

Özel sermaye[1], istikrarlı gelir modelleri için muhasebe (mali müşavirlik/yeminli mali müşavirlik) şirketlerini giderek daha fazla hedefledikçe, şirket liderleri stratejik uyum, kültürel etki ve kurumsal yönetişim yapıları hakkında kritik kararlarla karşı karşıya kalıyor. Bu yazıda, en başarılı özel sermaye destekli şirketlerin yetenek eksikliklerini gidermek ve operasyonları modernize etmek için yeni kaynaklardan yararlanırken profesyonel değerlerini nasıl korudukları araştırılmaktadır.
2025 yılında muhasebe mesleğinde önemli bir dönüşümü yönlendiren iki büyük güç vardır: özel sermaye yatırımlarının yükselişi ve yasal uyum teknolojisindeki gelişmeler [rise of private equity investment and advancements in compliance technology]. Bu eğilimler, şirket yapılarını ve dinamiklerini yeniden şekillendirirken, aynı zamanda rekabeti, hizmet sunumunu ve uzun vadeli stratejik planlamayı da etkilemektedir.
Özel sermaye yatırımlarından ve teknoloji ilerlemelerinden faydalanan muhasebe firmaları, önemli büyümeyi inşa etmek ve yönetmek için iş modellerini geliştirebilir ve operasyon çerçevelerini iyileştirebilir. Her değişiklikle birlikte, fırsatlar ve zorluklar uzun vadeli başarıyı yeniden tanımlayacaktır.
- Muhasebe firmalarının yeniden şekillendirilmesinde özel sermayenin rolü
Özel sermaye yatırımları ve özel sermaye katılımı, muhasebe firmalarına, ister organik genişleme ister stratejik satın alma olsun, büyümeye odaklanmalarına yardımcı olacak finansman ve iş danışmanlığı sağlamıştır; çünkü bu, hem hizmet çeşitlendirmesini hem de teknoloji yükseltmelerini mümkün kılar ve gerektirir.
Özel sermayenin sektöre olan ilgisinin ardındaki temel itici güç, muhasebe firmalarını nispeten güvenli yatırımlar haline getiren istikrarlı gelir modelidir. 2020 yılından 2023 yılına kadar, Büyük Dörtlü’nün toplam gelirleri yaklaşık 157 milyar dolardan 200 milyar doların üzerine çıkarken[2], ilk 100 firma 2023’te yaklaşık yüzde 13’lük bir gelir artışı görmüştür ki, on yılın en yüksek oranlarından biridir.
Bir yatırımcıyı çekmek için özel sermaye ilgisini neyin yönlendirdiğini anlamak önemlidir. Finansal değerlendirmelerin ötesinde, özel sermaye genellikle muhasebe firmalarının büyümeyi engelleyebilecek sektör zorluklarıyla başa çıkmalarına yardımcı olma rolünü görür. Koltin Consulting Group CEO’su Allan Koltin’e göre[3] özel sermayenin destekleyebileceği büyüme için hayati önem taşıyan üç faktör şunlardır:
- Yetenek [talent]: Firmalar küçülen bir yetenek havuzu ve yaşlanan bir iş gücüyle boğuşmaktadır. Nitelikli çalışanları çekmek ve elde tutmak, diğer profesyonel hizmetlerle rekabet edebilecek yeni kariyer fırsatları yaratması gereken firmalar arasında rekabetçi bir oyun haline gelmiştir.
- Teknoloji: Rekabet baskıları firmaları operasyonlarını modernize etmeye zorlamaktadır.
- Dönüşüm [transformation]: Müşterilerin firmaların hizmet tekliflerini genişletme yönündeki beklentileri artmaktadır.
Geleneksel muhasebe firmaları, bu üç faktörün hepsine öncelik vermeden büyümeyi veya yatırımcı çekmeyi zor buluyor. Bu arada, özel sermaye destekli firmalar bu alanlarda önemli yatırımlar yapabilmiştir ki, bu da onlara rekabet avantajı sağlamış ve hem geliri hem de kârı artırmıştır. Örneğin, EisnerAmper, Citrin Cooperman ve Cherry Bekaert, yatırım sonrası önemli gelir büyümesi yaşamış ve Cherry Bekaert, gelirini 2023 yılında 293 milyon dolardan 585 milyon dolara çıkararak neredeyse iki katına katlamıştır.
2024 yılında muhasebe sektöründe küresel özel sermaye ve girişim sermayesi destekli anlaşmalar 6,3 milyar doları aşmıştır[4]. Özel sermaye destekli bu ivmenin devam etmesi beklenmektedir. Financial Times, 30 büyük ABD firmasının üçte birinin yakında özel sermaye desteği alabileceğini öngörmektedir[5].
- Özel sermaye yatırımlarının tartılması
Özel sermaye, büyümeyi hızlandırabilen, teknolojik yetenekleri geliştirebilen ve yetenek edinme zorluklarını ele alabilen stratejik bir ortaklık olsa da, aynı zamanda dikkatli bir değerlendirme gerektirir. Finansal değerlendirmelerin ötesinde, şirket liderleri stratejik uyumun, kültürel uyumun, kurumsal yönetişim etkilerinin ve nihai özel sermaye çıkış stratejilerinin uzun vadeli etkilerini göz önünde bulundurmalıdır. Başarılı bir ortaklık için güçlü bir uyum sağlamak amacıyla her biri dikkatlice değerlendirilmelidir.
- Stratejik uyum [strategic alignment]: Özel sermaye yatırımı firmanın mevcut büyüme stratejisini tamamlıyor mu yoksa rahatsız edici bir değişimi zorluyor mu? Özel sermaye yatırımının etkisi, bir firmanın operasyonel olarak değişikliklere hazır olması ve tüm kilit paydaşların yeni vizyona bağlı kalması gerektiği anlamına gelir.
- Kültürel etki [cultural impact]: Şirket değerleri, ölçüt/metrik odaklı bir özel sermaye yaklaşımıyla bir arada var olabilir mi? Yeni performans ölçümü biçimleri genellikle geleneksel şirket kültürleriyle çatışır. Herkes önceden tanımlanmış metrikler konusunda anlaşırsa, lazer odaklı bir yaklaşım yaratmaya yardımcı olabilirler.
- Kurumsal yönetişim modelleri [governance models]: Özel sermaye sahipliği, tazminat yapılarından terfi yollarına ve karar almaya kadar her şeyi nasıl etkileyecek? Şirketin, yatırımcı beklentilerini karşılarken profesyonel bağımsızlığını nasıl koruyabileceği konusunda müzakere etmesi gerekir.
- Çıkış planlaması [exit planning]: Beş ila yedi yıllık tipik özel sermaye yatırım ufuklarıyla, hangi uzun vadeli geçiş planları mantıklıdır? Plan, halka arzı sürdürmek, başka bir özel sermaye yatırımcısı aramak veya stratejik satın almaları keşfetmek olabilir. Her yol, ortaklar ve personel için farklı sonuçlar taşır. İlk yatırımı kabul etmeden önce bu seçenekler için planlama yapmak, firmanın her operasyonel kararında yardımcı olacaktır.
- Teknolojinin benimsenmesi ve sonrası
Tarihsel olarak düzenleyici bir koşul olarak görülen yasal uyum, artık daha hızlı, ölçeklenebilir iş büyümesi için hizmet sunumunu ve risk yönetimini destekleyen bir alandır. Yapay zekâ destekli yasal uyum sistemleri, şirket büyümesine, sürekli artan müşteri beklentilerine ve genişletilmiş düzenleyici uyuma eşlik eden büyük verileri yöneterek ve bunlardan yararlanarak manuel süreçlere ve elektronik posta tabanlı iş akışlarına olan bağımlılığı azaltır.
Otomasyon, firmaların dakikalar içinde şirket ağaçlarında çatışmaları belirlemesine ve çözmesine, risk analizleri yürütmesine ve karmaşık çatışma aramaları yapmasına yardımcı olur. Çatışma incelemesinin yoğun olduğu özel sermaye destekli firmalar için, modern yasal uyum teknolojisi bağımsızlığı koruma ve kanıtlamada daha da önemli bir rol oynar. Ayrıca, gelişmiş yasal uyum teknolojisine yatırım yapmak, bir firmanın müşteri beklentilerini karşılama taahhüdünü gösterebilir, bu da müşteri güvenini ve geri dönen işi artırabilir.
Yapay zekâ sektörleri yeniden şekillendirirken, muhasebe firmaları da güveni korumakla görevlidir. Geleneksel kalite ve risk işlevleri genellikle izole veya tepkisel süreçler olarak çalışır. Bugün, bu yaklaşım artık uygulanabilir değildir. Müşteriler ve düzenleyici otoriteler, firmaların etik standartlara uyduğundan emin olmak ister. Yasal uyum ve riski operasyonel iş akışlarına yerleştirmek, bunların karar alma sürecinin ayrılmaz bir parçası olmasını sağlayarak hem firmayı hem de müşterilerini koruyan proaktif bir çerçeve oluşturur. Bu yeni yaklaşımla, firmalar mevzuata uyuma sonradan akla gelen bir şey değil, sürekli bir süreç olarak yaklaşır.
Muhasebe mesleğinin özünde, finansal raporlamada şeffaflık, doğruluk ve bütünlük sağlayarak yatırımcı güvenini korumak vardır. Koltin’in iyi bilinen yetenek, teknoloji ve dönüşüm üçlüsüne dördüncü bir unsur eklemeyi öneriyorum: güven [trust]. Güven, sektörün temelidir ve ister özel sermaye yatırımı ister operasyonel modernizasyon yoluyla olsun herhangi bir dönüşüm bu ilkeyi güçlendirmelidir. Yasal uyum ve risk yönetimini günlük iş akışlarına yerleştirerek, firmalar yalnızca riski azaltmakla kalmayıp aynı zamanda güvenilirliği ve daha hızlı sorumluluk katılım sürecini [engagement onboarding] güçlendiren proaktif bir çerçeve oluşturabilirler.
Bu güven odaklı yaklaşım hem kaliteyi hem de dayanıklılığı artırarak firmaların karmaşıklık içinde yol alırken müşterilere, yatırımcılara ve paydaşlara sürdürülebilir değer sunmasını sağlar. Özel sermaye yatırımı ve operasyonel mükemmellik yalnızca finansal stratejiler değildir; etkili bir şekilde dengelendiklerinde uzun vadeli rekabet avantajı ve sürdürülebilir büyümeyi yönlendiren tamamlayıcı güçlerdir. Her ikisinde de bulunan fırsatları etkili bir şekilde dengeleyen firmalar, önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir büyüme için iyi bir konumdadır.
[1]Çevirenin Notu: Özel sermaye [Private Equity], esasen hisse senetlerini halka arz etmeyen halka kapalı bir şirketteki hisse senedini ifade eder. Özel sermaye, şirketlerin yönetimi ve yapılandırılmasında aktif rol alan uzmanlaşmış yatırım fonlarına ve sınırlı sorumlu ortaklıklara sunulur. Günlük kullanımda, “özel sermaye”, yatırım yaptıkları şirketler yerine bu yatırım şirketlerini ifade eder. Özel sermaye, bir yatırım yönetim şirketi (özel sermaye şirketi), bir girişim sermayesi fonu veya bir melek yatırımcı tarafından hedef şirkete yatırılır; her yatırımcı kategorisinin yatırımlarından kâr elde etmek için belirli finansal hedefleri, yönetim tercihleri ve yatırım stratejileri vardır. Özel sermaye, yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi, operasyonel yeniden yapılandırma, yönetim değişiklikleri ve sahiplik ve kontroldeki değişimler dâhil olmak üzere hedef şirketin genişlemesini finanse etmek için işletme sermayesi sağlar. Kısacası, fon fazlası olan yatırımcıların, yatırım ihtiyacı duyan firmalara yatırım yaparak firmada pay sahibi olması, büyümesini sağlaması ve değer kazanmasıyla birlikte bu payları satarak kâr elde etme işlemine “Private Equity” denir. Uzun vadeli ve büyüme oranı yüksek bir yatırımdır. Bir kez yatırım yapıldıktan sonra fonlar risk altındadır. Burada temel olarak ele alınan hedef, en doğru yatırımın yapılması ve yatırımcıların kâr elde etmesini sağlamaktır.
[2]<https://www.cfobrew.com/stories/2024/10/18/the-astonishing-growth-of-pe-backed-cpa-firms?__cf_chl_tk=91sZjqLV3IXnMPFvIIzBqMdtiykrnpWKuaFBhHW9WbA-1742597420-1.0.1.1-rJ5NpxRfpTn4EjlINksoD54aqIcFgm9zIq_qp2Hsggw>.
[3]<https://cpatrendlines.com/2024/08/23/allan-koltin-how-small-firms-battle-pe-powered-competitors-gear-up-for-growth-with-jean-caragher-private-equity-cpa-firms/?srsltid=AfmBOorQJfK-OiKEGX64hK0Im7Ey6-vXKLf9ywICAKZ0GfV3K5fqgf8K>.
[4]<https://www.spglobal.com/market-intelligence/en/news-insights/articles/2024/12/fragmented-sector-lures-private-equity-investment-into-accounting-firms-86594640>.
[5]<https://www.accountancytoday.co.uk/2024/06/11/one-in-three-us-accountancy-firms-could-soon-be-owned-by-private-equity-groups/>.
Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.
