
I-İŞE İADE
1-İşe İade Süreci
İşe iade süreci 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18, 19, 20 ve 21’inci maddelerinde düzenlenmiştir. Bunlardan 18’inci maddede, belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesinin geçerli bir nedenle sonlandırılabileceği belirtilerek işe iade için gerekli koşullar sayılmış, 19’uncu maddede sözleşmenin feshinde usul, 20’inci maddede fesih bildirimine itiraz ve usulü ve 21’inci maddede geçersiz nedenle yapılan feshin sonuçları düzenlenmiştir.
2-Sözleşmenin Feshinde Usul
Geçerli nedenle iş sözleşmesinin sonlandırılması istenen işçiye yapılacak feshin geçerli olması için aranan koşullar şunlardır:
-Fesih bildirimi yazılı yapılacak.
-Fesih nedeni açık ve kesin olarak belirtilecek.
-İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle hakkındaki iddialarla ilgili savunması alınacak.
İş sözleşmesinin bu koşullara uyulmadan feshedilmesi durumunda, haksız feshin sonuçları uygulanacaktır.
Ancak, iş sözleşmesinin İş Kanunu m.25/II’de belirtilen haklı nedenlerle feshinde bu koşullar aranmaz.
3-Fesih Bildirimine İtiraz Ve Usulü
İş sözleşmesi feshedilen işçi:
-Fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya,
-Gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı,
İddiası ile, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması durumunda, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığında, davanın usulden reddi durumunda ret kararı mahkeme tarafından taraflara tebliğ edilecek, kesinleşen ret kararının tebliği tarihinden itibaren arabulucuya başvurulabilecektir. Bu durumda anlaşmaya varılamadığında yine arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilecektir.
Tarafların anlaşması durumunda uyuşmazlık aynı süre içinde iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilir.
4-Geçersiz Nedenle Yapılan Feshin Sonuçları
İşveren tarafından yapılan iş sözleşmesinin feshinde:
-Geçerli bir neden gösterilmediği veya,
-Gösterilen nedenin geçerli olmadığı,
Mahkeme ya da özel hakem tarafından tespit edilip feshin geçersizliğine karar verildiğinde işçinin işe başlatılmaması durumunda:
-İşçiye ödenecek en az dört ve en çok sekiz aylık ücret tutarı tazminatın ve,
-İşçinin çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının ödeneceği,
Dava tarihindeki ücreti esas alınarak belirtilecektir.
Maddede işçinin dava tarihindeki ücretinin esas alınacağı belirtilmişse de, işçi zaten işten çıkarıldığı için bu ücret fesih tarihindeki ücreti olacaktır.
Bu konuyu basit bir örnekle açıklarsak: İşçinin dava tarihindeki ücretinin 15.000.00 TL, aylık sosyal yardım tutarının da 600.00 TL olduğunu ve mahkeme tarafından işe başlatmama tazminatının altı aylık ücret tutarı olarak belirlendiğini ve dört aylık ücret ve diğer haklarının ödenmesine karar verildiğini varsaydığımızda kararda:
-Altı aylık işe başlatmama tazminatının 6 ay x 15.000.00 TL = 90.000.00 TL olduğu ve, -Dört aylık ücret ve diğer haklarının da 4 ay x (15.000.00 + 600.00) 15.600.00 = 62.400.00 TL olduğu,
Belirtilecektir.
5-İşe İade İçin Başvuru Süreci
İşçi, mahkeme veya özel hakem kararının kesinleşmesinden ve kararın kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde, işe başlatılması için işverene başvurmak ve işveren de işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşveren, bu süre dolmadan da işe başlatmayacağını işçiye bildirebilir.
5.1-İşçinin Başvuru yapmaması veya İşe Başlamamasının Sonuçları
İşçi, kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlatılması için başvuru yapmamış ise, işverence yapılan feshin geçerli bir fesih olacağı ve işverenin sadece bunun hukuki sonuçlarından sorumlu olacağı m.21/5’de belirtilmiştir. İşçi başvuru sonucu işverenin işe başlama çağrısına uymamışsa hiç başvurmamış gibi işlem yapılacaktır. Bu durumda işçiye, mahkeme kararında belirtilen işe başlatmama tazminatı ve dört aylık ücret ve diğer hakları ödenmez. Gerek işverenin çağrısı ve gerekse işçinin başvurusunun samimi olması gerekir. İşverenin çağrısının samimi olmadığı anlaşıldığı takdirde işe iadeyle ilgili tazminat ve ücretleri ödemek zorunda olacak, işçinin başvurusunun samimi olmadığı anlaşılırsa bu tazminat ve ücretler ödenmeyecektir.[1]
5.2-İşverenin İşçiyi İşe Başlatmasının Sonuçları
İşveren işçiyi işe başlattığı takdirde, işçiye dört aylık boşta geçen süre ücreti ve bu süreye ait diğer haklarını ödeyecektir. Eğer fesih sırasında kıdem ve ihbar tazminatları ödenmiş ise bunlar bu ödemeden düşülecektir.
5.3-İşverenin İşçiyi İşe Başlatmamasının Sonuçları
İşçinin işe iadesine karar verilmesi ve yasal sürede başvurusuna rağmen işe başlatılmaması durumunda, iş sözleşmesi hiç feshedilmemiş ve işe başlatılmadığı tarihe kadar ya da bir aylık sürenin sonuna kadar devam etmiş sayılacaktır. Dolayısı ile böyle bir durumda iş sözleşmesi işçinin işe başlatılmadığı tarihte sona ermiş sayılacaktır. Bu durumda işçiye ödenmesi gereken işe başlatmama tazminatı işe başlatılmadığı tarihteki ücretine göre hesaplanacaktır. Ayrıca, çalışılmış sayılan dört aylık süre çalışma süresine eklenecek ve feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti bu ücrete göre hesaplanacaktır. Bu konularda aşağıda ayrıntılı bilgi verilecektir.
II-İŞE BAŞLATILMAMA DURUMUNDA ALACAKLARIN HESABI
Yukarıda belirttiğimiz gibi, feshe bağlı alacaklar olan kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacakları işe başlatılmama tarihindeki ücrete göre hesaplanacaktır. Hesaplamada işyerinde çalışan emsal işçinin ücreti esas alınacaktır.[2] Emsal işçi yoksa ücret araştırması yapılacaktır. İşçinin çalışma süresine dört aylık boşta geçen süre de eklenecektir. Örneğin, işçinin asgari ücretle çalıştığını, 01.04.2021 tarihinde işten çıkarıldığını ve bu tarihe kadar çalışma süresinin 2 yıl 10 ay olduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma olmadığından 14.05.2021 tarihinde dava açtığını, işe iadesine karar verildiğini, kesinleşen mahkeme kararının kendisine 26.12.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, 04.01.2024 tarihinde işe başlatılması için başvurduğunu, bir aylık süre içinde işe başlatılmadığını, mahkeme kararında işe başlatmama tazminatının beş aylık ücret tutarı olarak (dava tarihindeki asgari ücrete göre) 5 ay x 3.577.50 = 17.887.50 TL ve dört aylık ücret ve diğer haklarının 4 ay x 3.577.50 = 14.310.00 TL olarak belirlendiğini varsaydığımızda tazminat ve alacaklar aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
1-Kıdem Tazminatı Hesabı
Yukarıdaki bilgilere göre:
-Çalışma süresi: 2 yıl 10 ay + 4 ay = 3 yıl 2 ay.
-İşe başlatılmadığı tarihte aylık asgari ücret: 20.002.50 TL.
Bir yıl için kıdem tazminatı: 20.002.50 TL.
Üç yıl için kıdem tazminatı: 3 yıl x 20.002.50 = 60.007.50 TL.
İki ay için kıdem tazminatı : 20.002.50/12 x 2 = 3.333.75 TL.
Toplam kıdem tazminatı ….= 63.341.25 TL. dir.
Eğer ilk fesih tarihinde kendisine ödeme yapılmışsa, ödenen miktar düşülecek ve geri kalan miktar işçiye ödenecektir.
2-İhbar Tazminatı Hesabı
Yukarıda görüldüğü gibi, ilk fesih tarihinde çalışma süresi 2 yıl 10 ay olduğundan ihbar tazminatı hakkı 6 haftalık ücret tutarıdır (İK m.17/c). Dört aylık boşta geçen sürenin eklenmesiyle toplam çalışma süresi 3 yıl 2 aydır. Bu durumda İK m.17/d gereği ihbar tazminatı hakkı 8 haftalık ücret tutarı olup hesaplama buna göre yapılacaktır. İşe başlatılmadığı tarihte günlük brüt asgari ücret 666.75 TL dir. İhbar tazminatı:
8 hafta x 7 gün x 666.75 = 37.338.00 TL. dir.
Eğer ilk fesih tarihinde ödeme yapılmışsa (2 yıl 10 ay için) ödenen miktar düşülerek geri kalan miktar ödenecektir.
3-Yıllık İzin Ücreti Hesabı
Yıllık izine hak kazanmak için tam yıl çalışılması gerekmektedir (İK m.53/1). Dört aylık boşta geçen süre eklenmeden önce işçinin çalışma süresi 2 yıl 10 ay olduğundan 2 tam yıl için her yıl 14 günden 28 günlük izin hakkı vardır (İK m.53/4-a). İki tam yıl için izin kullandığını varsayarsak, yukarıda belirtildiği gibi, işçinin işe başlatılmadığı tarihte çalışma süresi 3 yıl 2 ay olduğundan 3’üncü tam yıl için de yıllık izine hak kazanmıştır. Buna göre 14 günlük yıllık izin ücreti alacağı vardır. Bu alacak da işe başlatılmadığı tarihte 666.75 TL. olan günlük asgari ücrete göre hesaplanacaktır:
14 gün x 666.75 = 9.334.50 TL. dir.
4-İşe Başlatmama Tazminatının Hesabı
Yukarıda açıklandığı gibi, işe başlatılması için başvuruda bulunan işçinin işe başlatılmadığı tarihe kadar iş sözleşmesinin devam ettiği ve bu tarihte iş sözleşmesinin sona erdiği kabul edildiğinden, bu tazminatın hesabı da işe başlatılmadığı tarihteki ücrete göre yapılacaktır. İşe başlatılmadığı tarihte aylık asgari ücret 20.002.50 TL dir. Buna göre:
5 ay x 20.002.50 = 100.012.50 TL. dir.
Eğer mahkeme kararında belirlenen miktar ödenmişse, ödenen miktar düşülecek ve geri kalan miktar ödenecektir.
5-Çalışılmış Gibi Sayılan Dört Aylık Süre Ücreti Ve Diğer Hakların Hesabı
Bu süre fesih tarihinden itibaren geçecek olan süredir. Yukarıdaki, örnekte İşçi 01.04.2021 tarihinde işten çıkarıldığına göre dört aylık süre sonu 31.07.2021 dir. Bu süre içinde işçi işyerinde çalışmış sayıldığından bu hesaplamada işçiye ücret ve ücret dışında yapılan her türlü ödemeler dikkate alınacaktır. Ancak, Yargıtay 9 HD’si işçinin dört aylık süre içinde işyerinde çalışmadığı ve bu nedenle yol ücretinden kaybı olmadığı gerekçesiyle, yol parasının ücret ve diğer haklara eklenmesini kabul etmemektedir.[3] Bu süre içinde ücretlerde ve diğer ödemelerde değişiklik olmuşsa bunlar da dikkate alınacaktır. Diyelim ki 01.07.2001 tarihinde işveren tarafından işçi ücretlerine zam yapılmış ve aylık ücreti 5.000.00 TL’ye yükselmiş olsun. Ayrıca ayda toplam 700.00 TL ek ödeme yapıldığını varsayalım. Bu durumda aylık ücret ve diğer haklar toplamı 5.700.00 TL dir. Buna göre dört aylık ücret ve diğer haklar:
İlk 3 ay 3 ay x 3.577.50 = 10.732.50 TL
Son 1 ay 1 ay x 5.700.00 = 5.700.00 TL
Toplam…..= 16.432.50 TL dir.
Mahkeme kararında belirlenen miktar ödenmişse, düşüldükten sonra kalan miktar işçiye ödenecektir.
III-HESAPLAMALARDA ESAS ALINACAK ÜCRET
İşçi tazminat ve alacaklarının hesaplanmasında her zaman brüt ücret esas alınacaktır. Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararlarında da daima asgari ücret miktarı brüt olarak tespit edilmektedir. Asıl ücret brüttür. Bu miktardan işveren tarafından ödeme sırasında yapılacak olan vergi ve sigorta primi gibi kesintiler ilgili kurumlara yatırılacaktır. Kısaca, vergi ve sosyal güvenlik kanunlarına göre vergi ve prim yükümlüsü işçi olup, bunları işçiye ödenen ücretlerden kesip ödemek sorumluluğu işverene aittir.[4]
[1] – YHGK, 10.05.2017 t, E:2015/9-1618-K:2017/938, Özel arşiv. (Karara ulaşmak için tıklayınız.)
[2] – Y 22 HD, 25.11.2019 t, E:2016/23325-K:2019/21383, LEGAL İSGHD, C.17, Sayı 66, Yıl 2020, ss.787-789. (Karara ulaşmak için tıklayınız.)
[3] – Y 9 HD, 15.02.2022 t, E:2022/548-K:2022/1762, www.tekstilişveren.org.tr, Hukuk Sayı 158, Ekim 2023, ss.25-27, ET:02.01.2024 (Karara ulaşmak için tıklayınız.)
[4] – Bu konuda ayrıntılı bilgi “İşçi Alacakları İçin Yapılan İcra Takiplerinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra İflas Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Vergi Usul Kanunu ve Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı makalemizde verilmiştir. SİCİL İş Hukuku Dergisi, Sayı 32, ss.183-192.
Bursa’da doğdum. İlk, orta ve lise eğitimlerimi Bursa’da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Serbest avukat olarak İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik alanında çalışmaktayım. Bu konulardaki makalelerim dışında, “Açıklamalı İçtihatlı 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu” ve Prof. Dr. H. Yunus Taş ile birlikte yazdığımız “İş Mahkemelerinin Görevi ve Yargılama Usulü” isimli kitaplarım yayınlanmıştır.
