Nakitsiz Toplum (‘Cashless Society’) Hadisesi (İnternet Kaynaklarından Derleme)

‘Nakitsiz toplum’ (casless society), esasen kulağa bilimkurgudan çıkmış bir şey gibi gelebilir ama şimdiden yolda görünüyor. Bazı hükümetler ve büyük finansal hizmetler şirketleri de dahil olmak üzere, nakitsiz bir dünyaya geçişin arkasında çeşitli güçler olduğu söyleniyor. *

Bununla birlikte, henüz hiçbir toplum tamamen nakitsiz topluma gidemedi. Lojistik zorluklara ek olarak, toplum nakitten tamamen vazgeçmeden önce çeşitli sosyal konuların ele alınması gerekiyor. Aşağıdaki avantaj ve dezavantajlar, nakitsiz olmanın para ve bankacılık üzerindeki sayısız etkisi hakkında bu konuda bir fikir verebilir.

Avantajlar Dezavantajlar
Daha düşük suç oranları, çünkü bu sistemde çalınacak somut para yok. Kişisel bilgileri olası bir veri ihlaline maruz bırakır.
Daha az kara para aklama, çünkü her zaman dijital bir kağıt izi var. Bilgisayar korsanları banka hesaplarını boşaltırsa veya teknik sorunlar yaşanırsa, alternatif bir para kaynağı olmaz/olamaz.
Kağıt paranın taşınması, depolanması ve yatırılması ile ilişkili daha az zaman ve maliyet söz konusudur. Bilgisi, banka hesabı veya cep telefonu olmayanlar, gelişen nakitsiz teknolojiye ayak uydurmak için mücadele etmek zorunda kalır.
Uluslararası seyahat ederken daha kolay döviz bozdurma. Bazıları, nakit paranın ellerinden çıktığını görmediklerinde harcamaları kontrol etmekte zorlanabilir.

1. Nakitsiz Toplumun Faydaları

Nakitsiz bir toplumdan yararlanmak için teknolojik yeteneğe sahip olanlar, muhtemelen bunun daha uygun olduğunu göreceklerdir.

i) Daha Düşük Suç Oranları: Nakit taşımak, kişiyi suçlular için kolay bir hedef haline getirir. Para cüzdanından alınıp bir suçlunun cüzdanına konulduktan sonra, o parayı takip etmek veya kime ait olduğunu kanıtlamak zor olacaktır. Amerikalı ve Alman araştırmacılar tarafından yapılan bir araştırma, devletin nakit yardımları Elektronik Fayda Transferi (EBT) kartlarıyla değiştirmesi ile Missouri’deki suç oranının %9,8 düştüğünü bulmuştur.

ii) Otomatik Kağıt İzleri: Benzer şekilde, mali suçlar da nakitsiz bir toplumda kurumalıdır. Yasa dışı kumar veya uyuşturucu operasyonları gibi yasa dışı işlemlerde genellikle nakit kullanılır, böylece işlemin kaydı kalmaz ve paranın aklanması daha kolay olur. Paranın kaynağı her zaman açıkça tanımlanabilirse, kara para aklama çok daha zor hale gelir. Alınan her ödemenin bir kaydı olduğunda geliri gizlemek ve vergiden kaçmak daha zordur.

iii) Nakit Yönetimi Maliyeti Para: Faturaları ve darphane paralarını basmak belli bir paraya mal olur. İşletmelerin parayı saklaması, bittiğinde daha fazlasını alması, ellerinde çok fazla para olduğunda para yatırması ve bazı durumlarda parayı güvenli bir şekilde taşımak için şirketler kiralaması gerekir. Bankalar, şubeleri fiziksel bankaların soygunlarına karşı korumak için büyük güvenlik ekipleri tutar. Nakitsiz bir gelecekte parayı dolaştırmak ve büyük miktarda nakit korumak için zaman ve kaynak harcamak geçmişte kalabilir.

iv) Uluslararası Ödemeler Çok Daha Kolaylaşıyor: Seyahat ederken eldeki paranın yerel para birimine çevrilmesi gerekebilir. Ancak, nakitsiz işlemleri kabul eden bir ülkede seyahat edildiğinde, yerel para biriminin ne kadarının çekilmesinin gerekeceği konusunda endişelenilmesine gerek yoktur. Bunun yerine, mobil cihaz her şeyi kişinin yerine halleder.

2. Nakitsiz Dünyanın Dezavantajları

Bakış açısına bağlı olarak, nakitsiz olmak aslında faydadan çok sorunlu olabilir. Nakitsiz bir finansal sistem ile ilişkili önemli olumsuzluklardan bazıları şöyledir.

i) Dijital İşlemler Gizlilikten Ödün Veriyor: Elektronik ödemeler, nakit ödemeler kadar özel değildir. Verileri yöneten kuruluşlara güvenebilirsiniz ve saklayacak hiçbir şeyiniz olmayabilir. Ancak, çevrimiçi ortamda ne kadar çok bilgi dolaşırsa, kötü niyetli ellere geçme olasılığı o kadar artar. Nakit, anonim olarak para harcanmasına ve para alınmasına olanak tanır.

ii) Nakitsiz İşlemler Hack Risklerine Maruz Kalır: Hackerlar, elektronik dünyasının banka soyguncuları ve soyguncularıdır. Nakitsiz bir toplumda, bilgisayar korsanlarına daha fazla maruz kalınır. Kişi hedeflenirse ve biri hesabı boşaltırsa, para harcamak için alternatif bir yol olmayabilir. Federal yasalarla korunsanız bile, bir ihlalden sonra mali durumunuzu eski haline getirmek yine de elverişsiz olacaktır.

iii) Teknoloji Sorunları Fonlara Erişiminizi Etkileyebilir: Hatalar, kesintiler ve masum hatalar da sorunlara neden olabilir ve kişiyi gerektiğinde bir şeyler satın almadan mahrum bırakır. Benzer şekilde, tacirlerin sistemler arızalandığında ödeme kabul etme yolu yoktur. Bitmiş bir telefon bataryası kadar basit bir şey bile kişiyi bir anlamda “kuruşsuz” bırakabilir.

iv) Ekonomik Eşitsizlik Artabilir: Özel sosyal yardım çabaları yapılmadığı sürece, yoksullar ve banka hesabı olmayanlar nakitsiz bir toplumda muhtemelen daha zor zamanlar geçireceklerdir. Örneğin, akıllı telefon satın alma işlemleri standart işlem yöntemi haline gelirse, akıllı telefon almaya gücü yetmeyenler geride kalacaktır. Birleşik Krallık, hayır kurumlarına ve evsiz bireylere bağış yapmak için temassız yollar denemektedir, ancak bu çabalar henüz nakit bağışların yerini alacak kadar geliştirilmemiştir.

v) Ödeme Sağlayıcıları Ücret Alabilir: Toplum sadece birkaç ödeme yöntemi arasından seçim yapmak zorunda kalırsa veya bir uygulama standart ödeme uygulaması haline gelirse, bu hizmetleri geliştiren şirketler bunları ücretsiz olarak sunmayabilir. Ödeme işlemcileri, daha az nakit kullanımından elde edilmesi gereken tasarrufları ortadan kaldıracak ücretler uygulayarak yüksek hacimlerde nakit para kazanabilir.

vi) Aşırı Harcama Günahı/Eğilimi Artabilir: Nakit ile harcama yapıldığında, fiziksel olarak cepten parayı çıkarıp başka birine vererek finansal etkinin farkına varılır. Elektronik ödemelerde ise ne kadar harcandığı fark edilmeden kaydırmak, dokunmak veya tıklamak kolaydır. Tüketicilerin harcamalarını yönetme yöntemlerini yeniden düşünmeleri gerekebilir.

vii) Negatif Faiz Oranları Müşterilere Geçebilir: Tüm para elektronik olduğunda, negatif faiz oranları tüketiciler üzerinde daha doğrudan bir etkiye sahip olabilir. Danimarka, Japonya ve İsviçre gibi ülkeler zaten negatif faiz oranlarını denediler/denemekteler.

Uluslararası Para Fonu’na göre, negatif faiz oranları banka karlılığını azaltır ve bankalar bu açığı kapatmak için müşteri ücretlerini artırmaya yönelebilir. 2021’de, bankaların bu maliyetleri karşılama yetenekleri sınırlıdır, çünkü müşteriler ücretleri beğenmezlerse bankadan paralarını çekebilirler. Gelecekte, müşteriler bankadan nakit çekemezlerse, ek ücretleri kabul etmek zorunda kalabilirler.

3. Nakitsiz Bir Toplum Neye Benzer?

Nakit olmadan, ödemeler elektronik olarak gerçekleşir. Değer değişimi için kağıt ve madeni para kullanmak yerine, bir banka hesabından başka bir kişiye veya işletmeye para transferine izin verilir. Lojistik hala gelişmektedir, nakitsiz bir toplumun gelişebileceğine dair de bazı ipuçları vardır.

Kredi ve banka kartları günümüzde kullanılan en popüler nakit alternatifleri arasındadır, ancak kartlar tek başına %100 nakitsiz bir toplumu desteklemek için yeterli olmayabilir. Bunun yerine mobil cihazlar ödemeler için birincil araç haline gelebilir.

Zelle, PayPal ve Venmo gibi elektronik ödeme uygulamaları, kişiden kişiye ödemeler için yararlıdır. Ek olarak, fatura bölme uygulamaları, kişilerin arkadaşlarının faturalarını kolayca ve adil bir şekilde bölmelerine olanak tanır. Stripe, Adyen ve Fiserv gibi fintech şirketleri, işletmeden tüketiciye, işletmeden işletmeye veya hesaptan hesaba çevrimiçi ödemeleri güvenilir ve hızlı bir şekilde birleştirir.

Mobil ödeme hizmetleri ve Apple Pay gibi mobil cüzdanlar güvenli, nakitsiz ödemeler sağlar. Nakdi tasarruflu kullanan birçok ülke, mobil cihazların ödemeler için ortak araçlar haline geldiğini çoktan gördüler.

Kripto para birimleri de tartışmanın bir parçasıdır. Zaten para transferleri için kullanılıyorlar ve maliyetleri düşük tutmaya yardımcı olabilecek rekabet ve yenilik getiriyorlar. Bununla birlikte, çoğu tüketici için bunları pratik olmayan hale getiren riskler ve düzenleyici engeller vardır, bu nedenle henüz yaygın kullanıma hazır olmayabilirler.

4. Nakitsiz Toplum Örnekleri

Pek çok ülke, hem tüketicilerden hem de hükümet organlarından gelen baskıyla, nakit parayı ortadan kaldırmak için şimdiden hamleler yapıyor. İsveç ve Hindistan, iki farklı sonucu olan iki dikkate değer örnektir.

4.1. İsveç

İsveç mağazalarında ‘Nakit Kabul Edilmez’ yazan işaretleri görmek mümkündür. Avrupa Ödemeler Konseyi’ne göre, nakit işlemler 2019’da İsveç’in GSYİH’sinin sadece %1’ini oluşturuyor ve nakit çekme işlemleri her yıl yaklaşık %10 oranında istikrarlı bir şekilde düşüyor. Tüketiciler çoğunlukla bu durumdan memnun ancak teknolojik gelişmelere ayak uydurmakta zorlananlar nakde güvenmeye devam ediyor. İsveç, 2023 yılına kadar %100 dijital bir ekonomiyle dünyanın ilk nakitsiz ülkesi olmaya hazırlanıyor.

4.2. Hindistan

Hindistan hükümeti, suçluları ve kayıt dışı ekonomide çalışanları yakalamak amacıyla Kasım 2016’da 500 ve 1.000 rupilik banknotları yasakladı. Uygulama tartışmalıydı, çünkü kısmen bu banknotların kabaca %99’u sonunda yatırılmıştı. Ancak suçlular, hareketin amacı olan takip edilemez nakit biriktirdikleri için cezalandırılmadı. Economic Times, Hindistan Merkez Bankası’nın elektronik işlemlerin geçici olarak arttığını, ancak 2017’nin sonunda nakit paranın önceki seviyelere döndüğünü bildirdi.

Konuya Müteallik Bazı İnternet Kaynakları

“A cashless society, In Sweden, technology is close to making cash a thing of the past. All aboard?”, < https://sweden.se/life/society/a-cashless-society > erişim tarihi 08 Temmuz 2021

“Cashless society”, < https://en.wikipedia.org/wiki/Cashless_society > erişim tarihi 08 Temmuz 2021

a “Cashless society: the future of digital payments”, Financier Worldwide Magazine, Mayıs 2021, < https://www.financierworldwide.com/cashless-society-the-future-of-digital-payments#.YOaco-gzaUk > erişim tarihi 08 Temmuz 2021

Justin Pritchard ve Khadija Khartit, “The Pros and Cons of Moving to a Cashless Society” 20.05.2021, < https://www.thebalance.com/pros-and-cons-of-moving-to-a-cashless-society-4160702 > erişim tarihi 08 Temmuz 2021

* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıda yer alan tüm hatalar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.