Pasif Yabancı Yatırım Şirketleri: Amerika Birleşik Devletleri Düzenlemesi*

Pasif Yabancı Yatırım Şirketleri (passive foreign investment company; PFICs), yatırım fonlarını, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) harici emeklilik planlarını, riskten korunma fonlarını ve sigortacılık ürünlerini kapsayan, ABD dışında tescil edilmiş bulunan “havuzlanmış yatırımlardır”.

Avrupa mahreçli hisse senetlerine yatırılan ancak ABD’de yerleşik olan bir yatırım fonu, uzun vadeli sermaye kazançları üzerinden %15 oranında vergilendirilebilirken, ABD’li bir vergi mükellefi ABD dışında tescil edilmiş olan aynı fonu satın aldığında, yatırımlarının %50’sine kadar vergilendirilebilir.

Pasif Yabancı Yatırım Şirketi, esasen aşağıdaki niteliklerden birini karşılayan yabancı bir kuruluş tarafından tasarlanan bir yatırım yapısıdır:

  1. Gelirinin en az %75’i pasif olarak üretilir (gelir testi). Pasif gelir türleri şunlardan oluşur:
  • Sermaye kazançları,
  • Temettü gelirleri,
  • Faiz gelirleri,
  • Telif ücretleri ve
  • Sürekli çalışmanın gerekmediği diğer çeşitli gelir türleri.
  1. Fonlarının ve varlıklarının en az %50’si yalnızca pasif gelir üretmek amacıyla tutulmaktadır (varlık testi).

Farkında olunsa da olunmasa da, bu koşullar hedge fonları, para piyasası fonları, yatırım fonları, emeklilik hesapları, özel sermaye fonları ve uzun bir diğer yabancı yatırım listesi dahil olmak üzere hemen hemen tüm yabancı yatırım hesapları için de geçerlidir.

Pasif Yabancı Yatırım Şirketleri ilk olarak 1986 yılında kabul edilen vergi reformu yasası ile tanınmış olup; yapılan değişiklikler, bazı ABD mahreçli vergi mükelleflerinin denizaşırı yatırımları vergilendirmeden korumak için kullandıkları vergiden kaçınma çabalarını engellemek için tasarlanmıştır. Yerleşik vergi reformları, yalnızca bu vergiden kaçınma boşluğunu kapatmayı ve bu tür yatırımları ABD’de vergilendirme altına almayı değil, aynı zamanda bu tür yatırımları yüksek oranlarda vergilendirmeyi ve vergi mükelleflerini bu uygulamayı takip etmekten caydırmayı da amaçlamıştır.

Pasif Yabancı Yatırım Şirketlerinin tipik örnekleri, PFIC tanımı kapsamında yer alan yabancı kaynaklı yatırım fonlarını ve startup’ları (başlangıç girişimleri) içerir. Yabancı yatırım fonları, gelirlerinin %75’inden fazlasını sermaye kazançları ve temettü gibi pasif kaynaklardan elde eden yabancı şirketlerse, tipik olarak PFIC olarak kabul edilir.

Pasif Yabancı Yatırım Şirketi olarak belirlenen yatırımlar, ABD Gelir Vergisi Kanununun 1291 ila 1298’inci maddelerinde açıklanan ABD İç Gelir İdaresi (Internal Revenue Service-IRS) tarafından katı ve son derece karmaşık vergi düzenlemelerine tabidir. Bu şirketlerin kendilerinin ve hissedarlarının, hisse maliyeti esası, alınan temettüler ve PFIC’nin kazanabileceği dağıtılmamış karlar gibi PFIC ile ilgili tüm işlemlerin doğru kayıtlarının tutulması gerekmektedir.

Maliyet esasına ilişkin vergilendirme ilkeleri, bir PFIC’deki hisselere uygulanan katı vergi uygulamalarının bir örneğini sunmaktadır. Hemen hemen diğer herhangi bir pazarlanabilir menkul kıymet veya başka bir varlıkla, hisseleri devralan bir kişinin, hisselerin maliyet esasını miras sırasında adil piyasa değerine yükseltmesine IRS tarafından izin verilir. Ancak, bir PFIC’deki hisseler söz konusu olduğunda, maliyet esasında artışa tipik olarak izin verilmez. Ek olarak, bir PFIC’deki hisseler için kabul edilebilir maliyet esasını belirlemek, genellikle zorlu bir süreçtir.

Bir PFIC hissesine doğrudan veya dolaylı sahip olan ABD’li yatırımcılar, genellikle IRS’nin 8621 no.lu Formunu (< https://www.irs.gov/pub/irs-pdf/f8621.pdf >) doldururlar. Bu yatırımcıların;

  • PFIC’den belirli doğrudan veya dolaylı temettü geliri almaları gerekir.
  • PFIC hisse senetlerinin doğrudan veya dolaylı olarak elden çıkarılmasından kazanç elde etmeleri gereklidir.
  • Nitelikli Seçim Fonu (QEF) veya ABD Gelir Vergisi Kanunu (Income Tax Code) m.1296 uyarınca piyasaya uygun fiyatlandırma seçimi ile ilgili bilgileri beyan etmeleri gerekir.
  • Yıllık beyanname vermeleri zorunludur.

Bir PFIC’de pazarlanabilir/satılabilir hisseye sahip olan (veya hisseye sahipmiş gibi işlem gören) ABD’li bir yatırımcı, PFIC ile ilgili olarak piyasaya uygun fiyatlandırma/değerleme (mark-to-market treatment) uygulamasını seçebilir. Bu fiyatlandırma/değerleme seçimi, hisse senedi satılabilir/pazarlanabilir hisse olmaktan çıkmadıkça veya IRS seçimin iptaline izin vermedikçe, yapıldığı vergiye tabi yıl ile sonraki tüm vergilendirme dönemleri için de geçerlidir.

Satılabilir/Pazarlanabilir hisse (hisse senedi), aşağıdaki borsalarda düzenli olarak işlem gören PFIC hissesi olarak tanımlanır:

a) SEC’e kayıtlı bir ulusal menkul kıymetler borsası;

b) 1934 tarihli Menkul Kıymetler Borsası Yasası’nın (Securities Exchange Act) 11A maddesi tahtında kurulan ulusal piyasa sistemi veya

c) Piyasanın bulunduğu bir ülkenin devlet kurumları tarafından düzenlenen veya denetlenen ve yasalarda belirtilen belirli özelliklere sahip bir yabancı menkul kıymetler borsası.

d) Pazarlanabilir hisse/pay, ABD’deki ilgili Yönetmelik’in 1.1296-2(d) maddesinde açıklanan belirli PFIC’lerdeki payları da içerir.

Piyasaya uygun fiyatlandırma yöntemi ile tüm PFIC kazançları, gelir seviyesine göre belirlenen marjinal vergi oranı üzerinden vergilendirilir. Bu, hem gerçekleşmiş hem de gerçekleşmemiş kazançlar için geçerlidir, dolayısıyla temettü dağıtım ertelemesi için faiz biriktirilmez. Ayrıca bu yöntem kullanılarak, bir veya daha fazla PFIC’ye yapılan yatırımlardan kaynaklanan zararlar da düşülebilir. Bu, vergilendirilebilir gelirin düşmesine ve daha düşük bir marjinal vergi matrahına olanak tanır.

Diğer taraftan, vergilendirme bakımından, ‘de minimis’ (düşük gelir) kuralları da geçerlidir:

i. İlk ‘de minimis’ kuralı, hissedarın doğrudan veya dolaylı olarak sahip olduğu tüm PFIC hisselerinin toplam değerinin 25.000 ABD dolarını (ortak beyanname sahipleri için 50.000 ABD doları) aşmaması durumunda uygulanır.

ii. İkinci ‘de minimis’ kuralı ise, PFIC hissesinin başka bir PFIC aracılığıyla hissedar tarafından dolaylı olarak sahip olunması ve 5.000 ABD doları veya daha düşük bir değere sahip olması durumunda geçerlidir.

‘De minimis’ kuralları yalnızca, söz konusu hissedarın;

  1. Bir Nitelikli Seçme Fonu (qualified electing fund-QEF) seçimi yapmamış olması,
  2. Yıl içinde fazla temettü almamış olması ve
  3. Yıl boyunca fazla temettü dağıtılması

halinde geçerlidir.

1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu [merhume Anası (1947-10 Temmuz 2023) Erzurum/Aşkale; merhum Babası ise Ardahan/Çıldır yöresindendir]. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte);
Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte) başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003), Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004) ile Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II, Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021), Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021), Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021), Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022), Ticari Mevzuat Notları (2022), Bilimsel Araştırmalar (2022), Hukuki İncelemeler (2023), Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024) başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 2 bin 500’e yakın Telif Makale ve Yazı ile Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak vazgeçilmez ilkesidir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.