
I-GİRİŞ
Yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Kanun’un 60/C-b maddesinde, sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yaralanmaya hak kazananlara yaş koşulu aranmaksızın yaşlılık aylığı bağlanacağı öngörülmüştü. 5510 sayılı Kanun’da ise, “sakatlık” sözcüğü yerine “çalışma gücündeki kayıp” ifadesi kullanılarak, yine yaş koşulu aranmaksızın diğer koşulların yerine gelmesi halinde yaşlılık aylığı bağlanacağı öngörülmüştür. Kamuoyunda bu konularda genel olarak sakatlık, malullük ya da engellilik sözcükleri kullanılmakta, Kanun’un 13, 14 ve 25’inci maddelerinde de engelli ifadesi yer almaktadır. Ayrıca, eski Kanun döneminde aylığa hak kazanmak için düzenlenen sağlık kurulu raporları, Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulu tarafından denetlendikten ve vergi indiriminden yararlanacağı kabul edildikten sonra aylık bağlanmaktaydı. 5510 sayılı Kanun’da isabetli olarak bu uygulamaya yer verilmemiştir.
II-MALUL VE ENGELLİ AYIRIMI
Sosyal Güvenlik Hukuku’nda malul ve engelli kavramları farklı olarak değerlendirilmektedir. Halk arasında ise, her iki kavram aynı olarak değerlendirilmekte ve genel olarak çalışma gücü kaybı oranına bakılmaksızın her sakatlık ya da engellilik malullük olarak ifade edilmektedir.
Malul sayılma ve bundan dolayı aylığa hak kazanma koşulları 25’inci maddede belirtilmiş olup, sigortalı çalışmaya başladıktan sonra, m.4/1-a ve 4/1-b kapsamında çalışanların meslekte kazanma gücünün en az %60’ını kaybetmeleri, 4/1-c kapsamında çalışanların ise yani kamu idarelerinde çalışanların çalışma gücünün en az %60’ını veya vazifelerini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiklerinin Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmeleri gerekir.
Kişi sigortalı çalışmaya başlamadan önce çalışma gücü kaybı %60 ve daha yüksek olsa bile malullük aylığına hak kazanamamakta, aşağıda görüleceği gibi, ancak m.28/4’te belirtilen koşullar yerine geldiğinde yaşlılık aylığına hak kazanabilmektedir. Ayrıca sigortalı çalışmaya başladıktan sonra çalışma gücünü %40-%60 arasında kaybedenler de yaşlılık aylığına hak kazanabilmektedirler (m.28/5).
III-ÇALIŞMA GÜCÜ KAYBI (ENGELLİLİK) NEDENİYLE YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANMA KOŞULLARI
5510 sayılı Kanun’da yaşlılık aylığına hak kazanmak için kural olarak sigortalılık süresi aranmamakta, kanunda belirtilen yaş ve pirim ödeme günlerinin yerine gelmesi yeterli kabul edilmektedir. Malullük aylığına ve engellilik nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için ise, yaş koşulu aranmamakta fakat sigortalılık süresi ve prim gün sayısı aranmaktadır. Buna göre:
1-15 Yıl Sigortalılık Süresi ve 3960 Prim Günü ile Yaşlılık Aylığına Hak Kazanma
28’inci maddenin 4’üncü fıkrasında:
“Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalığı veya engelliliği bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.”
denilmiştir.
Görüldüğü gibi, bu koşullarda aylık bağlanabilmesi için, sigortalı çalışmaya başlamadan önce herhangi bir hastalık ya da kaza sonucu malul sayılmayı gerektirecek derecede yani çalışma gücünü en az %60 oranında kaybetmesi gerekmektedir. Örneğin, m.4/1-a kapsamında çalışan kişi, sigortalı çalışmaya başlamadan önce kaza ya da hastalık sonucu çalışma gücünü %65 oranında kaybetse de, kendisine malullük aylığı bağlanmayacaktır. Ancak, bu kişi sigortalı çalışmaya başladıktan sonra ve 15 yıllık çalışma süresi içinde en az 3960 gün (11 yıl) malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirildiği takdirde, yaş koşulu aranmaksızın kendisine yaşlılık aylığı bağlanacaktır.
2-16 Yıl Sigortalılık Süresi ve 4320 Prim Günü ile Yaşlılık Aylığına Hak Kazanma
28’inci maddenin 5’inci fıkrasının (a) bendinde:
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; % 50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4320 gün, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla,
yaş koşulu aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanacakları öngörülmüştür.
Örneğin, sigortalı çalışmaya başladıktan sonra, sigortalının kaza ya da hastalık sonucu çalışma gücünün %52 oranında kaybettiği tespit edildiğinde, 16 yıllık çalışma süresini tamamladığında ve bu süre içinde 4320 gün (12 yıl) malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi bildirilmiş olmak koşulu ile, yaş koşulu aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanacaktır.
3-18 Yıl Sigortalılık Süresi ve 4680 Prim Günü ile Yaşlılık Alığına Hak Kazanma
28’inci maddenin 5’inci fıkrasının (b) bendinde:
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu, Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının; % 40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla,
yaş koşulu aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanacakları öngörülmüştür.
Örneğin, sigortalı çalışmaya başladıktan sonra, kaza ya da hastalık sonucu çalışma gücünü %42 oranında kaybetmiş, ayrıca 18 yıllık çalışma süresi içinde 4680 gün (13 yıl) malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş ise, yaş koşulu aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanacaktır.
Ancak, m.4/1-a kapsamında olan sigortalılar için geçici 6’ıncı maddede pirim günlerinde kademelendirme yapılmıştır. Buna göre:
-M.28/4 hükmü gereği aylığa hak kazanmak için aranan 3960 prim günü, ilk defa Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile 31.12.2008 arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak, 01.01.2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenmek suretiyle 3960 günü geçmemek üzere (Geçici m.6/c),
-M.28/5-a bendi gereği aylığa hak kazanlar için aranan 4320 prim günü, ilk defa Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile 31.12.2008 tarihi arasında sigortalı sayılanlar için 3700 gün olarak, 01.01.2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için ise her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenerek 4320 günü geçmemek üzere (Geçici m.6/d),
-M.28/5-b bendi gereği aylığa hak kazanlar için aranan 4680 prim günü, ilk defa Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile 31.12.2008 tarihi arasında sigortalı sayılanlar için 4100 gün olarak, 01.01.2009 tarihinden itibaren ise, her takvim yılı başında 4100 güne 100 gün eklenmek suretiyle 4680 günü geçmemek üzere (Geçici m.6/e),
uygulanacaktır.
Örneğin 02.10.2008 tarihinde sigortalı sayılan bir kişi, 15 yıl sigortalılık süresi ve 3700 prim günü, 04.01.2009 tarihinde sigortalı olan 15 yıllık süre ve 3800 prim günü, 02.01.2010 tarihinde sigortalı olan ise 15 yıl ve 3900 prim günü ile yaşlılık aylığına hak kazanabilecektir. M.28/5-a-b bentleri gereği yaşlılık aylığına hak kazananlar için de aynı uygulama yapılacaktır.
IV-PRİMLERİN ÖDENİP ÖDENMEMESİNİN AYLIK BAĞLANMASINA ETKİSİ
1-Madde 4/1-a ve 4/1-c Kapsamında Sigortalı Çalışanlar
5510 sayılı Kanun’da, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan (4/1-a) ve kamu idarelerinde çalışan (4/1-c) sigortalıların gerek malullük aylığına ve gerekse yaşlılık aylığına hak kazanabilmeleri için, 506 sayılı Kanun’dan farklı ve isabetli olarak, çalışma süreleri ile ilgili primlerin ödenmesi değil bildirilmesi yeterli kabul edilmiştir. Çünkü, 86’ıncı maddede çok açık olarak işverenin 1 ay içinde çalıştırdığı sigortalıların:
“-Ad ve soyadlarını, T.C. kimlik numaralarını,
-80 inci maddeye göre hesaplanacak prime esas kazançlarını,
-Prim ödeme gün sayıları ile prim tutarlarını,
Gösteren ve örneği Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenen asıl veya ek aylık hizmet belgesini, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındakiler için en geç Kurumca belirlenecek günü sonuna kadar, diğer sigortalılar için ise ait olduğu ayı takip eden ayda Kurumca belirlenecek günün sonuna kadar Kuruma vermekle (…) yükümlüdür.”
denilmiştir.
Ayrıca 87’inci maddenin (a) bendinde prim ödeme yükümlüsünün:
“4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine ve 5 inci maddenin (a) bendine tabi olanlar için bunların işverenleri,”
olduğu açıkça belirtilmiştir.
Bu ifadelerden anlaşıldığı gibi, primlerin hesaplanması ve ödenmesinin tek sorumlusu işverendir. İşveren işçiye ödediği ücretten gerekli prim kesintisini yaparak SGK’ya ödeyecektir. Zaten uygulamada da, prim ödemelerinin tahsili için dava ya da icra takibi işçi değil işverenler aleyhine yapılmaktadır. Yani primlerin ödenmesinden işveren, tahsilinden ise SGK sorumludur.
Bu sigortalıların bildirilmeyen sigortalılık süreleri için açacakları hizmet tespit davası sonucunda tespit edilen süreler de, bu süreler için prim ödenmesi aranmadan yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınacaktır. Zira Kurum, bu sürelere ait primleri davalı taraftan tahsil edebilecektir.
2-Madde 4/1-b Kapsamında Sigortalı Çalışanlar
Madde 4/1-b kapsamında (Bağ-Kur) yani, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan sigortalıların prim ödeme yükümlüsü ise kendileridir. Bu husus 87’inci maddenin (b) bendinde açık şekilde ifade edilmiştir. Bu bakımdan, bu kapsamda çalışan sigortalılara malullük ya da yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için kendi sigortalılıklarından dolayı prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmesi gerekir. Örneğin; malullük aylığından yararlanmayı düzenleyen 26’ıncı maddenin son fıkrasında 4/1-b bendine tabi sigortalılara malullük aylığı bağlanabilmesi için kendi sigortalılıkları nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bunun yanı sıra yaşlılık aylığı bağlanmasını düzenleyen 28’inci maddenin 10’uncu fıkrasında da; 4/1-b bendine tabi sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, yazılı talepte bulunduğu tarih itibariyle genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığı nedeniyle prim ve prime ilişkin her türlü borcunun olmamasının zorunlu olduğu ifade edilmiştir. Aynı hükümlere Kanun’un 18/2, 19/4 ve 20/4 maddelerinde de yer verilmiştir. Bu bakımdan, 4/1-b kapsamındaki sigortalılara m.28/4-5 fıkralarına göre yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, kendi sigortalıklarından dolayı pirim ve prime ilişkin borçlarının olmaması gerekir. Bu sigortalılar, prim borçlarını ödedikleri takdirde ödeme tarihini takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
Ancak, bu sigortalıların çalıştırdığı sigortalıların primlerini ödememesi kendilerine aylık bağlanmasına engel değildir. Örneğin, 4/1-b kapsamında ve işyerinde 40 işçi çalıştıran bir işverenin, çalıştırdığı işçilerin primlerini ödememesi kendisine aylık bağlanmasını engellemez.
V-AYLIĞIN BAŞLANGICI, KESİLMESİ VE YENİDEN BAĞLANMASI
1-Yaşlılığın Aylığının Başlangıcı
a-Genel Olarak
M.4/1-a ve 4/1-b kapsamında çalışan sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunmaları gerekir (m.30/1-a). 4/1-c kapsamında çalışan sigortalılar için ise, yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine görevleriyle ilişiğinin kesilmesi gerekir (m.30/1-b). Buna göre:
-Madde 4/1-a ve 4/1-b kapsamındaki sigortalıların yaşlılık aylığı başlangıç tarihi, yazılı istek tarihini takip eden ay başıdır.
-Madde 4/1-c kapsamındaki sigortalıların ise, görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden ay başıdır.
-Madde 4/1-c kapsamındaki sigortalılardan, her ne şekilde olursa olsun görevlerinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık haline tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu aylığı kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
Ayrıca yaşlılık aylığından yararlanabilmek için:
– 4/1-a kapsamındaki sigortalıların çalıştıkları işten ayrılmaları,
-4/1-b kapsamındaki sigortalıların sigortalılığa esas faaliyetine son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra,
yazılı istekte bulunmaları,
-4/1-c kapsamındaki sigortalıların istekleri üzerine yetkili makamdan sevk onayı alındıktan sonra ilişkilerinin kesilmesi,
gerekir.
b-Çalışma Gücü Kaybı (Engellilik) Nedeniyle Yaşlılık Aylığının Başlangıcı
Yukarıda belirtildiği gibi, çalışma gücü kaybı (engellilik) nedeniyle yaşlılık aylığına hak kazanabilmek için 28’inci maddenin 4 ve 5’inci fıkralarında belirtilen çalışma gücü kayıp oranlarının usulüne uygun sağlık raporlarıyla tespit edilmesi gerekir. Bu maddede çalışma gücü kaybı nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanması için rapor tarihinin esas alınacağına yer verilmemişse de, bu konunun özelliği gereği aylık başlangıcı rapor tarihine göre belirlenecektir. Belirtelim ki bu konuda da yazılı istek koşulu esastır. Bu bakımdan, malullük aylığı için aranan koşulların engellilik nedeniyle aylık bağlanması için de aranması gerekir. Malullük aylığının başlangıcını düzenleyen m.25’te aylığın başlangıcı:
-Malul sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini,
-Malul sayılmasına esas tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini,
-4/1-c kapsamındaki sigortalıların ise, maluliyetleri nedeniyle görevlerinden ayrıldıkları tarihi, takip eden,
ay başıdır.
Bu nedenle, örneğin 16 yıl sigortalılık süresi ve 4320 prim günü ile aylık bağlanması için çalışma gücünü %52 oranında kaybettiğine dair rapor tarihinin 15.05.2026 ve aylık bağlanma ile ilgili yazılı isteğin 04.07.2026 olduğunu varsaydığımızda, yazılı istek tarihini takip eden 01.08.2026 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanır. Eğer yazılı istek tarihi rapor tarihinden önce diyelim ki 10.05.2026 ise, rapor tarihini yani 15.05.2026 tarihini takip eden 01.06.2026 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerekir.
2-Yaşlılık Aylığının Kesilmesi
a-Genel Olarak
Yaşlılık aylığının kesilme nedenleri 30’uncu maddenin 3 fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde açıklanmıştır. Buna göre, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan, m.4/1-b kapsamındaki sigortalılar dışındakilere, yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra:
Bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir (m.30/3-a). 4/1-b bendi kapsamında çalışanların ise, aylıklarının kesilmesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıkları, istek tarihini takip eden ay başından itibaren kesilir (m.30/3-b).
b-Çalışma Gücü Kaybı Oranının Değişmesi Sonucu Aylığın Kesilmesi
Çalışma gücü kaybı sağlık kurulu raporlarıyla tespit edilmekte ve aylığa hak kazanma da bu raporlara göre belirlendiğinden, bu konuda aylığın başlangıcında olduğu gibi kesilmesinde de sağlık raporlarının düzenlendiği tarih esas alınacaktır. 28’inci maddenin 5’inci fıkrasında aylık bağlama koşulları belirtildikten sonra, bunların 94’üncü madde hükümlerine göre kontrol muayenesine tabi tutulabileceği öngörülmüştür. Bu maddede Kurumun sigortalının, isteğe bağlı sigortalının veya bunların hak sahiplerinin malullük, iş göremezlik raporlarında belirtilen rahatsızlıklarının var olup olmadığının tespiti için kontrol muayenesi yaptırabileceği belirtildikten (94/1-b) sonra, muayene sonucunda yeniden tespit edilecek malullük durumuna göre, malullük aylığı veya sürekli iş göremezlik gelirinin, yeni malullük durumuna esas alınan rapor tarihini takip eden ödeme dönemi başından başlanarak artırılır, azaltılır veya kesilir (94/3), denilmiştir.
Buna göre, çalışma gücü kaybı (engellilik) nedeniyle yaşlılık aylığı bağlanan sigortalıların, daha sonra kontrol muayenesi sonucu, çalışma gücü kayıp oranlarının azalması ile, rapor tarihini takip eden ay başından veya ödeme dönemi başından itibaren aylıkları kesilecektir. Örneğin, %52 çalışma gücü kaybı nedeni ile 01.04.2017 tarihinden beri yaşlılık aylığı alan sigortalının, kontrol muayenesi sonucu düzenlenen 15.05.2023 tarihli raporda çalışma gücü kaybının %38’e düştüğü tespit edildiğinde, yaşlılık aylığı 01.06.2023 tarihinden itibaren kesilecektir.
c-Yaşlılık Aylığının Bağlandığı Tarihten İtibaren Kesilmesi
Biraz önce verilen örnekte görüldüğü gibi, çalışma gücü kaybı (engellilik) nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesi, çalışma gücü oranının değiştiğini tespit eden rapor tarihini takip eden ödeme dönemidir. Madde 28/4-5 hükümlerine göre bağlanan aylığın baştan itibaren kesilebilmesi için genel olarak:
-Aylık bağlanmasına esas alınan sağlık kurulu raporunun sahte ya da başka nedenlerle geçerli olmadığının tespit edilmesi,
-Aylık bağlanmasına esas alınan sigortalılık süresinin eksik hesaplanması,
-Aylık bağlanmasına esas alınan pirim günü sayısının eksik hesaplanması,
gerekir.
Böyle durumlarda, bağlanan yaşlılık aylıkları baştan itibaren kesilir ve sigortalıdan tahsil edilir.
3-Yaşlılık Aylığının Yeniden Bağlanması
Engellilik yani çalışma gücü kaybı nedeniyle yukarıda belirtilen şekilde çalışma gücündeki azalma sonucu aylığın kesilmesi durumunda, sigortalının sağlık durumunun yeniden araştırılması ve bunun sonucunda çalışma gücü kaybının %40 ve daha yukarı derecede tespit edilmesi halinde, rapor tarihini takip eden ay başından ya da ödeme dönemi başından itibaren yeniden aylık bağlanacaktır. Örneğin, yukarıdaki örnekte çalışma gücü kaybının %38’e düşmesi sonucu 01.06.2023 tarihinden itibaren kesilen aylıklar, daha sonra alınan 20.05.2026 tarihli Kurum Sağlık Kurulu raporuyla ya da itirazlar sonucu Adli Tıp Kurullarınca çalışma gücü kaybı %45 olarak tespit edilmişse, bu kere 01.06.2026 tarihinden itibaren yeniden yaşlılık aylığı bağlanacaktır. Ancak, bu raporlarda, çalışma gücü kayıp derecesinin başlangıç tarihi daha eski bir tarih olarak belirtilmişse, o tarihi takip eden ay başından itibaren aylık bağlanması gerekir.
**********
Bursa’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimlerimi Bursa’da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Serbest avukat olarak İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik alanında çalışmaktayım. Bu konulardaki makalelerim dışında, “Açıklamalı İçtihatlı 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu” ve Prof. Dr. H. Yunus Taş ile birlikte yazdığımız “İş Mahkemelerinin Görevi ve Yargılama Usulü” isimli kitaplarım yayınlanmıştır.
