Yeşil Tahviller ve Yeşil Tahvil İlkeleri*

1. Yeşil Tahvil: Kavram ve İçeriği

Yeşil tahviller, Yeşil Tahvil İlkelerinin (YTİ) dört temel bileşeni ile çerçevelenen, gelirlerin kısmen ya da tamamen, yeni ve/veya mevcut uygun “yeşil projeleri” finanse veya refinanse etmek için kullanılan tahvil türüdür.

Yeşil tahvil, özellikle iklim ve çevre projeleri için para toplamak için ayrılmış sabit gelirli bir araçtır. Bu tahviller genellikle varlığa bağlıdır ve ihraç eden kuruluşun bilançosu tarafından desteklenir; bu nedenle genellikle ihraççılarının diğer borç yükümlülükleri ile aynı kredi notunu taşırlar. 21. yüzyılın ilk on yılına dayanan yeşil tahviller bazen iklim tahvilleri olarak da anılır, ancak bu iki kavram her zaman eşanlamlı değildir. “Yeşil tahviller” ve “iklim tahvilleri” bazen birbirinin yerine kullanılır, ancak bazı yetkililer ikinci terimi özellikle karbon emisyonlarını azaltmaya veya iklim değişikliğinin etkilerini hafifletmeye odaklanan projeler için kullanırlar.

Daha spesifik olarak, yeşil tahviller;

  • Enerji verimliliği,
  • Kirliliğin önlenmesi,
  • Sürdürülebilir tarım,
  • Balıkçılık ve ormancılık,
  • Su ve karasal ekosistemlerin korunması,
  • Temiz ulaşım,
  • Temiz su ve
  • Sürdürülebilir su yönetimine

yönelik projeleri finanse etmektedir[1].

Yeşil tahviller ayrıca, çevre dostu teknolojilerin yetiştirilmesini ve iklim değişikliğinin azaltılmasını da finanse ederler.

Yeşil tahviller, vergi muafiyeti ve vergi kredileri gibi vergi teşvikleri ile birlikte oluşturulur, bu da onları karşılaştırılabilir vergilendirilebilir tahvillere kıyasla daha çekici bir yatırım haline getirir. Bu vergi avantajları, iklim değişikliği ve yenilenebilir enerji kaynaklarına doğru hareket gibi önde gelen sosyal sorunların üstesinden gelmek için parasal bir teşvik sağlar.

2. Yeşil Tahvillerin Kısa Tarihi

2012 yılında, yeşil tahvil ihracı yalnızca 2,6 milyar Amerika Birleşik Devletleri (ABD) doları (dolar) düzeyindeydi. Ancak 2016’da yeşil tahviller filizlenmeye başladı. Toplam ihraçların 32,9 milyar dolarlık veya tüm ihraçların üçte birinden fazlasını oluşturan Çinli borçlulara aitti. Ancak konuya ilgi küresel seviyede olduğundan, ABD ve Avrupa Birliği de liderler arasında yer almaktadır.

Derecelendirme kuruluşu Moody’s’e göre, 2017 yılında yeşil tahvil ihracı rekor bir seviyeye yükseldi ve dünya çapında 161 milyar dolarlık yatırıma karşılık geldi. Büyüme 2018’de biraz yavaşladı, sadece 167 milyar dolara ulaştı, ancak ertesi yıl giderek daha fazla iklime duyarlı bir pazar sayesinde toparlandı ve yeşil tahvil ihraçları 2019 yılında 266,5 milyar dolarlık rekora ve 2020’de de yaklaşık 270 milyar dolara ulaştı.

Diğer taraftan, Dünya Bankası (World Bank), yeşil tahvillerin önemli bir ihraççısı konumunda olup, 2008 yılından bu yana 23 ayrı yerel para cinsinden yaklaşık toplam 16 milyar dolar değerinde 185 (kez) tahvil ihraç etmiştir[2].

İklim Tahvil Girişimi’ne (Climate Bonds Initiative[3]) göre, 2021 yılı Mayıs ayı itibarıyla yeşil tahvillerin toplam ihraç tutarı 348 milyar dolar değerindedir. 2015’ten bu yana birikimli (kümülatif) ihraç tutarı ise 1.436 milyar doların üzerindedir[4].

Şekil 1: Etiketli (Labelled) İhraçların 5 Yıllık Gelişimi

2021 yılında ABD’li ihraççılar, toplam hacim (%17 veya 37,6 milyar dolar) ve işlem sayısı (495) itibarıyla en büyük ihraç payını oluştururken, Almanya 28,5 milyar dolar (ihraç hacminin %13’ü) ve 102 işlem ile ikinci sırada yer almıştır. Fransa ve Çin, benzer hacimlerle (sırasıyla 22,8 milyar dolar ve 22 milyar dolar, her biri ihraçların %10’unu temsil eder) ancak farklı sayıda anlaşmayla (sırasıyla 20 ve 92) üçüncü ve dördüncü sırayı almıştır. İspanya, 11,7 milyar dolar (%5) ve 34 anlaşma ile ilk 5’i tamamlamıştır. Toplamda, 47 ülkeden ihraççılar, 2021’in ilk yarısında muhtelif anlaşmalar gerçekleştirmiştir.

Şekil 2: 2021’in İlk Yarısında Yeşil Tahvil İhraççısı İlk 15 Ülke

Bu arada, uluslararası en iyi uygulamayı temsil eden Sertifikalı İklim Tahvilleri (Certified Climate Bonds) de, hacim olarak 178 milyar dolar tutarındadır. Sertifikalar 18 ülkeden 33 ihraççıya onaylanmıştır. En büyük H1 (yarıyıl) Sertifikalı anlaşma 2021 yılı Mart ayında Çin Kalkınma Bankası’ndan gelmiş olup, yaklaşık 3,1 milyar dolar tutarındadır. Diğer yüksek profilli sertifikalar arasında, Nisan ayından itibaren 2,4 milyar dolar tutarında tahvil ihraç eden seri ihraççı Société du Grand Paris’in en son sertifikaları yer almıştır. Bu kategorideki üçüncü en büyük tahvil, Ocak ayında ihraç edilen 1,8 milyar dolar tutarındaki DNB Group (Norveç) teminatlı tahvil olmuştur.

Şekil 3: 2021 Yılında İlk 10 Yeşil Finans İhraççıları

Yeşil tahviller, İklim Tahvilleri Taksonomisine göre sınıflandırılırken, sosyal ve sürdürülebilirlik (Social and Sustainability/S&S) tahvilleri, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (Sustainable Development Goals/SDG) yelpazesinde ve özellikle iklimle ilgili hedeflerin ötesinde daha geniş olumlu etkileri olan projeler için fon sağlamaktadır. S&S bonoları, 2021 yılında etiketli borç ihracının %47’sini oluşturmuş ve yılın ilk yarısında ihraç edilen 233,3 milyar dolar ile 2020 yılının ilk yarısındaki 197 milyar dolar rakamına göre yıllık %18 artış göstermiştir. Sonuçta, 2006’dan bu yana toplam birikimli S&S ihracı 867 milyar dolara gelmiştir.

Öte yandan, Sürdürülebilirliğe Bağlı Tahviller (Sustainability-linked bonds/SLB), belirli Temel Performans Göstergeleri (Key Performance Indicators/KPI) ve bir bütünlük düzeyinde Sürdürülebilirlik Performans Hedefleri (SPT) ile ihraç edilen ileriye dönük, performansa dayalı borçlanma araçlarıdır. 2021 yılının ilk yarısında SLB ihracı 496,1 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir[5].

3. Yeşil Tahvil İlkeleri (YTİ)

Uluslararası Sermaye Piyasası Birliği (International Capital Market Association/ICMA) YTİ’nin[6] dört temel bileşenini aşağıdaki şekilde belirlemiştir[7]:

  1. Fonun Kullandırım Koşulları,
  2. Proje Değerlendirme ve Seçme Süreci,
  3. Gelir Yönetimi,
  4. Raporlama.

3.1. Fonun Kullandırım Koşulları

Yeşil tahvilin temel taşı, tahvilin gelirlerinin “yeşil projeler” için kullanılması olup; bunlar, güvenlik için yasal dokümanlarda uygun bir şekilde tanımlanmalıdır. Tüm belirlenmiş yeşil projeler, ihraççı tarafından değerlendirmeye alınacak ve uygulanabilir olduğunda nicelleştirilecek olan net çevresel faydalar sağlamalıdır.

Gelirlerin tamamı veya bir kısmının refinansman için kullanılabilir olduğu durumlarda, ihraççıların, finansman ile refinansman oranı hakkında bir tahmin vermeleri ve uygun olduğunda, hangi yatırımların veya proje portföylerinin yeniden finanse edilebileceğini ve yeniden finanse edilen yeşil projeler için beklenen geri dönme süresini açıklamaları önerilir.

YTİ, iklim değişikliği etkilerinin azaltılması, iklim değişikliğine uyum, doğal kaynakların korunması, biyoçeşitliliğin korunması ve kirliliğin önlemesi ve kontrolü gibi çevresel amaçlara katkı sağlayan yeşil projeler için birçok uygun geniş kategoriyi açıkça kabul etmektedir.

Belirli bir sırayla listelenmeyen uygun yeşil proje kategorileri, aşağıdaki listeyle sınırlı olmamakla birlikte şu şekildedir;

  • Yenilenebilir enerji (üretim, iletim, cihazlar ve ürünler dahil);
  • Enerji verimliliği (yeni ve yenilenmiş binalar, enerji depolama, merkezi ısıtma, akıllı şebekeler, cihazlar ve ürünler gibi);
  • Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü (hava emisyonlarının azaltılması, sera gazı kontrolü, toprak iyileştirme, atık önleme, atık azaltma, atık geri dönüşümü ve enerji/emisyon verimli atıklardan enerjiye dönüşüm dahil);
  • Yaşayan doğal kaynaklar ve arazi kullanımının çevresel sürdürülebilir yönetimi (çevresel sürdürülebilir tarım, çevresel sürdürülebilir hayvancılık, biyolojik bitki koruma veya damla sulama gibi iklimsel akıllı çiftlik girdileri, çevresel sürdürülebilir balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, çevresel sürdürülebilir ormancılık, doğal peyzajların korunması veya restorasyonu dahil);
  • Karasal ve su biyoçeşitliliğinin korunması (kıyı, deniz ve havza ortamlarının korunması dahil);
  • Temiz ulaşım (elektrikli, hibrid, kamu, demiryolu, motorlu olmayan, çok türlü ulaşım, temiz enerji araçlarına yönelik altyapı ve zararlı emisyonun azaltılması gibi);
  • Sürdürülebilir su ve atık su yönetimi (temiz ve/veya içme suyu, atık su arıtımı, sürdürülebilir kentsel drenaj sistemleri ve nehir ıslahı ve diğer sel azaltma biçimleri için sürdürülebilir altyapı dahil);
  • İklim değişikliğine adaptasyon (iklim gözlemi ve erken uyarı sistemleri gibi bilgi destek sistemleri dahil);
  • Eko-verimli ve/veya döngüsel ekonomiye uyarlanmış ürünler, üretim teknolojileri ve süreçleri (eko-etiket veya çevre sertifikası, kaynak verimli ambalajlama ve dağıtım ile çevresel bağlamda sürdürülebilir ürünler geliştirilmesi ve tanıtılması gibi);
  • Bölgesel, ulusal veya uluslararası kabul görmüş standartları veya sertifikaların gerekliliklerini karşılayan yeşil binalar.

3.2. Proje Değerlendirme ve Seçme Süreci

Yeşil tahvil ihraççısı, aşağıda listelenen unsurları yatırımcılara açıkça bildirmelidir:

  • Çevresel sürdürülebilirlik amaçları,
  • İhraççının, projelerin yukarıda tanımlanan yeşil projeler kategorilerinden hangisine uyduğunu belirleme süreci,
  • Projelerle ilgili olası çevresel ve sosyal riskleri belirlemek ve yönetmek için uygulanan hariç tutma ölçütleri veya diğer süreçler de dahil olmak üzere ilgili uygunluk ölçütleri.

İhraççılar, bu bilgiyi, ihraççının çevresel sürdürülebilirlikle ilgili kapsayıcı hedefleri, stratejisi, politikası ve/veya süreçleri çerçevesinde konumlandırmaya teşvik edilmektedir. İhraççılar ayrıca, proje seçiminde atıf yapılan herhangi bir yeşil standart veya sertifikayı ifşa etmeleri konusunda teşvik edilir.

YTİ, yüksek seviyede şeffaflığı teşvik etmekte ve bir ihraççının proje değerlendirme ve seçimi sürecinin dış değerlendirme ile tamamlanmasını önermektedir.

3.3. Fonun Yönetimi

Yeşil tahvilin net gelirleri veya bu net gelirlere eşit bir tutar bir alt hesaba yatırılmalı, bir alt portföyüne taşınmalı veya aksi takdirde ihraççı tarafından uygun bir şekilde takip edilmeli ve ihraççı, yeşil projeler için borç verme ve yatırım operasyonlarıyla bağlantılı resmi bir iç süreçte tasdik edilmelidir.

Yeşil tahvil ödenmemiş durumda olduğu sürece, izlenen gelirlerin dengesi, o dönem boyunca uygun yeşil projelerin tahsisatlarına uyacak şekilde periyodik olarak ayarlanmalıdır. İhraççı, tahsis edilmemiş net gelir dengesi için amaçlanan geçicilikleri yatırımcılara bildirmelidir.

3.4. Raporlama

İhraççılar, fonun kullandırımına dair güncel bilgiyi hazır bulundurmalı ve tahsisat tamamlanıncaya kadar, senelik olarak ya da önemli gelişmeler durumunda zamanlı olarak güncellemelidir. Yıllık rapor, yeşil tahvil gelirlerinin tahsis edildiği projelerin bir listesini, ayrıca projelerin kısa bir tanımını ve tahsis edilen tutarını ve projelerin tahmin edilen etkilerini içermelidir. Gizlilik anlaşmaları, rekabet hususları veya çok sayıda alt projenin olması gibi nedenlerin paylaşılabilecek detayı sınırlandırdığı durumlarda, YTİ, bilginin genel terimlerle veya toplu portföy bazında sunulmasını önermektedir (örneğin belirli proje kategorilerine tahsis edilen yüzde vb.).

Şeffaflık, projelerin öngörülen etkisinin iletişimi için özel önem teşkil etmektedir. YTİ, niteliksel performans göstergelerinin ve mümkün olduğunda, niceliksel performans önlemlerinin (örneğin; enerji kapasitesi, elektrik üretimi, azaltılan/önlenen sera gazı emisyonları, temiz enerjiye erişim sağlanan kişi sayısı, su kullanımında azalma, araba sayısındaki azalma vb.) kullanılmasını, niceliksel tayinde kullanılan temel metodolojinin ve/veya varsayımların açıklanmasını önermektedir. Kazanılan etkileri izleyebilme yeteneğiyle ihraççıların, bunları düzenli raporlamalarına dahil etmeleri teşvik edilir.

4. YTİ İçin 2021 Yılı Haziran Ayında Yapılan Güncelleme Hangi Yenilikleri Getirmiştir?

Yeşil Tahvil İlkeleri’nin (YTİ) 2021 Yıllık Genel Kurulu ve Yıllık Konferansı 10 Haziran 2021 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu Genel Kurul’da ilan edilen yeni gelişmelerden biri de YTİ’de yapılan güncellemelerdir[8]. Uluslararası yeşil tahvil piyasalarına kılavuz rolü üstlenen gönüllü standartların başında gelen YTİ Sekreteryası, 14 Haziran 2021’de gerçekleştirdiği Yıllık Genel Kurulu Toplantısı’nda Prensiplerin güncellendiğini duyurmuştur.

En son 2018’de güncellenen YTİ’nin yeni versiyonu, geçtiğimiz revizyonlardan farklı olarak Prensiplerin içeriğine de birtakım temel yenilikler getirmiştir.

YTİ’deki değişiklikleri aşağıdaki üç temel başlık altında özetlemek mümkündür:

  1. İhraççıların sürdürülebilirlik yaklaşımı: YTİ 2021, eski versiyonlarda bulunan 4 temel ölçütün yanı sıra (kullandırım alanları, proje seçme ve değerlendirme, fon yönetimi ve raporlama) iki ilave başlıkta daha ihraççılara yönlendirme sağlamayı planlamaktadır. Bu başlıklardan biri “tahvil çerçevelerinin ihraççıların sürdürülebilirlik stratejisiyle uyumunun açıklanması”dır. Yeni YTİ çerçeve dokümanlarında ihraççıların genel sürdürülebilirlik stratejilerini özetlemeleri ve yeşil tahvil proje alanlarının bu strateji ile uyumlarını açıklamaları beklenmektedir. Başka bir deyişle, şirketlerin sürdürülebilirlikle ilgili temel adımlar atmadan, sürdürülebilirliği bir iş yapış şekli haline getirmeden sadece yeşil tahvil ihraç etmelerinin, yani “green washing” (yeşil badana) risklerinin önüne geçmeye çalışılmaktadır. Şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerine yeşil tahvil çerçevelerinde yer verilmesi önerisi, ilgili çevrelerde oldukça olumlu bir adım olarak görülmektedir. Özellikle gelecek dönemde yeşil tahvil piyasanın daha da hızlanacağı öngörüldüğünde, bu önerinin yeşil tahvil ölçütleriyle örtüşmeyecek ihraçların önüne geçmek için önemli bir yaklaşım olacağı ifade edilmektedir.
  2. Dış görüş: YTİ 2021’in ilave yönlendirme sağladığı iki yeni başlıktan bir diğeri de “dış görüş” (external review) süreçleridir. YTİ, ihraççılara ihraç öncesinde çerçeve dokümanlarının YTİ ile uyumunun değerlendirilmesi için bağımsız bir dış danışmandan dış görüş (ikinci taraf görüşü) almasını önermektedir. İhraç sonrası etki raporlaması için de takip edilen gerçekleşmelerin yine bir dış taraf tarafından doğrulanması önerilir. Dış görüş, YTİ’nin eski sürümlerinde de altı çizilen bir konuydu. Hatta YTİ, dış görüş hizmeti sağlayıcıları tarafından sunulan hizmetleri standartlaştırmak için bu alanda bazı çalışmalar gerçekleştirmekte, dış görüş sağlayıcılar için kılavuzlar yayınlamaktaydı. 2021 sürümüyle YTİ, yeşil tahvil çerçevelerine alınacak dış görüş hizmetini ihraç öncesi ve ihraç sonrası olarak ikiye ayırmakta, iki süreçteki değerlendirme kapsamını farklılaştırarak ihraççılara bir yönlendirme sunmaktadır. YTİ’nin bu başlıktaki önerdiği dış görüş yaklaşımının AB Yeşil Tahvil Standartlarında önerilen dış görüş süreçlerine benzer bir yaklaşımda bulunduğu ifade edilebilir.
  3. Projelerin çevresel ve sosyal risklerinin belirlenmesi: “Proje Seçme ve Değerlendirme” başlığı altında tahvil fonlarından finanse edilecek projelerin seçimi için takip edilecek yöntem anlatılırken, projelerin olası/öngörülen çevresel ve sosyal risklerinin de tanımlanması, bu risklerin izlenmesi ve bertaraf edilmesi için öngörülen yollara da çerçevede yer verilmesi gerektiği belirtilmektedir. Çevresel ve sosyal riskler, YTİ’nin eski sürümlerinde yer almayan bir konu. Ancak çevresel sosyal risk yönetimi anlayışının, finans sektörünün proje değerlendirme yaklaşımında oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır. Projelerin çevresel ve sosyal olası etkilerini önceden değerlendirmek, proje süresi boyunca onları izleyerek yönetebilmek için aksiyon planları oluşturmak özellikle uluslararası finans kuruluşlarının sorumlu finansman süreçlerinde üzerinde durduğu bir husustur. Bu bakış açısıyla, yeşil projeleri finanse edecek bir tahvil çerçevesinin sadece olumlu etkileri değil, olası riskleri de tanımlaması ve raporlaması sorumlu finansman yaklaşımıyla uyumlu bir duruş sergiler. YTİ’deki bu yeni eklemenin de AB Yeşil Finans Taksonomisi’yle uyumlu bir yaklaşım izlediği değerlendirilebilir. AB Yeşil Finans Taksonomisi, “Do No Significant Harm” (zarar verme) olarak tanımladığı ölçütle bir projenin yeşil sayılabilmesi için belirlenen proje kategorilerinden birine fayda sağlaması, ancak bunu yaparken diğer yeşil kategorilere ciddi sayılacak zararlar vermemesi gerektiğini şart koşmaktadır.

Özetle, YTİ’nin 2021 sürümü ihraççılara yeşil tahvil proje alanları dışında kurumun genel konularda ilave uygulamalar ve raporlama beklentileri getiren, bu ilave beklentileri diğer uluslararası standartlardaki uygulamalarla uyumlu kılan bir kılavuz dokümanı olarak değerlendirilebilir. YTİ, İlkelerin gönüllülük esaslı bir prensipler bütünü olduğunu ve herhangi bir bölgeye özel değil küresel geçerliliği olan bir doküman olduğunu belirtmekte, bu nedenle ölçütlerini ve önerilerini olabildiğince geniş tutmaya çalıştığını ifade etmektedir. İlgili çevrelerce, YTİ’nin 2021 sürümünün tahvil çerçeveleri ve gelecek dönem yeşil tahvil ihraçlarının şirket sürdürülebilirlik stratejileriyle daha uyumlu hale gelmesini destekleyeceği düşünülmektedir.

5. Sonuç

Ekonomi Reform Paketine[9] ilişkin takvimin ‘3.5.e’ maddesinde “Çevreye duyarlı yatırımların finansmanı amacıyla uluslararası standartlarla uyumlu rehber hazırlanarak yeşil tahvil ve sukuk ihraçları teşvik edilecektir”[10] denilmektedir.

Bunun yanında, Sermaye Piyasası Kurulunca 28-30 Haziran 2021 tarihleri arasında “Yeşil Tahvil ve Yeşil Kira Sertifikası Çalıştayı”[11] düzenlendiği duyurulmuştur. Halihazırda Yeşil Tahvil ve Sukuk Rehberi üzerinde çalışıldığı da 28 Eylül 2021 tarihi itibarıyla medyaya yansımıştır.

Ülkemizde de son birkaç yıldır tutarları ve sayıları sınırlı da olsa yeşil tahvil ihraçlarının gerçekleştiği görülmektedir.

* Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm hatalar, kusurlar, noksanlıklar ve eksiklikler yazarına aittir.

[1] < https://www.investopedia.com/terms/g/green-bond.asp > erişim tarihi 05 Ekim 2021

[2] Bu konuda bkz. < https://treasury.worldbank.org/en/about/unit/treasury/ibrd/ibrd-green-bonds > erişim tarihi 05 Ekim 2021

[3] < https://www.climatebonds.net/ > isimli internet sitesindeki bilgilere göre, “İklim Tahvilleri Girişimi”, uluslararası, yatırımcı odaklı, kar amacı gütmeyen bir kuruluş olup, iklim değişikliği çözümleri için yalnızca 100 trilyon dolarlık tahvil piyasasını harekete geçirmek için çalışan tek kuruluş durumundadır. Bunu, İklim Tahvilleri Standardı ve Sertifikasyon Şeması, Politika Katılımı ve Pazar İstihbaratı çalışmasının geliştirilmesi yoluyla başardığı ifade edilmektedir.

[4] Söz konusu tutarlar için bkz. < https://www.climatebonds.net/ > erişim tarihi 05 Ekim 2021

[5] 2021 yılı yeşil tahvil ve diğer türev tahvil ihraçları için bkz. < https://www.climatebonds.net/2021/08/climate-bonds-updates-2021-green-forecast-half-trillion-latest-h1-figures-signal-new-surge > erişim tarihi 05 Ekim 2021

[6] Yeşil Tahvil İlkeleri: Green Bond Principles/GBP

[7] USPB’nin belirlediği “Yeşil Tahvil İlkeleri” konusunda bkz. < https://www.icmagroup.org/sustainable-finance/the-principles-guidelines-and-handbooks/green-bond-principles-gbp/ > erişim tarihi 05 Ekim 2021

[8] YTİ 2021 sürümü için bkz. < https://www.icmagroup.org/assets/documents/Sustainable-finance/2021-updates/Green-Bond-Principles-June-2021-140621.pdf > erişim tarihi 05 Ekim 2021

[9] 12 Mart 2021 tarihinde kamuya duyurulmuştur.

[10] Mezkûr takvim için bkz. < https://ms.hmb.gov.tr/uploads/2021/03/Ekonomi-Reform-Takvimi.pdf > erişim tarihi 05 Ekim 2021

[11] Anılan duyuru için bkz. < https://www.spk.gov.tr/Duyuru/Dosya/20210705/0 > erişim tarihi 05 Ekim 2021. Yanı sıra, Türkiye Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nin (TUSİAD) konuyla ilgili bilgi notu için bkz. < https://tusiad.org/tr/tum/item/download/9335_594a1b2336d5ef06cedfd90ab5181335 > erişim tarihi 05 Ekim 2021

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.