Ukrayna Harekatının Ekonomik Sonuçları* **

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri harekatı hızlı ve dramatik olmasına karşın, bunun küresel ekonomik sonuçlarının gerçekleşmesi çok daha yavaş ve daha az dikkat çekici olacaktır. Yine de, Ukrayna dışında, uzun vadede Rusya muhtemelen çatışmadan en büyük ekonomik kaybeden taraf (biggest long-term economic loser) olacaktır.

Savaşın kendisi, her şeyden önce Ukrayna halkı için, aynı zamanda Rus halkı ve daha genel olarak küresel düzen için son derece trajiktir. Böyle bir şey olduğunda, tüm kötü sonuçların ekonomi de dahil olmak üzere her boyutta eşit derecede dramatik bir şekilde ortaya çıktığı bir ahlak oyunu (morality play) gibi olmasını bekliyoruz. Ama ekonomi bu şekilde çalışmıyor.

Doğru, finans piyasaları Rusya’nın eylem haberlerine hızlı tepki verdi. Önde gelen bir küresel hisse senedi göstergesi (leading global equity gauge) olan MSCI Tüm Ülkeler Dünya Endeksi, neredeyse bir yılın en düşük seviyesine geriledi[1]. Petrol fiyatı varil başına 100 doların üzerine çıkarken[2], Avrupa doğal gaz fiyatları başlangıçta neredeyse %70 arttı.

Bu enerji fiyatlarındaki artışlar küresel ekonomiyi olumsuz etkileyecektir. Avrupa özellikle savunmasız durumdadır, çünkü son yıllarda Rus gazına olan bağımlılığını azaltmak için çok az şey yaptı ve bu arada bu harekat özellikle nükleer enerjiden vazgeçen Almanya’nın durumunu daha da kötüleştirdi.

Petrol ithal eden ülkeler (oil-importing countries), daha yüksek fiyatlardan (headwind) olumsuz etkilenecektir. Amerika Birleşik Devletleri daha fazla korunuyor: Petrol üretimi petrol tüketimine eşit olduğundan, daha pahalı petrol GSYİH için kabaca yansızdır (nötr). Ancak daha yüksek petrol fiyatları, petrol ve gaz endüstrisine bağlı daha sınırlı bir işletme (limited segment of businesses) ve işçi kesimine yardımcı olurken ABD’li tüketicilere zarar verecektir. Fiyat artışı aynı zamanda ABD, Avrupa ve diğer gelişmiş ekonomilerde bir nesildir en yüksek seviyelerinde olan enflasyonu da artıracaktır.

Ancak bu acil sonuçlara (immediate consequences) ilişkin bazı perspektifler yerindedir. Petrol, varil başına 100$ ile 2011-2014 döneminde enflasyona göre düzeltilmiş fiyatının (inflation-adjusted price) yaklaşık dörtte biri oranında altındadır. Ayrıca, petrol vadeli fiyatlarının spot fiyatlardan düşük olması, piyasanın bu artışın geçici olmasını beklediğini gösteriyor. Bu nedenle merkez bankaları, daha yüksek manşet enflasyona (higher headline inflation) tepki olarak ne sıkılaştırmayı durdurabilir ne de hızlandırabilir, Ukrayna’daki olayları büyük ölçüde gözden geçirebilir. Ve küresel borsalar geçen yıl boyunca hala yükseliştedir.

Benzer şekilde, Rus borsası işgalin başlangıcından bu yana önemli ölçüde düşmüş olsa da, Batılı ülkelerin yaptırımlarının (Western sanctions) hemen dramatik etkileri olması muhtemel değildir. (Rusya’ya yönelik) Yaptırımlar Rusya’nın şu anda Ukrayna’ya attığı bombaların ekonomik eşdeğeri değildirler.

Dahası, Rusya yaptırımlara karşı çoğu ülkeden daha hazırlıklıdır[3]. Ülke muazzam bir cari fazla veriyor ve yaklaşık iki yıllık ithalatı karşılamaya yetecek kadar olan 630 milyar dolar düzeyinde rekor döviz rezervi (record foreign-exchange reserves) biriktirmiştir. Ve Rusya, Avrupa’dan elde edilen gelire bağımlıyken, Avrupalılar Rusya’nın petrol ve gazına bağımlıdır -ki bunun kısa vadede ikame edilmesi daha da zor olabilir.

Ancak, uzun vadede, kayıpları ulusal gelir hesaplarında (national accounts) ölçülebilecek olanın çok ötesine geçecek olan Ukrayna’dan sonra, Rusya muhtemelen çatışmanın en büyük ekonomik kaybedeni olacaktır. Rusya’nın ekonomisi ve nüfusunun refahı, Kremlin’in 2014 yılında Kırım’ı ilhak etmesinden bu yana durgun seyretti. Mevcut, büyük ölçekli askeri harekatından kaynaklanan serpinti, zaman içinde neredeyse kesinlikle daha şiddetli olacaktır. Yaptırımlar giderek daha fazla zarar verecek ve Rusya’nın artan tecridi (growing isolation) ve artan yatırımcı belirsizliği (heightened investor uncertainty), ticaret ve diğer ekonomik bağlantıları (trade and other economic links) zayıflatacaktır. Ayrıca, Avrupa’nın Rusya’ya olan fosil yakıt bağımlılığını (fossil-fuel dependence) azaltması beklenebilir.

Dünyanın geri kalanı için daha uzun vadeli ekonomik sonuçlar (longer-term economic consequences) Rusya için olduğundan çok daha az şiddetli, ancak yine de politika yapıcılar için kalıcı bir meydan okuma olacaktır. Nispeten düşük bir ihtimal olsa da, daha yüksek kısa vadeli enflasyonun (higher short-run inflation), giderek daha fazla sabitlenmemiş enflasyon beklentilerine (unanchored inflation expectations) gömülmesi ve böyle devam etme riski vardır. Bu olursa, merkez bankalarının zaten zor olan işi, daha da karmaşık hale gelecektir.

Ayrıca, artan tehlikeli küresel durumu (dangerous global situation) yansıtmak için Avrupa, ABD ve diğer bazı ülkelerde savunma bütçelerinin artması muhtemeldir. Bu, GSYİH büyümesini azaltmayacak, ancak insanların refahını (people’s well-being) düşürecektir; çünkü savunmaya ayrılan kaynaklar, eğitim, sağlık veya altyapıya (infrastructure), tüketim veya yatırıma gidemeyen kaynaklardır.

Rusya’nın Ukrayna’ya dönük eyleminin küresel ekonomi üzerindeki orta ve uzun vadeli sonuçları (medium- and long-term consequences) seçimlere bağlı olacaktır. Rusya bu harekatla zaten korkunç bir seçim yaptı. ABD, Avrupa Birliği ve diğer devletler yaptırımlar konusunda ilk tercihlerini (initial choices) yaptı, ancak Rusya’nın bunlara nasıl tepki vereceği veya daha fazla ceza uygulanıp uygulanmayacağı henüz belli değildir. Yaptırımlar ve karşı tepkiler arttığı ölçüde, maliyetler her şeyden önce Rusya için, ama aynı zamanda bir dereceye kadar küresel ekonominin geri kalanı için daha büyük olacaktır.

Küresel ekonomik ilişkiler pozitif toplamlıdır (positive-sum) ve Rusya’nın artan tecridi küçük bir pozitifliği ortadan kaldıracaktır. Daha geniş anlamda, belirsizlik (uncertainty) ekonomi için asla iyi değildir.

Ancak dünya Rus harekatına (Russian invasion[4]) yanıt vermeye devam ederken, GSYİH ile ilgili endişelerle kıyaslandığında önemsiz görünmektedir. Çok daha önemli olan, insanların ve ülkelerin kendilerini güvende (secure) hissettikleri bir dünyadır. Bu, dünya liderlerinin şimdiye kadar ödediğinden bile fazlasını ödemeye değer bir şeydir.

* Bu çeviride yer alan görüşler çevirene ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, çevirenin çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Çevirideki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir. [İngilizceden Türkçeye çevirisi yapılan orijinal metnin künyesi şöyledir: Jason Furman, The Economic Consequences of the Ukraine War, February 25, 2022; < https://www.project-syndicate.org/commentary/economic-consequences-of-ukraine-war-by-jason-furman-2022-02 > erişim tarihi 04 Mart 2022 (Kendi internet sitesine göre; Project Syndicate, küresel bir izleyici kitlesine orijinal, yüksek kaliteli yorumlar üretir ve sunar. Dünyanın dört bir yanından önde gelen siyasi liderler, politika yapıcılar, akademisyenler, iş dünyası liderleri ve sivil aktivistlerin özel katkılarını içeren haber medyasına ve okuyucularına, ödeme gücünden bağımsız olarak son teknoloji analizler ve içgörüler sunar. Üyeliği, 156 ülkede, yarısından fazlası yorumlarını ücretsiz veya sübvansiyonlu fiyatlarla alan 600’den fazla medya kuruluşunu içerir.) (Jason Furman, eski Amerikan Başkanı Barack Obama’nın Ekonomik Danışmanlar Konseyi’nin eski başkanı olup, Harvard Üniversitesi John F. Kennedy Kamu Yönetimi Fakültesinde -School of Government- Ekonomi Politikası Uygulaması Profesörü ve Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü’nün kıdemli üyesidir.)]

** Jason FURMAN, (Çeviren: Yavuz AKBULAK-SPK Başuzmanı)

[1] Çevirenin Notu: Anılan endeksin seyri şöyledir: 24 Şubat 2022 (681,96), 28 Şubat 2022 (698,02), 02 Mart 2022 (694,98) Kaynak: MSCI < https://www.msci.com/our-solutions/indexes/acwi >

[2] Çevirenin Notu: Brent petrol fiyatındaki son durum 111,62 (varil/$) [Petrol ve diğer küresel emtia fiyatları için lütfen bkz. < https://www.bloomberght.com/emtia/brent-petrol >]

[3] Çevirenin Notu: Rusya hükümeti, Ukrayna’ya yapılan askeri harekat sonrasında Batılı ülkeler tarafından alınan ekonomik yatırımlara önlem olmak üzere çeşitli ekonomik kararlar almıştır (tarafımızca yapılan medya haberleri derlemesidir):

  • Rusya Devlet Başkanı tarafından imzalanan bir kararnameyle, ülkeden nakit olarak 10 bin dolar üzeri döviz çıkartılması yasaklanmıştır.
  • Rusya Merkez Bankası, rublenin değerinin %30 oranında düşmesinin ardından politika faiz oranını %9,5’den %20’ye yükseltmiştir.
  • Rus hisse senedi borsası, 28 Şubat 2022’den bu yana işlemlere kapatılmış durumdadır. Bu arada, Rus hükümeti piyasaları desteklemek amacıyla Maliye Bakanlığı’na Rusya Varlık Fonu’ndan 10 milyar dolar kaynak kullanarak Rus şirketlerde hisse satın alma talimatı vermiştir.
  • Ayrıca, 01 Mart 2022 itibarıyla Rusya’dan yurt dışına döviz cinsinden para transferi yapılması yasaklanmış; aynı zamanda ihracat yapan şirketlerin bu yılın başından itibaren elde ettikleri döviz gelirlerinin yüzde 80’ini piyasaya satma şartı getirilmiştir.
  • Rusya Devlet Başkanınca imzalanan bir başka kararnameyle, Rus yurttaşlarının döviz cinsinden dış borç vermeleri ve ülke dışındaki banka hesaplarına döviz yatırmaları yasaklanmıştır.

Öte yandan, Amerikan S&P kredi derecelendirme kuruluşu, Rusya’nın ülke kredi notunu “çöp (junk)” statüsüne indirmiştir.

[4] Çevirenin Notu: Bu sözcüğün Türkçe karşılığı ‘işgal’ olmakla beraber; uluslararası savaş hukuku bakımından ‘istila’, ‘işgal’ ve ‘ilhak’ kavramlarının farklı hukuki sonuçları ve müeyyideleri olduğundan, bu çeviride ‘harekat’ veya ‘eylem’ sözcüğü tercih edilmiştir.

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.