
Mesleki Yeterlilik Belgesi, bir kişinin belirli bir mesleği yapabilmek için gerekli bilgi, beceri ve yetkinliğe sahip olduğunu gösteren resmî belgedir. Türkiye’de bu belge genellikle Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yetkilendirilmiş sınav ve belgelendirme kuruluşları aracılığıyla verilmektedir. Mesleki yeterlilik belgesine sahip olan kişinin bu işi ulusal meslek standartlarına uygun şekilde yapabilecek yeterliliğe sahip olduğu anlamına gelir. Başka bir anlatımla mesleki yeterlilik belgesi, kişinin belirli bir meslekte işi güvenli ve standartlara uygun yapabildiğini kanıtlayan resmi meslek belgesidir.
5544 Sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un Ek 1 inci maddesine göre, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup, Mesleki Yeterlilik Kurumunca standardı yayımlanan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılacak tebliğlerde belirtilen mesleklerde, tebliğin yayım tarihinden itibaren on iki ay sonra bu Kanunda düzenlenen esaslara göre meslekî yeterlilik belgesine sahip olmayan kişiler çalıştırılamaz. 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’na göre ustalık belgesi almış olanlar ile Millî Eğitim Bakanlığına bağlı meslekî ve teknik eğitim okullarından ve üniversitelerin meslekî ve teknik eğitim veren okul ve bölümlerinden mezun olup, diplomalarında veya ustalık belgelerinde belirtilen bölüm, alan ve dallarda çalıştırılanlar için meslekî yeterlilik belgesi şartı aranmaz.
Özet olarak mesleki yeterlilik belgesi her meslek için zorunlu olmamakla birlikte tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfında yer alan işyerlerinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı /MYK tarafından zorunlu tutulan mesleklerde, işçi bu belge olmadan çalıştırılamaz. Aksi halde, iş müfettişleri tarafından yapılan denetimlerde ilgili mesleklerde belgesiz çalışan tespit edilmesi halinde, işveren veya işveren vekiline belgesiz çalıştırılan her bir kişi başına 8980 TL idari para cezası uygulanır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17’nci maddesine göre, “Bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim sürelerinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması hâlinde, bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir. İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar. Bu eğitim özellikle; işe başlamadan önce, çalışma yeri veya iş değişikliğinde, iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir. Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve düzenli aralıklarla tekrarlanır. Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz. Bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimlerde geçen süre çalışma süresinden sayılır. Eğitim sürelerinin haftalık çalışma süresinin üzerinde olması hâlinde, bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma olarak değerlendirilir”.
Hem 5544 Sayılı Mesleki Yeterlilik Kurumu İle İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un Ek 1 inci maddesinde hem de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 17’nci maddesinde, mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlenmiştir. 6331 sayılı Kanunda bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyetinin de çalışanlara yansıtılamayacağı vurgulanmıştır.
Bu durumda öncelikle işverenler mesleki eğitim belgesi sahibi olan işçiyi istihdam etmekle yükümlüdürler. Mesleki yeterlilik belgesi işçinin işe girmeden önce sahip olması gereken bir belge ise işverenden bu belgeyi işçinin önceden alması beklenebilir. O zaman belge masrafı da belge almaya hak kazanan kişiden alınır. Ancak işin devamı sırasında işçinin yaptığı işin mesleki yeterlilik belgesi almasını zorunlu kılan bir düzenlemenin bulunması halinde maliyetin işverence karşılanması gerekir. Çünkü işçinin yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyeme yükümlülüğü işverene aittir ve verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz.
Diğer yandan işverenler mesleki yeterlilik belgesi için yaptıkları masrafların karşılığı olarak belli bir süre çalışması koşuluna bağlı olarak kararlaştırılan cezai şartı tek taraflı olarak değerlendirilemezler. Çünkü 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesi “Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.” hükmünü getirmiştir. Ancak, işçiye verilen eğitim bedeli kadar cezai şartın karşılığı bulunmakla eğitim karşılığı cezai şart hükmü belirtilen ölçüler içinde geçerlidir. Yargıtay’ın görüşü de aynı yöndedir[1].
Sonuç olarak, Mesleki Yeterlilik Belgesi, bir kişinin belirli bir mesleği yapabilmek için gerekli bilgi, beceri ve yetkinliğe sahip olduğunu gösteren resmî belgedir. Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz ve bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Belgesi olmadan çalışanların, Bakanlıkça yayımlanan tebliğin yayım tarihinden itibaren 12 ay içerisinde MYK alması gerekir. Aksi halde, işveren veya işveren vekiline belgesiz çalışan kişi başına 8980 TL idari para cezası uygulanır. Bu durumda işverenler mesleki eğitim belgesi sahibi olan işçiyi istihdam etmekle yükümlü oldukları için öncelikle MYK belgeli işçiyi tercihen işe alabilirler. Ancak işin devamı sırasında işçinin yaptığı işin mesleki yeterlilik belgesi almasını zorunlu kılan bir durum ortaya çıkarsa, bunu belgeleme yükümlülüğü işverene ait olacağı için verilecek eğitimin maliyeti de çalışana yansıtılamaz ve işveren bu konuda belli bir süre çalışması koşuluna bağlı işçiye tek taraflı cezai şart kararlaştıramaz.
[1] Y9HD.19.01.2021T., 2020/4471 E., 2021/1436 Legalbank.
1962 yılında Sivas’ın Şarkışla İlçesinde doğdu. İlk ve Ortaokulu Sivas’ta, Liseyi Tokat’ta bitirdi. 1986 yılında Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun oldu. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde Özel Hukuk Anabilim Dalında Tezli Yüksek Lisans yaptı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda uzun yıllar sırasıyla Bölge Müdür Yardımcısı, Bölge Müdürü ve Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra bu görevinden 2016 yılı mayıs ayında emekli oldu.
İnciroğlu Danışmanlık, Denetim ve Eğitim Hizmetleri şirketinin kurucusu olan İNCİROĞLU, özel sektöre yönelik iş hukuku, sendikalar ve toplu iş sözleşmesi hukuku, sosyal güvenlik hukuku ve yabancı çalışma hukuku alanlarında danışmanlık, denetim ve eğitim hizmetleri vermektedir.
Muhtelif dergi ve gazetelerde iş hukuku, iş sağlığı ve güvenliği hukuku ve sendikalar ve toplu iş sözleşmesi hukuku ile ilgili makaleleri, çeşitli üniversitelerde, kongre ve konferanslarda sunduğu bildirileri ve yayımlanmış yedi adet kitabı bulunan İNCİROĞLU, evli ve üç çocuk babasıdır.
Yayımlanan Kitapları
Sorulu-Cevaplı İş Hukuku Uygulaması, 4. Baskı, İstanbul 2019, Legal Yayıncılık.
Güncel Yargıtay Kararları Işığında Açıklamalı Yeni İş Kanunu, İstanbul 2006, Legal Yayıncılık.
İş Sağlığı ve Güvenliğinde İşçi ve İşverenin Hukuki ve Cezai Sorumlulukları, 2. Baskı, İstanbul 2008 Legal Yayıncılık.
Çalışma Hayatında Esnek Çalışma Uygulamaları, 2. Baskı, İstanbul 2020, Legal Yayıncılık.
Sorulu-Cevaplı İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı Uygulaması, İstanbul 2014 Legal Yayıncılık.
Kamu İşvereninin İş Sağlığı ve Güvenliği Bakımından Sorumluluğu, 2. Baskı, Ankara 2016 Adalet Yayınevi
500 Soruda İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı, Güncellenmiş 3. Baskı, Ankara 2019 Seçkin Yayınları
