Örtük Faydalar ve Finansman Ya Da İkinci En İyi Seçenek Olarak İlişkiye Dayalı Borç Verme*

Sosyal veya ticari bağlantılara dayanan alternatif finansman kanallarının daha maliyetli veya daha riskli olduğuna ve yalnızca asimetrik bilgi ve ters seçimin (asymmetric information and adverse selection) bankalar ve hisse senedi piyasaları yoluyla finansmanın sağlanamamasına neden olduğu durumlarda kullanıldığına dair yaygın bir inanç vardır. Bu bakış açısı birkaç deneysel gözlemle çelişmektedir: gelişmiş bankalar ve piyasalara sahip birçok ekonomide alternatif finansman güçlü olmaya devam etmekte; ticari krediler, küçük firmalardan çok büyük veya tekel durumundaki firmalar tarafından kullanılmakta ve alternatif finansman kullanan firmalar bazen banka kredilerine erişen firmalardan daha iyi performans göstermektedir.

Bu konuya ilişkin bir makalede[1], aynı fonlama piyasalarındaki çeşitli finansman kanalları arasında rekabet dinamiklerine izin veren bir çerçeve geliştirilerek bulmaca çözülmeye çalışılmıştır. Söz konusu makale, bilgi asimetrisi veya ahlaki tehlike sorunları (information asymmetry or moral hazard problems) olmadığında bile standart banka finansmanının mutlaka en uygun olmadığını ortaya koymaktadır. Alternatif finansman yöntemleri, ticari işlemlerde kredi verenler ile zımni faydaları olan piyasadaki bir dizi kredi kuruluşunca tercih edilmektedir. Bu yöntemler daha düşük finansman maliyetleri sunmakta ve daha iyi proje sonuçlarına yol açmaktadır.

Sosyal ilişkiler, iş bağlantıları, tekrarlanan etkileşimler ve işleme dayalı dışsallıklar nedeniyle borç alanlar ve borç verenler arasında genellikle örtük faydalar ortaya çıkmaktadır. Örneğin, şirket içi borçlular, firma performansına bağlı kariyer ve gelire sahiptir. Firmalara kredi sağlayan bir finans kurumu, firmaların öz sermayesini aynı anda elinde tutabilir. Ticari kredi sağlayan tedarikçi, alıcının hayatta kalmasından ve ticari genişlemeden yararlanır. Örtük faydalar (implicit benefits) aynı zamanda tekrarlanan oyunlarda bir itibar endişesi, diğer müşterilere yayılma etkisi veya sosyal veya ticari ilişkiler ile ilişkili teminat değerleri olabilir.

Gerçek dünya uygulamasında farklı kapsamlarda örtük faydalara sahip çeşitli finansman kanallarına karşılık gelen çeşitli senaryoları kapsamak için, bu makaledeki modelde sürekli bir parametre kullanılmıştır. Bu finansman kanalları; asimetrik bilgi, projelerin değerlendirilmesinde zorluk, sermaye yapısı veya vergi kaygıları (asymmetric information, difficulty in evaluating projects, or capital structure or tax concerns) olmadan aynı pazarda rekabet etmedir. Bu yaklaşım, belirli piyasa kusurları ile başa çıkmada belirli alternatif kanalların arzu edilirliğini göstererek konuya yaklaşan önceki çalışmalardan ayrılmaktadır.

Borç verenler ve borç alanlar (lenders and borrowers), yalnızca odak işlemde kendi getirilerini değil, aynı zamanda diğer tarafın odak işlemden ve ilgili yatırımdan elde ettiği getiri ile bağlantılı zımni faydaları da göz önünde bulundurarak, sırasıyla beklenen faydalarını maksimize etmeyi amaçlarlar. Bir Nash dengesinde olduğu gibi, birbirlerinin amacını ve proje koşullarını bilerek, borç verenler faiz oranına, borç alanlar ise finanse edilen projeye harcanan çabanın düzeyine karar verirler. Sonuç olarak, rekabetçi bir finans piyasasında, finansman rekabeti nedeniyle faiz tüm finansman kanalları için aynı olsa da, kredi alanlar proje üzerinde daha fazla çaba sarf etmekte ve bu da hem borç verenler hem de borç alanlar için daha iyi ödemelere yol açmaktadır. Tekel piyasasında, borç verenler faiz oranını artırsalar da, borç alanın proje için daha fazla çaba göstermesini sağlamak amacıyla tüm fazlalığı toplamazlar. Bu teşvik, örtük faydanın kapsamı ile artmakta ve borç verenlere ve bazen borç alanlara artan ödemelere yol açmaktadır. Bu sonuçlar geleneksel inanca meydan okumaktadır: aile içi borçlanmalar, ticari krediler ve grup içi finansman (family loans, trade credits, and business group financing) gibi ikinci en iyi alternatif finansman yöntemleri, piyasadaki bir dizi borç veren ve borç alan tarafından tercih edilen seçeneklerdir.

Resmi kurumlar aracılığıyla finansmanın en uygun olduğu şeklindeki geleneksel varsayımın aksine, banka kredileri çeşitli finansman kanalları arasında ikinci en iyi alternatif olabilir. Bu fikir, finansal piyasa eğilimine karşı mantıksız görünmektedir. Makaledeki model; proje heterojenliği, sosyal-ekonomik dinamikler, finansal aracılık avantajları ve bilgi ağları ile zenginleştirilmiştir. Modern ekonomilerdeki bu özellikler, genel ortamda diğer finansman yöntemlerinin avantajlarına rağmen, bankalar gibi resmi finansal kurumların neden tercih edildiğini de açıklamaktadır. Örneğin, proje boyutu ve karmaşıklığı genişlediğinde, finansal kurumlardaki özel uzmanlık ve büyük fon havuzları gerekli olmaktadır. Modern toplumda topluluk hareketliliği arttığında, sosyal ağlardan ve tekrarlanan oyunlardan kaynaklanan örtük faydalar azalmaktadır.

Ayrıca, örtük faydaya ek olarak geri ödeme ve manevi tazminatlarda/cezalarda icra maliyetleri ile ilişkili çeşitleri kapsamak için sürekli parametreler kullanılmaktadır. Bu maliyetler, iflas tehdidi veya banka kredisi temerrüdü, sosyal yaptırımlar ve icra güçlükleri (threat of bankruptcy or the consequences associated with bank loan default, social sanctions, and enforcement difficulties) ile ilişkili sonuçlar olabilir. Bu boyutları modele dahil etmek, kurumsal veya yasal ortamların finansman kanalları arasındaki rekabeti nasıl etkilediğini anlamayı sağlamaktadır. Örneğin, yasal sistemleri zayıf olan ülkelerde geri ödeme maliyeti artar; bu maliyeti azaltmak veya örtük faydaları artırmak amacıyla politik, sosyal veya diğer ağlara erişen borç verenler ve borç alanlar piyasaya hakimdir. Bu bulgu, akrabalık, devlet kontrolü veya yasallık gibi güç düzenlemelerinin bir ülkenin finansmanı ve büyüme modeli için neden kritik olduğunu açıklamaktadır.

Bahsi geçen makaledeki bulgular, finans sektörü eğiliminin görünümü ve buna karşılık gelen politika yapımı için önemli çıkarımlara sahiptir:

  1. Birincisi, diğerlerinin yanı sıra ticari krediler, işletme grubu kredileri, şirket içi borçlular ile borç ve öz sermayenin ortak mülkiyeti gibi finansman kanalları, geleneksel banka finansmanına (conventional bank financing) göre iyileştirmeler sundukça genişlemeye devam edecektir.
  2. İkincisi, iyileştirmenin boyutu, örtük faydaların ve geri ödeme maliyetlerinin (repayment costs) kapsamı ile ilgilidir. Endüstri yapısı, mülkiyet modeli, yasal sistem, finansal piyasa durumu, kültür vb. arasında farklılık gösterirler. Bu nedenle, aynı genel mekanizma onları yönlendirse de, bir stilin hepsine uyması pek olası değildir. Bu değerlendirme, düzenlemelerin geliştirilmesi, ekonominin yapısının planlanması veya finansman yardımlarının sağlanması için politika yapımında kritik öneme sahiptir.
  3. Son olarak, fintek kredilerinin faydası, bilgi verimliliğini artırmaya ek olarak, teknolojinin uygulanmasının örtük faydaların avantajını (advantage of implicit benefits) mı yoksa geri ödeme maliyetlerinin azaltılmasını (reduction of repayment costs) mı etkili bir şekilde kullanıp kullanmadığına bağlıdır. Bu kavrayış, yükselen fintek endüstrisi bakımından düzenleme yönergeleri geliştirmek için kritik öneme de sahiptir.

* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.

[1] Çalışma (toplam ‘39’ sayfadır) için bkz. Franklin Allen (Imperial College London), Meijun Qian (Australian National University-College of Business and Economics) and Jing Xie (Hong Kong Polytechnic University-School of Accounting and Finance), Implicit Benefits and Financing, SSRN, 3 May 2022, < https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3379442 > erişim tarihi 04 Temmuz 2022

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.