
1. Giriş
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), mevduatın korunması amacıyla 1983 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bünyesinde bir Genel Müdürlük olarak kurulmuştur. 1990’lı yıllarda hızla gelişen finansal piyasalar ve yaşanan ekonomik çalkantılar ülkemizi de etkilemiş, 1994 yılında 3 bankanın faaliyet izni kaldırılmış, aynı yıl faaliyet izni kaldırılan bankaların mali bünyelerinin güçlendirilmesi, gerekirse yeniden yapılandırılması görevleri de TMSF’ye verilmiştir.
Finansal piyasalarda yaşanan ülke sınırlarını aşan bu hızlı gelişim yeniden düzenleme ihtiyacını doğurmuş ve bankacılık sisteminin yeniden düzenlenmesini ve daha etkin denetimini sağlamak amacıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) kurularak TMSF’nin temsil ve idaresi de BDDK’ya verilmiştir.
Ekonomide 90’lı yılların bıraktığı baskının 2000’li yılların başına gelindiğinde yeniden canlanması ile bankacılık sistemi toplamda 25 bankanın sistemden çekilmesi ile sonuçlanan kritik bir eşiğe gelmiştir. Banka çözümleme fonksiyonunun stratejik önem kazandığı bu süreçte 2004 yılında TMSF idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum haline getirilmiş ve 2005 yılında çıkarılan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu[1] ile TMSF’ye mevduat sigortası alanında politika belirleme yetkisi de verilmiştir.
Diğer taraftan, ülkemizde finansal istikrarın korunması için önemli bir rol üstlenen TMSF’nin görevleri arasına; 15 Temmuz 2016 günü yaşanan darbe girişimi sonrasında başlayan ve 2 yıl süren olağanüstü hal (OHAL) süreci ile birlikte bir yenisi daha eklenmiş ve TMSF, 2016 yılı sonundan itibaren Kayyımlık[2] (Şirket Yönetimi ve Çözümleme) çalışmalarını da yürütmeye başlamıştır.
2021 yılı Temmuz ayına gelindiğinde ise; BDDK’nın yürüttüğü denetim çalışmaları neticesinde yasal yükümlülüklerini yerine getiremedikleri tespit edilerek tasfiye edilmesine karar verilen 21 adet tasarruf finansman şirketinin tasfiye süreçlerinin yürütülmesi görevi de TMSF’ye verilmiştir.
2. TMSF’nin Kayyımlık Faaliyeti
Ülkemizde 2016’da yaşanan darbe teşebbüsü sonrasında, Anayasa’nın 120. maddesi kapsamında; ülke genelinde 21.07.2016 tarihinden başlamak üzere OHAL ilan edilmiştir. OHAL sürecinde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun[3] (CMK) Şirket Yönetimi İçin Kayyım Tayini’ni düzenleyen 133. maddesi[4] uyarınca, hakim veya mahkemeler tarafından, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan bir kısım şirkete kayyım ataması yapılmıştır.
Bununla birlikte, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kayyım atanan/atanacak olan söz konusu şirketlerdeki kayyımların görev ve yetkileri TMSF’ye devredilmiş, sonrasında 674 sayılı KHK, 24.11.2016 tarih ve 6758 sayılı Kanun ile kanunlaştırılmıştır. İlerleyen süreçte; kayyımlık görevi TMSF’ye devredilen veya kayyım olarak TMSF’nin atandığı şirketler ve varlıklar ile ilgili ek düzenlemeler yapılmış ve “10.11.2016 Tarihli 6758 Sayılı Kanunun 19. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar”[5] yayımlanmıştır.
OHAL sürecinin sona ermesini müteakiben yayınlanan 7145 sayılı Kanunla[6] da, 6758 sayılı Kanun kapsamında TMSF’nin kayyım olarak atanmasına dair hükümlerin 3 yıl daha uygulanacağı düzenlenmiş; 7333 sayılı Kanun[7] ile de üç yıllık süreye üç yıl daha eklenerek bu süre toplamda 6 yıla çıkarılmıştır.
6758 sayılı Kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde, TMSF tarafından yürütülen faaliyetler aşağıda sunulmaktadır:
| KUTU BİLGİ
Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname [Karar Sayısı: KHK/674, RG 01.09.2016/29818 (2. Mükerrer)] Olağanüstü hal kapsamında bazı düzenlemeler yapılması; Anayasanın 121 inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4 üncü maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nca 15/8/2016 tarihinde kararlaştırılmıştır. Kayyımlık yetkisinin devri ve tasfiye Madde 19- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer. (2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca şirketlere ve bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu atanır. (3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları veya piyasa koşulları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tespit edilmesi durumunda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu şirketin yahut varlıklarının veya bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesinde belirtilen varlıkların satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verebilir. Satış ve tasfiye işlemleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yerine getirilir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun satış ve tasfiyeye ilişkin yetkileri Madde 20- (1) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde Fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanır. Bu madde kapsamında Fon tarafından atanan veya görevlendirilenler, 5411 sayılı Kanunun 127 nci maddesi hükümlerinden yararlanır. Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere Fon Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahiptir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerin ya da bunların varlıklarının bu madde kapsamında satışından elde edilecek tutarlar yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar bir hesapta nemalandırılır. (2) Şirket varlıklarının ticari iktisadi bütünlük yoluyla satışına karar verilmesi halinde Fon Kurulu, geçmiş dönem borçlarını, bu borçların FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla ihale bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödettirmeye yetkilidir. (3) Bu madde hükümleri, kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının veya bunların bağlı olduğu şirketlerin Hazine tarafından devralınan varlıklarının satış ve tasfiyesini teminen Maliye Bakanlığınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi durumunda da uygulanır. Devredilen varlıkların satışından elde edilen tutarlar Maliye Bakanlığına aktarılır. < https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/09/20160901M2-2.htm > Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun (Kanun Numarası: 6758, Kanun Tarihi: 10.11.2016, RG 24.11.2016/29898) Kayyımlık yetkisinin devri ve tasfiye Madde 19- (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri, hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir ve devirle birlikte kayyımların görevleri sona erer. (2) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra ve olağanüstü halin devamı süresince terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca şirketlere ve bu Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca varlıklara kayyım atanmasına karar verildiği takdirde, kayyım olarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu atanır. (3) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğüne veya Hazineye devredilen şirketler hariç olmak üzere; birinci ve ikinci fıkra kapsamındaki şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları veya piyasa koşulları nedeniyle mevcut halin sürdürülebilir olmadığının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tespit edilmesi durumunda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu şirketin yahut varlıklarının veya bu Kanunun 13 üncü maddesinde belirtilen varlıkların satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verebilir. Satış ve tasfiye işlemleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yerine getirilir. (4) Birinci ve ikinci fıkralar uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atanmasına karar verilen şirket, taşınmaz, hak, varlık ve alacaklar hakkında Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesi uyarınca verilen el koyma ve tedbir kararları, kayyım yetkisinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devriyle birlikte kendiliğinden kalkar. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun satış ve tasfiyeye ilişkin yetkileri Madde 20- (1) 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralınan şirketler ve bunların varlıkları ile ilgili olarak Fona verilen yetkiler, bu Kanun ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna verilen kayyımlık görevi ile satış veya tasfiye işlemlerinde, bu şirketlerin yahut bunların sahiplerinin Fona borçlu olup olmadığına ve varlıkları üzerinde Fon haczi bulunup bulunmadığına bakılmaksızın kıyasen uygulanır. Bu madde kapsamında Fon tarafından atanan veya görevlendirilenler hakkında ve bu kapsamda icra edilen iş ve işlemler hakkında 25/7/2016 tarihli ve 6755 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 37 nci ve 38 inci maddeleri uygulanır. Şirketlerin tasfiye işlemlerini yürütmek üzere Fon Kurulu tarafından görevlendirilen tasfiye komisyonu, adli işlemler veya davalar bakımından taraf ehliyetine sahiptir. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyım olarak atandığı şirketlerin ya da bunların varlıklarının bu madde kapsamında satışından elde edilecek tutarlar yargılamanın kesin hükümle sonuçlandırılmasına kadar bir hesapta nemalandırılır. (2) Şirket varlıklarının ticari iktisadi bütünlük yoluyla satışına karar verilmesi halinde Fon Kurulu, geçmiş dönem borçlarını, bu borçların FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla ihale bedelinden ödemeye veya ihale alıcısına ödettirmeye yetkilidir. (3) Bu madde hükümleri, kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının veya bunların bağlı olduğu şirketlerin Hazine tarafından devralınan varlıklarının satış ve tasfiyesini teminen Maliye Bakanlığınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi durumunda da uygulanır. Devredilen varlıkların satışından elde edilen tutarlar Maliye Bakanlığına aktarılır. < https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/11/20161124-5..htm > |
2.1. Kayyımlık
TMSF’nin kayyım olarak atandığı şirketlerin faaliyetlerinin ticari teamüllere uygun olarak, basiretli bir tüccar gibi yönetilmesi ve söz konusu şirketlerin milli ekonomiye olan katkısının devam ettirilmesi amacıyla, kayyımlık faaliyetleri yoğun bir şekilde yürütülmektedir.
Bu şirketlerin mali durumu, ortaklık yapısı, piyasa koşulları veya diğer sorunları nedeniyle, mevcut halinin sürdürülebilir olmadığının tespit edilmesi durumunda, söz konusu şirketlerin satış veya tasfiyesi suretiyle, ülke ekonomisine olumsuz etkilerinin önlenmesi sağlanmaktadır.
Bu kapsamda; 07.02.2022 tarihi itibarıyla, Türkiye’nin 36 ilinden toplam 714 adet şirket/ticari işletmenin kayyımlarının yetkileri TMSF’ye devredilmiş veya bu şirketlere TMSF kayyım olarak atanmıştır. Ayrıca TMSF, 104 şirketin %50’nin altında hissesine kısmi/pay kayyımı olarak ve 101 gerçek kişinin mal varlıklarına da şahıs kayyımı olarak atanmıştır.
Fonun kayyım olarak görevlendirildiği şirketlerden 86’sına ilişkin tasfiye ve sicilden terkine ilişkin hazırlık işlemleri ile ilan ve bilançonun hazırlanması işlemlerinin başlatılmasına karar verilmiş olup, 29 şirketin tasfiye işlemleri tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilmiştir (Bu 29 şirket 714’lük rakama dahil değildir).
Söz konusu şirket/ticari işletmelerden derlenen bilgilere göre, 714 adet şirket/ticari işletmenin 31.12.2021 tarihli geçici verilerine göre;
- Toplam aktif büyüklüğü yaklaşık 82,88 milyar TL,
- Özkaynak toplamı yaklaşık 34,27 milyar TL,
- Dönem Cirosu toplamı yaklaşık 50,02 milyar TL,
- Dönem Karı yaklaşık 6,35 milyar TL ve
- Bu işletmelerde istihdam edilen çalışan sayısı 35.079 kişidir.
674 sayılı KHK kapsamında kayyımlık yetkisi TMSF’ye devredilen ve yönetimleri Fon tarafından oluşturulan şirketlerin mal, hak ve varlıkları bir araya getirilerek 2021 yılının Ekim-Aralık döneminde 9 adet ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmuştur.
2.2. Medya ve basın kuruluşlarına ilişkin çalışmalar
668 sayılı KHK’nın “Kapatılan gazete ve dergiler, yayınevi ve dağıtım kanalları ile özel radyo ve televizyon kuruluşlarına ait olan taşınırlar ve her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrak Hazine’ye bedelsiz olarak devredilmiş sayılır …” hükmü ile 674 sayılı KHK’nın “… devralınan varlıkların satış ve tasfiyesini teminen Maliye Bakanlığınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesi durumunda da uygulanır…” hükmü kapsamında ve (Hazine ve) Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 22.09.2016 tarihli ve 25734 sayılı Olurlarıyla; kapatılan medya ve basın kuruluşlarının devralınan varlıklarının “İl KHK İşlemleri Bürolarının koordinatörlüğünde İnceleme ve Değerleme Komisyonları ve TMSF temsilcileri tarafından belirlenmesi ve düzenlenecek tespit ve devir tutanakları ile satış ve tasfiyesini teminen TMSF’ye devredilmesi” uygun görülmüştür.
KHK’lar kapsamında kapatılan gazete ve dergiler, yayınevi ve dağıtım kanalları ile özel radyo ve televizyon kuruluşları sayısı (26 adet kapatılma kararları kaldırılanlar hariç) toplam 151 adettir. Toplam 151 adet medya ve basın kuruluşu; 34 adet televizyon, 38 adet radyo ve 73 adet gazete-dergi-matbaa ve 6 adet haber ajansından oluşmaktadır. Bu kuruluşlardan 126 adedinde tespit çalışmaları yapılmış olup; İstanbul, Ankara ve İzmir dışındaki küçük ölçekli 25 adet yayın kuruluşunun tespiti ise yapılamamaktadır. Ayrıca kapatılan medya kuruluşları kapsamı dışında Tarkim Havacılık şirketine ait 2 adet uçak ile Sürat Basım Yayın Reklamcılık ve Eğitim Araçları San. Tic. A.Ş.’ye ait Niloya Markasının ve menkullerinin satışı gerçekleştirilmiştir. KHK’larla kapatılan kuruluşlardan bu süreçte 107 adet basın yayın kuruluşunun ve 2 adet diğer kapsamda yer alan kuruluşların lisansları ile varlıkları, 758 adet radyo ve TV verici noktasının satışı gerçekleşmiştir. Satışa konu varlıkların değerleme işlemleri, SPK onaylı değerleme şirketlerinden hizmet alınarak gerçekleştirilmektedir.
Şubat 2022 itibarıyla; tüm gelirler toplamı 51.126.759,57 TL, giderler toplamı 13.468.477,51 TL olup 37.658.282,06 TL gelir fazlası oluşmuştur. Bu gelir fazlasından Hazineye 17.408.879,18 TL aktarım yapılmış olup, kalan tutar 20.249.402,88 TL’dir.
2.3. Asya Katılım Bankası nezdindeki hesap bilgisi taleplerine ilişkin çalışmalar
7145 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 26’ncı maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye[8] eklenen Geçici 35’inci maddenin (Ç) fıkrasının ikinci paragrafı kapsamında; 01.10.2021-31.12.2021 tarihleri arasında 164 adet kamu kurum ve kuruluşundan alınan 575 adet yazıya istinaden bu kurumların personel, eş ve çocuklarından oluşan 2.525 kişiyle ilgili Bank Asya hesap bilgisi taleplerinin karşılanmasına yönelik çalışmalar yürütülmüştür. Ayrıca, Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalar ve Mahkemelerce görülen davalar kapsamında 6.171 adet yazıyla hakkında Bank Asya hesap bilgisi talep edilen 10.481 kişiye ilişkin taleplerin karşılanmasına yönelik çalışmalar sürdürülmüştür.
3. Sonuç Yerine
Tasarruf mevduatı ve katılım fonu sigortası[9], mevduat ve katılım fonu toplamaya yetkili mevduat ve katılım bankalarının (kredi kuruluşlarının) BDDK tarafından faaliyet izinlerinin kaldırılması durumunda, mevduat ve katılım fonu hak sahiplerinin maruz kalacağı kayıpların devlet veya bu amaçla kurulmuş özel bir kurum tarafından kısmen ya da tamamen ödenmesinin garanti edilmesidir.
Türkiye’de faaliyet gösteren, mevduat ve katılım fonu kabulüne yetkili yerli ve yabancı tüm kredi kuruluşları ile merkezi yurt dışında bulunan kredi kuruluşlarının Türkiye’deki şubelerinde bulunan mevduat ve katılım fonları sigorta sistemine dahildir. Türkiye’deki bankaların yurt dışı şubelerindeki tasarruf mevduatı hesapları mevduat güvencesi kapsamı dışındadır.
Türkiye’de faaliyet gösteren bir kredi kuruluşunun yurt içi şubelerinde gerçek kişiler adına açılmış olan ve münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu olmayan Türk lirası, döviz ve kıymetli maden cinsinden;
- Tasarruf mevduatı hesaplarının anaparaları ile bu hesaplara ilişkin faiz reeskontları toplamının,
- Katılma hesapları birim hesap değerleri ve özel cari hesapların, 200 bin TL’ye[10] (iki yüz bin TL) kadar olan kısmı sigorta kapsamındadır.
Yanı sıra, ülkemizde finansal istikrarın korunması için önemli bir rol üstlenen TMSF’nin görevleri arasına; 15 Temmuz 2016 günü yaşanan darbe girişimi sonrasında başlayan ve 2 yıl süren olağanüstü hal (OHAL) süreci ile birlikte bir yenisi daha eklenmiş ve TMSF, 2016 yılı sonundan itibaren Kayyımlık (Şirket Yönetimi ve Çözümleme) çalışmalarını da yürütmeye başlamıştır.
Yazı içeriğindeki ayrıntılardan, TMSF tarafından kayyımlık görevinin etkin bir şekilde yürütüldüğü anlaşılmaktadır.
* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. [Bu yazıda yararlanılan kaynak için lütfen bkz. TMSF Üç Aylık Rapor/4. Çeyrek 2021, < https://www.tmsf.org.tr/tr/Rapor/UcAylikRapor?Year=2021 > erişim tarihi 15 Mart 2022 (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Üç Aylık Faaliyet Raporu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 124’üncü maddesinin “Fon; dava, alacak, takip, tahsil, yeniden yapılandırma ve diğer faaliyetleri ile ilgili olarak üçer aylık dönemler itibarıyla yayımladığı raporlar ile kamuoyunu bilgilendirir” hükmü gereğince hazırlanmaktadır.)]
[1] RG 01.11.2005/25983 (Mükerrer)
[2] Arapça ḳwm kökünden gelen ḳayyim “duran, dikilen” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ḳÄma “durdu” fiilinden türetilmiştir. Kayyım veya kayyum, yasalar ile belirlenen bazı durumlarda, başkasına ait bir işi görmek veya bir malı idare etmek için tayin edilen kimse ve/veya kurumu ifade eder.
[3] Ceza Muhakemesi Kanunu, Kanun Numarası: 5271, Kanun Tarihi: 04.12.2004, RG 17.12.2004/25673
[4] Şirket yönetimi için kayyım tayini
Madde 133 ”“ (1) Suçun bir şirketin faaliyeti çerçevesinde işlenmekte olduğu hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi için gerekli olması halinde; soruşturma ve kovuşturma sürecinde, hakim veya mahkeme, şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak kayyım atayabilir. Atama kararında, yönetim organının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin kayyımın onayına bağlı kılındığı veya yönetim organının yetkilerinin ya da yönetim organının yetkileri ile birlikte ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin tümüyle kayyıma verildiği açıkça belirtilir. Kayyım tayinine ilişkin karar, ticaret sicili gazetesinde ve diğer uygun vasıtalarla ilan olunur.
(2) Hakim veya mahkemenin kayyım hakkında takdir etmiş bulunduğu ücret, şirket bütçesinden karşılanır. Ancak, soruşturma veya kovuşturma konusu suçtan dolayı kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararının verilmesi halinde; ücret olarak şirket bütçesinden ödenen paranın tamamı, kanunî faiziyle birlikte Devlet Hazinesinden karşılanır.
(3) İlgililer, atanan kayyımın işlemlerine karşı, görevli mahkemeye 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 29.6.1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre başvurabilirler.
(4) Bu madde hükümleri ancak aşağıda sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir.
a) Türk Ceza Kanununda yer alan,
- Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80),
- Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
- Parada sahtecilik (madde 197),
- Fuhuş (madde 227),
- Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228),
- Zimmet (madde 247),
- Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),
- Silahlı örgüt (madde 314) veya bu örgütlere silah sağlama (madde 315),
- Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337), Suçları,
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları,
c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
(5) (Ek: 1/7/2016-6723/32 md.) Bu madde uyarınca atanan kayyımların görevleriyle ilgili iş ve işlemlerinden dolayı tazminat davaları, 142 ila 144 üncü maddeler uyarınca Devlet aleyhine açılır. Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan kayyımlara bir yıl içinde rücu eder.
[5] 10.11.2016 Tarihli 6758 Sayılı Kanunun 19. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar, RG 17.01.2017/29951, < https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/01/20170117-3.htm >
[6] Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Kanun Numarası: 7145, Kanun Tarihi: 25.07.2018, RG 31.07.2018/30495
[7] Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Kanun Numarası: 7333, Kanun Tarihi: 18.07.2021, RG 28.07.2021/31551
[8] Kanun Hükmünde Kararname Numarası: 375, KHK Tarihi: 27.06.1989, Yetki Kanunlarının Tarihleri ve Numaraları: 12.03.1986/3268, 09.04.1987/3347, 12.10.19883479, 01.06.1989/3569, RG 30.06.1989/20211 (Mükerrer)
[9] Bu konuda ayrıntılı bilgi için lütfen bkz. Sevinç AKBULAK, Mevduat Sigortası: Sorunlar, Çözüm Önerileri ve Çeşitli Ülke Uygulamaları (2002), Vergi Dünyası, 247, ss.124-137
[10] 07.11.2006 tarihli ve 26339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelikte değişiklik yapılmış olup, Yönetmelik değişikliği 16.12.2021 tarih ve 31691 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Söz konusu Yönetmelik değişikliğine göre; sigortaya tabi mevduat ve katılım fonu tutarı her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca ilan edilen yeniden değerleme oranı dikkate alınarak takvim yılı başından geçerli olmak üzere Fon Kurulu tarafından arttırılacaktır. Bu değişiklik kapsamında sigortaya tabii mevduat güvence limiti 01.01.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere “150 bin Türk Lirası’ndan 200 bin Türk lirasına” yükseltilmiştir.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
