Yapay Zeka, Hukuk ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Konumuz: Yapay Zeka, Hukuk ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Yapay Zeka, en genel tanımıyla, insan zekâsının öğrenme, akıl yürütme, problem çözme ve karar verme gibi bilişsel süreçlerini taklit eden sistemlerin makineler aracılığıyla geliştirilmesi ve kullanılmasıdır. 

Yapay Zeka günümüzde sağlıktan eğitime, ekonomiden güvenliğe yaşamın her alanında kullanılıyor. Teknoloji, dijitalleşme baş döndürücü hızla ilerliyor. Dünya genelinde yapay zekâ araçlarının kullanımı da her geçen gün artıyor.

OPEN AI, Google, Microsoft, Anthropic ve Deepseek gibi şirketler tarafından geliştirilen sistemlerle kurulan yeni bir dünya düzeni kuruluyor, bu dönüşüme bir yapay zeka devrimi diyebiliriz. Yapay zekâ sistemleri genel olarak, kurum ve kuruluşların büyük veriyi işleyerek daha hızlı bir şekilde doğru ve etkili kararlar almalarına yardımcı olabiliyor. İş süreçlerinde verimliliği arttıran hem zamandan hem de maliyetten kazandıran yapay zeka her geçen gün işletmelerin daha çok başvurduğu bir teknoloji haline geldi. (https://nazanmoroglu.com/10-adimda-yapay-zekayi-hukuksal-sureclere-adapte-etmek/).

Ancak teknolojiyi benimsemenin kullanmanın yanında, ortaya çıkaracağı risklere yönelik önlemlerin de alınması gerekiyor.

Yapay zekâ kullanımın bir çok yararı var, ama sistemin “insan yararına” ve “insanlar için” olduğu unutulmamalıdır.

Bu bakımdan yapay zekânın sağlayacağı avantajlar ile etik ilkeler, temel insan hakları, hukukun üstünlüğü arasındaki denge kurulmalıdır.

Bu nedenle yapay zekâyı konuşurken aslında çok daha temel bir meseleyi de dikkate almamız gerekiyor. İnsanın varoluşundan beri hep aradığı öncelikle her açıdan Güvenlik sağlanmalı, doğruluk ve sorumluluk özenle dikkate alınmalıdır.

Bu önlemleri almaksızın kontrolsüz kullanımı, maddi zararlar bir yana, yaşamın birçok alanında telafisi mümkün olmayan, güven kaybına neden olan sonuçlarla karşı karşıya bırakabilir. Nitekim, verilerin yüklenmesinden, algoritmaların yazılmasına ve sistemin kullanılmasına kadar her aşamada sadece etik ilkelere uygun davranılması ile yetinilmemelidir.

Yapay Zeka sistemleri açısından hesap verilebilirlik ve sorumluluk konularında hukuki düzenlemeler gecikmeksizin yapılmalıdır.

Çünkü yaşam yürür ihtiyaçlar gelişir, değişir; hukuk kuralları da bu gelişmelere uygun değiştirilmelidir. Biliyoruz ki, teknolojinin gelişim hızı ile hukuki düzenlemelerin yapılması arasındaki eğri de her geçen gün daha çok açılmaktadır.

Yapay Zeka verilerin yüklenmesi, algoritmaların yazılması ve kullanılmasına ilişkin hukuki düzenlemelerin yapılması için disiplinler arası bir komisyonun çalışmasına ihtiyaç vardır: *Hukukçular, *Mühendisler, Teknik Uzmanlar, *Etik Uzmanları * Ekonomistler ve Rekabet Uzmanları, *Eğitim, Sağlık, Finans ve Adalet Sektörü Temsilcileri, Yerel Yönetim Yöneticileri konularıyla ilgili alanlarda katkı vermelidirler.

Bütün bu Yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi, verilerin işlenmesi, algoritmaların yazılması, kullanılması ve yol açtığı kimi sorunlarla ilgili yasal çerçeveyi oluşturan düzenlemelerin, yakın bir zamanda “Yapay zeka hukuku” adı altında hukuk dünyasında yerini alacağını öngörebiliriz.

Türk hukukunda yapay zekâyla ilgili özel bir yasal düzenleme henüz bulunmuyor, ama mevcut mevzuat (Anayasa, KVKK, TBK, TCK, İş Kanunu ve Tüketici Kanunu) algoritmalara uygulanabilecek hükümler içermektedir. Ancak uygulamada şeffaflık, sorumluluk ve ayrımcılıkla mücadele bakımından açık düzenleme eksiklikleri vardır. Bu nedenle, Türkiye’nin AB’nin kabul ettiği AI Act benzeri bir ulusal yapay zekâ yasası geliştirmesi giderek daha acil bir ihtiyaç haline gelmektedir.

Temmuz 2025’de TBMM’ye verilmiş olan Yapay Zeka uygulamalarını ilgilendiren cezai ve hukuki yaptırımlar getirilmesi hakkında çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören Kanun Teklifi gündeme alınmayı bekliyor.

Burada YZ ile ilgili yaklaşık dört yıl önce yaptığım araştırmalar sırasında rastladım bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyoruz. Cumhuriyetle akla bilime dayalı eğitime geçilmesinin, halkın bilgilendirilmesine önem verilmesinin somut bir örneği bu konuşma metni:

1959 yılında Ord. Prof. Dr. Cahit Arf’in Erzurum’da Atatürk Üniversitesi Halk Konferanslarında yaptığı konuşmasının başlığı “Makineler Düşünebilir mi ve Nasıl Düşünebilir ?”

Prof Arf, konuşmasının sonunda “Sözlerimi bu makinelerin insan beyni ile kısa bir mukayesesi ile bitireyim: Makineler bazı işleri insan beynine nazaran çok daha çabuk yapabilirler. İnsan beyninin kendi kendisini tekemmül ettirmesine mukabil makine yapıldığı gibi kalmaktadır. Bununla beraber kendi kendisini tekemmül ettiren makine tasarlamak mümkündür.” demiştir. (https://mail.google.com/mail/u/0/#search/cahit+arf?projector=1 erişim tarihi 12 Aralık 2025).

Yapay Zeka ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

 Amazon: İşe Alım Algoritması Vakası

Amazon, 2014 yılında işe alım süreçlerini hızlandırmak için bir yapay zeka geliştirmeye başladı. Ancak 2018 yılında bu projeyi durdurmak zorunda kaldı.

  • Sorun: Sistem, son 10 yıldaki özgeçmişleri inceleyerek eğitilmişti. Teknoloji sektöründe geçmişte erkek çalışan sayısı daha fazla olduğu için, algoritma “başarılı aday erkektir” gibi bir genelleme yaptı.
  • Önyargının Belirtileri: Algoritma, özgeçmişinde “kadın satranç kulübü başkanı” gibi içinde “kadın” kelimesi geçen ifadeler bulunan adayların puanını düşürdü. Hatta sadece kadınların gittiği üniversitelerden mezun olanları da eledi.
  • Çözüm ve Ders: Amazon mühendisleri algoritmayı düzeltmeye çalışsalar da sistemin tam olarak tarafsız kalacağını garanti edemediler ve projeyi tamamen iptal ettiler. Bu olay, yapay zekada tarihsel veri önyargısının ne kadar güçlü olabileceğini gösterdi.
  1. Google: Çeşitlilik ve Etik İlkeleri

Google, özellikle görsel tanıma ve dil modellerinde benzer sorunlarla karşılaştı.

  • Sorun: Geçmişte Google Görseller veya çeviri araçları, “doktor” denilince çoğunlukla erkek, “hemşire” denilince kadın görselleri veya he – she olarak ön plana çıkarıyordu.
  • Çözüm: Google, bu sorunları çözmek için AI Principles (Yapay Zeka İlkeleri) adında bir anayasa yayımladı.

Veri Çeşitliliği: Algoritmaları daha çeşitli veri setleriyle (farklı cinsiyet, etnik köken, yaş) tekrar eğittiler.

Cinsiyete dayalı eşitsizliğin yol açtığı ve çözüm bekleyen bir sorun da kadınlara ve kız çocuklarına YÖNELİK DİJİTAL ŞİDDETTİR. Kadınlara yönelik dijital şiddetin önlenmesi, mağdurun korunması amacıyla düzenlenen Avrupa Konseyi GREVIO 1 No’lu “Kadınlara Yönelik Şiddetin Dijital Boyutu” Genel Tavsiyesi 20 Ekim 2021 tarihinde yayınlanmıştır.

(https://nazanmoroglu.com/kadinlara-yonelik-dijital-siddet-hakkinda-grevio-1-no-lu-genel-tavsiye/)

Yapay Zeka, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğine yol açar mı?

Aslında, algoritmalar eşitlikçi bakış açısıyla yazılırsa, veriler cinsiyete dayalı ayrımcılık içermeden yüklenirse, Yapay Zeka da eşitsizlikleri algılayarak toplumsal cinsiyet eşitliği alanında ilerlemeyi sağlayabilir.

Ancak, kontrolsüz bırakılırsa; YZ teknolojileri ataerkil toplumsal cinsiyet kalıplarını kökleştirecektir. Uzun yıllar yasalardan kadınlara karşı ayrımcılığın kaldırılması, eşit hakların yaşama geçirilmesi için yaptığımız mücadeleyi, bu defa  YZ açısından yapmak zorunda kalacağız…

Aşağıdaki iki fotoğraf YZ ile üretildi.

Gemini 3’den..Bir ilkokul matematik öğretmeni fotoğrafı istedim.

ChatGPT 5.2’den bir hukuk profesörü fotoğrafı istedim.

Yorumu size bırakıyorum…

Konuşmamı bitirirken, sizi 19 Kasım 2025’e götürmek istiyorum. Washington’da, dünyanın geleceğini değiştirecek bir projeye adım atıldı. Üç isim Basın toplantısında bir araya geldi:

  1. Yapay zeka devriminin kalbi olan çipleri üreten Nvidia’nın CEO’su Jensen Huang,
  2. SpaceX kurucusu, TESLA’nın CEO’su, X’in sahibi Elon Musk,
  3. Ve Suudi Arabistan prensinin temsilcisi.

Bu toplantıdan çıkan sonuçlar, yapay zeka hızla geliştiğini, uzayda da konuşlanılması çok net özetliyor.

Huang’a göre, Instagram’da karşınıza doğru videoyu çıkarmak veya bankacılık verilerinizi işlemek için bile şirketler, tüm altyapılarını eski usul işlemcilerle (CPU) artık yol almak yerine ‘Hızlandırılmış Bilgi İşlem’e (GPU) geçirmek zorunda. Yani bu harcama bir lüks değil, dijital dünyanın temeli çürümesin diye yapılan zorunlu bir tadilat.

‘Suudi Arabistan ise eskiden petrol rafinerileri kurardı, şimdi Yapay Zeka Fabrikaları (AI Factories) kuruyor.’

İnsansı Robotlar: Star Wars Gerçek Oluyor 

Musk’a göre gelecekte herkesin, tıpkı Star Wars filmlerindeki o sadık yardımcılar C-3PO veya R2-D2 gibi, her işe koşan kişisel bir robotu olacak. Bu robotlar üretimden ev işlerine her yerde yanımızda olacak.

Dünya Yetmiyor: Çözüm Uzayda Ama belki de en çarpıcı vizyon şuydu: Bu kadar büyük bir yapay zeka gücünü beslemek ve soğutmak için Dünya’nın kaynakları yetmeyecek. Musk, önümüzdeki 5 yıl içinde veri merkezlerinin Uzaya, Güneş Enerjili Uydulara taşınacağını söylüyor. YZ sistemlerinin enerji tüketimi dikkate alınarak  Sürdürülebilirlik sağlanması önemli….

Sonuç: Türkiye Nerede Olmalı? Değerli arkadaşlar, tablo ortada. Dünya, ‘Yapay Zeka Çağı’na geçti bile.

Türk hukukunda yapay zekâya özel bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, mevcut mevzuat (Anayasa, KVKK, TBK, TCK, İş Kanunu ve Tüketici Kanunu) algoritmalara uygulanabilecek hükümler içermektedir.

Ancak yasalarda halen şeffaflık, sorumluluk ve ayrımcılıkla mücadele bakımından düzenleme eksiklikleri vardır. Bu nedenle, Türkiye’nin AB  AI Act benzeri bir ulusal yapay zekâ yasası geliştirmesi giderek daha acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Türkiye olarak, çocukların, gençlerin eğitim süreçlerinde yapay zeka teknolojisine uyum sağlamalarına destek oluşturmalıyız. Her yaştaki yurttaşlara yapay zeka okur yazarlığı eğitimleri sunarak çağdaş dünyaya adapte olmalarını sağlamalıyız. Kendi ‘Yapay Zeka Fabrikalarımızı’ kurmak ve bu çağın tüketicisi değil, üreticisi olmak zorundayız. Tren sadece kalkmıyor, tren artık roket hızında gidiyor.

TEKNOLOJİ, ETİK ve HUKUK BU DÜZENİN TEMELİ OLACAK…

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.”

“Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmeliyiz.”

Mustafa Kemal Atatürk

Tren Kaçmadan Yakalamak için mücadeleye devam…

Not: Bu yazı, 23 Aralık 2025 tarihinde, “Yapay Zeka, Hukuk ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği” konusunda yaptığım konuşma metnidir.

BİLGİ NOTU: Stanford HAI 2026 Yapay Zeka Öngörüleri

Konu: Hukuk Hizmetleri ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Üzerine Analiz

Tarih: 25 Aralık 2025

Kaynak: Stanford HAI (Human-Centered AI) – “Stanford AI Experts Predict What Will Happen in 2026”

  1. Hukuk ve Yasal Hizmetler: Değerlendirme ve Muhakeme Çağı

Stanford raporuna göre, 2026 yılı hukuk sektöründe “Yapay Zeka Müjdeciliği” (Evangelism) döneminin sona erip, “Yapay Zeka Değerlendirmesi” (Evaluation) döneminin başladığı yıl olarak tanımlanmaktadır.

  • Soru Değişimi:Stanford Hukuk Profesörü Julian Nyarko, hukuk büroları ve mahkemelerin artık “AI metin yazabiliyor mu?” sorusunu geride bırakarak; “Ne kadar iyi yazıyor?”, “Hangi riskleri taşıyor?” ve “Geri dönüşü (ROI) nedir?” sorularına odaklanacağını belirtmektedir.
  • Çoklu Belge Muhakemesi (Multi-Document Reasoning):Sistemlerin sadece taslak metin oluşturma evresinden, yüzlerce belge arasındaki olgusal ilişkileri sentezleme ve “argüman haritalama” (argument synthesis) evresine geçmesi beklenmektedir.
  • Doğruluk ve Atıf Bütünlüğü:2026’da yasal yapay zeka araçları için temel kriter; yüzeyel akıcılık değil, atıf doğruluğu (citation integrity), gizli bilgilerin korunması (privilege exposure) ve operasyonel disiplin olacaktır.
  • LLM-as-Judge:Büyük ölçekli davalarda ve hukuki analizlerde, bir yapay zeka modelinin diğer modellerin veya insanların sunduğu argüman kalitesini denetlediği “otomatik hakemlik” sistemlerinin standartlaşacağı öngörülmektedir.
  1. Toplumsal Cinsiyet Eşitliği: Riskler ve Teşhis Araçları

Raporda, yapay zekanın toplumsal eşitlik üzerindeki etkisi “verimlilik” kadar “hesap verebilirlik” üzerinden ele alınmaktadır.

  • Önyargı Teşhis Aracı (Diagnostic Tool):Stanford araştırmacıları, yapay zekanın 2026’da yalnızca önyargı üreten bir risk değil, aynı zamanda kurumsal yapılardaki (işe alım ve terfi süreçleri gibi) yerleşik cinsiyet önyargılarını tespit eden bir teşhis mekanizması olarak kullanılacağını öngörmektedir.
  • Ekonomik Etki ve İşgücü:Rapor, otomasyonun etkilediği görev alanlarını (idari ve destek hizmetleri gibi) cinsiyet dağılımı üzerinden analiz eden “Yapay Zeka Ekonomik Panelleri”nin (AI Economic Dashboards) kurulacağını belirtmektedir. Bu, otomasyonun toplumsal cinsiyet dengesini bozma riskine karşı veri temelli bir izleme sağlayacaktır.
  • Temsiliyet ve Veri Adaleti:“Kimin için?” (For whom?) sorusu merkeze alınarak; modellerin eğitim verilerindeki cinsiyet ve yaş temelli eksikliklerin (özellikle kadınların kariyer ve sağlık verilerindeki temsiliyeti) giderilmesi, 2026’da model güvenilirliği için “olmazsa olmaz” (rigor) bir kriter haline gelecektir.

1947 yılında İstanbul’da doğdu. Alman Lisesi ve İ. Ü. Hukuk Fakültesinde okudu. İ.Ü.’de Kadın Hukuku alanında yüksek lisans yaptı; bu alanda ilk akademik çalışma olan “Kadının Soyadı” adlı master tezi 1998’da yayınlandı.
Türkiye’nin ilk Kadın Hukuku uzmanı olan Moroğlu, “Kadının İnsan Hakları Hukuku” dersini vermektedir. (2002-2014 Yeditepe Ü. HF; 2014 -.. MEF Ü. HF).
Moroğlu, Yönetim Kurulu Üyesi olduğu İ.Ü. Hukuk Fakültesi Eğitim Vakfı ve (ALKEV) Alman Liseliler Kültür ve Eğitim Vakfı kurucularındandır.
Avrupa Birliği Kadın Hukukçular Derneği (EWLA) kurucu üyesidir. TÜBAKKOM – Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu kurucu başkanıdır.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Komisyonu, Kadın Araştırmaları Derneği, Türk Hukukçu Kadınlar Derneği, Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, Beşiktaş Kent Konseyi Kadın Meclisi YK üyeliği ve başkanlığında bulundu.
“Aile İçi Şiddete Son” kampanyasının Hürriyet-ÇEV-İstanbul Valiliği ortak projesinin hukuk danışmanlığını yaptı.
KAGİDER ile Ben Seçerim Derneği Danışma Kurulu Üyesi; TÜSAİD Kadın Erkek Eşitliği ile Eğitim Çalışma Grupları üyesidir.
(2018-2022 dönemi) İstanbul Barosu Başkan Yardımcısı ve İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği (2004-2024 dönemi) Koordinatörü, Türkiye Aile Planlaması Vakfı (2014-2024 dönemi) Yönetim Kurulu üyesi olan Moroğlu, halen; Nazım Hikmet Vakfı Yönetim Kurulu üyesi, Laik ve Bilimsel Eğitim Platformu- LABEP, 65+ Yaşlı Hakları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, Yanındayız Derneği Danışma Kurulu Üyesi, Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı, SODEV (Sosyal Demokrasi Vakfı) üyesidir.
Yayınları:

Kadının Soyadı, İstanbul, 1998
Medeni Kanun Değişikliği İçin Eşitliğin İzinde 10 Yıl, İKKB yayını, 1998
Kadınlarımızla Birlikte On Yıl, 1999; First Decade in Women’s Studies, İKKB yayını,1999
Avrupa Birliğine Giriş Süresinde Kadın Erkek Eşitliği, Başbakanlık KSGM yayını,1999
TÜBAKKOM 1.Yılında, İstanbul Barosu, 2000
Türk Medeni Kanununda Eşlerarası Mal Rejimleri, Beta yay. 2002
Türk Medeni Kanunu ve Borçlar Kanunu (Moroğlu/Oktay/Şıpka), Beta yay. 2002
Aile Mahkemeleri’nin Yasal Çerçevesi ve Uygulama Sorunları, İstanbul Barosu Yayını, 2004
Uluslararası Sözleşmelerde Kadın Erkek Eşitliği, İstanbul Barosu yayını, 2005
Kadının İnsan Hakları Sözleşmesi, CEDAW 30 Yılı, XII Levha; İstanbul, 2009
Kadın ve Yoksulluk, editör Nazan Moroğlu, TÜKD yayını, 2011
Kadına ve Aile İçi Şiddete Son Vermek İçin Elele, 2. Bası, TÜKD yayını, 2011
Sürdürülebilir Geleceğe Ulaşmada Kadınların Rolü- IFUW, (Moroğlu/Bilhan), TÜKD yayını, 2014
Hukuki Açıdan “Çocuk”-“Gelin”, (Moroğlu/Serin) 2. Bası, 2014 İstanbul
Türk Hukukçu Kadınlar Derneği için yayına hazırladığı:

Cumhuriyet Dönemi Hukuk Devrimi, THKD yay., 1994.
Nasıl Bir Seçim Sistemi, THKD yay., 1995.
Ekonomik ve Hukuki Açıdan Sermaye Piyasası ve Menkul Kıymetler Borsası, THKD yay., 1996.
ALKEV (Alman Liseliler Kültür ve Eğitim Vakfı) için yayına hazırladığı :

Avrupa Birliğine Giriş Sürecinde Eğitim, ALKEV Eğitim Dizisi No.1; 2003
Türkiye’de ve Dünyada Çocuk Hakları, ALKEV Eğitim Dizisi No.2; 2003
Okul Öncesi Eğitim, ALKEV Eğitim Dizisi No.3; 2004

Aldığı Ödüller Arasında:

Kadınca Dergisi, KADIN HAKLARI SAVUNUCUSU ÖDÜLÜ – 1998
Lions, MELWIN JONES ÖDÜLÜ – 2002
Rotary, MESLEĞİNDE BAŞARI ÖDÜLÜ – 2004
Kadriye Moroğlu Anadolu Lisesi, YILIN ANNESİ ÖDÜLÜ – 2005
Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, ÖNDER KADIN ÖDÜLÜ – 2008
Cumhuriyet Halk Evleri, CUMHURİYET SEVDALILARI ÖDÜLÜ – 2008
HUKUK OKUR YAZARLIĞI PROJESİ ile Dünya Üniversiteli Kadınlar Federasyonu CHITRA GOSH ÖDÜLÜ 2011
Beşiktaş Kent Konseyi, ONURLU YAŞAM ÖDÜLÜ – 2012
Working Mother Dergisi, 2012 Yılına Damgasını Vuran 25 ANNE ÖDÜLÜ
Hürriyet&Avon, GÜÇLÜ KADINLAR ÖDÜLÜ – 2016
Dil Derneği ONUR ÖDÜLÜ – 2017
Kadın Araştırmaları Derneği AYDINLANMANIN KADINLARI ÖDÜLÜ – 2017
Türkiye Yardım Sevenler Derneği 90. YIL ONUR ÖDÜLÜ – 2018
PEN Yazarlar Derneği – DUYGU ASENA ÖDÜLÜ 2018
İstanbul Barosu Mahmut Esat Bozkurt Hukuk Ödülü. 2018
IWSA Uluslararası Kadınlar Dayanışma Derneği “Kadınlara Güç Katan GÜÇLÜ KADIN LİDER” Ödülü, 2019
Beykoz Üniversitesi ”Yürekli Kadınlar” ödülü, 2020
Uluslararası Üniversiteli Kadınlar Federasyonu ”100 Yılın 100 Öncü Kadını” 2021
12. Suç ve Ceza Film Festivali”AKADEMİK ONUR ÖDÜLÜ”, 2022
Arya Kadın Platformundan “Özgürleştiren Lider” ödülü, 2024
Troya Kültür Sanat Vakfı’ndan “Atatürkçülük” ödülü, 2024
Küratörlüğünü yazar Özlem Özdemir’in yaptığı “CUMHURİYETİN ÖNCÜ KADINLARI” sergisinde Nazan Moroğlu öncü kadınlar arasında yer aldı, 2024
SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Yılın Kadınları Ödülleri “Laiklik Mücadelesi Veren Girişimler Adına”, 2024
ÇAĞDAŞ YAŞAM CUMHURİYET ÖDÜLÜ, 2025
Makaleler:

İstanbul Sözleşmesi 8 Mart 2019 İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yayını (s. 7)
Yoksulluk Nafakası Tartışmaları 8 Mart 2020 İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yayını (s. 8)
İstanbul sözleşmesi 8 Mart 2021 İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yayını (s. 8)
Kadınlara Yönelik Dijital Şiddet 8 Mart 2022 İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Yayını (s. 7)
Kadına Karşı Ayrımcılık HUKUK, TOPLUM, DEVLET VE CEDAW
Cumhuriyetimizin 100. Yılında Kadının İnsan Hakları Kadının İnsan Hakları, barobirlik Dergi S. 76, s. 64-72, TBB yayını Kasım 2023.
Le Monde Diplomatique:

Cumhuriyet Fazilettir
Cumhuriyetimizin 100. Yılında Cumhurbaşkanı Seçimi, İttifaklar ve Mutabakat
Türkiye’de Kadın Hakları Kazanımlarımız, Kaygılarımız
2023 Milletvekili ve Cumhurbaşkanı seçimlerinde İLK uygulamalar
Türk tarihinin dönüm noktası: LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI 100.Yılında
30 Ağustos, Kurtuluştan Kuruluşa Tarihimizin Dönüm Noktası BÜYÜK TAARRUZ, BÜYÜK ZAFER
Cumhuriyetimizin 100 Yıllık Anayasal Düzeninde Çağdaşlaşma Adımları – Çağdaşlaşma Masalları
10 Kasım 1938 – Öncesi ve Sonrası
Cumhuriyetimizin Temel Niteliği “Laiklik ve Hukuk Birliği” Yok Sayılmamalı
Laik Eğitim devletin ve milletin aydınlık geleceğidir
Kadınların Eşitlik Mücadelesinin Simgesi “8 Mart”
‘Eşitlik ve Demokrasi’ penceresinden 2024 yerel seçimleri
Ulusun Geleceği Gençlere, Gençlerin Geleceği Eğitime Emanet
30 Ağustos Zaferi askeri, diplomatik ve siyasi kazanımlar
Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Özel Arşiv Koleksiyonu Nazan Moroğlu: