[ABD] Kurumsal Şeffaflık Yasası ve Vergi Muafiyeti Olan Kuruluşların Durumu

Birçok işletmenin/kuruluşun 01 Ocak 2024 tarihi itibarıyla, Kurumsal Şeffaflık Yasası (Corporate Transparency Act[1]) uyarınca Mali Suçlar Uygulama Ağı’na (Financial Crimes Enforcement Network-FinCEN) gerçek yararlanıcı bilgilerini (beneficial ownership information) içeren raporlar sunması gerekmektedir. Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın belirtilen amacı, kara para aklama, vergi kaçakçılığı, terörün finansmanı ve anonim paravan şirketler aracılığıyla diğer yasa dışı faaliyetlerle mücadelede kolluk kuvvetlerine yardımcı olmaktır. Bildirim yükümlülükleri, bir eyaletin yasalarına göre bir eyalet sekreterine veya benzer bir ofise bir belgenin sunulmasıyla oluşturulan yerel kuruluşları kapsar [31 CFR § 1010.380(c-1-i)]. Bu yerel kuruluşlar, Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın amaçları doğrultusunda “bildirim şirketleri” (reporting companies) olarak bilinir.

Bildirim yapan şirketler, şirket bilgilerini (yasal işletme adı, ticaret unvanları ve vergi mükellefi kimlik numaraları gibi) ve bir gerçek yararlanıcı bilgi raporu sağlamalıdır. Bu gerçek yararlanıcı bilgi raporu, gerçek yararlanıcının adını, doğum tarihini, adresini ve pasaport veya devlet tarafından verilmiş sürücü belgesi gibi bir belgeden benzersiz bir tanımlama numarasını içerir. Bir kişi, şu durumlarda gerçek yararlanıcı olarak kabul edilir: (1) bildirim yapan şirket üzerinde önemli bir kontrole sahipse veya (2) mülkiyet paylarının yüzde 25’ini veya daha fazlasını elinde bulunduruyorsa veya kontrol ediyorsa [31 CFR § 1010.380(d)].

2024 yılından önce kurulan herhangi bir bildirim şirketinin ilk gerçek yararlanıcı bilgi raporunu sunmak için 01 Ocak 2025 tarihine kadar süresi vardır. Ancak, 2024 yılında kurulan herhangi bir bildirim şirketinin ilk gerçek yararlanıcı bilgi raporunu kuruluşundan itibaren 90 takvim günü içinde sunması gerekir. Ayrıca, 01 Ocak 2025 tarihinden sonra kurulan herhangi bir bildirim şirketinin, kuruluşundan itibaren 30 takvim günü içinde bir gerçek yararlanıcı bilgi raporu sunması gerekir.

Federal düzenlemeler, Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın amaçları için “bildirim şirketi” olarak kabul edilmeyen kuruluşlar için muafiyet listesi sağlar; buna vergi muafiyeti olan kuruluşlar için bir muafiyet de dâhildir [31 CFR § 1010.380(c-2)]. Bu hüküm uyarınca, muafiyeti karşılayan ve “bildirim şirketi” tanımından hariç tutulan üç tür vergi muafiyeti olan kuruluş vardır.

Bu makalede, 1986 tarihli Dâhili Gelir Kanunu’nun [Kanun (Internal Revenue Code)] 501(c) no.lu maddesinde tanımlanan ve Kanun’un 508(a) no.lu maddesine bakılmaksızın belirlenen ve Kanun’un 501(a) no.lu maddesine göre vergiden muaf olan bir kuruluş için muafiyetlerden biri ele alınmaktadır.

  1. Yeni kurulan hayır kurumları [newly formed charitable entities]

Vergi muafiyeti koşullarını karşıladıktan sonra muafiyet kazanan diğer vergiden muaf kuruluşların aksine, hayır kurumu olarak 501(c-3) no.lu madde statüsünü talep eden kuruluşlar, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İç Gelir İdaresi (Internal Revenue Service-IRS), vergi belirleme mektubunun düzenlenmesi yoluyla Form 1023 başvurularını resmen onaylayana kadar vergiden muaf olmazlar. Kuruluş yasal olarak “kurulmuş” (formed) olsa da, vergi muafiyet başvurusu, gerçek yararlanıcı bilgi raporunu bildirmek için geçerli 90 günlük (veya 30 günlük) son tarih içinde IRS tarafından onaylanmayabilir. IRS belirleme mektubu, onaylanırsa genellikle kuruluş tarihine kadar geriye dönük olsa da, gerçek yararlanıcı bilgi raporunu bildirim son tarihi, IRS geriye dönük bir belirleme mektubu yayınlamadan önce geçebilir. Bu nedenle, yeni kurulan kuruluş, vergi belirleme mektubunun düzenlenmesine kadar henüz 501(c) no.lu madde kuruluşu olarak kabul edilmediğinden, kuruluş zamanında gerçek yararlanıcı bilgi raporu bildirilmezse Kurumsal Şeffaflık Yasası bildirim yükümlülüklerini ihlal etme riskiyle karşı karşıya kalır.

Olası bir ihlali önlemek için, vergi muafiyeti belirleme mektubu bekleyen yeni kurulmuş bir kuruluş, 90 günlük (veya 30 günlük) bildirim süresi içinde bir gerçek yararlanıcı bilgi raporu bildirmelidir. Belirleme mektubu IRS tarafından verildikten sonra, yeni oluşturulan Madde 501(c) kuruluşu daha sonra başka bir gerçek yararlanıcı bilgi raporu bildirmelidir. Yeni muafiyetli bir kuruluş için güncellenmiş bir gerçek yararlanıcı bilgi raporu yalnızca kuruluşun şunları yapmasını gerektirecektir: (1) kendini tanımlaması ve (2) yeni muafiyet durumunu belirten bir kutucuğu işaretlemesi.

Bu çözüm zahmetli olsa da, FinCEN’in kanunlaştırmadan önceki nihai gerçek yararlanıcı bilgisi düzenlemeleri hakkındaki tartışmasıyla uyumludur. FinCEN, 2022 yılı raporunda, birçok yorumcunun muafiyet kuralının hâlâ bir IRS belirleme mektubu bekleyen kuruluşlara uygulanmasını talep ettiğini belirtmiştir [87 Fed. Reg. 59498 (30 Eylül 2022) 594541]. FinCEN talebi kabul ederken, nihai olarak yayımlanan kural, Form 1023 onayını bekleyen yeni kurulan kuruluşlara herhangi bir imtiyaz içermiyordu [CFR § 1010.380(c-2-xix)]. Bu nedenle, Kurumsal Şeffaflık Yasası’na tam olarak uymak için, yeni kurulan vergi muafiyetli bir kuruluş, IRS’den resmi vergi muafiyet statüsünü henüz almadıysa, kuruluşundan itibaren 90 gün içinde bir gerçek yararlanıcı bilgi raporu sunmalıdır.

  1. Vergi muafiyeti statüsünün kaybı veya sınıflandırmanın değişmesi [loss of tax-exempt status or change of classification]

2.1. Genel olarak;

Vergiden muaf bir kuruluş, ister hayır kurumu ister başka bir kuruluş olsun, vergiden muaf statüsünü kaybederse, Kurumsal Şeffaflık Yasası kuruluşun atması gereken gerekli adımları ele almıştır. Kuruluşun vergiden muaf statüsünü kaybettiği tarihten itibaren 180 günlük bir muafiyet süresi olacaktır [CFR § 1010.380(c-2-xix-A)]. Kurumsal Şeffaflık Yasası’nın muafiyeti 180 günlük sürenin sonunda sona erer ve kuruluşun daha sonra bir gerçek yararlanıcı bilgi raporu bildirmek için 30 günü olur. Kuruluş 180 günlük süre içinde vergiden muaf statüsünü geri kazanırsa, Kurumsal Şeffaflık Yasası’na ilişkin muafiyet yürürlükte kalır ve herhangi bir bildirim gerekmez. Vergiden muaf bir kuruluşun vergiden muaf statüsünü kaybetme şekli (örneğin, IRS veya mahkeme kararı veya başka türlü) önemsizdir. Bildirimde bulunan kuruluşun vergi muafiyeti statüsü kaybedilirse, 180 günlük süre içerisinde vergi muafiyet statüsünü yeniden kazanmaya çalışmalı veya Kurumsal Şeffaflık Yasası bildirimine başlamalıdır.

2.2. Yardımcı bildirimler (subsidiary filings);

Kurumsal Şeffaflık Yasası ayrıca, muaf kuruluşların vergiye tabi ve vergiden muaf bağlı/yan kuruluşlarının [“31 CFR § 1010.380(c-2-xix)” kapsamındaki vergiden muaf kuruluşlar dâhil] da Kurumsal Şeffaflık Yasası bildirim yükümlülüklerinden muaf olacağını öngörmektedir. Bir bağlı/yan kuruluş, sayılan muaf kuruluşlardan biri tarafından “sahiplik payları doğrudan veya dolaylı olarak kontrol edilen veya tamamen sahip olunan” herhangi bir kuruluş olarak tanımlanır [CFR § 1010.380(c-2-xxii)]. Yasa “kontrol edilen” ifadesinin anlamını ele almadığından, başlangıçta kısmen kontrol edilen bağlı/yan kuruluşların bağlı/yan kuruluş muafiyeti için hak kazanıp kazanamayacağı konusunda bazı belirsizlikler vardı. Ancak FinCEN bu konuyu doğrudan bir Sıkça Sorulan Sorular bölümünde[2] ele almış ve şunları belirtmiştir: []muaf bir kuruluş, bağlı/yan kuruluşun sahiplik paylarının tamamını değil bir kısmını kontrol ediyorsa, bağlı/yan kuruluş hak kazanmaz. Hak kazanmak için, bir bağlı/yan kuruluşun sahiplik paylarının muaf bir kuruluş tarafından tamamen, yani yüzde 100 sahip olunması veya kontrol edilmesi gerekir.”

Bağlı kuruluş, muafiyete sahip bir kuruluş tarafından tamamen kontrol edilmekten çıkarsa, bağlı kuruluş bağlı kuruluş muafiyetini kaybeder. Başka bir bildirim muafiyeti geçerli olmadığı sürece, bir bildirim şirketi olarak değerlendirilir ve ilk gerçek yararlanıcı bilgi raporunu 30 gün içinde FinCEN’e sunması gerekir. Bildirim şirketi olan bir bağlı kuruluş, ilk gerçek yararlanıcı bilgi raporunu sunduktan sonra bağlı kuruluş muafiyetine hak kazanırsa (örneğin, sahiplik haklarının yüzde 100’ü muafiyete sahip bir kuruluş tarafından satın alınırsa), bağlı kuruluş muafiyet kazandığı tarihten itibaren 30 gün içinde FinCEN’e güncellenmiş bir gerçek yararlanıcı bilgi raporu sunmalıdır ve artık muaf olduğunu belirtmelidir.

  1. Kâr amacı gütmeyen kuruluşlar [nonprofit organizations]

Bir kuruluşun “kâr amacı gütmeyen” (nonprofit) olması, söz konusu kuruluşun Kurumsal Şeffaflık Yasası bildirim yükümlülüklerinden 501(c) no.lu madde muafiyetine hak kazandığı anlamına gelmez. “Kâr amacı gütmeyen” kavramı, genellikle belirli bir eyaletin kâr amacı gütmeyen yasalarına uygun olarak oluşturulmuş bir kuruluşu ifade eder. Bazı kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ayrıca anılan yasanın 501(c) no.lu maddesinde tanımlanmıştır ve 501(a) no.lu Yasa hükmü uyarınca vergiden muaftır; diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşlar muaf değildir. Kâr amacı gütmeyen kuruluş, Madde 501(c)’de listelenen 29 kuruluş türünden en az birinin koşullarını karşılamadığı sürece, kâr amacı gütmeyen kuruluş Madde 501(c)’de tanımlanan vergi muafiyetine sahip bir kuruluş olmayacak ve Kurumsal Şeffaflık Yasası bildirim yükümlülüklerinden 501(c) no.lu madde muafiyetine hak kazanmayacaktır [Community Associations Institute v. Yellen, No. 1:24-cv-1597 (MSN/LRV) (ED Va. 24 Ekim 2024[3]].

[1]<https://www.fincen.gov/sites/default/files/shared/Corporate_Transparency_Act.pdf>

[2]<https://fincen.gov/boi-faqs>

[3]<https://www.caionline.org/getmedia/286f649c-af5d-4941-8b28-bbc1251e0fd1/cai-reply-iso-preliminary-injunction-motion-38.pdf>

Yavuz Akbulak
1966 yılında, Gence-Borçalı yöresinden göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak Ardahan/Çıldır’da doğdu. 1984 yılında yapılan sınavda Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü kazandı. 1985 yılında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümüne yatay geçiş yaptı ve 1988’de Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye bölümünü birincilikle, Fakülteyi ise 11’inci olarak bitirdi.
1997 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Denver şehrinde yer alan ‘Spring International Language Center’da; 65’inci dönem müdavimi olarak 2008-2009 döneminde Milli Güvenlik Akademisi’nde (MGA) eğitim gördü ve MGA’dan dereceyle mezun oldu. MGA eğitimi esnasında ‘Sınır Aşan Sular Meselesi’, ‘Petrol Sorunu’ gibi önemli başlıklarda bilimsel çalışmalar yaptı.
• Türkiye’de Yatırımların ve İstihdamın Durumu ve Mevcut Ortamın İyileştirilmesine İlişkin Öneriler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü);
• Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yaşanan Sorunlar ve Alınması Gereken Önlemler (Maliye Hesap Uzmanları Vakfı Araştırma Yarışması İkincilik Ödülü, Sevinç Akbulak ile birlikte);
• Kayıp Yıllar: Türkiye’de 1980’li Yıllardan Bu Yana Kamu Borçlanma Politikaları ve Bankacılık Sektörüne Etkileri (Bankalar Yeminli Murakıpları Vakfı Eser Yarışması, Övgüye Değer Ödülü, Emre Kavaklı ve Ayça Tokmak ile birlikte),
• Türkiye’de Sermaye Piyasası Araçları ve Halka Açık Anonim Şirketler (Sevinç Akbulak ile birlikte) ve
• Türkiye’de Reel ve Mali Sektör: Genel Durum, Sorunlar ve Öneriler (Sevinç Akbulak ile birlikte)
başlıklı kitapları yayımlanmıştır.
• Anonim Şirketlerde Kâr Dağıtımı Esasları ve Yedek Akçeler (Bilgi Toplumunda Hukuk, Ünal TEKİNALP’e Armağan, Cilt I; 2003),
• Anonim Şirketlerin Halka Açılması (Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Tartışma Tebliğleri Serisi II; 2004)
ile
• Prof. Dr. Saim ÜSTÜNDAĞ’a Vefa Andacı (2020), Cilt II;
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler (2021);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ’a İthafen İlmi Makaleler II (2021);
• Sosyal Bilimlerde Güncel Gelişmeler (2021);
• Ticari İşletme Hukuku Fasikülü (2022);
• Ticari Mevzuat Notları (2022);
• Bilimsel Araştırmalar (2022);
• Hukuki İncelemeler (2023);
• Prof. Dr. Saim Üstündağ Adına Seçme Yazılar (2024);
• Hukuka Giriş (2024);
• İşletme, Pazarlama ve Hukuk Yazıları (2024),
• İnterdisipliner Çalışmalar (e-Kitap, 2025)
başlıklı kitapların bazı bölümlerinin de yazarıdır.
1992 yılından beri Türkiye’de yayımlanan otuza yakın Dergi, Gazete ve Blog’da 3 bini aşkın Telif Makale ve Telif Yazı ile tamamı İngilizceden olmak üzere Türkçe Derleme ve Türkçe Çevirisi yayımlanmıştır.
1988 yılında intisap ettiği Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) uzman yardımcısı, uzman (yeterlik sınavı üçüncüsü), başuzman, daire başkanı ve başkanlık danışmanı; Özelleştirme İdaresi Başkanlığı GSM 1800 Lisansları Değerleme Komisyonunda üye olarak görev yapmış, ayrıca Vergi Konseyi’nin bazı alt çalışma gruplarında (Menkul Sermaye İratları ve Değer Artış Kazançları; Kayıt Dışı Ekonomi; Özkaynakların Güçlendirilmesi) yer almış olup; halen başuzman unvanıyla SPK’da çalışmaktadır.
Hayatı dosdoğru yaşamak ve çalışkanlık vazgeçilmez ilkeleridir. Ülkesi ‘Türkiye Cumhuriyeti’ her şeyin üstündedir.