5510 Sayılı Kanun’a Göre Erken Emekli Olma Koşulları

  GİRİŞ

  01.10.2008 tarihinde tüm hükümleriyle yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’da, yaşlılık aylığına hak kazanmak için, pirim ödeme gün sayısı ve yaş koşulu aranmakta olup, sigortalının yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve ayrıca 9000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi bildirilmiş olması gerekir. Ancak, 4/1-a bendi kapsamındaki (SSK) sigortalılar için pirim ödeme gün sayısı 7200 gün olarak uygulanır (m.28/2). Bu yaş sınırları 2036 tarihinden başlayarak 01.01.2048 tarihine kadar kademeli olarak artırılarak 01.01.2048 tarihinden itibaren hem kadın ve hem de erkekler için 65 yaş olarak uygulanacaktır.

  Fakat, bazı sigortalıların özel durumları gereği, gerek yaş sınırı ve gerekse pirim günü sayısında indirim yapılarak ya da pirim günü indirilip yaş sınırı yükseltilerek daha erken süre ve yaşta yaşlılık aylığına hak kazanmaları sağlanmıştır.

  Kanun’un yürürlüğe girişi 17’nci yılını tamamlamak üzere olduğundan, bu çalışmada, Kanun’un yürürlüğünden sonra sigortalı olanların durumu değerlendirilmiştir.

  I-DAHA AZ PİRİM GÜNÜ VE YAŞ İNDİRMİ İLE EMEKLİ AYLIĞINA HAK KAZANMA

  1-5510 M.4/1-a Bendi Kapsamındaki Sigortalılar

  Kanun’un m.4/1-b ve 4/1-c kapsamında olan sigortalıların yaşlılık aylığına hak kazanabilmeleri için yaş koşulunun yanı sıra 9000 pirim günü bildirilmesi gerektiği halde, 4/1-a kapsamındaki sigortalılar için yaş sınırları değişmeden 7200 gün pirim bildirimi yeterli sayılmıştır. Buna göre, bu kapsamdaki bir sigortalı diğerlerine göre 1800 gün yani 5 yıl daha az çalışıp emekli olabilecektir. Bu durumun sigortalılar arasında eşitsizlik yarattığı şeklinde kamuoyunda algı yaratılmaya çalışılsa da, gerçekte böyle bir durum yoktur. Çünkü, 4/1-a sigortalıların büyük çoğunluğu özel sektör işyerlerinde çalışmakta ve gerek ekonomik ve  gerekse başka nedenlerden sık sık işsiz kalmakta ve pirim gününü tamamlamakta güçlük çekmektedirler. Hatta bazı kamu kurumlarında çalışan 4/1-a sigortalıları da yönetim değişikliği olduğunda aynı sonuca katlanmaktadırlar. Özellikle kayıt dışı çalışan sayısının yüksek olduğu ve bunların 60 hatta 70 yaşlarında bile sigorta bildirimlerinin olmadığı dikkate alındığında, bu uygulama bir ayrıcalık ya da lütuf olarak değerlendirilmemelidir.

  2-5400 Prim Gününü Tamamlayanlar

  5400 pirim gününü tamamlayan sigortalılar gerek bugün için uygulanan kadın için 58 erkek için 60 yaş ve gerekse kademeli olarak artırılan yaşlara 65 yaşını geçmemek üzere 3 yıl eklenerek yaşlılık aylığına hak kazanabilirler (m.28/3). Örneğin 5400 prim günü olan bir kadın sigortalı, normal emeklilik yaşına 3 yıl eklendiğinde bulunacak (58+3 yıl) 61 yaşını tamamladığında emekli aylığına hak kazanabilecektir. Aynı durumdaki erkek sigortalı ise (60+3 yıl) 63 yaşını tamamladığında emekli aylığına hak kazanacaktır. Yukarıda da belirtildiği gibi, emekli olma yaşı 01.01.2048 tarihine kadar kademeli olarak artırılmış, bu tarihten itibaren hem kadın ham de erkek için 65 yaş kabul edilmiştir. Bu durumda 5400 pirim gününü tamamlayan sigortalılar, her kademedeki yaş sınırına 3 yıl eklenerek 65 yaşını geçmemek koşulu ile  emekli olabileceklerdir. Örnek, 01.01.2042-31.12.2043 tarihleri arasında normal yaş sınırı kadın sigortalı için  62, erkek sigortalı için 64 tür. Eklenecek yaş ile 65 yaş sınırı aşılamayacağından, bu tarihler arasında 5400 pirim günü olan kadın sigortalının yaşına 3 yıl, erkek sigortalının yaşına ise 1 yıl eklendiğinde emekli aylığına hak kanacaklardır.

Bu sigortalılar için geçici 6’ncı maddede geçiş hükümleri öngörülmüş ve ilk defa 30.04.2008-31.12.2008 tarihleri arasında sigortalı sayılanlar için 4600 gün olarak ve 01.01.2009 tarihinden sonra sigortalı sayılanlar için her takvim yılı başında 4600 güne 100 gün eklenerek 5400 günü geçmemek üzere uygulanacaktır.

  3-Malullük Aylığına Hak Kazanamayanlar

  Sigortalının malul sayılması ve malullük aylığından yararlanabilmesi için, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra sigortalı olması ve:

  -M.4/1-a ve 4/1-b kapsamındaki sigortalıların çalışma gücünün ya da iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını,

  -M.4/1-c kapsamındaki sigortalıların görevlerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybetmesi veya çalışma gücünün en az %60’ını,

  kaybetmeleri gerekir (m.25/1).

  Eğer sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce, meslekte kazanma gücünün %60’ını veya görevini yapamayacak derecede meslekte kazanma gücünü kaybettiği önceden ya da sonradan tespit edilirse, bu sigortalı malullük aylığından yararlanamaz (m.25/2).

  İşte bu durumdaki sigortalılar yani, sigortalı olarak çalışmaya başlamadan önce malul sayılmayı gerektirecek derecede hastalığı ya da engeli bulunanlar, en az 15 yıldan beri sigortalı olmak ve en az 3960 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak koşulu ile yaşlılık aylığına hak kazanırlar (m.28/4). Örneğin, 01.09.2010 tarihinde sigortalı olarak çalışmaya başlayan bir sigortalı, bu tarihten önce hastalık ya da başka bir nedenle meslekte kazanma gücünü %60 oranında kaybettiği anlaşıldığında,  malullük aylığından yararlanamayacaktır. Ancak, bu sigortalı 3960 prim gününü tamamladığında 15 yıllık sigortalılık süresinin dolacağı  01.09.2025 tarihinde emekli aylığına hak kazanacaktır( m.28/4).

  Geçici 6. Maddeye göre, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile 31.12.2008 arası sigortalı olanlar için 3700 gün olarak ve 01.01.2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için bu tarihten itibaren her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenerek 3960 günü geçmemek üzere uygulanacaktır.

  4-Çalışma Gücündeki Kayıp Derecesi %40-%59 Arasında Olanlar

  SGK Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp derecesinin:

  -%50-%59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 16 yıldan beri  sigortalı olmaları ve 4320 gün,

  %40-%49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az 18 yıldan beri sigortalı olmaları ve 4680 gün,

  malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi bildirilmiş olmak koşulu ile m.28/a bendindeki yaş koşulları aranmaksızın emekli aylığına hak kazanırlar (m.28/5).

  Geçici 6. Maddeye göre, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih ile 31.12.2008 arasında sigortalı sayılanlar için 4320 gün 3700 gün ve 01.01.2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için her takvim yılı başında 3700 güne 100 gün eklenmek suretiyle 4320 günü geçmemek üzere uygulanır. 4680 günlük süre ise, yürürlük tarihi ile 31.12.2008 arasında sigortalı sayılanlar için 4100 gün ve 01.01.2009 tarihinden itibaren sigortalı sayılanlar için bu tarihten itibaren her takvim yılı başında 4100 güne 100 gün eklenerek 4680 günü geçmemek üzere uygulanır.

  5-Maden İşyerlerinin Yeraltı İşlerinde Çalışanlar

  Bakanlıkça tespit edilen maden işyerlerinin yeraltı işlerinde sürekli veya münavebeli (nöbetleşe, bir ay yer altında bir ay yer üstünde) olarak en az 20 yıldan beri çalışan ve 50 yaşını dolduran sigortalılar yaşlılık aylığına hak kazanırlar (m.28/6). Buna göre, bu sigortalıların yaşlılık aylığına hak kazanabilmeleri için 20 yıllık sigortalılık süresi, 7200 pirim günü ve 50 yaşlarını doldurmaları gerekir. Bu sigortalılar ayrıca m.40 gereği fiili hizmet süresi zammından da yararlanacaklardır. Kanun’un 40’ncı maddesinde FHSZ’ den yararlanacakları gösteren tablonun 10 sıra numarasında yer alan bu sigortalılar her 360 gün için 180 gün FHSZ’ ye hak kazanacaklar ve bu süre hem pirim gününe eklenecek ve hem de yaş sınırından indirilecektir. Bu durumdaki sigortalının 20 yıllık yeraltı çalışması karşılığı her yıl 180 günden 3600 pirim günü 7200 güne eklenecek ve ayrıca bu süre yani 10 yıl (3600 gün) yaş sınırı olan 50 yaştan indirilecektir. Örneğin, 20 yaşında çalışmaya başlayan sigortalı, 20 yıl sonra (7200+3600) 10800 pirim günü ve (50-10 yıl FHSZ) 40 yaşında emekli aylığına hak kazanabilecektir.

  6-Erken Yaşlandığı Tespit Edilen Sigortalılar

  Erken yaşlanma, gerçek yaşının daha üstünde bir yaştaki kişi gibi yaşlanmış ve çalışma gücü de bu oranda düşmüş olan kişidir. Sigortalının bu durumunun SGK tarafından yetkilendirilen sağlık kuruluşu tarafından tespit edilmesi gerekir. Buna göre, 55 yaşını dolduran ve erken yaşlandığı tespit edilen sigortalılar, yaş dışındaki diğer koşulların tamamlanması durumunda emekli aylığına hak kazanırlar (m.28/7). Yani, erken yaşlandığı tespit edilen, 55 yaşını dolduran ve 5400 pirim gününü tamamlayan kadın ya da erkek sigortalılar yaşlılık aylığına hak kazanırlar. Erken yaşlanmanın tespiti işlemi 55 yaşın tamamlanması beklenmeden her zaman istenebilir.

  7-Başka Birinin Sürekli Bakımına Muhtaç Derecede Malul Çocuğu Bulunan Kadın Sigortalılar

  Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunan kadın sigortalıların, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğünden sonra geçen pirim ödeme gün sayılarının dörtte biri, pirim ödeme gün sayılarına eklenir ve ayrıca bu süreler emeklilik yaş sınırından indirilir (m.28/8). Örneğin, Kanun’un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra 01.07.2009 tarihinde m.4/1-a kapsamında çalışmaya başlayan bu durumdaki bir kadın sigortalının, yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için 7200 pirim gününü ve 58 yaşını doldurması gerekir. Bu sigortalının 01.07.2025 tarihine kadar toplam çalışma süresi 16 yıl yani 5760 gündür. Bu sürenin 1/4’ü olan 1440 gün eklendiğinde 1440+ 5760 = 7200  pirim günü tamamlanmış olmaktadır. Ayrıca bu sürenin karşılığı olan 4 yıl, 58 yaş sınırından indirildiğinde 58-4 = 54 yaşını da tamamlamışsa yaşlılık aylığına hak kazanacaktır. Bu sigortalıların FHSZ tabi çalışmaları ya da pirim veya yaş sınırını etkileyen başka durumları da varsa, bunlar da dikkate alınacaktır.

  8-Fiili Hizmet Süresi Zammından Yararlanan Sigortalılar

  Fiili hizmet süresinden yararlanma hakkı m.4/1-a ve 4/1-c bendi kapsamında çalışan sigortalılara tanınmıştır (m.40/1). Bu haktan yararlanacak sigortalıların çalışması gereken işyerleri ve çalışacakları işler  maddenin 2’nci fıkrasında yer verilen tabloda gösterilmiştir. Bu işyerleri ve işler 20 ana başlık altında toplanmıştır. Tablonun10 sıra numarasında yer alan yer altı işlerinde çalışanlar, her 360 gün için 180 gün (artan süre için orantılı olarak) FHSZ kazanırlar. Bu işlerde 1800 gün çalışmaları koşuluyla kazanılan fiili hizmet süresinin tamamı pirim günü sayısına eklenir ve yaş sınırından düşülür. Bu sigortalılardan maden işyerlerinde çalışanların ayrıca m.28/6’da belirtilen şekilde de çalışması varsa çok daha erken yaşta emekli aylığına hak kazanabileceklerdir.

  Bunların dışında tabloda yer alan diğer sigortalıların FHSZ den yararlanabilmeleri için tabloda belirtilen işyeri ve işlerde en az 3600 gün çalışmaları gerekir. Bundan sonra kazanılan FHSZ süresi, Türk Silahlı Kuvvetlerinde ve emniyet ve polis teşkilatında çalışanların pirim günlerine 8 yılı geçmemek ve diğerlerine 5 yılı geçmemek üzere eklenir. Bu sürelerin de 3 yılı geçmemek üzere, 18 sıra numarasında bulunanlar için tamamı, diğerleri için yarısı yaş sınırlarından indirilir.

  II-BORÇLANMA YOLUYLA ERKEN EMEKLİLİĞE HAK KAZANMA

  Kanun’un 41’inci maddesinde borçlanma ile hak kazanılacak süreler belirtilmiştir. Bu süreler, aslında sigortalı olarak çalışılmayan fakat borçlanıldığında sigortalılık süresine ve pirim gün sayısına eklenen sürelerdir. Borçlanılan sürelere ait primler sigortalı tarafından ödenir. Primler ödenmediği takdirde borçlanılan süre dikkate alınmaz. Ayrıca, sigortalı çalışmaya başlamadan önceki sürelerin borçlanılması durumunda, sigortalılık başlangıcı borçlanılan süre kadar geriye götürülür. Sigortalılık başlangıcından sonraki sürenin borçlanılması durumunda, bu süre sadece pirim gün sayısına eklenecektir. Sigortalılar borçlanma yolu ile hak kazandıkları süre ve pirim günleri ile, yaşlılık aylığı bağlanması için aranan pirim gün sayısını ve sigortalılık süresini daha erken tarihte tamamlamış olacaklardır.

Sigortalıların borçlanabileceği süreler:

-Kadın sigortalıların, kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, 3 (üç) defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra 2 yıllık süreyi geçmemek kaydıyla ve borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla, bu süreleri borçlanabilirler. Buna göre, kadın sigortalı 3 çocuk için 6 yıllık süreyi borçlanabilecektir. Daha önce bu hak sadece 5510 m.4/1-a kapsamında çalışan kadın sigortalılara tanınmış iken, 6552 s.lı Kanun’un 43’üncü maddesiyle m.4/1-b-c kapsamında çalışan kadın sigortalılara da tanınmıştır.[1]

-Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay, yedek astsubay okulunda geçen süreler.

-M.4/1-c bendi kapsamında olanların, personel mevzuatına göre aylıksız izin süreleri.

-Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğrenim süreleri.

-Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj süreleri.

-Sigortalı iken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreler.

-Grev ve lokavtta geçen süreler.

-Hekimlerin fahrî asistanlıkta geçen süreleri.

-Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreler.

-Bu bendin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere ilişkin olmak üzere, 4857 sayılı Kanuna göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan sigortalıların, kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik süreleri. Bu bent 6111 s.lı K’nun 30 maddesiyle eklenmiş olup, 25.02.2011 t.li RG de yayınladığından, bu tarihten itibaren yürürlüğe girmiştir.[2]

-Sigortalı olmaksızın, 8/4/1929 tarihli ve 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna göre yurt dışına gönderilen ve öğrenimini başarıyla tamamlayarak yurda dönenlerden yükümlü bulunduğu mecburi hizmet süresini tamamlamış olanların, yurt dışında resmî öğrenci olarak geçirmiş oldukları öğrenim sürelerinin 18 yaşının tamamlanmasından sonraki döneme ait olan kısmı. Bu bent 04.07.2012 t ve 6353 s.lı K’nun 37’nci maddesiyle eklenmiştir.[3]

Yukarıda sayılan bu süreler, sigortalıların kendileri veya ölümleri halinde hak sahiplerinin yazılı  istekte bulunmaları üzerine borçlanılabilecektir. Kısmi borçlanmada yapılabilir. Pirimi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz.

III-YURT DIŞI BORÇLANMA YOLUYLA ERKEN EMEKLİLİĞE HAK KAZANMA

3201 sayılı Kanun ile, yurt dışında çalışan Türk  vatandaşları ve doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni alarak Türk vatandaşlığını kaybedenlerin, yurt dışında Türk vatandaşı olarak geçen sigortalılık sürelerini borçlanarak emekli aylığına hak kazanmaları sağlanmıştır. Bu haktan yararlanan sigortalıların  borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise, sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti yoksa, sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir (m.5). Borçlanılacak süreler:

-Yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri.

-Bu süreler arasında veya sonunda her birinde 1 yıla kadar olan işsizlik süreleri.

-Yurt dışında ev kadını olarak geçen süreler.

Yurt dışında geçen sürelerin borçlanılabilmesi için yurda kesin dönüş yapma koşulu yoktur. Yurt dışı borçlanma yapmak için başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmak gerekmez.[4]

Ancak 18 yaşından sonra geçen sigortalılık süreleri borçlanılabilir (m.1). Borçlanma işlemini sigortalıların kendileri yapabileceği gibi, ölümleri halinde Türk vatandaşı olan hak sahipleri de yapabilir. Sürelerin tamamını borçlanma zorunluğu olmayıp, aylık bağlanmaya hak kazandıracak kadar kısmı da borçlanılabilir.

   Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4’ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir.

Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerin borçlanılması durumunda,  sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmez. Ancak, uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce sözleşme tarafı ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların, o ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilir.

Yurt dışında geçen sürelerin borçlanılmasına dayanılarak aylık bağlanma koşulları şunlardır:

-Yurda kesin dönüş yapılmış olması,

-Borç miktarının tamamının ödenmiş olması,

-Borç miktarının tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması,

gerekir.

IV-YAŞLILIK AYLIĞINA HAK KAZANMAK İÇİN PRİMLERİN ÖDENME ZORUNLULUĞU OLUP OLMADIĞI

5510 sayılı Kanun’un sigortalılar yararına getirdiği en önemli yenilik, 4/1-a ve 4/1-c bendi kapsamındaki sigortalıların, yaşlılık aylığı ve diğer sigorta haklarına kavuşmaları için gereken çalışma günlerine ait primlerin ödenmesi değil “BİLDİRİLMESİ” nin yeterli olduğunun kabul edilmesidir. Örneğin:

-Emzirme ödeneği verilebilmesi için; 4/1-a-c kapsamında olanlar için doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 120 gün kısa vadeli sigorta kolları pirimi “BİLDİRİLMİŞ” olması koşulu arandığı halde, 4/1-b kapsamında olanlar için  “YATIRILMIŞ” olması ve ayrıca genel sağlık sigortası dahil pirim ve pirime ilişkin her türlü borçlarının “ÖDENMİŞ” olması koşulu aranmaktadır (m.16).

-Malullük aylığı bağlanması için, 4/1-a-c kapsamında olanların, en az 10 yıldan beri sigortalı bulunup, 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi “BİLDİRİLMİŞ” olması, 4/1-b kapsamında olanların ise, kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası pirimi dahil, pirim ve pirime ilişkin her türlü borçlarının “ÖDENMİŞ” olması zorunludur (m.26).

-Yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için, 4/1-a-c bendi kapsamında olan sigortalılar için 7200 veya 9000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları pirimi “BİLDİRİLMİŞ” olması, 4/1-b kapsamında olanların ise, genel sağlık sigortası dahil kendi sigortalılığı nedeniyle pirim ve pirime ilişkin her türlü borcunun “OLMAMASI” gerekir (m.28).

Örneğin, biraz yukarıda, başka birinin sürekli bakımına muhtaç çocuğu bulunan kadın sigortalının aylık bağlanmasını istediği 01.07.2025 tarihine kadar olan 5760 prim gününün, 2020 yılında bildirilmiş fakat yatırılmamış 180 gün, 2023 yılında bildirilmiş fakat yatırılmamış 90 gün ve 2024 yılında aynı şekilde yatırılmayan 120 gün ve toplam 390 günlük süre dışlanmadan kendisine emekli aylığı bağlanacaktır. Zira, 4/1-a ve 41/1-c kapsamındaki sigortalıların pirim borçlusu işveren olup, yatırılmamanın olumsuz sonucu sigortalıya yüklenemez. Nitekim (Kapatılan) Y 21HD:

Sigortalının sorumlu olmadığı, işverenlerin ödemekle, Kurumun tahsil ile sorumlu olduğu prim alacağından dolayı yaşlılık aylığı talebinin reddi ile yazılı şekilde hüküm,

 kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir.[5]

SGK genelgesinde de, tahsis talep tarihinde sadece 4/1-b kapsamındaki hizmetlerinden dolayı pirim borcu olanların aylıklarının, pirim borcunu ödedikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılacağı, belirtilmiştir.[6] Bu husus Kanun’un 18/2, 19/4, 20/4, 26/son ve 28/10 maddelerinde de açıkça belirtilmiştir.

Bu konuyu daha önce yazdığımız makalelerde de dile getirmiştik.[7]

Son olarak Y 10HD’nin 2022 tarihli bir kararına değinmek istiyoruz. Karardan davacı taraf sigortalının hangi kapsamda olduğu anlaşılamasa da 4/1-a kapsamında olduğu kanısına varılmaktadır. Kararda:

Yaş, sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı koşullarının yerine getirilmiş bulunması, ancak cüzi fark pirim borcu olduğunun belirlenmesi durumunda, dönemin ekonomik şartlarına göre, prim borcunun cüzi bir tutar olup,  bu tutarın Kurumca her zaman tahsilinin mümkün olduğu anlaşılabildiği takdirde, cüzi prim borcu bulunması nedeniyle aylık koşullarının oluşmadığı yönünde değerlendirme yapılmamalıdır.[8]

hükmü verilmiştir.

Yukarıda belirtildiği gibi, eğer davacı 4/1-a kapsamında ise, böyle bir gerekçeye gerek olmadan aynı sonuca ulaşılabilirdi. Çünkü, pirim ödeme sorumlusu işveren, tahsil sorumlusu ise SGK’dır.

[1] – Resmi Gazete tarihi: 11.09.2014, Sayı: 29116.

[2] – Resmi Gazete tarihi: 25.02.2011, Sayı: 27857.

[3] – Resmi Gazete tarihi: 12.07.2012, Sayı: 28351.

[4] – Y 10HD, 20.02.2025 t, E:2025/526-K:2025/2516, Legalbank.net.tr, ET:20.06.2025.

[5] – Y 21HD, 06.02.2012 t, E:2010/6298-K:2012/1054, Yargıtay Kararları Dergisi, C.38. Sayı 6, s.1168-1170.

[6] – SGK 2018/38 Sayılı Genelge, s.64-65.

[7]Emekli Olmak İçin Primlerin Ödenmesi Değil Bildirilmesi Yeterlidir, LEGAL BLOG, Yayın tarihi: 31.01.2024. Sigortasız Çalışmaların Tespiti Davaları, İstanbul Barosu Dergisi, Sayı 2017/4, s.132.

[8] – Y 10HD, 13.06.2022 t, E:2022/4804-K:2022/8910, LEGAL İSGHD, Sayı 75, Yıl 2022, s.1069-1070.

Bursa’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimlerimi Bursa’da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Serbest avukat olarak İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik alanında çalışmaktayım. Bu konulardaki makalelerim dışında, “Açıklamalı İçtihatlı 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu” ve Prof. Dr. H. Yunus Taş ile birlikte yazdığımız “İş Mahkemelerinin Görevi ve Yargılama Usulü” isimli kitaplarım yayınlanmıştır.