bağlantılı çözümlerle müşteri ihtiyaçlarının görünürlüğünü artırmak,
- Aksi takdirde bağlantısı kesilen üçüncü taraf sistemleri bağlamak,
- Analiz ve karar desteği için öngörüler elde etmek.
Bunlara ek olarak Uygulama Programlama Arayüzleri, ardıl planlamayı ve iş sürekliliğini de destekleyebilir, çünkü ortaya çıkan otomasyon tek bir kişinin bilgisine bağlı değildir.

[1] Büyük Ayrılma ve Büyük Değişiklik olarak da bilinen Büyük İstifa hadisesi, COVID-19 pandemisinin ardından 2021 yılının başlarından başlayarak, çalışanların toplu olarak işlerinden gönüllü olarak istifa ettikleri devam eden bir ekonomik eğilimdir.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
