Nakitle Mi Nakitsiz Mi? İnsanlar Nasıl Ödeme Yaparlar?*

Ankebût (2): “İnsanlar, denenip sınavdan geçirilmeden, ‘İman ettik’ demekle bırakılacaklarını mı sanıyorlar?”

Dijitalleşme, insanların ödeme yapma şeklini değiştirdi ve değiştirmeye de devam edecektir. Bugünün ödeme seçenekleri bazı açılardan on yıl önce mevcut olanlardan farklıdır. Bir cihaz veya aplikasyon kullanarak, bugün satın aldığınız ürünlerin parasını kolunuzdaki saat ile ödeyebilir ve bu akşam bir aplikasyon kullanarak maliyetleri paylaşabilir ve daha tabaklarınız dolmadan akşam yemeği randevunuzu ayarlayabilirsiniz.

Ancak açık olmak gerekirse: nakit, en sık kullanılan ödeme aracı olmaya devam ediyor. Mağazalarda, restoranlarda vb. günlük işlemlerin yarısından fazlası madeni para ve banknot kullanılarak yapılıyor. Avrupa’daki birçok dilde “nakit kraldır” (“cash is king” or “nur Bares ist Wahres”) gibi ifadeler vardır ve anketimiz vatandaşların %60’ının nakit kullanma seçeneğine sahip olmak istediğini göstermektedir.

Nakit, en sık kullanılan ödeme aracı olmaya devam ediyor

Giderek daha fazla insan günlük satın alımları (day-to-day purchases) için çevrimiçi ödeme yapıyor. Ancak dijital ödeme seçeneklerinin artmasıyla birlikte, tüketicilerin çoğunluğunun ceplerinde hala fiziksel nakit istediğini nereden biliyoruz? Peki, onlara soruyoruz. Avro Bölgesi’ndeki (euro area) tüketicilerin ödeme tutumları üzerine yapılan bir araştırma [1] (study on the payment attitudes of consumers in the euro area; SPACE) düzenli olarak yürütülmekte ve ödeme eğilimlerine ışık tutmaktadır. Bu, Avrupa Merkez Bankası’nın (European Central Bank; ECB) kamu parası çıkarma ve ödeme sistemlerinin sorunsuz çalışmasını sağlama sorumluluğu göz önüne alındığında önemli bir faaliyettir. Çalışma, Avro Bölgesi’nde kullanımı azalmış olsa da nakit (cash) satış noktalarında hala en sık kullanılan ödeme aracı (means of payment) olduğunu gösteriyor. 2016 ve 2019 yıllarında mağaza ve restoran gibi satış noktalarında toplam işlem sayısının %79’u ve %72’si nakit olarak yapılmıştır. [2] 2022 yılında bu rakam %59’a düşmüştür. Bu değişikliğin nedeni kesin olarak tespit edilemese de, pandemi sürecinde öğrenilen tüketim ve ödeme alışkanlıkları (consumption and payment behaviours), kendilerine yol açan kısıtlamaları geride bırakmış gibi görünüyor.

Grafik 1: Satış Noktalarındaki Ödeme Sayısı

Ödemelerin çoğu hala nakit olarak yapılıyor olsa da, avro bölgesindeki tüketicilerin %55’i kartla veya diğer nakitsiz ödeme yöntemleriyle (other cashless means of payment) ödeme yapmayı tercih ediyor. Bunun nedeni çoğunlukla nakitsiz ödemelerin kolaylığıdır: insanların nakit taşımasına gerek yoktur. Yine de, ankete katılanların %22’si için tercih edilen ödeme yöntemi nakit, çünkü büyük ölçüde insanların harcamalarının izlenmesine yardımcı oluyor ve daha özeldir.

Nakitsiz ödeme tercihine rağmen, Avro bölgesi tüketicilerinin %60’ı nakit ödeme seçeneğine değer verdiklerini belirtiyor. Bu, insanların nasıl ödeme yapacakları konusunda bir seçim yapmalarını takdir ettiklerini gösteriyor. Kararları daha sonra belirli duruma veya satın almaya bağlı olabilir.

Bütün bunlar Avrupa Merkez Bankası için ne anlama geliyor?

Sağlıklı bir ödeme sistemi, farklı ödeme seçeneklerine erişimin yanı sıra seçme özgürlüğünü de garanti eder.

Nakit yaygın olarak kullanılmaya ve değerli olmaya devam ettiği için, avro nakit tutmayı taahhüt ediyoruz ve kullanılabilir olmasını sağlamaya devam edeceğiz. Bu, avro banknotlarının tedarikini garanti edeceğimiz, üretimlerini koordine edeceğimiz ve sahteciliğe karşı güvenliklerini ve dirençlerini sağlayacağımız anlamına gelir. Gelecekteki banknotlar için yeni temalar ve tasarımlar üzerinde çalışıyoruz. Amaç, Avrupa vatandaşlarıyla daha da ilişkilendirilebilir bir görünüme sahip banknotlara sahip olmaktır.

Dahası, farklı ödeme araçlarının kullanılabilirliğini desteklemeye devam edeceğiz. On yıl veya daha öncesine kıyasla, bugünün ödeme seçenekleri çok daha çeşitlidir. Bu çeşitliliği korumak ve daha da geliştirmek için, potansiyel bir dijital avro ihraç etme üzerinde çalışıyoruz. Bu da vatandaşların nakit dışında merkez bankası parasıyla ödeme yapması için bir seçenek daha ekleyecektir. Ayrıca, tüm Avrupa erişimi ve Avrupa yönetişimi ile anında ödemelere dayalı satış noktası ve e-ticaret çözümlerini desteklemeye devam ediyoruz. Bugün ve yarın, Avrupa yurttaşları farklı yöntemlerle ancak aynı istikrarlı, güvenilir parayla ödeme yapacaktır: Avro.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.